Nizip Kampı’ndan Ayrılan Soydaşlarımız İçin Yardım Kampanyası

Gaziantep İlinin Nizip ilçesinde bulunan mülteci kampı yakın tarihte kapatılmıştır. Kampta bulunan Suriyeli  soydaşlarımız Nizip'te ve farklı şehirlerde zor şartlarda yeni bir yaşam kurmaya çalışmaktadır. KAFFED ve bölge derneklerinin yöneticileri yerinde incelemeler ve görüşmeler yapmıştır. Bu ziyaretlerde soydaşlarımızın oldukça zor şartlarda yaşamlarını sürdürmeye çalıştıkları gözlemlenmiştir. Aileler genelde bölünmüş durumdadır, desteğe muhtaç yaşlılar ve hastalar vardır. Yerinde yapılan incelemelerin sonuçlarını değerlendiren KAFFED Başkanlar Kurulu ve Yönetim Kurulu, toplumumuzun desteğine başvurulmasını uygun görmüştür. Bu çerçevede 16 Eylül 2019 Pazartesi em>u>gününe kadar devam edecek bir yardım kampanyası başlatılmıştır.p> Kampanya için Yönetim Kurulu Üyelerimiz Samit Tokmak ve Hülya Şahin adına özel olarak bir hesap açılmış olup kampanya sonunda ekstreleri kayda alınıp özeti kamuoyu ile paylaşılacak ve hesap kapatılacaktır.   KAMPANYA HESABI:u>p> SAMİT TOKMAK- HÜLYA ŞAHİN ORTAK HESABI   ZİRAAT BANKASI EMEK/ANKARA ŞUBESİ 765-81373054-5002 TR74 0001 0007 6581 3730 5450 02  nanKaffed

Kapadokya’da Gençlik Çalıştayı Düzenliyoruz

Kafkas Dernekleri Federasyonu (KAFFED), 22-23 Ağustos 2019 Perşembe ve Cuma günlerinde Kapadokya Kartal Otel’de Gençlik Çalıştayı düzenliyor. Çalıştaya üye derneklerimizin gençlik komisyonlarından birer temsilci ile üniversitelerdeki öğrenci topluluklarımızdan (ÜNİKAF) birer temsilcinin katılması planlanmaktadır. Yaş sınırı maksimum 30 dur.   Toplantıda gençlerimizin kurumlarımızda katılımının güçlendirilmesi, üniversite ile kurumlarımız arasında etkileşimin artırılması, toplumumuza ve kurumlarımıza yönelik durum değerlendirmesi ile geleceğe dönük stratejiler konusunda görüş alışverişinde bulunulacaktır. Toplantıda, sosyal medyadan canlı olarak yayınlanması planlanan "Gençler Soruyor KAFFED Yanıtlıyor" Oturumu da gerçeklerştirilecektir.   Ayrıca toplantıda, Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi (KAFSAM) tarafından derneklerimizin gençlik komisyonlarına ve ÜNİKAF topluluklarına yönelik olarak  düzenlenecek "Toplumumuz ve Kurumlarımız Araştırma Yarışması" hakkında detaylı bilgi verilecektir.   Konaklama Federasyonumuz tarafından karşılanacak; ulaşım konusanda ise gerekli hallerde derneklerimiz gençlerimize destek verecektir.   Gençlik Çalıştayı'na katılacak yetkili temsilcilerin 8 Ağustos 2019 Perşembe gününe kadar info@kaffed.org adresine bildirilmesi gerekmektedir.nanKaffed

