Nart Akademi 2021 1.Dönem Programı

Üye Derneklerimiz ile birlikte hazırlamış olduğumuz KAFFED 2020-2021 Stratejik Planı kapsamında Derneklerimizin gençlik komisyonları ve üniversitelerdeki öğrenci topluluklarımızdan (ÜNİKAF) gençlerimizin katılımları ile yürütmekte olduğumuz Nart Akademi 2021 yılı seminerleri ile devam ediyor. Pandemi şartları nedeni ile planlandığı gibi yüz yüze yapılamayan ve online platformda sürdürülen seminerler, 26 Kasım 2020 tarihinde Şamil Jane’nin Nart Akademi ve Gençlik Eğitimi semineri ile başlayan çalışmalar, 10 Aralık 2020 Dünya İnsan Hakları Günü’nde Dr. Elçin Aktoprak’ın “Kimlik, Azınlıklar ve Haklar”; Mehmet Eser’in 24 Aralık 2020 tarihinde “Kültür ve Kimlik” seminerleri ile devam etmişti. Nart Akademi çalışmaları 2021 yılında da kimliğimiz, kültürümüz, tarihimiz, haklarımız ve örgütlü mücadelemize ilişkin seminerler ile devam edecek. İlk 3 aylık döneme ilişkin program şu şekilde: 14 Ocak 2021 – Türkiye’de Kimlik Mücadelesi ve Örgütlenmenin Gelişimi / Prof. Dr. Erol Taymaz 28 Ocak 2021 – Kimlik ve Etnisite / Doç. Dr. Cahit Aslan 11 Şubat 2021 – Modernleşme ve Milliyetçilik / Prof. Dr. Suavi Aydın 25 Şubat 2021 – İletişim ve Medyadaki Ayrımcı Dil / Prof. Dr. Sevda Alankuş 11 Mart 2021 – Kafkasya Kökenlilerin Hafıza Mekanları / Tuğba Erdem 25 Mart 2021 – Diaspora Çerkeslerinin Kimlik İnşası / Prof. Dr. Ayhan Kaya 8 Nisan 2021 – 1864 Sonrası Rusya’nın İskan Politikası / Dr. Murat Topçu 22 Nisan 2021 – 1864 Sonrası Osmanlı’nın İskan Politikası / Özcan Atıcıer Nart Akademi Seminerleri Haziran 2021 e kadar devam edecektir.nanKaffed

KAFFED Pandemi Zamanı İç Ekonomik Dayanışmayı Geliştirmek İstiyor

KAFFED Girişim ve İstihdam Komisyonu olarak KAFFED’e bağlı bütün derneklerdeki üyelerimizin mesleklerini, belirli bir sistem içerisinde sektörel olarak gruplara ayırmayı planladık.  Buradaki öncelikli amacımız; verilerin düzenli bir şekilde yer aldığı sistem içerisinde, herhangi bir meslek grubuna ait soydaşımızın, Türkiye’nin neresinde olursa olsun ihtiyacı doğrultusunda kendi mesleğindekilerle ve/veya diğerleri ile tanışması ve hızlıca iletişime geçmesiyle ekonomik ve sosyal fayda altyapısının oluşturulmasıdır. Ayrıca sektör deneyimi olan büyüklerimizin gençlere mentörlük yapması da hedeflenmektedir. Aşağıdaki linkte yer alan google forms’u doldurarak sizlerde bu çalışmaya katkıda bulunabilir, pandemi zamanında zorlu süreçte iç dayanışmamıza destek olabilirsiniz. . https://forms.gle/anvQsfGLfXAG9PB99strong>p> nanKaffed

