Gündem: Devlet Kurumlarında Üst Yönetim Yapılanması ve İşleyiş Dinamiği

Kafkas Dernekleri Federasyonu (KAFFED) Girişim ve İstihdam Komisyonunun düzenlediği eğitim serisinin bu haftaki konuğu Büyükelçi (E) Ali Rıza Çolak olacak. Farklı sektörlerden alanında uzmanlaşmış eğitimcilerle buluşma imkanı sunan eğitim serisinde Ali Rıza Çolak “Devlet Kurumlarında Üst Yönetim Yapılanması ve İşleyiş Dinamiği” konulu sunumunu katılımcılarla paylaşacak. Kolaylaştırıcılığını Fatih Ekim’in üstleneceği eğitim 28 Mart 2021 Pazar günü, saat 15.00-17.00 saatleri arasında, zoom online platformu üzerinden gerçekleştirilecek. Katılım sağlamak için, aşağıda yer alan linkten katılım formunu doldurabilirsiniz. https://forms.gle/3G8t1s2YPdKwHmso9strong>p> Ali Rıza Çolak kimdir?p> 1979 senesinde Dışişleri Bakanlığına girdi. Oslo, Pekin, Tokyo, Lizbon Büyükelçiliklerinde ve Houston Başkonsolosluğunda görev yaptı. Frankfurt’ta Başkonsolos, Addis Ababa ve Belgrad’da Büyükelçi, Uluslararası Sivil Havacılık Örgütünde Daimi Temsilci ve Konsey Üyesi olarak görev aldı.  Merkezde  Denizcilik ve Havacılık, Savunma Anlaşmaları ve Siyaset Planlama dairelerinde görev yaptı; NATO ve Batı Avrupa Daire Başkanlıkları, Konsolosluk İşleri Genel Müdür Yardımcılığı ve İkili Ekonomik İşler Genel Müdürlüğü yaptı.nanKaffed

KAFFED Yönetim Kurulu Olağan Haftalık Toplantısını yaptı

Çevrimiçi ortamda yapılan toplantıda, güncel başlıkların görüşülmesinden sonra 21 Mayıs Soykırım ve Sürgün Anma Haftası hazırlıkları konuşuldu. Normalleşme sürecinde kamusal alanlarda uygulanabilecek programlar değerlendirildi. Planlamalar ve görev dağılımı yapıldı. Anavatandaki Cumhuriyetlerimizde gerçekleştirilecek törenlerin canlı yayınlanması kararlaştırıldı.nanKaffed

Çerkes Yeni Yılı Kutlama Videoları Yarışması Kazananları Belirlendi

Çerkes Yeni Yılı kutlamaları çerçevesinde, merkezi Kanada’da bulunan Çerkes Dönüş Kuruluşu (CRO) ve Kafkas Dernekleri Federasyonu (KAFFED) genç Çerkeslerin katılımına açık bir video mesaj yarışması düzenledi. Yarışmaya Türkiye, Suriye ve Ürdün’den 20 video mesajı gönderildi. Yarışmacılar; 5-10 yaş grubu11-14 yaş grubu olarak değerlendirilmiştir. Değerlendirme sonucunda; 5-10 yaş grubunda; -Suriye’den Tsey Jabağ (5 yaşında) -Türkiye’den Şokul Emre Koçtürk (9 yaşında) 11-14 yaş grubunda; -Ürdün’den Varouqa Nart (12 yaşında)-Ürdün’den Naris Khalid Taloustan (14 yaşında) ödüle layık görülmüştür. Yarışmaya katılan ve ödüle layık görülen tüm çocuklarımız ve gençlerimiz ile ailelerini tebrik ediyoruz. Çerkes Yeni Yılı Kutlu Olsun. Yarışmaya katılan video mesajları :  https://www.facebook.com/C.R.Org/videos/924748701615659p> Dereceye giren video mesajları : https://www.facebook.com/C.R.Org/videos/784614779127175p> nanKaffed

Sayın Avıdzba’yı Tebrik Ediyoruz

Abhazya Cumhuriyeti Türkiye Tam Yetkili Temsilciliğine atanan Sayın İbrahim Avıdzba’yı tebrik ediyor; çalışmalarında başarılar diliyoruz. Abhazya Cumhuriyetimizin çıkarları doğrultusunda yürütülecek kapsayıcı çalışmalarda, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Kafkas Dernekleri Federasyonu olarak katkı vermeye devam edeceğiz. Kafkas Dernekleri FederasyonunanKaffed