Vefat ve Başsağlığı / Ruşbey Sımır

Abhaz Halk Şairi, Dimitry Gulya ve Akhdz-Apsha ödülü sahibi, Abhazya ulusal kurtuluş mücadelesinin sembol ismi Ruşbey Sımır 70 yaşında aramızdan ayrıldı. Abhaz edebiyatının en önemli isimlerinden biri olan şair Ruşbey Sımır, 1960'lardan itibaren Abhazya ulusal kurtuluş mücadelesi içinde yer aldı. Aydgılara hareketinin kurucularından olan Sımır, Abhazya'nın egemenliğinin tanınmasını talep eden 18 Mart 1989'daki Lıhnı toplantısının organizatörleri arasındaydı. Sımır, Abhaz tarihi, sürgün, dil ve kültürün korunması gibi konularda 20'den fazla şiir kitabı yayımladı. "Simra" isimli şiirinde Abhaz halkının yaşadığı trajedileri ve sürgünü en etkili şekilde anlatıyordu. Abhazya ulusal kurtuluş mücadelesinin sembol ismi, değerli şairimiz "RUŞBEY SIMIR" ortaya koyduğu eserler ve geride bıraktığı anılarla her zaman bizlerle... Ruhu şad, mekanı cennet olsun. Kafkas Dernekleri Federasyonu  nanKaffed

Gençlerimiz Nalçık Yolunda

Federasyonumuzun Kabardey Balkar Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı ile birlikte organize ettiği Nalçık Yaz Kampı'na  katılacak olan gençlerimiz yola çıktılar. Farklı şehirlerden gelen gençlerimiz İstanbul Sabiha Gökçen Havaalanında buluştular. Gençler Anavatanları ile ve diğer gençlerle buluşmanın heyecanı içerisindeydiler. Uğurlamaya gençlerimizin aileleriyle birlikte KAFFED Genel Başkan Yardımcısı Janberd Dinçer, Yönetim Kurulu Üyelerimiz Ünal Uluçay ve Seyyit Bolat da katıldılar.p> KAFFED Yönetim Kurulu üyesi Fikret Kınık ve Sivas Kuzey Kafkas Kültür Derneğimizden Hacer Kuş sorumluluğunda, 14-17 yaş grubundan 11 gencimizin diğer ülkelerden gençlerle birlikte katılacağı Yaz Kampı, 1-10 Ağustos 2019 tarihleri arasında gerçekleştirilecektir.     {gallery}/haber/federasyon/2019/190729_Nalcik_Gidis{/gallery}p>nanKaffed

KAFFED Düzce’de Sel Felaketi Bölgesinde İncelemelerde Bulundu

Kafkas Dernekleri Federasyonu (KAFFED) Genel Başkanı Yıldız Şekerci ve beraberindeki heyet 28 Temmuz 2019 Pazar günü sel afeti nedeni ile zarar gören Düzce’ye giderek inceleme ve görüşmelerde bulundu. Ziyarete KAFFED Genel Başkan Yardımcısı Samit Tokmak, Yönetim Kurulu üyeleri Ali Can, Adnan Arslan ve Ersin Özen, Sakarya Kafkas Kültür Derneği Başkanı Orhan Sarı ve Yönetim Kurulu Üyesi Yusuf Vurdem, Kocaeli Kafkas Kültür Derneği Başkanı Erdal Çatan, Bolu Kafkas Derneği Yöneticisi Gülay Özdemir ile KAFFED Abhazya Çalışma Grubu üyeleri Ekrem Akbaş, Mesut Akman, Emrullah Kap da katıldılar.    Sel afetinden etkilenen Dilaver ve Esmahanım köylerine giden heyetimiz afetin etkilerini yerinde inceledi ve köylerde yaşayan soydaşlarımız ile görüşerek bilgi aldı. Heyetimiz, ihtiyaçların giderilmesi ve sorunların çözümü konusunda bölge derneklerimiz ve ilgili kamu kurumları ile koordineli şekilde çalışmaların sürdürülmesine yönelik federasyon yetkili kurullarına gerekli bilgilendirmeyi yaptı.           {gallery}/haber/federasyon/2019/190728_Duzce_Afet{/gallery}div>nanKaffed

