Zexes Gecesi

nan Ankara Kafkas Derneği aylık geleneksel kültür ve eğlence gecesi bu ay 3 Aralık Cuma akşamı saat 20:00'da başlıyor.Derneğimiz tarafından yıllardır kesintisiz olarak her ayın ilk Cuma akşamı düzenlenen gece geleneklerimize uygun olarak düğün ile bitecek.Tüm hemşehrilerimizin katılımını bekliyoruz.Ankara Kafkas Derneği Yönetim KuruluP>Kaffed

Adigey Parlementosu Toplantısı Yapıldı

nan Adigey Devlet Parlamentosu-Xase’nin Temsilciler meclisi ve Cumhuriyet Meclisi’nden oluşan her iki kanadının ortaklaşa yaptığı 15.toplantı 18 Kasım tarihinde gerçekleşti.Toplantıda başka bölgelerin parlementolarınca hazırlanan ve desteklenmek amacıyla Adigey parlamentosuna gonderilmiş olan yasa projeleri görüşüldü.P>Astrahan Bölgesi Duma’sınca hazırlanıp R.F.Duma’sına gönderilen yasa projesi ile her vatandaşın mensup olduğu ulusun adı (kendisinin belirttiği şekilde)nin nüfus cuzdanında yazılması isteniyordu. R.F.vatandaşlarının nüfus cüzdanlarının şeklini belirleyen ve birkaç yıl önce çıkmış olan yasada kişinin milliyetinin yazılmasına gerek olmadığı kararlaştırılmıştı. Bu yasa önerisi ile kişinin nüfus cüzdanında milliyetinin yazılı olması isteniyor.R.F.Devlet Duma’sı milletvekilleri A.N.Savelyev ve A.V.Cuyev hazırladıklari “Rusların ve Rusya’nın diğer halklarından olanların Rusya’ya getirilmelerine dair” yasa projesi Devlet Duması’na görüşülmek üzere getirilmiş bulunuluyor. Bu yasa ile sözü edilen 24 halk arasında Adigeler, Kabardeyler, Çerkesler , Şapsığlar ve başkaları yer alıyor.A.C.Devlet Parlamentosu-Xase her iki yasa teklifinin de desteklenmesi kararını aldı.[ 23 Kasım 2004 tarihli Adige Mak Gazetesi'nden çeviren İ.Cetao ]P>Kaffed

Adigey Parlementosu Toplantısı Yapıldı

nan Adigey Devlet Parlamentosu-Xase’nin Temsilciler meclisi ve Cumhuriyet Meclisi’nden oluşan her iki kanadının ortaklaşa yaptığı 15.toplantı 18 Kasım tarihinde gerçekleşti.Toplantıda başka bölgelerin parlementolarınca hazırlanan ve desteklenmek amacıyla Adigey parlamentosuna gonderilmiş olan yasa projeleri görüşüldü.P>Astrahan Bölgesi Duma’sınca hazırlanıp R.F.Duma’sına gönderilen yasa projesi ile her vatandaşın mensup olduğu ulusun adı (kendisinin belirttiği şekilde)nin nüfus cuzdanında yazılması isteniyordu. R.F.vatandaşlarının nüfus cüzdanlarının şeklini belirleyen ve birkaç yıl önce çıkmış olan yasada kişinin milliyetinin yazılmasına gerek olmadığı kararlaştırılmıştı. Bu yasa önerisi ile kişinin nüfus cüzdanında milliyetinin yazılı olması isteniyor.R.F.Devlet Duma’sı milletvekilleri A.N.Savelyev ve A.V.Cuyev hazırladıklari “Rusların ve Rusya’nın diğer halklarından olanların Rusya’ya getirilmelerine dair” yasa projesi Devlet Duması’na görüşülmek üzere getirilmiş bulunuluyor. Bu yasa ile sözü edilen 24 halk arasında Adigeler, Kabardeyler, Çerkesler , Şapsığlar ve başkaları yer alıyor.A.C.Devlet Parlamentosu-Xase her iki yasa teklifinin de desteklenmesi kararını aldı.[ 23 Kasım 2004 tarihli Adige Mak Gazetesi'nden çeviren İ.Cetao ]P>Kaffed