Yeni Yılımız Kutlu Olsun

Адыгэ илъэсыщ1эмк1э дынывохъуэхъу!strong>p> Адыгэ Илъэсык1э хъяр Тхьам къытэт!strong>p> YENİ YILIMIZ KUTLU OLSUN!span>p> Geleneksel Yeni Yıl Kutlamalarımıza ilişkin Ergün Yıldız'ın sitemizde daha önce yayınlanan aşağıdaki yazısında detaylı bilgiler mevcuttur:em>u>p> Adıge Yeni Yılı Her şeyden önce belirtelim ki Adıge yeni yılı olarak kabul ettiğimiz 21 Mart tarihi tüm kuzey yarım kürede çeşitli şekillerde kutlanan doğu toplumlarının aşağı yukarı hepsinde çeşitli isimler altında daha ziyade de nevruz adı ile bilinen önemli bir gündür. div> 21 – 22 – hatta bazı yerlerde 23 Mart (Azeri ve Türkmenlerin bir kısmında) çeşitli farklılıklarla pek çok toplumda yeni yılın gelişi, baharın gelişi, kışın sona ermesi, doğuş günü gibi çeşitli nedenlerle kutlanmaktadır.Kökleri çeşitli araştırmacılar tarafından eski Mısır’a bir kısım başkaları tarafından Farsa ve İran'a dayandırılan bu kutlamaların bu gün kalan Kızılderili kültüründe bile mevcut olduğundan bahsedilir.Bu demektir ki nevruz veya baharın gelişi insanlığın eskilere dayanan ve toplumların dini inanışlarına göre çeşitli farklılıklarla çok yaygın kutlanan bir gündür.Nevruz eski Sovyet cumhuriyetlerinde resmi tatil olarak kutlanır. Kürtlerde, Afganlarda, Balkanlarda ve daha pek çok yerde çeşitli adlarla kutlanır.Türkiye’de de son dönemde politik kaygılar ve farklı amaçlarla resmiyet kazanmaya ve kutlanmaya başlamıştır.Yani Adığe yeni yılı olarak kutladığımız bu gün aslında pek çok halkta anlam farklılıkları ile de olsa kutlanan belirlenmiş bir gündür.Biz, Adıgeler ile ilgili kısmını ele alarak kısaca inceleyelim.                                                                       ESKİ ADIGELERDE YENİ YIL21 – 22 Mart tarihleri Adıgelerde yeni yılın başlangıcı olarak kabul edilir.(“Ğemre yat’emre şızexek”— veya bir başka ifade ile “Vağueber ş’ım qışıxek”) diye tanımlanan bu gün aslında gece ile gündüzün eşitlendiği gündür ve yeni yılın başlangıcı olması yanısıra, aynı zamanda ilkbaharın başlangıcı olarak da kabul edilir.Bu olayı daha detaylıca anlatmadan önce Adıgelerin yaşamında çok önemli bir yeri olan yıldızların ve gökyüzünün izlenmesi konusuna kısaca biraz değinmek istiyorum.****Etnograf Mafedz Serebiy'in yazdığına göre Adıgeler yılın dönemlerini ve önemli olayları gökyüzü cisimlerinin konumuna göre belirliyorlardı.Yine araştırmacı Kalmık İbrahim’in yazdığına göre de Adıgeler yıldızların durumuna göre yaşamlarını düzenlerlermiş. Çiftçiler yıldızların doğuşuna batışına göre işlerini planlar, denizciler yıldızların durumuna göre denize açılırlarmış.Akşam “vağue” denilen (beşli yıldız grubu) ile iftar saatlerini, Nehuşvağue denilen(zühre yıldızı) ile sahur saatlerini belirlerlermiş.Mesela avcılar ve savaşçılar yollarını yıldızların durumuna bakarak bulurlar, gidecekleri hedefe hiç şaşmadan ulaşırlarmış.Söylencelerde yerini almış şu kalıplaşmış ifade bunun en iyi göstergesidir : “Madem ava çıkıyorsunuz Şıxulhağue (samanyolu) yi izleyin,o sizi hiç şaşırtmaz.”Adıgelerin astronomi bilgisinden istifade ile geleceğe dair tespitlerinden bahseden Hanceriy "kutup yıldızı, büyük ayı ve samanyolunu sürekli yön belirlemek için kullandıklarını, yıldızlara bakarak doğada olabilecek önemli değişimlere dair tahminlerde bulunduklarını ve bu tür yetenekleri olan kişilerin Adıgeler arasında çok itibar gördüklerini" anlatır bir yazısında.Yeni doğan ay'ın durumundan ve hilalin uç kısımlarının kıvrılışından o ay iklimin ve havanın nasıl olacağına dair tahmin yürütülür, günlük hava tahminleri ise güneşin doğuşuna batışına göre tahmin edilir tarım ve benzer işlerle uğraşanlar buna göre işlerini düzenlerlermiş.*****Yaşamlarını düzenlerken gökyüzü ile bu kadar bağlantılı olan Adıgelerde, bu gün bahsedeceğimiz yeni yılın gelişi de yine bir gök cismine bakarak belirlenirmiş.Adıgelerin “Vağuebe” adını verdikleri (yunus-delfin) takımyıldızı Kuzey Kafkasya’nın gökyüzüne yerleştiğinde (21 Mart’a tekabül eder) bu olay ilkbaharın ve aynı zamanda yeni yılın başlangıcı sayılırmış.Bu yıldızın gökyüzünde görünmez oluşu ise sonbaharın başlangıcı olarak kabul edilirmiş.Yılın mevsimleri de bu yıldıza göre tayin edilirmiş.İlkbaharda topraktan çıktığına inanılan bu yıldızın, yazın tarım alanlarını, sonbaharda ormanları ve yüksek ağaç tepelerini aydınlattığına, kışın ise yine toprakta kaybolduğuna inanılırmış.(‘Ğemre yat’emre şızexek’ sözünün nereden geldiği net şekilde kendiliğinden ortaya çıkmaktadır gördüğünüz gibi) “Вагъуэбэр щIым къыхэкIащ” “Vağuebe topraktan çıktı”,“Вагъуэбэр гъавэм(мэшым) къыхэплъащ” “Vağuebe ekine baktı”,“Вагъуэбэр жыг щхьакIэм хэхьащ” “Vağuebe ağacın dallarına girdi”,“Вагъуэбэр щIыгум хэхьэжащ” “Vağuebe (yeniden) toprağa girdi” biçiminde bu dönemleri tanımlayan deyişler vardır dilimizde.Bu tanımlamalar aslında Adıge yılının mevsimlerini ifade eder aynı zamanda.Bu dönenceler arasında 90’ar gün vardır ve bunlar (21-22 Mart-21 Haziran) ‘vağueber ş’ım qıxek’as’ denilen dönem ilkbahar mevsimine,(21-22 Haziran – 21 Eylül) ‘Vağueber meşım qıxeplhas’ denilen dönem yaz mevsimine,(21-22 Eylül – 21 Aralık) ‘Vağueber jığ şx’ak’em xex’as’ denilen dönem sonbahar mevsimine,21-22 Aralık – 21 Mart arası)  ‘Vağueber Ş’ıgum xex’ajas’ denilen dönem ise kış mevsimini ifade eder.Bu mevsimlerin arasındaki tam