Hasan Kanbolat’ın Today’s Zaman’da Konferans Değerlendirmesi

Circassians in their 150th year: the present and the futureh1> The Federation of Caucasian Associations (KAFFED) organized a comprehensive conference titled "Circassians in their 150th year: the present and the future" in Ankara between Dec. 13-14, with the attendance of 48 speakers. The topics discussed in the conference included the Ukrainian crisis, which has started to affect Turkey and the North Caucasus, Russia's increasing isolation and the priority it is giving to security policies and the change in Russia's North Caucasus policy and its moves to restrict the sovereignty of Abkhazia.div>   Haberin detayları: http://www.todayszaman.com/columnist/hasan-kanbolat/circassians-in-their-150th-year-the-present-and-the-future_367031.htmldiv>nanKaffed

150 Yıl Önce…150 Yıl Sonra…

Komşu ülke Suriye’de yaşanan kirli savaştan kaçanların sığındıkları, benim de doğup büyüdüğüm bir sınır kasabası Reyhanlı. Sözü edilen savaşın  olumsuz  etkilerini çok yakından hisseden ve bombalama sonucu 53 insanını kaybeden, Arap, Kürt, Türkmen ve biz Çerkeslerin de yaşadığı bir kasaba Reyhanlı. Bir ziyaretimde sohbet ettiğim Arap kökenli bir dostumun sığınmacı soydaşları için, “Siz Çerkesler, bizlere insanlık dersi verdiniz. Bizler yardıma muhtaç insanlara oturulamayacak evlerimizi dahi fahiş ücretlerle kiralarken ve onları kazanç kapısı gibi görürken, sizler soydaşlarınıza herhangi bir karşılık beklemeden evlerinizin ve yüreklerinizin kapılarını sonuna kadar açtınız.”şeklindeki sözlerin söylendiği, bir yerleşim yeri Reyhanlı. Ama aynı zamanda, yaşanan genel sorunlarımızın da farklı olmadığı bir yer Reyhanlı… İkamet ettiğim İskenderun’da tanıştığım,”NART” soy isimli ve Zaza bir hanımla evli Diyarbakırlı bir dostuma nezaketen.“Soy isminin ne anlama geldiğini sormama gerek yok herhalde” diye sormuştum  Aldığım cevap, babalarının Çerkes olması nedeniyle  soy isimlerinin o  dönemin  görevlilerince “NART” olarak verildiği, ancak  dil ve kültür hakkında hiçbir bir donanımlarının olmadığı şeklindeydi.Yani,fiziki olarak yüzünde taşıdığı Çerkes farklılığı, özünde yoktu.Tabiri caizse yitip gitmişti… Gururunu ve üzüntüsünü yaşadığım bu iki örnek olay bile, sanıyorum yazı başlığından çıkarılması gereken sonuçların önemini ve ağırlığını, yeterince anlatıyor olsa gerek. Yaşanılan bu süreçte, Kafkas Dernekleri Federasyonumuz, yaşadığımız büyük trajedinin 150.yılında artarak devam eden güncel sorunlarımızı tartışmak, gelecekteki yol haritamızın çiziminde izlenecek yöntemleri konuşmak üzere, 13-14 Aralık tarihlerinde, Türk İş’in Ankara’daki konferans salonunda bir toplantı düzenledi. AKP, CHP ve HDP temsilcileriyle birlikte, insan haklarıyla ilgili kuruluş yetkililerinin, akademisyenlerin, konularında uzman olan kişilerin ve bir heyecanla uzak/yakın demeden oraya koşan yaşlı/genç birçok katılımcının ortak olduğu bu toplantıyı, ilgi, şekil ve içerik yönüyle seviyeli ve faydalı bulduğumu memnuniyetle belirtmek isterim. Bu tür etkinliklerin, uygun zaman aralıklarıyla, hatiplerin sunumlarını daha geniş zamanda yapabileceği ve izleyicilerin ise, dikkatlerini daha çok yoğunlaştırabileceği bir gündemle tekrarlanmasının yararını, sanırım izaha gerek yoktur. Doğaldır ki, toplantıda seslendirilen tüm görüş ve önerilerin bire bir örtüşmesi mümkün değildir. Farklı hatta aykırı görüşlere şahit olunması, konferansların tabiatı gereğidir. Bu çerçevede, farklı pencerelerden yükselen her bir görüşün ayrı bir değeri vardır. Olmalıdır. Çünkü Farklı düşünenlerin pencerelerinden bakış, gün olur, içinde bulunulan konum ve şartların doğruluğunu teyit ettirir, gün olur, varsa eksikliklerin düzeltilmesine fırsat verir. Örgütlerimizin yeniden yapılandırılması konusunda öne sürülen görüşlerde olduğu gibi. Yada dil eğitiminde kullanılması gereken Kiril alfabesi yerine, farklı kesimler tarafından Latin alfabesinin önerilmesi gibi. Bu bağlamda umarım ki, sorunlarımızın tarifinde ortak paydada buluşan kişi ya da kuruluşlar, çözüm konularında da aynı iradeyi göstermenin gayreti içinde olurlar. Olmalılar çünkü zamanın değirmen taşları artan bir ivmeyle dönüyor ve değerlerimizi öğütme görevine yılmadan yorulmadan devam ediyor. Bu olumsuz tablonun düzeltilmesi adına, Federasyonumuzca sürdürülen faaliyetlerine ek olarak 13-14 ARALIK günlerinde gerçekleştirilen konferansı önemsiyorum. Ayrıca, var olmak adına atılması zorunlu adımlar için, herkese ve her kesime anlamlı bir mesaj olarak değerlendiriyorum. Dilerim  bu mesaj,muhataplarınca alınır ve amacına ulaşır. 2565 yıl önce hayata veda eden Çin filozofu KONFİÇYÜS, “Güneşi istiyorsan, gölgeden çık.” demişti. O nedenle bende diyorum ki,  ” Ey Çerkes halkı, sadece isminle değil, kimliğinle yaşamak istiyorsan değerlerine ve örgütlerine sahip çık.” Bu duygu ve düşüncelerle, özveriyle hazırlanan bu konferansın organizasyonunda emeği geçen başta Federasyonumuzun her kademesinde görev alan yetkilileri olmak üzere, görüş ve düşüncelerini bizlerle paylaşan tüm katılımcılara teşekkür eder, sorunlarımızın çözüldüğü ve düşlediğimiz tüm güzelliklerin üzerimizi örttüğü bir gelecek dilerim. Servet APİŞ İskenderun Kafkas Kültür Derneği Onursal Başkanıp>nanServet Apiş