Ludmila Hibba’yı Kaybettik

Federasyonumuzun yürütmüş olduğu Anadili öğretmenlerinin yetiştirilmesi çalışmaları kapsamında 2005 yılında eğitici olarak emek veren Ludmila Hibba’nın vefatını büyük bir üzüntü ile öğrenmiş bulunuyoruz. Kendisine Allah’tan rahmet; ailesine ve yakınlarına sabır diliyoruz. Kafkas Dernekleri Federasyonu Ҭыркәтәыла Қафкас Акультура Ахеидкыларҭақәа Рфедарациа, 2005 шықәсазы иеиҿнакааз, ахатәы бызшәа рырҵаҩцәа рахьыгӡара ҳапрограмма аҟны рҵаҩыс иҳамаз, аџьабаа ҳдызбалаз, ҳарҵаҩы, аҵарауаҩ, афилологиатә ҭҵаарадыррақәа ркандидат, Аҧсуа литература акафедра адоцент, Лиудмила Арзамеҭ-иҧҳа Хьыбба, лыԥсҭазара дшалҵыз ала иҳаҳаз ашәаџь, ахьаа-ду ҳнаҭеит. Аллаҳ иахьреиӷьо џьанаҭ гыларҭас илиҭааит. Лхәыҷқәа лымшра рзынхааит, ачҳара риҭааит. Қафкас Акультура Ахеидкыларҭақәа Рфедарациа. nanKaffed

Perıt Xase’den Bilgilendirici Videolar

Kabardey Balkar Cumhuriyetinde anavatana dönüş alanında çalışmalar yapan Perıt Xase (Perıt Derneği), eğitim, ziyaret, çalışma, oturum izni ve vatandaşlık konularında bilgilendirici videolar yayınladı. Videolara aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz: Anavatanda Çalışma İmkanları: https://www.youtube.com/watch?v=GXdVcQHVxpw&t=30sstrong>p> Anavatanda Eğitim: https://www.youtube.com/watch?v=RlA1ynwefq8&t=484sstrong>p> Turizm Amaçlı Anavatan Ziyareti: https://www.youtube.com/watch?v=G2W85Qb0Prgstrong>p> Özel Ziyaret Vizesi: https://www.youtube.com/watch?v=gVdT_Hf7ANw&t=11sstrong>p> Oturum İzni: https://www.youtube.com/watch?v=tTRC7qSqz1Istrong>p> Geçici Oturum İzni: https://www.youtube.com/watch?v=zEtLiLb7-ocstrong>p> Vatandaşlık: https://www.youtube.com/watch?v=hrgjiua6PZg&t=1sstrong>p> nanKaffed

Abhazyalı Esef Hapat’ı Kaybettik

Abhazya’ya geri dönenlerden, değerli arkadaşımız Esef Hapat’ı kaybettik. Uzun süre önce yakalandığı amansız Covid 19 hastalığı nedeniyle, önce Abhazya hastanelerinde, sonra Türkiye’de aylardır tedavi gören Esef Hapat, 1989 yılında yerleşmek üzere Abhazya’ya gelmiş, 1992-93 bağımsızlık savaşına katılmış, cephede kahramanca mücadele etmiş, savaş sonrasında Apsha Leon madalyası ile zaferini taçlandırmıştı. Hastalıkla yaptığı mücedeleyi de aylardır kahramanca sürdürdü, direndi ama sonunda maalesef yenik düştü. Abhazyamızın iyi yürekli, dürüst, yardımsever, dost canlısı ve her daim gülen yüzüyle çok sevilen evladı Esef arkadaşımızın yeri doldurulamaz, hiç unutmayacağız. Ailesine, dostlarına, çok sayıdaki sevenlerine ve camiamıza sabırlar diliyoruz. Аԥснытәи ҳашьа Есеф ҲАПАҬ дҳаԥхеит...p> Аԥсны ихынҳәыз, ҳаҭыр зқәыз ҳҩыза бзиахә Есеф ҲАПАҬ ишәаџь даара ҳагәы кылнаблааит. Аҿкы чмазара амшала, раԥхьа Аԥсны ахәышәтәырҭаҟны, нас Ҭырқәтәыла ахәышәтәырҭақәа рыҟны, зхәышәтәра иаҿыз Есеф ҲАПАҬ, 1989 шықәсазы иԥсадгьыл ахь ихынҳәыз, 1992-93 тәи ашықәсқәа рзы Аԥсны Ахақәиҭраз аибашьра иалахәыз, аибашра ахаҟынтә аҵыхәанӡа агәымшәара аазрыԥшыз, аибашьра ашьҭахь Аԥсҳа Леон медал занаршьаз,уаҩын. Аҿкы чмазара алагьы кыр аамҭа деиқәԥеит, аха аҵыхәтәан ачымазара мыжьда аиааит. Дыздыруа зегьы игәы цқьара, иуаҩра рхашҭӡом. Aӡәы ицхыраара бзиа избоз, аҩыза изы зыԥсы ҭызхуаз, ессқьынаагьы зхаиҿы ччоз, зегьы бзиа иеицырбоз, ҳҵеи лаша Есеф иҭыԥ ахырҭәаара уадаҩуп, уаҳхашьҭраны ҳаҟаӡам Џьанаҭ гларҭас иуауааит. Иҭәаацәа, иуацәа,иҭынхацәа, иҩызцәа, нас ҳуаажәлар зегьы, ачҳара ҳаиҭааит.p>nanKaffed