bir dönence ise 360 günden oluşmaktadır.Eski Adıge halk takviminde bir yıl çeşitli olaylarla adlandırılan 18 ayrı zaman dilimi halinde bölümlenmiştir.Burada kullanılan ay isimleri günümüzde kullanılan gregoryen takvime aynı şekilde geçmiştir.Bir küçük not olarak: Yazın ve kışın en soğuk ve en sıcak günlerinin bu yıldız ile ilgisi olduğu düşünülür mevsim normalleri dışındaki havaların bu yıldızın konumundan kaynaklandığına inanılırmış.Yazın en sıcak günleri ‘Ğemahue şıle’ 16-17 Temmuz / 24-25 Ağustos arası,Kışın en soğuk günleri ise ‘Ş’ımahue şıle’ ise 16-17 Ocak / 24-25 Şubat arası döneme denk düşer.p> Yeni yıl geleneğinin çıkışı ve kutlanışı hakkında…Çok eski çağlardan bu yana Adıgeler bu günü büyük eğlencelerle kutlarlar.Yazılanlardan bu geleneklerin 5 bin yıl öncesine kadar dayandırıldığı görülmekle birlikte bunun ispat edilebilirliği yoktur doğal olarak.Fakat kutlamanın biçimine bakıldığında İslam’dan çok öncesine Adıgelerin ateşe taptıkları Mecusilik dönemine dayandığı görülmektedir.Bu açıdan yeni yıl kutlamalarının kültürümüzde çok eski bir yeri olduğunu söyleyebilmekteyiz.Esasında bu kutlamaların halkımızın kültürü ile veya inancı ile bağlantısının ne olduğu konusuna artık pek de bakılmamaktadır günümüzde.Fakat 21 Mart tarihi son bir kaç yıldan bu yana Adıgey’de net bir tanımlama ile “Adıge yeni yılının başlangıcı” olarak kutlanmaktadır.Bu kutlamalar kültür bakanlığının ve çeşitli kültür araştırmacılarının da desteği ile artık bir resmiyet ve devamlılık kazanmıştır.Diğer bölgelerde de bu kutlamalar aynı şekilde yapılıyor olmakla birlikte eski Adıge geleneğinin bir devamı olarak tekrar edilmekte, tam olarak Adıgey’de olduğu gibi net bir yeni yıl kutlaması vurgusu yapılmamaktadır.Fakat bu bölgelerde o şekilde kutlanıyor olması durumu değiştirmez. Çünkü incelendiğinde görülmektedir ki diğer halklarda baharın başlangıcı, kışın bitişi şeklinde kabul edilen Delfin yıldızının görünmesi olayı, Adıgelerde aynı zamanda bir takvim yılının başlangıcı manasına da gelmekte yukarıda açıkladığımız şekilde bir yılın bölümleri bu yıldızın gökyüzündeki hareketine bağlı olarak tayin edilip belirlenmektedir.Adıge yeni yılının çıkışı hakkında Maf’edz Serebiy şöyle yazmaktadır:“Bu kutlamalar, gece ile gündüzün eşitlendiği zamanda Mecusi inanışından kalma bir gelenekle ateşin tanrısına kurban kesilmesine ve bütün ailenin bu nedenle bir araya gelerek kutlamalar yapıp tanrıya saygılarını sunmasına kendilerini koruması için dualar etmesine dayanan bir ibadet tarzı kutlamadır.”(Bu gün hala bu kutlamalara ‘maf’eşx’a ced wuk’ın’ denilmektedir bazı yerlerde)Yani Mafedz Serebiy’e göre 21 Mart’ta yapılan bu kutlamaların asıl çıkışı ateşin tanrısına yakarış mahiyetinde bir törene dayanmaktadır.Bu gün de insanlar güçleri yettiği oranda kimisi sığır, kimisi koyun, kimisi tavuk hindi, her neye gücü yetiyorsa bir kurban keser bütün aile bir araya toplanarak yemek yenir ve sadece o gün tüm aile büyük küçük ayırımı yapılmaksızın hep birlikte sofraya oturur.Çünkü bu yemek bir ibadet olarak kabul edilir ve sonunda topluca dualar edilir.Bu gün halkımızın büyük bir kısmı Müslüman olmuş olmasına rağmen, bu kutlamalar hala devam etmekte ve İslam dini ile bir ilişkisi olmadığı halde devam ettirilmektedir.Çünkü bu günün yukarıda açıkladığımız Adıge yeni yılının başlangıcı olması gibi özel bir anlamı daha vardır halkımız için.Öte yandan Adıgey Cumhuriyeti’nde yapılan kutlamalarda bu günün yeni yıl özelliği daha fazla ön plana çıkmakta, en azından yapılan kutlamalarda çeşitli kültür araştırmacılarının bilim adamı ve yazarların katıldığı toplantılar düzenlenmektedir.Bu toplantılarda günün Adıge yeni yılı olma özelliğine yönelik yapılan aratırmalar ve çalışmalar sunulmakta böylece 21 Mart tarihinin olması gereken bu yönü ile yerleşmesine çalışılmaktadır.Bu toplantılarda konuşan Adıgey tarih araştırmacıları Jendar Mariyet ve Wuneroqu Mir’ın verdikleri bilgiler; Adıgelerin bu güne göre bütün bir yılı yorumladıklarını gösteriyor.21 Mart günü eğer sıcak ve güneşli ise yılın iyi geçeceğine, hava bulutlu ve yağmurlu ise yılın sıkıntılı geçeceğine inanılır, ayrıca turnaların hareketlerinden yılın gelişi hakkında yorumlar yapılırmış.Jendar Mariyet’in verdiği bilgilere göre, bu gün ile ilgili çeşitli inanışların da olduğunu görüyoruz.Mesela o gün kötü ruhların serbest kaldığı ve yeni yıl ile eski yılı birbirine karıştırdıkları gibi bir inanış mevcutmuş halk arasında.Bu nedenle onları uzak tutmak için evlerin ocaklarında ateşler yakılır, dumanı kapı ve pencereler önünden geçirilir, külleri evlerin etrafına serpiştirilir ve böylece büyülerden ve büyücülerden ve kötü ruhlardan korunulacağına inanılırmış.21 Mart günü süslenen ağaca çeşitli hediyeler asılır, ailelerin bütün fertleri sofrada olmak üzere toplanarak bu ağacın altında yemek yenilirmiş.Daha sonra dualar edilerek istenen şeyler için yakarılır, hastaların şifa bulması, yoksulların zenginleşmesi için dua edilir, güneşe ve sıcağa yakararak bereket iyilik güzellik dilenirmiş.p> p> p> Kaynaklar:M.Papşu, Çerkeslerde Eski Takvimler (çeviri derleme).E.Yıldız, Çerkesler ve Gökyüzü (çeviri derleme).E.Yıldız, Adığe Psalhe + Adıge Maq, Mart 2005Elot.ru, 21 Mart 2006 sayısıp> div> div> div> a> span>a> span>a> span>a> span>a> span>a>span>div>nanKaffed