Hasan Kanbolat’ın Today’s Zaman’da Konferans Değerlendirmesi

Circassians in their 150th year: the present and the futureh1> The Federation of Caucasian Associations (KAFFED) organized a comprehensive conference titled "Circassians in their 150th year: the present and the future" in Ankara between Dec. 13-14, with the attendance of 48 speakers. The topics discussed in the conference included the Ukrainian crisis, which has started to affect Turkey and the North Caucasus, Russia's increasing isolation and the priority it is giving to security policies and the change in Russia's North Caucasus policy and its moves to restrict the sovereignty of Abkhazia.div>   Haberin detayları: http://www.todayszaman.com/columnist/hasan-kanbolat/circassians-in-their-150th-year-the-present-and-the-future_367031.htmldiv>nanKaffed

KAFFED’den Teşekkür

Federasyonumuz tarafından, 13-14 Aralık 2014 tarihinde Çerkeslerin güncel sorunlarının çözülmesine yönelik önerilerin görüşülerek ortak bir gelecek perspektifinin oluşturulması amacıyla düzenlemiş olduğumuz “150. Yılda Çerkesler, Güncel ve Gelecek” isimli konferansımıza katılarak görüş, düşünce ve önerilerini bizlerle paylaşan Siyasi parti temsilcileri; AK Parti samsun Milletvekili Sayın Prof. Dr. Tülay Bakır'a, CHP Sakarya Milletvekili Sayın Engin Özkoç'a, HDP Van Milletvekili Sayın Kemal Aktaş'a, Akademisyenler; Sayın Prof. Dr. Ayhan Kaya'ya, Sayın Prof. Dr. Sevda Alankuş'a, Sayın Prof. Dr. Baskın Oran'a, Sayın Prof. Dr. Oktay Fırat Tanrısever'e, Sayın Prof. Dr. Mitat Çelikpala'ya, Sayın Y. Doç Dr. Fehmi Altın'a ve Sayın Y. Doç Dr. İsmail Güneş'e, Ankara Politikalar Merkezinden Uzman Sayın Hasan Kanbolat'a, İnsan Hakları Haftası Etkinliği olması sebebi ile bizleri yalnız bırakmayan İnsan Hakları Derneği Genel Başkanı Sayın Av. Öztürk Türkdoğan'a, Mazlum Der MKYK Üyesi Sayın Av. Haşim Savaş'a, İnsan Hakları Vakfı Genel Sekreteri Sayın Dr. Metin Bakkalcı'ya, Anavatan ve diasporadan örgüt-oluşum-hareket temsilcileri ve bireysel katılımcılar; Sayın Necdet Akoğlu'na (Abhaz Dernekleri Federasyonu), Sayın Sönmez Can'a (Birleşik Kafkas Konseyi Derneği), Sayın Gış Özün Candemir'e (Demokratik Çerkes Hareketi), Sayın Hatko Schamis'e (Çerkesya Yurtseverleri) Sayın Psımıth İsa Elagöz'e (Adana Çerkes Derneği), Sayın Ertan Koyuncu'ya (Kaffed), Sayın Yemuz Bayazıt Tarakçı'ya, Sayın Sezai Babakuş'a, Sayın Miraç Dug'a, Sayın Uğur Pihava'ya (Reyhanlı Çerkes Derneği), Sayın Adnan Özveri'ye, Sayın Vezir Savrum'a, Sayın Ergün Yıldız'a, Sayın C. Murat Canlı'ya, Sayın Filiz Çelik'e, Sayın Av. Muharrem Saran'a, Sayın Av. Hasan Seymen'e (Denge Denetleme Ağı Sözcüsü), Sayın Mansur Balcı'ya, Sayın İnci Hekimoğlu'na, Sayın K'eref Yalçın Karadaş'a, Sayın Fırat Kozok'a ve Sayın Caner Karataş'a ayrıca son anda çıkan sorunlar nedeni ile katılamayıp bildiri tebliğ gönderen Sayın Dijan Toğan Sürücü'ye, ve Sayın Yaşar Güven'e ve Konferansımıza Katılamayıp Mesaj Gönderen Abhazya Tam Yetkili Temsilcisi Sayın Inar Gitsba'ya, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Faruk Çelik'e, CHP Antalya Milletvekili Sayın Deniz Baykal'a, AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Sayın Prof. Dr. Mehmet Sağlam'a, CHP Bursa Milletvekili Kemal Ekinci'ye, AK Parti Kayseri Milletvekili Sayın Prof. Dr. Pelin Gündeş Bakır'a,  CHP Milletvekili Sayın Kadir Gökmen Öğüt'e teşekkür ederim.div>   Şehir içi ve şehir dışından gelerek iki günlük yoğun konferans programını sabırla dinleyen, soru ve görüşleriyle katkı sunan tüm izleyicilere özellikle gençlerimize, Yönetim Kurulumuz adına teşekkürlerimi sunarım.   Toplumumuz için böylesi önemli bir etkinliğin gerçekleşmesine konferans salonunu tahsis ederek katkıda bulunan Türk İş Genel Başkanı Sayın Ergün Atalay’a teşekkür ederim.   Yaşar Aslankayadiv> Genel BaşkannanKaffed