Anadilimizi Seçiyoruz

Çocuklarımızın ortaokullarda seçmeli derslerde anadilimizi öğrenmesi için sağlanan haktan toplumumuzun daha etkin şekilde yararlanabilmesi amacı ile üye derneklerimiz ile birlikte çeşitli çalışmalar yürütmekteyiz. Ders kitaplarının ve müfredatının hazırlanması, öğretmenlerin yetiştirilmesi ve ihtiyaç duyulan okullarda öğretmen temini konularında Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri ile koordineli şekilde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Seçmeli anadili sınıfı sayımızın artırılması; buna bağlı olarak da kadrolu anadili öğretmenlerimizin okullarımıza atanması amacı ile yürüttüğümüz çalışmaları ve taleplerimizi Milli Eğitim Bakanı Sayın Ziya Selçuk ve diğer yetkililer ile de paylaştık. 2021-2022 Eğitim ve Öğretim Yılı için ortaokul seçmeli ders tercihleri 4 – 22 Ocak 2021 tarihleri arasında yapılacaktır.  Okul müdürlüklerine verilecek dilekçelerde Adıgece (Kril esasına göre) ve Abazaca derslerinin seçilmesi; okullara verilen dilekçelerin fotokopisinin veya fotoğrafının muhafaza edilmesi süreç içerisindeki hak talepleri açısından önem taşımaktadır. Sınıf açılması için gerekli olan 10 öğrenci sayısına ulaşılamasa dahi, okulların açıldığı Eylül ayında bir hafta süre ile tanınan seçimlik derslerde değişiklik yapma hakkından yararlanılarak gerekli sayıya ulaşılabilecektir. Okulda sınıf açılmasının ötesinde toplumsal talebimizin devletin resmi kayıtlarına girmesi açısından da anadili derslerini seçme konusunda ısrarcı olmamız gerekmektedir.p> Öğrencilerimiz haftalık 6 saat ders seçebilmektedir. Haftada 2 saatlik Anadili Derslerini seçtikten sonra diğer derslerden  dilediklerini de ayrıca seçebilmektedir. Kimliğimizin temel belirleyici unsurlarından olan anadilimizi çocuklarımıza tanıtabilmek ve öğretebilmek için önemli bir hak niteliğindeki ortaokul seçmeli anadili derslerinin yaygınlaşması için toplumumuzun desteği hayati önemdedir. Kıymetli velilerimiz ve sevgili öğrencilerimiz anadili konusunda duyarlılık göstererek bu dersleri seçtikleri takdirde her aşamada Federasyonumuzun ve üye derneklerimizin tüm imkanları ile yanlarında olacağız. Pandemi şartlarından kaynaklanan zorluklara karşın toplumumuzun anadili konusunda gerekli duyarlılığı göstereceğine, gerek kendileri gerek akraba ve komşuları ile birlikte hareket ederek sınıf sayısının artırılmasına destek vereceklerine inanıyoruz. Pandeminin gelecek yıl da devam etmesi ihtimaline karşı da gerekli hazırlıklarımızı yaptık. Milli Eğitim Bakanlığı ile yaptığımız görüşmelerde Eğitim Bilişim Ağı (EBA) Dijital Eğitim Platformunda Anadili Derslerimize yer verilmesi talebimizi ileterek bu konuda içerik ve eğitici desteği sağlayacağımızı taahhüt ettik. Diğer yandan daha önceki yıllarda birçok şehirde güzel örneklerini gördüğümüz üzere, farklı etnik grupların mensupları olan velilerin de anadilimizi çocuklarına seçtirerek hem sınıfların açılmasına destek vereceklerine hem de komşuları ve dostları ile onların dilinde temel düzeyde de olsa konuşabilme imkanına çocuklarını kavuşturacaklarına inanıyoruz. Süreç içerisinde her konuda bilgi ve destek talepleriniz için Federasyonumuz Genel Başkan Yardımcısı ve Anadili Komisyonu sorumlusu Adnan Arslan (0505 2214284) ile ve bulunduğunuz şehirdeki derneklerimiz ile görüşebilirsiniz.p> Ortaokul 5.sınıflar Dilekçe Örneği https://kaffed.org/images/haber/federasyon/2021/5_Sinifta_Okuyacaklar.pdf?_t=1609708268strong>p> Ortaokul 6.sınıflar Dilekçe Örneği https://kaffed.org/images/haber/federasyon/2021/6_Sinifta_Okuyacaklar.pdf?_t=1609708268strong>p> Ortaokul 7.sınıflar Dilekçe Örneği https://kaffed.org/images/haber/federasyon/2021/7_Sinifta_Okuyacaklar.pdf?_t=1609708268strong>p> Ortaokul 8.sınıflar Dilekçe Örneği https://kaffed.org/images/haber/federasyon/2021/8_Sinifta_Okuyacaklar.pdf?_t=1609708268strong>p>  p> nanKaffed