Kadınlar Şiddet ve Cinayetlere Karşı Korunmasız Bırakılmamalıdır

Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nden (İstanbul Sözleşmesi) Türkiye’nin ayrılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi Resmî Gazete’de yayınlanmıştır. Ülkemizin kadına karşı şiddet ve kadın cinayetleri konusunda yaşadığı sorunlar göz önüne alındığında Sözleşme’nin sağladığı güvence hayati öneme sahiptir. Ayrıca kadın hakları alanında evrensel bir yaklaşıma ve uluslararası dayanışmaya olan ihtiyaç açıktır. Sözleşmeden ülkemizin ayrılması kadınlarımızı, şiddet ve cinayetlere karşı daha korunmasız duruma getirmiştir. Bu yanlış karardan acilen dönülmesini talep ediyoruz. Kafkas Dernekleri Federasyonu nanKaffed

KAFFED Yönetim Kurulu Toplandı

Yönetim Kurulumuz 15 Mart günü çevrimiçi haftalık olağan toplantısını yaptı.Derneklerin yaklaşmakta olan Genel Kurulları dolayısıyla teşkilata dair konular, Tüzük değişikliği çalışmaları, 21 Mayıs Çerkes Soykırımı ve Sürgünü anma programı hazırlıkları ile mali konular görüşüldü.nanKaffed