KAFFED’den Teşekkür

Federasyonumuz tarafından, 13-14 Aralık 2014 tarihinde Çerkeslerin güncel sorunlarının çözülmesine yönelik önerilerin görüşülerek ortak bir gelecek perspektifinin oluşturulması amacıyla düzenlemiş olduğumuz “150. Yılda Çerkesler, Güncel ve Gelecek” isimli konferansımıza katılarak görüş, düşünce ve önerilerini bizlerle paylaşan Siyasi parti temsilcileri; AK Parti samsun Milletvekili Sayın Prof. Dr. Tülay Bakır'a, CHP Sakarya Milletvekili Sayın Engin Özkoç'a, HDP Van Milletvekili Sayın Kemal Aktaş'a, Akademisyenler; Sayın Prof. Dr. Ayhan Kaya'ya, Sayın Prof. Dr. Sevda Alankuş'a, Sayın Prof. Dr. Baskın Oran'a, Sayın Prof. Dr. Oktay Fırat Tanrısever'e, Sayın Prof. Dr. Mitat Çelikpala'ya, Sayın Y. Doç Dr. Fehmi Altın'a ve Sayın Y. Doç Dr. İsmail Güneş'e, Ankara Politikalar Merkezinden Uzman Sayın Hasan Kanbolat'a, İnsan Hakları Haftası Etkinliği olması sebebi ile bizleri yalnız bırakmayan İnsan Hakları Derneği Genel Başkanı Sayın Av. Öztürk Türkdoğan'a, Mazlum Der MKYK Üyesi Sayın Av. Haşim Savaş'a, İnsan Hakları Vakfı Genel Sekreteri Sayın Dr. Metin Bakkalcı'ya, Anavatan ve diasporadan örgüt-oluşum-hareket temsilcileri ve bireysel katılımcılar; Sayın Necdet Akoğlu'na (Abhaz Dernekleri Federasyonu), Sayın Sönmez Can'a (Birleşik Kafkas Konseyi Derneği), Sayın Gış Özün Candemir'e (Demokratik Çerkes Hareketi), Sayın Hatko Schamis'e (Çerkesya Yurtseverleri) Sayın Psımıth İsa Elagöz'e (Adana Çerkes Derneği), Sayın Ertan Koyuncu'ya (Kaffed), Sayın Yemuz Bayazıt Tarakçı'ya, Sayın Sezai Babakuş'a, Sayın Miraç Dug'a, Sayın Uğur Pihava'ya (Reyhanlı Çerkes Derneği), Sayın Adnan Özveri'ye, Sayın Vezir Savrum'a, Sayın Ergün Yıldız'a, Sayın C. Murat Canlı'ya, Sayın Filiz Çelik'e, Sayın Av. Muharrem Saran'a, Sayın Av. Hasan Seymen'e (Denge Denetleme Ağı Sözcüsü), Sayın Mansur Balcı'ya, Sayın İnci Hekimoğlu'na, Sayın K'eref Yalçın Karadaş'a, Sayın Fırat Kozok'a ve Sayın Caner Karataş'a ayrıca son anda çıkan sorunlar nedeni ile katılamayıp bildiri tebliğ gönderen Sayın Dijan Toğan Sürücü'ye, ve Sayın Yaşar Güven'e ve Konferansımıza Katılamayıp Mesaj Gönderen Abhazya Tam Yetkili Temsilcisi Sayın Inar Gitsba'ya, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Faruk Çelik'e, CHP Antalya Milletvekili Sayın Deniz Baykal'a, AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Sayın Prof. Dr. Mehmet Sağlam'a, CHP Bursa Milletvekili Kemal Ekinci'ye, AK Parti Kayseri Milletvekili Sayın Prof. Dr. Pelin Gündeş Bakır'a,  CHP Milletvekili Sayın Kadir Gökmen Öğüt'e teşekkür ederim.div>   Şehir içi ve şehir dışından gelerek iki günlük yoğun konferans programını sabırla dinleyen, soru ve görüşleriyle katkı sunan tüm izleyicilere özellikle gençlerimize, Yönetim Kurulumuz adına teşekkürlerimi sunarım.   