Düzce Üniversitesi Çerkes Dili ve Edebiyatı Bölümü Gençlerimizi Bekliyor

 Bu yıl üniversite sınavına giren öğrencilerimiz tercihlerini 5 Ağustos – 20 Ağustos 2021 tarihleri arasında yapacak. Düzce Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi'ne bağlı, Çerkes Dili ve Edebiyatı Bölümü, üniversite tercihi yapacak öğrenciler için cazip bir seçenek oluşturuyor. Kafkasya dışında kurulmuş ilk Çerkes Dili ve Edebiyatı lisans programı olan Düzce Üniversitesi Çerkes Dili ve Edebiyatı Bölümü 2013 yılında açıldı ve ilk mezunlarını 2017 yılında verdi. Düzce Adıge Kültür Derneği’nin yoğun çabaları ile birlikte Federasyonumuzun da desteğiyle kurulan Bölümde geçtiğimiz yıllarda Yüksek Lisans ve Doktora Bölümleri de açıldı. Düzce Üniversitesi Çerkes Dili ve Edebiyatı Bölümü, öğretim üyelerinin önemli bir bölümünü de sağlayan Maykop'taki Adıgey Devlet Üniversitesi ile yakın işbirliği içinde çalışıyor. Geçtiğimiz eğitim döneminde 3 öğrenciye Mevlana programı kapsamında Adıgey Üniversitesi'nde eğitim imkanı sağlandı. Bölüm "güçlü bir altyapı ile donanmış, uluslararası düzeyde bilimsel araştırmalar yapabilecek çalışma yöntem ve disiplini kazanmış, yaratıcı ve eleştirel düşünebilen, doğru soruları soran, çözüm üretebilen, yeni gelişmeleri takip eden, kendini etkin bir dille ifade edebilen, sadece Türkiye değil yurtdışında da başarılı olacak öğrenciler yetiştirmeyi" ve "öğrencilerin Çerkes ve Dili ve Edebiyatı alanında araştırmalar yapmalarını sağlamayı, çağdaş teknolojilerden de yararlanarak dilbilimi ve dilin kullanımı üzerinde çalışırken eleştirel ve analitik yaklaşımlarını geliştirmeyi" amaçlıyor. Çerkes Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden mezun olan öğrenciler filolog unvanı kazanarak dilbilimi alanında uzman olmaktadır. Eğitimin son döneminde Eğitim Formasyonu dersleri alan öğrenciler ise Çerkesce öğretmenlik yapma yeterliliğine sahip olmaktadır. Bölümde Rusça dil dersleri de verilmekte ve öğrencilerin mezun olduklarında yeterli düzeyde Rusça dil becerisine sahip olmaları da amaçlanmaktadır. Düzce Üniversitesi, Çerkes Dili ve Edebiyatı Bölümü üniversite tercihi yapacak öğrenciler için Bölümü ve sunulan eğitimi tanıtan kısa bir video hazırladı. Videoda Düzce Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kafkas Dilleri ve Kültürleri Bölümü Çerkes Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı öğretim üyelerinden Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Fehmi Altın, 2021-2022 Eğitim Öğretim yılında bölümü tercih edecek öğrenciler için bölüm ve faaliyetleri hakkında özet bilgiler verdi. Bu bölümü seçerek dilimizin ve kültürümüzün korunması ve yaşatılmasına katkıda bulunacak tüm öğrencilerimizi şimdiden tebrik ediyoruz.Çerkes Dili ve Edebiyatı Bölümü Akademik Kadro: Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Fehmi Altın Öğretim Kadrosu: Prof. Dr. Mira KHACHEMİZOVADoç. Dr. Ruzana DOLEVADoç. Dr. Susana SHKHALAKHOVADr. Öğr. Üyesi Saida ABREGOVAArş. Gör. Semra YILMAZ Düzce Üniversitesi Çerkes Dili ve Edebiyatı Bölümü Başkanı Fehmi Altın bölüm ile ilgili üniversite tercihlerinde yol gösterici açıklamalarda bulundu:   {youtube}Y8A7KS6_iVg{/youtube}nanKaffed