CNN Türk Televizyonuna Tepkimiz ve Tekzip Metnimiz İletildi

CNN Türk Televizyon Kanalında 12 Mart 2021 tarihinde yayınlanan “Akıl Çemberi” programında Nedim Şener adlı yorumcu, basın meslek ilkelerini ve ilgili mevzuatı çiğneyerek tarihi gerçekleri çarpıtan ve etnik ayrımcılık içeren söylemleri ile toplumumuzda büyük bir tepkiye neden oldu. Programın ilgili bölümünde anılan Ethem Bey, Kurtuluş Savaşı’nın önemli figürleri arasındadır. Dönemin şartları içerisinde değerlendirilmesi gereken bir olayı, isminin başına bir etnik tanımlama da getirip “Çerkes Ethem” olarak anarak hainlik ile vasıflandırmak tarihi gerçekler ile çeliştiği gibi etnik ayrımcılık yönü ile de toplumsal barışımızı zedelemektedir. Yapılan bilimsel çalışmaların ışığında ders kitaplarında gerekli düzeltmeler yapılmış; Ethem Bey’in ailesinin başvurusu üzerine Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından konu araştırılmış örneği ekli belgeden de görüleceği üzere “itibarını zedeleyen veya kaldıran” hiçbir resmi belgenin bulunmadığı yönünde resmi yanıt verilmiştir. Tarih güncel siyasi tartışmaların içerisinde gelişigüzel ve çarpıtılarak kullanılamayacak kadar önemli bir bilimsel disiplin dalıdır. Programda tartışılan konular ile hiçbir ilgisi olmayan bir konuyu, konu ile ilgili yeterli bilgisi olmadığı da bariz olan bir konuşmacının bir etnik kimliği de zikrederek “ihanet” gibi vasıflarla güncele bağlaması büyük bir talihsizlik olmuştur. Bu sözler, toplumumuzun yanı sıra gerçek tarihçiler nezdinde de kanalın itibarını da zedeleyici niteliktedir. Kafkas Dernekleri Federasyonu olarak; Bu talihsiz sözleri kınayarak;toplumumuzu rencide eden bu yayın ile ilgili olarak CNN Türk Televizyonu Yönetimi tarafından bir düzeltme yayınlanmasını;adıgeçen konuşmacının bu konu ile ilgili Çerkes toplumunu rencide eden sözlerinden dolayı özür dilemesini ve böyle bir özür söz konusu olmadıkça tekrar ekrana çıkartılmamasını yasal haklarımız saklı kalmak üzere talep ettiğimiz resmî yazılarımızı CNN Türk Televizyonu Genel Müdürlüğüne, Sorumlu Müdürlüğüne ve İzleyici Temsilciliğine gönderdik. span>div> div> nanKaffed

Çerkesçe Dil Kurslarımız Tamamlandı

Ekim ayında başlayan ve sanal ortamda ilk kez dünyadaki tüm Çerkeslere açık olarak gerçekleştirilen Çerkesçe (Batı Lehçesi) dersleri altı ay boyunca haftada dört akşam, Zoom programı üzerinden saat 20.00 - 22.00 arasında gerçekleştirildi. Derslere, Türkiye’nin farklı şehirlerinin yanı sıra Amerika, Gürcistan, Kanada’ dan soydaşlarımız da katıldı. Hiç dil bilmeyenler için Kobli Bram Alaattin Bayram hoca, okuma yazma bilmeyenler için Şowcen Muhammed Yaşar Aslan hoca ile Çerkesçe (Batı Lehçesi) dil kursları 6 ay boyunca devam etmiş, Çerkesçe işlenen derslerde yaşları ve dil becerileri farklı düzeylerdeki öğrenciler okuma-yazma, temel dilbilgisi kuralları, sayı sayma, karşılıklı konuşma ve sözcük dağarcığını geliştirme konularında etkileşimli olarak çalışmışlardır. 6 aylık dönem sonunda derslere aktif olarak katılan öğrenciler kendi düzeylerine uygun bir sınava tabi tutulmuşlar, sınavlarında başarılı olan öğrencilere Çerkesçe Temel Düzey sertifikası, yapılan online program ile katılımcılara verilmiştir. Derslere katılım sağlayan öğrencilere gösterdikleri ilgi ve olumlu geri bildirimler için; altı ay boyunca öğrencileri yalnız bırakmayan ve dilimizin öğrenilmesi için emek sarf eden değerli eğitimcilerimiz Kobli Bram Alaattin Bayram ve Şowcen Muhammed Yaşar Aslan'a toplumumuz ve Federasyonumuz adına sonsuz teşekkürler ediyoruz. KATILIMCI YORUMLARI Çok Değerli KAFFED Yönetimi, Bu maili şahsım ve kendilerinden aldığım izin doğrultusunda