Toplumumuz için böylesi önemli bir etkinliğin gerçekleşmesine konferans salonunu tahsis ederek katkıda bulunan Türk İş Genel Başkanı Sayın Ergün Atalay’a teşekkür ederim.   Yaşar Aslankayadiv> Genel BaşkannanKaffed

Genç Piyanist Rusya’da Sahne Aldı

 Suriye'den Türkiye'ye sığınarak, ailesiyle Bursa'ya yerleşen ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzaladığı kararnameyle Türk vatandaşlığına geçen Çerkez asıllı genç piyanist Tambi Asaad Cimuk, Rusya'nın St. Petersburg şehrinde sahne aldı.   Bazı uzmanların "piyano dehası" olarak nitelediği Cimuk, St. Petersburg'da düzenlenen Uluslararası 6. Şavsinskiy Müzik Yarışması'nda jüri karşısında yeteneklerini sergiledi. Cimuk, yaklaşık 10 dakikalık performansında, Bach, Mozart ve Chopin'in eserlerini yorumladı.   Genç piyanist Cimuk, bugünkü performansının ardından ikinci turda da sahne alacak. Jürinin değerlendirmesinin ardından cumartesi akşamı sonuçlar açıklanacak. Cimuk, dereceye girmesi durumunda pazar günü ödül töreninde tekrar Rus sanatseverlerin karşısına çıkacak.   Performansının ardından basın mensuplarına değerlendirmelerde bulunan Cimuk, "Yarışmada derece alırsam mutlu olacağım. Ben kendim için çaldım ve çok mutlu oldum. Cumartesi günü ikinci turda daha güzel çalacağım. Biraz heyecanlıyım ama her şey daha güzel olacak" dedi.   Tambi Asaad, Türkiye'yi temsil ettiği için mutlu ve gururlu olduğunu ifade etti.   Cimuk'un, Bursa'da eğitim aldığı müzik firmasının sahibi Rüstem Avcı, "Güzel bir performans oldu. İki gün sonraki kategoriyi aşarak yolumuza devam etmeyi düşünüyoruz" dedi. Avcı, "Sanatta yarışma yoktur, lezzetler vardır. Tambi de bu lezzetlerden biri" diye konuştu.   Tambi Asaad Cimuk'a nüfus cüzdanı, Türk vatandaşı olmasına ilişkin kararnamenin Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından imzalamasının ardından Osmangazi Nüfus Müdürlüğü gece saatlerinde açılarak verilmişti. Daha sonra Bursa Emniyet Müdürlüğü Pasaport Şubesine giden genç piyanist pasaport başvurusunda bulunmuştu. Cimuk pasaportunu Ankara'da teslim aldıktan sonra, İstanbul aktarmalı Petersburg'a hareket etmişti. Kaynak: TRTp>nanKaffed