KAFFED Suriyeli Soydaşlarımız İçin Gaziantep’e Gitti

Kafkas Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Yıldız Şekerci ve Genel Başkan Yardımcısı Samit Tokmak, kapatılan Nizip Mülteci Kampı'ndan ayrılan Suriyeli soydaşlarımızla görüşmek, sorunlarını yerinde incelemek üzere 27 Temmuz 2019 Cumartesi günü Gaziantep'e gitti.Heyet, Gaziantep Çerkes Derneği Başkanı Arif Özbek ve dernek yöneticilerinin organizasyonu ile soydaşlarımızla bir araya gelerek durumlarına ve sorunlarına ilişkin görüş alışverişinde bulundu. Toplantıya katılamayan yaşlı soydaşlarımız evlerinde ziyaret edildi. Görüşmelere Kahramanmaraş Kafkas Kültür Derneği Başkanı Bekir Sami Yavuz ve İskenderun Çerkes Derneği Adıge Xase Başkanı Şaban Oğur da katıldı.p> Heyetimiz ayrıca İl Jandarma Komutanlığı ve İl Göç İdaresini de ziyaret ederek görüşmelerde bulundu. Soydaşlarımızın vatandaşlık, yeşil kart gibi resmi işlemleri ile desteğe ihtiyaç duydukları diğer alanlara ilişkin üye derneklerimiz ve kamu kurumları ile birlikte çözümler geliştirilmesi için çalışmalar sürdürülmektedir.   {gallery}/haber/federasyon/2019/190727_Nizip{/gallery}p>   div>nanKaffed

Şimdi Yardım Zamanı

Sel felaketinin yaşandığı Düzce, "afet bölgesi" ilan edildi. Valilikten yapılan açıklamada, il genelinde 17-18 Temmuz tarihlerinde aşırı yağışlar sonucu meydana gelen sel afeti nedeniyle Akçakoca ve Cumayeri ilçeleriyle bağlı köylerinde kaybolan 7 vatandaştan 5'inin cansız bedenine ulaşıldığı belirtildi. Selde kaybolan 2 çocuğun aranmasına devam ediliyor. Selde, Akçakoca ve Cumayeri ilçesinde toplam 300 bina az hasar görürken, 75 bina ağır hasar gördü. 100 binanın ise yıkıldığı belirtildi. Selden 1687 çiftçi zarar gördü. Selden hemen sonra kamu kuruluşları ve belediyeler tarafından kapsamlı bir yardım faaliyeti gerçekleştirildi. Köy yolları açıldı, yeni elektrik hatları bağlanlandı, köylere su ve yiyecek yardımı yapıldı. Fakat yapılan yardımlar sona erdiğinde bu köylerimizde yaşayanlar yine kendi acıları ve sorunları ile başbaşa kalacaklar. Bu nedenle Esmahanım Köyü Kriz Komitesi tarafından bize ulaştılaran mesajı okuyucularımız ile paylaşıyor ve herkesi yardım kampanyasına katılmaya davet ediyoruz. 17 Temmuz 2019 tarihinde Düzce ili Akçakoca ilçesi Esmahanım köyü, Dilaver köyü ve çevre köylerde meydana gelen sel afeti dolayısıyla yaşanan mağduriyetin asgariye indirilmesi için kamu kurumlarının, sivil toplum kuruluşlarının ve şahısların gönderdiği yardımlar azalarak da olsa devam etmektedir. Yeni taleplerimiz de değerlendirilmektedir. Aslolan altyapı çalışmaları bittiği zaman biz bize kalacağız. Varlığımızı geleceğe aklen ve manen taşıyabilmemiz, yaralarımızı sarabilmemiz, köyümüzü yaşanabilir kılabilmemiz için nakdi yardıma ihtiyacımız vardır. Bu nedenle Esmahanım köyü tüzel kişiliği adına açılan aşağıda belirtilen hesaba yardımlarınızı bekliyor ve duyarlılığınız için şimdiden teşekkür ediyoruz. Esmahanım Köyü Kriz Komitesi Esmahanım Köyü Muhtarı Taşkın Ersoy Emrullah Kap Ayşe Turhan Yusuf Turhan Hakan Sevinç Nebi Kap Hesap adı: Esmahanım Köyü Tüzel Kişiliği, Ziraat Bankası Akçakoca Şubesi IBAN No: TR78 0001 0003 1858 4326 2650 01nanKaffed