değerli kursiyer arkadaşlarım Moxoş Mahmut Dumbay, Hagur Meral Altınok Tuncel, Açümüj Ayten Altan, Гзч Tülin Hemiş, Şaşe Süreyya Kaynar, Acmuj Sevda Hadagatlı, Pçease Levent Şahin, Dyshek Nurbanu Karaahmetoğlu, Tlişe Kübra Ekinci, Haçemko Kübra Köse, Koxh Tuba Yılmaz Özlü, Wucih Cem Göl, Hantuv Kıymet İldeniz ve Daur Merve Bedir adına yazıyorum. Bizler, çok değerli hocamız sayın Bram Alaattin Bayram mentörlüğünde almış olduğumuz Adıgabze derslerine bir dönem boyunca düzenli olarak katılım gösterdik. Her dakikasından çok keyif aldık. Alfabeyi, sayıları, ayları, mevsimleri ve hocamızın büyük emekle oluşturduğu o haftanın harflerine uygun metinler sayesinde belli başlı kelimeleri, cümle kalıplarını öğrendik. Hocamızın kelimelerin etimolojik ve leksikolojik açıklamalarını yapması, dile ayrı bir tutkusu olan bir kişi olarak beni çok ama çok mutlu etti. Bence dil öğrenimi tam da bu şekilde olmalı ki akılda kalsın ve dilin ait olduğu kültürü de öğrenicilere taşısın. Hocamızın dil ile birlikte bize kültürümüzün inceliklerini tutku ve coşku ile aktarması kursun paha biçilemez bir yanıydı. Kendisine ve buna vesile olan KAFFED'e ne kadar teşekkür etsek az... Lakin kursun bitmesiyle hevesimiz kursağımızda kaldı açıkçası. Özellikle kursun devamının geleceğinin belli olmaması bizi çok üzdü ve hayal kırıklığına uğrattı. Bu kadar zamandır ben, sınıf arkadaşlarım, hocamız ve Ersin bey zaman ve emek vererek dilimize bir yatırım yaptık. Tam da meyvelerini toplamaya başlamıştık, kurs bitti. Bu yatırımın ve güzel çıktıların kaybolma ihtimali bizi çok üzüyor ve incitiyor açıkçası. Malumunuz dil kullanılmadıkça sönen bir beceri. Biz dilimizin gönlümüzdeki ve sesimizdeki yansımaları sönmesin istiyoruz. Özetle bu mail ile, başlanılan bu kıymetli işin devamının gelmesine ve katılımcıların akıcı bir şekilde Adıgabze konuşan, okuyan, anlayan, yazan ve kültürümüzü ve dillerin sultanı dilimizi bu vesileyle geleceğe sağlıklı ve doğru bir şekilde aktaran bireyler olmasına dair temennilerimizi sizlere iletmek istedik. Dilerdim ki bu mail içerisinde öğrendiğim selamlaşma ve teşekkür kelimelerini Adigabzece yazabileyim lakin Kiril alfabesini henüz yüklemedim. Dilerim kursun devamı gelir ve ben de hocamız gibi iki alfabe arasında git gel yapabilecek kadar dil hakimiyetine sahip olurum. Sevgiler & SaygılarDechen Melodi Özyaprak Merhabalar, yoğun bir hafta sonu idi. Tüm etkinlikleri bitirdik katılım sağlayan herkese çok teşekkürler. Gruba biraz gecikmeli katıldım ama kısa sürede ısındım seviyeli, uyumlu ve disiplinli bir ekiptik. Tabi bunda Muhammet Yaşar hocamızın payını da çok. Büyük fedakarlık la hazırlanarak bizleri sıkmadan, germeden, sakince ve keyifle anadilimizi okumayı ve yazmayı öğretti. Pandemi döneminde terapi gibi geldi. Hala bittiğine inanmıyorum, sanki Pazartesi link gelecekmiş gibi bekleyeceğiz bir süre. Ersin beyin de emekleri yadsınamaz. KAFFED’ e böyle bir imkan sağladığı için, hocamıza, Ersin ve emeği geçen herkese, siz değerli kursiyerlere çok çok teşekkür ediyorum. Umarım devamı gelir ve geliştirme fırsatı da buluruz umuduyla, Bir sonraki kursta görüşmek üzere sağlıcakla ve hep mutlu kalın.Bu güzel imkanı bizlere sağlayan KAFFED'e öncelikle teşekkür ediyorum. Değerli Muhammed Yaşar Hocam, Ersin Bey ve ekibine sonsuz teşekkürler.Umarım devamı gelir ve grubumuz bir araya geliriz hocamızın Sabrı anlatılmaz yaşanır hepinize saygılar ve sevgilerSizler gibi değerli arkadaşları tanımamızı sağladı, bizleri buluşturdu.Adıge Dil Kursu ailesinin bir bireyi olmaktan onur duyuyorum. {gallery}/haber/federasyon/2021/Cerkesce_Bati_Dil_Kursu{/gallery}p>nanKaffed