Zexes Gecesi

nan Kafkas Derneği aylık geleneksel kültür ve eğlence gecesi bu ay 5 Kasım Cuma akşamı saat 20:00'da başlıyor. Derneğimiz tarafından yıllardır kesintisiz olarak her ayın ilk Cuma akşamı düzenlenen geceye tiyatro topluluğumuz Nıbjeuğ da oyunları ile renk katacaklar. Gece geleneklerimize uygun olarak düğün ile bitecek. Kaffed

Zexes Gecesi

nan Kafkas Derneği aylık geleneksel kültür ve eğlence gecesi bu ay 5 Kasım Cuma akşamı saat 20:00'da başlıyor. Derneğimiz tarafından yıllardır kesintisiz olarak her ayın ilk Cuma akşamı düzenlenen geceye tiyatro topluluğumuz Nıbjeuğ da oyunları ile renk katacaklar. Gece geleneklerimize uygun olarak düğün ile bitecek. Kaffed

Cafe’kas Kültürü

“Kendi dağlarını sevmeyen, başkalarının dağlarını sevemez.”strong>div> +''+ Resul Hamzat’ın dizelerindeki gibi değil midir başka dağlara sevgimiz. Çağdaş ve evrensel yapımızda da biraz içe dönük bir muhafazakarlıkta yok mudur aslında? Sadeliği, saflığı ya da xabze’yi ararken bu şehirli yaşamın içerirsinde, biraz feodal, biraz geçmişteki değerlerimiz değil midir bizi yan yana getiren? Üstelik değerlerini muhafaza etmek adına kendini yıllarca kapatmış, kendi doğallığını muhafaza ederek geliştirme derdine düşmüş bir topluma doğmuşsanız, aslında biraz muhafazakarsınızdır. Kendi yasalarıyla gelişen ve 'şehirleşen' yaşamın dayatmaları, dağ köylerinde dahi site hayatı kuralları ile yaşayan Çerkesler’e hep sorun çıkarmıştır. Sözde modern yaşamın maddi değerleri üzerine kurulan şehir hayatı, ortak yaşam alanlarını manevi değerler ve kurallar üzerine kuran Çerkesler’in ortak çelişkisi olmuştur. Pırıltılı düğün salonlarında “gelinin kardeşinden bir altın” çığırtkanlıkları hep yüzünü kızartmıştır. Ahırdaki düğününde katlanacağı saman tozunu, yüzünün kızarmasına yeğlemiştir. Şehirli burjuvanın ahır dediği, köylü Çerkes’in kirletmediği onurudur aslında. Marifet ahıra girmekte değil, ahırda dahi koruduğu değerleri yaşatmaktadır elbette. Geçmişte dayatmalar üzerine yaşamlarını kurmayan Çerkesler, fiziki yapılar üzerine de yaşamlarını kurmadılar, yaşam tarzlarına göre yaşama alanları oluşturdular. Evlerini yaparken mutfağı ve haçeş’i ayrı tuttular. Düz bir balkona sıralanmış gibi gözüken bu tek katlı yapı, misafirin ve ev halkının rahat etmesi için yeterli imkanı sağlıyordu. Sosyal yaşamın kendine özgü kuralları kendi fiziki şartlarını da oluşturmuştu. Hayvan barınaklarını geniş avluların uzağına kurarak daha temiz bir ortam sağladılar. Günlük yemeğin piştiği yer ile kışlık hazırlıkların ve stokların yapıldığı mekanları birbirinden ayırdılar. Çünkü bütün bunlar ayrı bakımlar, ayrı özenler gerektiriyordu. Sonuç itibariyle, Çerkesler, değer yargılarıyla yiyip içtiler, değer yargılarıyla; xabze’leriyle oturup kalktılar. Ulusal varlığımızın idamesi derken, biraz da kendimizi bulmaya çalışmıyor muyuz derneklerimizde. Şehrin vahşi kurallarına karşı biraz gelenek, biraz değer yargısı silahlarımızla savaşmıyor muyuz? ‘Adiğe Xase’ diye girdiğimiz mekanlarda, ‘Adiğe Xabze’ yi görmek istemek doğal bir beklenti değil midir? Bir geleneği yaşamanın fiziki koşulları oluşmamış, ya da elden geldiği oranda düzenlenmemişse, karşılaşılacak sorunlar kaçınılmaz olacaktır. Taşra derneklerinde ya da bir zamanların taşralı Ankara Derneği'nde, ayrı renk ve modellerdeki koltuklar salona sıralanırken, aynı renkte ve daha kaliteli olan baş köşeye konulurdu. Bu şekilde birlikte