Bir Bavul Bir Bilet

  Kafkas Dernekleri Federasyonu’nun (KAFFED) kuruluşunun 16. yıldönümü etkinliği olarak düzenlenen “Dönüş ve Diaspora-Anavatan İlişkileri Konferansı ve Çalıştayı” 6-7 Temmuz 2019 tarihlerinde Ankara’da yapıldı. 6 Temmuz tarihindeki konferansa meşguliyetim nedeniyle katılamadım ancak 7 Temmuz’daki “çalıştaya” katılma fırsatı bulabildim. 2. Gündeki faaliyet her ne kadar çalıştay olarak duyurulduysa da bir beyin fırtınası şeklinde gerçekleştirildi. Çalıştay, literatürde belirli bir konuda sorunların çözülmesi, kararların alınması amacıyla konu ile ilgili uzman/yetkin kişilerin bir araya geldiği bir analiz, değerlendirme, karar alma ve planlama süreci olarak tanımlanmaktadır ve belirli bir tekniği vardır. Beyin fırtınası ise bir konu hakkında fikirlerin ön yargısız ve serbestçe katılımcılara açıklandığı, çalıştayda da faydalanılan bir yöntemdir. Her neyse, ben toplantı demeyi tercih ediyorum. Toplantıda çok sayıda konuşmacı, konu hakkında görüş ve önerilerini ilettiler. KAFFED’in toplantı ile ilgili kapsamlı bir rapor düzenleyeceği ve kamuoyu ile paylaşacağı da açıklandı. Toplantıda katılımcılar, bazen duygularını katarak, bazen kişisel tecrübelerine dayanarak çok farklı ölçekte ve detay seviyesinde görüşler ve öneriler dile getirdiler. Konu ile ilgili görüşleri aşağıdaki başlıklar altında özetlemek mümkün: Anavatan ile ilişkilerin arttırılması:p> Turizmin geliştirilmesi, dernekler aracılığı ile Kafkasya’ya sürekli ve yaygın biçimde turlar düzenlenmesi, Anavatanda turistik tesisler kurmayı amaçlayan kooperatifler kurulması, Herkesin ömründe bir kez anavatanı ziyaret etmesinin sağlanması, Anavatandan gençlerin Türkiye’de misafir edilmesi faaliyetlerinin yaygınlaştırılması, Abhazya’nın Adigelere vatandaşlık vermesinin sağlanması, ul> Anavatan ve dönüş konusunda farkındalığın arttırılması:p> Festival, düğün vb. sosyal etkinliklerde konunun dernek yöneticilerince gündeme getirilmesi, Yüzü anavatana dönük gençler yetiştirilmesi, bu amaçla derneklerde okul seviyesinde eğitim sağlanması, ul> Politika ve strateji oluşturulması:p> Dönüş konusunda, değişen şartlardan, siyasilerden, liderlerden bağımsız bir politika oluşturulması, Dönüş politikasının belirlenmesi ve her yıl revize edilmesi, Hem anavatandaki hükümetlerin hem de diasporanın stratejiyi oluşturması, ul> Örgütlenmenin etkinleştirilmesi:p> KAFFED’de uzman/yetkin kişilerin görev alması, KAFFED’in bir devlet organı gibi çalışmasının sağlanması, Tüm derneklerin işlevsel olarak yeniden örgütlenmesi ve her dernekte “Anavatanla İlişkiler Komisyonu” kurulması, ul> Kullanılan kaynakların çeşitlendirilmesi ve arttırılması:p> Türkiye’nin kurum ve kaynaklarından (özellikle gençler için ayrılan fonlardan) yararlanılması, Üniversitelerdeki bilim insanlarından yararlanılması, daha fazla akademisyen, bilim insanı ve sosyoloğun konu üzerinde çalışmasının sağlanması, ul>   Dil Öğrenilmesi:p> Dil