14 Mart Çerkes Dili ve Edebiyatı Günü

Federasyonumuz ve üye derneklerimiz tarafından 14 Mart Çerkes (Adıge) Dili ve Yazısı Günü bu yıl da kutlanıyor. Dün soykırım, etnik temizlik, dağınık iskan ve asimilasyon politikalarının olumsuz etkisine maruz kalan dilimiz ve kültürümüz, bugün de kentleşme ve popüler kültür karşısında okullarda dil eğitiminin hala yeterli güvenceye alınamamış olması nedeniyle, ciddi risk altındadır.  Dilimizin anavatanımızdan, orada gelişen bilimsel, edebi, sanatsal ve politik kaynaklardan kopuk bir şekilde yaşatılması ve anlamlı bir ölçekte geliştirilmesi mümkün değildir. Anavatanımız ile Türkiye ve diğer Diaspora ülkeleri arasında dil, sanat ve edebiyat alanlarındaki işbirlikleri artırılmalıdır. Anavatandan kopuk yaklaşımların dilimize ve kimliğimize de ket vuracağını bilerek bu gibi yaklaşımlara karşı toplumumuzun uyanık olması özel önem taşımaktadır. 2020 yılında ortaya çıkan pandemi nedeniyle ülke genelinde eğitimin durma noktasına gelmesi ortaöğretimde sınıf açmamızı engellemişti. Bunun üzerine 2021-2022 eğitim ve öğretim dönemi için Anadili Komisyonu (Seçmeli dersler gurubu) olarak yaptığımız çalışmalarımız sonunda, 4 Ocakta başlayan ve 22 Ocakta sona eren tercih sürecinde Kayseri ilimizde 100 öğrenci 10 sınıf, Düzce ilimizde 20 öğrenci ile 2 sınıf; Göksun ilçemizde 38 öğrenci ile 3 sınıf,  Çorum ilimizde 11 öğrenci ile 1 sınıf; Ödemiş Kafkas Kültür Derneğimizin çalışmalarıyla İzmir İli Ödemiş İlçesi Ertuğrul köyümüzde de 12 öğrenci ile 1 sınıf açılacaktır. Tabi ki seçmeli derslerle ilgili çalışmalarımız bu kadarıyla sınırlı kalmayıp, Eylül ayında okulların açılmasıyla birlikte bir tercih hakkı daha olacağından yukarıda verdiğimiz öğrenci sayısını arttırmaya yönelik çalışmalarımız devam etmektedir. Yine geçtiğimiz yıl Çerkesçe ve Abazaca dil kurslarıyla ilgili olarak  online sistem üzerinden etkinliklere başladık ve Federasyonumuzca yurt içinde Ekim ayı başında doğu ve batı lehçelerinde kurslar açarak, hiç dil bilmeyenler için Kobli Bram Alattin hocayla, anlayıp okuma yazma bilmeyenler için Şowcen Muhammed hoca ile Çerkesçe (batı lehçesi) dil kurslarımız başlamış  5 ay devam eden kurslarımız Şubat ayı sonu itibariyle bitmiştir. Yine Kaberdey Balkar Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı-DÇB ve KAFFED işbirliği ile Nalçik’ ten hocalarımızla Ekim ayı başında Çerkesçe (doğu lehçesi) Tabiş Murat,ve Rusça  Şowcen Aminat tarafından kurslara başlanmış ve Ocak ayı sonu itibariyle kurslarımız bitmiş, gerek Türkiye’ den gerekse Almanya- İsrail gibi ülkelerden de katılım olmuş ve toplamda  300 kişiye yakın öğrenci bu kurslardan faydalanmıştır.. Aralık ayında başladığımız  Abazaca dil kursumuz Ahoçba İrfan ve Abhazya' dan Pershelia-Pha Violetta hocalarımızın katkılarıyla devam etmektedir. Ayrıca Kayseri derneğimizin Çerkesçe  dil kursu başlatmasının ardından Ankara Çerkes Derneği, Eskişehir  KKKD ve İstanbul KKD derneklerimizde online sistem üzerinden Çerkesçe ve Abazaca kursları yapılmıştır. 2013-2014 Eğitim-Öğretim yılında açılan Düzce Üniversitesi Çerkes Dili ve Edebiyatı Bölümü, ilk mezunlarını 2017 yılında vermiştir. 2018-2019 yılında Kayseri’de Erciyes Üniversitesi’nde, Çerkes Dili ve Kültürü Anabilim Dalı açılmış olup geleceğin dil hocaları yetişmektedir.  Anadili eğitimi konusunda gerek ailelerimize gerek kurumlarımıza önemli görevler düşmektedir. Bir dilin yok oluşunun önlenmesi, sadece bireylerin, ailelerin ve Sivil Toplum Kuruluşlarımızın altından kalkabileceği bir yük değildir. Çeşitli vesilelerle gündeme getirdiğimiz gibi dilimize ve kimliğimize dair taleplerimizi demokratik kanallardan kamusal alanlara taşımalıyız, kamu kurumları ile karşılıklı saygıya dayalı yapıcı diyaloglar ile özellikle AB süreci ile elde edilen kazanımların geliştirilmesi için çalışmaya devam etmeliyiz. İnkar ve asimilasyon politikalarından önemli ölçüde dönülmüş olması, merkezi ve yerel yönetimlerin pek çok hususta yapıcı desteklerinden büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu yaklaşımın tüm kamu kurum ve kuruluşları ile toplumun geneline yayılması en büyük arzumuzdur. Ancak demokratik bir toplum düzeninde tüm dil ve kültürlerin korunması ve geliştirilmesi hususunda kamu kurumları desteklemenin ötesine geçip doğrudan sorumluluk