oturmanın kuralı da kendiliğinden ortaya çıkar, ‘Thamede’ olanın oturacağı koltuk da biraz daha belirgin hale gelirdi. Xabze çerçevesindeki bir oturma düzeni içerisinde gruba dahil olan, xabze çerçevesinde ayakta karşılanır “hoş geldiniz” seremonisi içerisinde insanlara tanışma olanağı da sağlanırdı. Orada bulunan bir genç oturma düzeninden tutun da, gruba katılış ve ayrılışına kadar Kafkas geleneklerinin canlı şahidi olarak farkında olmadan bir öğretiden de geçerdi. Gerektiğinde Thamade’nin fikrine karşı hangi adap içerisinde düşüncesini ifade etmeyi öğreneceği gibi, genç arkadaşlarına liderlik yapmayı ya da gerektiğinde, daha genç bir Çerkes’in arkasında nefer olmayı da bu nezih gruplar içerisinde öğrenme şansı bulabilirdi. Kızlı erkekli gruplar içerisinde, usta bir savaşçının kılıç kullanışı kadar, bir gönlü fethederken kullanacağı cesaretin, zekanın ve nezaketin aynı duruş ve ustalıkta olması gerektiğini keşfederdi. Xabze denilen öğreti böyle bir süreç sonucunda ortaya çıkarmayı hedeflediği insan modelini bir Çerkes delikanlısını, bir Çerkes kızını halkına hediye eder. Halklarsa, kendine yakışır, kendisi gibi fertlerle ayakta durabilirler. Tuhaftır, bazen kahve alışkanlığınız olmasa da, kahvede bulursunuz bu tip insanları. Bazen gittiğiniz düğünde sizi suya sokan adamdır, ya da kerpiç duvarda güneşlenirken rastlarsınız, kırkımızın oturup da tarif edemediği Çerkes’e. Akordeonun sesiyle, pşinenin sesi farklıdır. Sanki pşine biraz daha bizden gibi gelir ya, “işte öyle bir şey”. Bir hafta sonu Ankara Derneği'nin "Nart Cafe" ya da cafe'sinin bana hissettirdikleri hiçte öyle bir şey değildi. Bir fiziki duruma, bir adaptasyon söz konusuydu. Bir cafe’de hakim olacak kültür, cafe kültürü olacaktır. Çerkeslerin cafe’ye kendi kültürleri ve tarzları ile girmelerinde bir tuhaflık yoktur ama cafe’yi kültürlerinin içine sokmalarında bence eğreti bir duruş vardır. Bazen duvar kenarına sıralanmış sekiz-on renkli koltuğun yaptığını, mobilya masalar alt-üst etmeye yetebiliyor. Bir kültürün imbiğinden süzülmeye gelen gencin ise mevcut şartlara uyum sağlaması gayet doğaldır. Masada oturan bir gencin başka uzak bir masayla pselıux (kompliman) yapma şansı yoktur. Yaşlı bir Çerkesin cafe'ye girmesi durumunda hangi masanın ayağa kalkacağı da meçhuldür. Böyle bir fiziki durum, yaşlılarla gençlerin ayrı mekanları paylaşmalarına neden olacağı gibi, ayrı yaş gruplarının ayrı masalarda oturmalarını sağlayacak, kuşaklar arası hiçbir etkileşim yaşanmayacaktır. Ne kadar acıdır ki, artık şehir yaşamı içerisinde zexes’leri (birlikte oturmaları) yaşamamış insanları, zerexesu (birliktelikle) oturmaları da farkında olmadan engellenmiş olacaktır. Kalabalık sohbetlerdeki seçicilik, yerini dar alanda kısa paslaşmalara bırakacaktır. Toplumsal üretimin temel dayanağı olan gençler, ne yazıktır ki cafe’den birkaç hamburger tüketip gideceklerdir. Yanlışlık kültür derneğinde, cafe kültürüne mekan hazırlamakta, genç insanları bu yapı içerisinde ağırlamakta, kendi kültürüyle arasına cafe’yi sokmaktadır. Yaşlımız, gencimizle birlikte etkileşim ve taşıdığımız değer yargılarıyla sekiz sandalye üzeride yaşanacak olan, cafe’kas kültüründen ziyade, yere daha sağlam basan lep’ecas kültürü olacağı kesindir. "Yaşam ayrıntıda gizlidir", yaşamı yönlendiren, şekillendiren ayrıntıları atlamak bazen bir kuşağa, bazen bütün bir birikime mal olabilir.+''+Mefewud Feridun