Vefat ve Başsağlığı – Kenan Şara

Samsun Büyükşehir Belediyesi Eski Genel Sekreteri, SAMGAZ Genel Müdürü Sayın Kenan ŞARA, geçirdiği kalp krizi nedeniyle tedavi gördüğü hastanede bugün hayatını kaybetti.p> 06 Aralık Cumartesi günü göğsünde yanma ve ağrı şikayetiyle Medical Park Samsun Hastanesi’ne giden Kenan Şara’da doktorlar önce sağ tarafta tıkalı bir damar tespit etti. Doktorlar yaptıkları anjiyo ile tıkalı damarı çift stent takarak açtı. Ancak sol tarafta da bir tıkalı damar tespit edildi. Doktorların müdahalesine rağmen sol taraftaki tıkalı damar açılamadı. Yoğun bakım servisinde tedavi altında bulunan Kenan Şara, ikinci defa kalp krizi geçirdi. Acilen ameliyata alınan, yapılan by-pass sonucu 4 damarı değişen Kenan Şara, bu sabah 09.30 sıralarında hayatını kaybetti. Samsun Büyükşehir Belediyesi eski Genel Sekreterimiz, SAMGAZ Genel Müdürü Sayın Kenan ŞARA'nın cenazesi, bugün Alaçam Sarılık Köyü Caminde kılınacak Cuma namazına müteakip defnedilecektir. Merhuma Allah'tan rahmet, ailesine ve yakınlarına sabırlar dileriz.  Kafkas Dernekleri FederasyonunanKaffed