almalıdır. Bugüne kadar pek çok kurum ile yürüttüğümüz işbirliğinde olduğu gibi yarım asrı geçen kurumsal kapasitemiz ile böylesi bir demokratik anlayışa yönelecek tüm kamu kurumlarına desteğe hazırız. Bunun ilk adımı olarak da kamu yayıncısı olan TRT’nin Çerkesce TV kanalı açmasına yönelik uzun yıllara dayalı talebimizin hayata geçirilmesine dönük beklentimizi yeniliyoruz. Bu duygu ve düşünceler ile atalarımızın bize mirası ve ülkemizin de kültürel bir zenginliği olan Adıge Dilini, tüm dünya halkları ile dayanışma içerisinde, nice 14 Mart’ lara taşıyacağımız inancı ile, Çerkes Dili ve Edebiyatı Günümüzü kutluyoruz. KAFFED ANADİLİ KOMİSYONU   14 MART ÇERKES DİLİ VE EDEBİYATI GÜNÜ Çerkes Dili ve Edebiyatı günü nasıl ortaya çıktı?  İlk Adıge Alfabesi 14 Mart 1853’te yayınlanmıştır. Alfabeyi yayınlayan akademik eğitim gören ilk Adıgelerden Bersey Wumar’dır.  Bersey Wumar kimdir?  Bersey Wumar, Adıgeler üzerinde bilimsel çalışma yapan ilk isimlerdendir. 1807 yılında Maykop’a yakın bir köyde bir Abzaxe ailede doğmuştur. Bersey Wumar, 7 yaşındayken Türkiye’ye getirilir, oradan Mısır’a bir Osmanlı Paşasının yanına gönderilir.  Daha çocuk yaşta birden çok dili konuştuğu fark edilen, Mısır’da Fransızca dahil başka diller de öğrenen Wumar, Fransızcayı daha iyi öğrenmesi için Paris’e gönderilir ve orada üç yıl eğitim alır. Anavatanını hiçbir zaman unutmayan ve her zaman geri dönmek isteyen Wumar, Rus Askeri Ataşeliğinde çevirmen olarak çalışmaya başlar. Yazı ve çeviri işleri görevini yürütürken, Ataşe çalışanlarıyla birlikte Kafkasya’ya döner, bir süre sonra bu kurumdan da ayrılarak Stavropol Lisesi’nde öğretmen olarak çalışmaya başlar. Adıge dilinde okuma yazma öğretme amaçlı ilk Adıge Alfabesini oluşturur. Bu alfabe Bıtırbıf Akademisi’nde hemen kabul edildikten sonra, Wumar, devlet görevlisi olarak alfabe kitabını bastırmaya Tiflis’e gönderilir. Wumar’ın Arap harfleriyle bastırdığı ilk alfabe kitabı Stavropol Lisesi’nde farklı halklardan öğrencilere de okutulmuştur. İlk alfabe, yayınlandıktan 5 yıl sonra Kiril harflerine uyarlanır. Wumar bu alfabeyi kullanarak dilbilgisi kurallarını yazmak ve Adıge Edebiyatını işlemekle kalmaz, liselerde de okutulan Xabze konulu bir kitap da yazar.   Bersey Wumar’ın, Maykopta, Adıge Devlet Üniversitesinde bir anıtı bulunmaktadır. Bilimin ve eğitimin öneminin farkında olmalıyız. Bilim, dünya üzerinde farklı halkların ve dillerin farklı olduğunu anlatır. Bilimin ışık tuttuğu bir dünyada bütün halklarla bir arada yaşamayı diliyoruz.    Prof. Dr. Mira Xakıhemizova   Türkçeye çevirisi: Dr. Öğretim Üyesi Dzıbe Fehmi Altın       Непэ, Гъэтхапэм и 14-р, адыгэ тхыбзэмрэ адыгэ АLFABE-мрэ ямафэу хэтэгъэунэфык1ы.   Сыд мы мафэр къызхэк1ыгъэр?   1853-рэ илъэсым март-гъэтхапэм и 14-м апэрэ адыгэ АLFABE-р къыдэк1ыгъ. Ар зэхэзгъэуцуагъэр, къыхязгъэутыгъэр ык1и ащк1э езгъэджэжьыгъэхэр Бэрсэй Умар.   Бэрсэу Умар апэрэ ш1эныгъэлэжь гъэсагъэу адыгэмэ я1агъэмэ ащыщ.   Ар 1807-рэ илъэсым Мыекъуапэ пэмычыжьэу абдзэхэ чылэ горэм къыдэхъухьагъ. Илъэси 8-м итэу Тыркуем къащагъ, ащ ращи Мысыр пашам ращагъ. К1элэ ныбжьык1эм акъыл чан зэри1эм гу лъити, пашам ар ригъэджагъ, бзэхэр ригъэш1агъ.  Французыбзэр нахь дэгъоу зэригъэш1энэу Париж ыгъэк1уагъ. Ащ илъэсищэ къыщеджагъ. Ау ихэку щыгъупшэщтыгъэп Умар, ащ къыгъэзэжьыным пае Францием щы1э  урыс посольствэм икъулыкъуш1э - бзэ зэдзэк1ак1оу  зарегъаштэ.  Урысыдзэм к1ыгъоу Кавказ къегъэзэжьы, дзэм къыхэк1ыжьы, Ставрополь гимназием щыригъэджэнхэу регъажьэ. Адыгабзэм и АLFABE-р щы1агъэпти, хабзэм иунашъок1э ар зэхегъэуцо. АLFABE-р Бытырбыф Академием щауплъэк1у, дэгъук1э аштэ. Ащ къынэуж Тифлис тхылъхэр зыщыхаутрэм ехьышъ, ащ 1855-рэ илъэсым мэзаем и 14-м хьазырэу къыхаутыгъэу къырещыжьы. Джащ фэдэу хэбзэ 1офк1э хэутыгъэу адыгэ АLFABE-р щы1э мэхъу. Ар агъэфедэзэ Ставрополь гимназием щеджэрэ къушъхьэч1эс к1алэхэм адыгабзэр зэрагъаш1э. Edebiyat –ми 1оф даш1э. Мы мафэр – Гъэтхапэм и 14-р - адыгэмэ ятхыбзэ мафэу тыдэк1и щыхагъэунэфык1ы. Адыгэ хэум икъэлэ шъхьа1эу Мыекъуапэ Бэрсэй Умар исаугъэт Адыгэ къэралыгъо университетым илъэпкъ факультет ищагу щагъэуцугъ. Ар зисурэт техыгъэри Бырсыр Абдулахь. Ш1эныгъэм уасэу и1эр къыдгуры1оу, ш1эныгъэм ц1ыфхэр зэрэзэфищэхэрэр дгъэлъап1эу, хэт  ыбзи  шъхьак1афэ етхэу Тхьашхом тегъэпсэу.    nanKaffed