Dernek Sohbetleri

nan 22 ekim cuma akşamı saat 20.00'de Ankara Kafkas Derneği toplantı salonunda dernek sohbetlerine başlanacaktır. Sohbetlerin sunuşuna Fahri Huvaj, Erol Taymaz ve Fırat Kozok konuşmacı olarak katılacaktır. Her sohbette o ayın önemli olayları kısaca özetlendikten sonra bir konu üzerinde konuşmacılar ve katılımcılar görüşlerini belirtecektir. Bu ayın konusu olarak; 01.10.2004 tarihli Başbakanlık İnsan Hakları Danışma Kurulu toplantısında görüşülerek karara bağlanan, Prof.Dr.Baskın Oran'ın başkanlığını yaptığı “Azınlık Hakları ve Kültürel Haklar Komisyonu” tarafından hazırlanan raporun görüşülmesi uygun bulunmuştur. Önemli konularda dernek görüşlerinin oluşmasına katkıda bulunacağını düşündüğümüz dernek sohbetlerine tüm üyelerimizi ve hemşehrilerimizi davet ediyoruz.Kaffed

Dernek Sohbetleri

nan 22 ekim cuma akşamı saat 20.00'de Ankara Kafkas Derneği toplantı salonunda dernek sohbetlerine başlanacaktır. Sohbetlerin sunuşuna Fahri Huvaj, Erol Taymaz ve Fırat Kozok konuşmacı olarak katılacaktır. Her sohbette o ayın önemli olayları kısaca özetlendikten sonra bir konu üzerinde konuşmacılar ve katılımcılar görüşlerini belirtecektir. Bu ayın konusu olarak; 01.10.2004 tarihli Başbakanlık İnsan Hakları Danışma Kurulu toplantısında görüşülerek karara bağlanan, Prof.Dr.Baskın Oran'ın başkanlığını yaptığı “Azınlık Hakları ve Kültürel Haklar Komisyonu” tarafından hazırlanan raporun görüşülmesi uygun bulunmuştur. Önemli konularda dernek görüşlerinin oluşmasına katkıda bulunacağını düşündüğümüz dernek sohbetlerine tüm üyelerimizi ve hemşehrilerimizi davet ediyoruz.Kaffed

Gençlik Gecesi

nan 2004 Ekim ayı dernek etkinliklerimize 15 Ekim Cuma Saat 20.00'de GENÇLİK GECESİ ile başlıyoruz. Gençlik gecemize Ankara'da bulunan gençlerimizin yanısıra bu yıl diğer şehirlerimizden gelen gençlerimizi de tanışma ve kaynaşma için davet ediyoruz. Gecede eğlencenin yanısıra, yönetim kurulumuz 2004- 2005 yılı çalışma programını sunacak ve katılımcıların görüş ve önerilerini alacaktır.Kaffed

Gençlik Gecesi

nan 2004 Ekim ayı dernek etkinliklerimize 15 Ekim Cuma Saat 20.00'de GENÇLİK GECESİ ile başlıyoruz. Gençlik gecemize Ankara'da bulunan gençlerimizin yanısıra bu yıl diğer şehirlerimizden gelen gençlerimizi de tanışma ve kaynaşma için davet ediyoruz. Gecede eğlencenin yanısıra, yönetim kurulumuz 2004- 2005 yılı çalışma programını sunacak ve katılımcıların görüş ve önerilerini alacaktır.Kaffed