öğrenmenin doğru ortamlarının oluşturulması, Simultane tercüme yapabilecek uzmanların yetiştirilmesi, Rusça öğrenilmesi, ul> Türkiye - Rusya İlişkileri:p> Türkiye-Rusya ilişkilerinden yararlanılması, Vize uygulamasının kalkması, ul> Dönüşün başlatılması:p> Derneklerin her yıl 1 aileyi göndermeyi hedeflemesi, Kooperatif kurularak çok sayıda insanın götürülmesi, Her yıl belirli sayıda ailenin nakledilmesi ve maddi olarak desteklenmesi, bu amaçla özel fonlar oluşturulması, Anavatanda toprak, ev edinilmesi, Dönüş için çok büyük projeler beklenmemesi, herkesin kendi ölçeğinde avantajlı yönlerini değerlendirmesi, Ustalık, işletmecilik, vb. emek esaslı çalışanların dönüşe yönlendirilmesine öncelik verilmesi, Rusya Federasyonu’nun dönüşle ilgili mevzuatından ve Adigey Cumhuriyetinin bu çerçevede hazırladığı programdan azami derecede faydalanılması, Rusya Federasyonu’nun ilgili yasalarının tercüme edilmesi, Anayurda dönenleri belirli bir süre desteklemek amacıyla vakıf kurulması, ul> Yöntem:p> Toplumun ihtiyaçlarının belirlenmesi ve bilimsel olarak sosyolojisinin çalışılması, bu amaçla proje oluşturulması, kaynak tahsisi. ul> Diğer: p> Anavatanda günlük yaşamla ilgili beklentilerin yüksek tutulmaması, Gençlerin, hukukun üstünlüğü, bireysel hak ve özgürlüklerin genişliği, vb. nedenlerle Türkiye’den ABD’ye ve Avrupa’ya göç etmesi konusunda yapılabileceklerin belirlenmesi, Bireysel dönüşte, maddi, manevi tüm birikimlerin deyim yerindeyse sıfırlanması nedeniyle dayanışma gerekliliği, ul> Dönüş ve dönüşçü kavramları:p> Dönüş fikrinin modifiye edilmesi, dönüş kavramının kapsamının genişletilmesi, Dönüş fikrinin itici gücünün çözümlenmesi, dönüşün neyin üzerine kurulacağının belirlenmesi, Kendisini Çerkes olarak tanımlayan herkesin potansiyel olarak dönüşçü olduğu, bu potansiyeli harekete geçirmenin ise kurumların sorumluluğunda olduğu, Dönüş kavramının netleştirilmesi, bu amaçla dönüş için konferansta yapılan birinci tanım kapsamında muhacerette ve anavatanda ulusal demokratik mücadele çerçevesindeki anlamının değil ikinci tanım olan sürgün halklar ve ekonomik göç gruplarının geliştirdiği diaspora stratejileri çerçevesindeki anlamının KAFFED’in bu çalışmasına esas olması. Siyaset olarak dönüşün yükümlülüğünün KAFFED’e ait olmaması, bu konuda diğer ilgili kurumların kendi çalışmalarını yapması, Dönüşçü olmak için anavatana dönmek gerekmediği, Çerkes kalmak isteyenin (potansiyel olarak) dönüşçü olduğu, ul> Toplantıda tek bir konuşmacı tarafından anavatandaki sorunlar somut olarak dile getirilmiş olup, bunları aşağıdaki şekilde özetlemek mümkündür: Ekonomi: İşsizlik- Kuzey Kafkasya’da resmi istatistiklere göre %10 civarında işsizlik mevcut olup, bu oran 464 bin kişiye tekabül etmektedir, Güvenlik: Feodal (akrabalık) ilişkileri (Abhazya’da) çok güçlü olup akrabası olmayanların ya da az olanların korunması konusunda destek ihtiyacı vardır. Yatırımcı