Azerbaycan-Gürcistan ve Türkiye Üçlü Zirvesine İlişkin Açıklama

Azerbaycan-Gürcistan ve Türkiye Dışişleri Bakanları Üçlü Zirvesi Dördüncü Toplantısı, 10 Aralık'ta Kars’ta düzenlendi. Zirveye katılan Dışişleri Bakanları zirve sonrası ortak basın toplantısı düzenledi. Toplantıda "10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü" dolayısıyla değerlendirme yapan Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, insan haklarının korunmasının, Türk dış politikasının ana prensiplerinden biri olduğunu vurgulamasına karşın, aynı açıklamasında Gürcistan'ın toprak bütünlüğünü desteklediklerini belirtti. Gürcistan Dışişleri Bakanı Beruçaşvili'de Abhazya ve Rusya arasında geçen ay imzalanan işbirliği anlaşmasının "Gürcistan'ın toprak bütünlüğüne karşı atılmış bir adım" olduğunu iddia etti. Dışişleri Bakanımız Sayın Çavuşoğlu'nun yaptığı açıklama tüm toplumumuzda büyük bir üzüntü ile karşılanmıştır. İnsan haklarına saygılı tüm vatandaşlarımız gibi, Kuzey Kafkas diasporası da Türkiye'nin dış politikasının ana prensiplerinden birinin insan haklarının korunması olması gerektiğine inanmaktadır. En temel insan haklarından biri yaşama hakkıdır. Gürcistan yönetimi, 1992-93'de Abhazya ve Güney Osetya'yı işgal girişiminde gösterdiği gibi Abhaz ve Güney Oset halklarının yaşam haklarını hiçe saymış, Abhaz ve Güney Oset halklarına yönelik olarak sürekli baskı ve yıldırma politikası izlemiş, eline geçen ilk fırsatta saldırgan tutumunu tekrarlayacağını 2008'de tekrar kanıtlamış, Abhazya ve Güney Osetya ile saldırmazlık anlaşması imzalamayı reddederek bu amacının hala devam ettiğini göstermiştir. Abhaz ve Oset halkları, diğer Kafkas halkları gibi tarih boyunca bağımsız yaşamışlar, ülkelerine işgal etmek isteyen istilacılara karşı her zaman direnmişlerdir. 1917'de Sovyetler Birliği'nin kurulmasından sonra Abhazya, Gürcistan ile eşit statüde bir birlik anlaşması imzalamış, fakat Stalin döneminde Abhazya'nın statüsü değiştirilerek Gürcistan içerisinde "özerk cumhuriyet" haline getirilmiş, Oset halkı da ikiye ayrılarak Güney Osetya Gürcistan'a bağlanmıştır. Bu dönemde Abhazya ve Güney Osetya'da acımasız bir inkar, asimilasyon ve Gürcüleştirme politikası uygulanmıştır. Sovyetler Birliği'nin dağılma sürecinde Abhaz ve Güney Oset halkları, kendi kaderini tayin hakkını tıpkı Gürcü halkı gibi bağımsızlık yönünde kullanmışlardır. Abhazya ve Güney Osetya bugüne kadar her türlü baskıya, engele ve izolasyona karşın bağımsızlıklarını titizlikle korumuşlardır. Kafkasya'da barış ve istikrar, ancak halkların haklarının tanınması ile gerçekleştirilebilir. Bölgedeki huzursuzluk ve çatışmaları varlık nedeni olarak gören ve ancak bu sayede dış yardım alabilen Gürcistan, saldırgan emellerinden vazgeçmedikçe bölgede barış ve istikrarın tesisi mümkün olmayacaktır. Başta Türkiye Cumhuriyeti olmak üzere Kafkasya’da barış ve istikrarın gelişmesini isteyen tüm devletleri Abhazya ve Güney Osetya’nın bağımsızlığını tanımaya ve Gürcistan'ı saldırgan tutumunu sürdürmeye teşvik eden açıklamalardan kaçınmaya davet ediyoruz. Dışişleri Bakanlığımızı insan haklarının korunmasını dış politikanın temel prensiplerinden biri olarak benimsemesini ve bu doğrultuda Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının temel haklarından olan seyahat ve akrabaları ile görüşme hakkını güvence altına almak üzere Abhazya'ya yönelik her türlü seyahat ve ulaşım kısıtlamasının bir an önce kaldırılmasını talep ediyoruz. Kafkas Dernekleri Federasyonu yönetim KurulunanKaffed

10 Aralık: İnsan Hakları Günü

10 Aralık: İnsan Hakları Günü. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, insanlığın gelişiminde önemli bir dönüm noktası olan İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ne dikkati çekmek ve insan haklarının yaygınlaşmasını sağlamak için 1950'de 10 Aralık'ı İnsan Hakları Günü olarak ilan etti.p> 2014'de İnsan Hakları Günü'nün sloganı "İnsan Hakları 365". Bu slogan, insan haklarına her gün saygı gösterilmesi gerekliliğini, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nde tanımlanan hakların herkes için, her zaman ve her yerde geçerli olduğunu, bu hakların insanlığın vazgeçilemez ortak değerleri olduğunu vurguluyor. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi dünyada en çok dile çevrilen metin olma özelliğini taşıyor (10 Aralık 2014 tarihi itibariyle 439 dil). Beyanname ilk kez 27-29 Eyllül 2013'de Kaffed tarafından düzenlenen İkinci Uluslararası Adıge Dili Konferansı vesilesiyle Adıgeceye (Batı ve Doğu lehçeleri) çevrildi. Sn. Fahri Huvaj tarafından Adıgeceye kazandırılan beyanname, Kaffed'in başvurusu üzerine Birleşmiş Milletler'de diğer dillerdeki beyannameler arasında yerini aldı.p> İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nde tanımlanan tüm hakların tüm halklar için gerçekleştirilmesini diliyoruz.p> İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ni aşağıdaki bağlantılardan temin edebilirsiniz: Abhazca, Adıgeyce, Kabardeyce, Türkçep>nanKaffed