Uzman Görüşü İle Dış Ticaret

KAFFED bünyesindeki Girişim & İstihdam Komisyonu tarafından gençlerimize ve üyelerimize yönelik eğitim ve girişimcilik çalışmaları kapsamında organize edilen ”Dış Ticaret" isimli 3 modülden oluşan sertifika programının ilk oturumu konusunda uzman eğitmenimiz Turan Akın tarafından 02 Ocak 2021 Cumartesi günü gerçekleştirildi. Yoğun ilgi gösterilen eğitime 130 kişi katıldı. İki saat süren seminere ilgi gösterenler, çalışanlar, yeni mezunlar, öğrenciler ve işverenlerimiz oldu. "İhracat Kavramları, Mikro İhracat, Temel Müşteri Bulma Yöntemleri, Dış Ticarette Sözleşmenin Önemi" konuları işlendi. Katılımcıların deneyim paylaşımı ile interaktif bir şekilde gerçekleştirilen eğitimin ikinci modülü 09 Ocak 2021 Cumartesi gerçekleşecek. Talebin çok yüksek olduğu bu eğitim için tüm katılımcılara teşekkür ediyoruz. Haber : Pelin FİDAN nanKaffed

Ortaokul Seçmeli Anadili Dersleri İçin Süreç Başlıyor

Federasyonumuz Anadili Komisyonu’nun Ortaokul Seçmeli Anadili Dersleri Alt Komisyonu, 4-22 Ocak tarihleri arasında ortaokullarda 2021-2022 eğitim yılı için yapılacak Anadili dersi seçimleri ile ilgili çalışmaları ele aldı. Ortaokul Seçmeli Dersleri ile ilgili daha önceki toplantılarda ele alınan konular ışığında, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 30 Aralık 2020 tarihinde yayınlanan yazıda belirtilen hususlar değerlendirildi. Nüfusumuzun yoğun olduğu yerlerde, daha önce sınıf açtırılan bölgelerin de tecrübelerinden yararlanılarak, daha fazla Seçmeli Anadili Dersi talebinin okullara iletilmesi için derneklerimiz ile birlikte yoğun bir şekilde çalışılması kararlaştırıldı. Sınıf sayısının artırılmasında karşılan engellerin aşılmasında ve Anadili öğretmenlerinin kadrolu olarak atanması konusunda Milli Eğitim Bakanlığı nezdinde girişimlere devam edilmesi kararlaştırıldı. Komisyon 4 Ocak 2020 Pazartesi akşamı tekrar toplanacak. {gallery}/haber/federasyon/2021/210102_Secmeli_Ders{/gallery}p>nanKaffed