açısından, güvenlik, istikrar, hukukun üstünlüğü konularının geliştirilmesine ihtiyaç bulunmaktadır, Entegrasyon: Anavatana dönenler çoğunlukla sosyal olarak kendi içlerine kapanıyorlar, entegrasyon yeterince sağlanamıyor. ul> Görüldüğü gibi “dönüş” hakkındaki görüş ve öneriler çok çeşitli olup, başlıkların oluşturulması, sıralama ve sınıflandırmalar tarafımdan yapılmış, maddelerin tümü ise toplantıda dile getirilmiştir. Burada kanımca en dikkat çekici olan, dönüş ve dönüşçü kavramları konusundaki tartışmalardır. Örneğin bir konuşmacı dönüş kavramının, yalnızca kalıcı olarak dönüşleri değil çeşitli biçimlerde yılın bir kısmını anavatanda geçirmeyi de kapsayacak şekilde genişletilmesini tartışma konusu yaparken, başka bir konuşmacı siyaset olarak dönüşün yükümlülüğünün KAFFED’e ait olmamasını önermektedir. Esasen bir beyin fırtınasının temel amacı da konu ile ilgili her görüşün ön yargısız olarak dile getirilmesi olduğuna göre farklı görüşlerin olması son derece normaldir. Burada normal olmayan husus, bu tartışmanın kurumsal düzeyde bugüne kadar yapılmamış olmasıdır. Nitekim, bir konuşmacı “dönüş” konulu bir konferansın/toplantının ilk kez düzenlenmiş olması nedeniyle KAFFED’i kutlarken, ben bunun bugüne kadar yapılmamış olduğunu şaşırarak ve üzülerek öğreniyordum. Dönüş konusu, yine toplantı katılımcılarından birisinin dile getirdiği gibi 40 yıla yakın bir süredir toplumumuzun gündeminde, ancak ne olduğu henüz bilinmemekte ve anlaşılamamaktadır ki, kavramın kendisi tartışılmaktadır. Ne olduğu üzerinde henüz anlaşma sağlanamayan bir hususun nasıl gerçekleştirilebileceği ise başka bir muamma. Yine benzer şekilde, başka bir konuşmacıdan Çerkes kalmayı istemek şartıyla, deyim yerindeyse oturduğu yerden herkesin “dönüşçü” olduğunu öğreniyoruz ki bu fazla kucaklayıcı yaklaşıma toplumumuzun bir kısmının itiraz edeceğini kestirmek hiç zor değil. Dönüş fikrinin (kanımca, yayınlandığı dönemde benim de okuyucusu olduğum Yamçı dergisinde) somut olarak ortaya atıldığı 1970’li yılların ikinci yarısında, dünya iki kutuplu, Türkiye içine kapanmış ve Çerkeslerin büyük çoğunluğu da kırsal kesimde yaşamaktaydı (1970’li yıllarda nüfusun kabaca 2/3’ü köylerde yaşarken bu oran bugün %10’un altındadır). Kırsal kesimdekilerin hemen hepsinin tarım ve hayvancılıkla geçindiğini, toplumun nispeten homojen bir yapıya sahip olduğunu söylemek mümkün. Ancak toplumumuzun önemli bir kısmı bugün kentlerde, metropollerde, çok sayıda ve farklı iş kollarında, farklı mesleklerde, farklı değerlerle ve yine farklı kültürlerle birlikte yaşıyor. Dünya değişirken, Türkiye ve anavatan değişirken, dönüş fikrinin bütün bu süre zarfında sadece fikir olarak kalmasını, uygulama bir yana, kendisini tüzüğünde “demokrat bir sivil toplum örgütü” olarak tanımlayan, ilkelerinde “demokratik işleyişin esas olduğunu” ilan eden KAFFED’de, kurumsal düzeyde hiç tartışılmamış, değerlendirilmemiş olmasını, dönüşün