Azerbaycan-Gürcistan ve Türkiye Üçlü Zirvesine İlişkin Açıklama

Azerbaycan-Gürcistan ve Türkiye Dışişleri Bakanları Üçlü Zirvesi Dördüncü Toplantısı, 10 Aralık'ta Kars’ta düzenlendi. Zirveye katılan Dışişleri Bakanları zirve sonrası ortak basın toplantısı düzenledi. Toplantıda "10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü" dolayısıyla değerlendirme yapan Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, insan haklarının korunmasının, Türk dış politikasının ana prensiplerinden biri olduğunu vurgulamasına karşın, aynı açıklamasında Gürcistan'ın toprak bütünlüğünü desteklediklerini belirtti. Gürcistan Dışişleri Bakanı Beruçaşvili'de Abhazya ve Rusya arasında geçen ay imzalanan işbirliği anlaşmasının "Gürcistan'ın toprak bütünlüğüne karşı atılmış bir adım" olduğunu iddia etti. Dışişleri Bakanımız Sayın Çavuşoğlu'nun yaptığı açıklama tüm toplumumuzda büyük bir üzüntü ile karşılanmıştır. İnsan haklarına saygılı tüm vatandaşlarımız gibi, Kuzey Kafkas diasporası da Türkiye'nin dış politikasının ana prensiplerinden birinin insan haklarının korunması olması gerektiğine inanmaktadır. En temel insan haklarından biri yaşama hakkıdır. Gürcistan yönetimi, 1992-93'de Abhazya ve Güney Osetya'yı işgal girişiminde gösterdiği gibi Abhaz ve Güney Oset halklarının yaşam haklarını hiçe saymış, Abhaz ve Güney Oset halklarına yönelik olarak sürekli baskı ve yıldırma politikası izlemiş, eline geçen ilk fırsatta saldırgan tutumunu tekrarlayacağını 2008'de tekrar kanıtlamış, Abhazya ve Güney Osetya ile saldırmazlık anlaşması imzalamayı reddederek bu amacının hala devam ettiğini göstermiştir. Abhaz ve Oset halkları, diğer Kafkas halkları gibi tarih boyunca bağımsız yaşamışlar, ülkelerine işgal etmek isteyen istilacılara karşı her zaman direnmişlerdir. 1917'de Sovyetler Birliği'nin kurulmasından sonra Abhazya, Gürcistan ile eşit statüde bir birlik anlaşması imzalamış, fakat Stalin döneminde Abhazya'nın statüsü değiştirilerek Gürcistan içerisinde "özerk cumhuriyet" haline getirilmiş, Oset halkı da ikiye ayrılarak Güney Osetya Gürcistan'a bağlanmıştır. Bu dönemde Abhazya ve Güney Osetya'da acımasız bir inkar, asimilasyon ve Gürcüleştirme politikası uygulanmıştır. Sovyetler Birliği'nin dağılma sürecinde Abhaz ve Güney Oset halkları, kendi kaderini tayin hakkını tıpkı Gürcü halkı gibi bağımsızlık yönünde kullanmışlardır. Abhazya ve Güney Osetya bugüne kadar her türlü baskıya, engele ve izolasyona karşın bağımsızlıklarını titizlikle korumuşlardır. Kafkasya'da barış ve istikrar, ancak halkların haklarının tanınması ile gerçekleştirilebilir. Bölgedeki huzursuzluk ve çatışmaları varlık nedeni olarak gören ve ancak bu sayede dış yardım alabilen Gürcistan, saldırgan emellerinden vazgeçmedikçe bölgede barış ve istikrarın tesisi mümkün olmayacaktır. Başta Türkiye Cumhuriyeti olmak üzere Kafkasya’da barış ve istikrarın gelişmesini isteyen tüm devletleri Abhazya ve Güney Osetya’nın bağımsızlığını tanımaya ve Gürcistan'ı saldırgan tutumunu sürdürmeye teşvik eden açıklamalardan kaçınmaya davet ediyoruz. Dışişleri Bakanlığımızı insan haklarının korunmasını dış politikanın temel prensiplerinden biri olarak benimsemesini ve bu doğrultuda Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının temel haklarından olan seyahat ve akrabaları ile görüşme hakkını güvence altına almak üzere Abhazya'ya yönelik her türlü seyahat ve ulaşım kısıtlamasının bir an önce kaldırılmasını talep ediyoruz. Kafkas Dernekleri Federasyonu yönetim KurulunanKaffed