bugüne kadar adeta bir bavul ve bir biletten ibaret görülmesini nasıl değerlendirmeliyiz? Her fırsatta, “yüzünün anavatana dönük olduğu” belirtilen KAFFED ya da üye dernekleri tarafından geliştirilmiş dönüş amaçlı tek bir proje dahi olmadığını, bugüne kadar bu yolla dönmesi sağlanmış tek bir kişinin olmamasını nasıl açıklamalıyız? Kurumlarımız bir yandan ham bir dönüş fikri ile on yıllarca oyalanır, üyeleri ve toplum atalete sürüklenirken, diğer yandan Türkiye’deki demokratik hak mücadelesinin dışında kalmanın getirdiği kayıpların telafisi mümkün mü? Bizim gibi asimilasyona uğrayan, dilini, kimliğini, kültürel değerlerini hızla yitiren ve gözle görülür biçimde yok oluşa sürüklenen bir toplum açısından zamanın değerini hatırlatmaya ise bilmem gerek var mı? Toplantıda dile getirilen görüşlerin tamamı değerli şüphesiz, her birinin de ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmesi gerekir. Ancak bu görüşlerin kişisel gözlem dışında herhangi bir araştırmaya, bulguya, veriye dayandığını söylemek pek mümkün değil. O halde nereden başlamalı, nasıl bir yöntem izlemeli? Belirleyebildiğim kadarıyla toplantıda yöntem konusuna tek bir konuşmacı değindi: “Toplumun ihtiyaçlarının belirlenmesi ve sosyolojisinin çalışılması”. O halde çözüm ve yöntemi nedir? Çözüm, KAFFED’in vizyonunu (idealini) ve misyonunu (varlık sebebini) Anavatana Dönüş konusunu da değerlendirerek yeniden tanımlaması, hedeflerini (neyi, ne zaman, ne kadar yapacağını) belirlemesi, stratejiyi (hedeflere nasıl ulaşılacağını) geliştirmesi, planlarını (uzun, orta ve kısa vadelerde) oluşturması, politikalarını (karar alma ve iş süreçlerindeki rehber ilkelerini) belirlemesi, projelerini hazırlaması, kaynak tahsisi, faaliyetlerin programlanması, yürütülmesi ve sonuçların toplumla paylaşılmasıdır. Tüm bunların yönünün, kapsamının ve ölçeğinin belirlenmesi için ise hem Türkiye Çerkeslerinin, hem anavatanın, ekonomik, politik, hukuki, sosyal ve kültürel yapılarının ve koşullarının bilimsel olarak araştırılması ve bu araştırmaların sonuçlarının kullanılması elzemdir.   Muzaffer Dinçer Ankara Çerkes Derneği Üyesi  nanMuzaffer Dinçer

Abhazya Bayrak Günü Kutlu Olsun

Ressam Valeri Gamgiya tarafından çizilen Abhazya Cumhuriyeti Devlet Bayrağı 23 Temmuz 1992 tarihinde kabul edilmiştir. Devlet bayrağının kabul edilmesi üzerinden bir ay geçmeden, 14 Ağustos günü Gürcistan Silahlı Kuvvetleri Abhazya'ya saldırmış ve 13 ay süren olan Ulusal Kurtuluş Mücadelesi sonucu işgalciler Abhazya'dan çıkarılmıştır. Abhazya Devlet Başkanı Sergey Bagapş'ın, 2008 yılında Abhazya Parlamentosu’na verilen kanun teklifini onaylaması ile 23 Temmuz "Abhazya'nın Bayrak Günü" olarak kabul edilmiştir. Her yıl Abhazya'da çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır. Abhazya Bayrak Günü'nü kutluyor, bayrağımızın sonsuza dek Abhazya semalarında dalgalanmasını diliyoruz. Kafkas Dernekleri Federasyonup>nanKaffed