Bir Yazar Bir Eser : HAFIZAM ÇERKESÇE – Sosyolog Doç. Dr. Ulaş Sunata

Türkiye’de, Çerkeslerle ilgili bugüne kadar yapılan en kapsamlı, en doyurucu “sözlü tarih çalışmasından” bahsetmek istiyorum.p> Büyük emek verilmiş, belgesel niteliğinde bir eserden; “Hafızam Çerkesçe” den.p> Çerkesleri yakından tanımak isteyenler, işte size harika bir eser! Çerkeslerin hafızasından süzülen en katışıksız, en saf, en berrak ifadeler.   “Hafızam Çerkesçe” de Çerkesler, yaralı yüreklerinde yaşattıkları Çerkesliği anlatıyor. Biraz ürkek, biraz çekingen…p> Kendi tarihlerini, kendi kültürlerini aktarıyor; Biraz gururlu, bir o kadar kurgulu…p> Anlatıcılar; duyduklarını, yaşadıklarını, hissettiklerini, acılarını, özlemlerini yüreklerinden akan sıcacık ifadelerle anlatıyor.p> Ancak bazı anlatılardaki ezberler, birbiriyle çelişen ifadeler, yanlışlar, eksikler ne yazık ki dikkatlerden kaçmıyor.p> PAHA BİÇİLMEZ BİR ÇALIŞMAp>  p> Ufku, dünyalar kadar geniş; yüreği, araştırma ve sorumluluk duygusuyla dolu; zarif, bir o kadar samimi insan Sayın Ulaş Sunata, paha biçilmez bir çalışma armağan etti Çerkes toplumuna.p> Çerkesliği, Çerkeslerle anlatan bu anlamlı proje, suskunların sesi olurken tarih ve kültür sevdalılarının nefesi oldu.p> Bu çalışmayla pek çok kapı aralandı, birçok sis perdesi açıldı, görüş mesafesi genişledi, köşe taşları iyiden iyiye belirginleşti.p> Yazarın, eserini anlatırken kullandığı kucaklayıcı dil, “ego” dan uzak mütevazı tavır, ziyadesiyle alkışı hak ediyor.p> SUNATA’DAN KÜLTÜRE BÜYÜK KATKIp>  p> Ulaş Hanım, iyi ki varsınız! İyi ki bu yola çıktınız, iyi ki bu konuyu seçtiniz!p> İyi ki bu toplumun gizli kalmış dünyasına ışık tuttunuz.p> İyi ki ortaya çıkan gerçekleri bizimle buluşturdunuz!p> İyi ki ekibinizle birlikte köy köy dolaşarak, kapıları çalarak, kaybolmaya yakın bilgi ve belgeleri derleyerek karanlıkta kalan pek çok gerçeği hayatla buluşturdunuz. p> Siz bu çalışmayla bu yaralı kültüre büyük katkı sağladınız! İyi ki sorumluluk bilinciyle, sosyal medyada ve çeşitli platformlarda bu kapsamlı projenin sonuçlarını paylaştınız!p> Çerkes toplumuna verilebilecek bundan daha güzel bir armağan olabilir miydi, ben bilmiyorum!p> Yüzünüzdeki mutluluk, yüreğinizdeki enerji hiç eksilmesin! Ailenizle, sıra dışı güzel eserlerinizle hep mutlu, hep huzurlu yaşayın.p> TÜBİTAK DESTEKLİ GENİŞ BİR ÇALIŞMA p>  p> “Hafızam Çerkesçe” Ulaş SUNATA’nın 2014-2015 yıllarında yürüttüğü TÜBİTAK tarafındanp> desteklenen “Türkiye’deki Diasporalar: Kuzey- Batı Kafkasya Halkları Örneği” isimli projenin bir ürünü.p> Bu çok zahmetli, oldukça başarılı saha çalışması, ilkleri de içinde barındırıyor.p> Bu eser, en kapsamlı saha çalışması olmasıyla bir ilk. Çerkesleri konu alan TÜBİTAK destekli çalışma olmasıyla bir ilk.p> Kapsamlı bir “Çerkes Diasporası Belgeseli” olması niteliğiyle bir ilk.p> Bir üniversitede düzenlenen “Çerkes Diasporası Konferansı” boyutuyla bir ilk.p> Bu son derece anlamlı çalışmanın mimarı değerli bilim insanı, sosyolog Sayın Doç. Dr. Ulaş SUNATA ve ekibine yürekten teşekkür ediyorum.p> İyi ki varsınız!   “BEN BU ÇALIŞMAYLA ÇERKES OLDUM”p>  p> “Ben Çerkes değilim ama bu çalışmayla Çerkesleştim” diyor Ulaş Sunata!p> Ve adeta “Kültürünüzün kıymetini bilin!” dercesine ilave ediyor  “Çerkesler, kültürü çok zengin bir kimlik sahibi”p> FARKLI BİR ÇALIŞMA FARKLI BİR ESER p>  p> Bu çalışmada, resmi tarihlerin, tarihçilerin ya da kahramanların dışında; yaşanan, gerçek tarihin peşinde koşulmuş.p> Sahaya gidilmiş, halkın içine girilmiş, köy köy gezilmiş, halkın duygu ve düşünceleri alınmış.p> Yani farklı bir tarih araştırma çalışması yapılmış.   Özellikle kırsal kesim, köyler seçilmiş, zira köyler, Sayın Sunata’nın da ifadesiyle tarihi ve kültürel değerlerin en iyi korunduğu mekânlar.p> “Bu projede Türkiye’nin Çerkes diasporasının yoğun yerleşik yaşadığı bölgelere gittik. Çalışma ekibimdeki öğrencilerimle 12 şehirde (Samsun, Çorum, Tokat, Sivas, Kayseri, Maraş, Adana, Osmaniye, Düzce, Bilecik, Eskişehir, Balıkesir) ve bu şehirlere bağlı 23 ilçede görüşmeler ve gözlemler yaptık.”p> “Toplam 342 kişiyle temas edildi. 5000 sayfalık önemli bir veri tabanı ve arşiv oluşturuldu.p> Saha çalışmasının tamamlanmasının ardından Çerkes diasporasının 17 önemli sivil toplum kuruluşunun temsilcileriyle ‘odak grup çalışması’ yapıldı. Odak grup çalışmasıyla, hedeflenen sahadan elde edilen veri ve bulguların STK temsilcileriyle tartışılması ve böylece sivil toplumun diasporik kimliğin inşasındaki etkilerinin açığa çıkması amaçlandı.”p>  “Böylece, özellikle köylerde yaşayan Çerkeslerin geçmişleri, hafızaları ve elbette ki bugünlerini nasıl kurduklarının anlatısı ortaya çıktı.”p>  p> Kitapta “Dinliyoruz” başlığıyla yaşları 82 ile 18 arasında değişen kadın ve erkeklerle yapılmış 30 görüşme aktarılmış.p>  p> “Yaşadıkları köyün tarihi, kendi kişisel tarihleri hatta hiç görmedikleri ama kendilerinden önceki kuşakların aktardıklarıyla anlatıya dönüşen görüşmeler bunlar.”p> Yapılan görüşmelerde Ulaş Sunata’nın yanı sıra Bahar Ayça Okçuoğlu, Sercan Saydam, Nazlı Hazar ve Narod Avcı da görüşmeci olarak yer almış.p>  p> EKİP ÇOK İYİ İŞ ÇIKARTMIŞp>  p> Ekip, ne tür sıkıntılarla karşılaştı bilinmez ama bilinen o ki bu ekip, çok iyi iş çıkartmış!p> Hangi taraftan bakılırsa bakılsın bu çalışma, çok büyük emeklerle oluşan farklı bir tarih okuması olmuş.p> KORKU VE ENDİŞE p>  p> Sunata, bir ifadesinde şöyle der, “Türkiye’de halkların çok farklı korkuları var. Bu yüzden konuşamıyorlar, duygu ve düşüncelerini rahat ifade edemiyorlar.”p> Kitapta aktarılan anlatıların detayına dikkat edilirse ifadelerdeki gizli korkular, endişeler ne yazık ki hemen fark ediliyor. İfadelerdeki farklılıklar, çelişkiler, tutarsızlıklar ezber, gurur, korku, endişe ve buram buram benlik de…p> Bilmem ki Çerkes toplumunun tarih ve kültür konusunda kafası hâlâ karışık mı?p> Zorunlu göç /sürgün ve kültürel değerlerle ilgili bilgilerin bu kadar farklı olması normal mi?  Anlatılar dikkatle incelendiğinde tutarsızlıkların yanında özellikle yaşlılarda kulaktan dolma ifade zenginliği, güncel siyaset, dinî olgular dikkatten kaçmıyor. p> Yazılı eserin çok az bulunduğu, okumanın oldukça zayıf olduğu bu dönemin özellikleri dikkate alınırsa ortaya çıkan manzara galiba çok da yadırganmamalı.p> SICAK TEŞEKKÜRLER UNUTULMAMIŞp>  p> Kitapta, zarif bir üslupla projeye katkı sağlayan tüm Kafkas derneklerine, muhtarlara ve katkısı olan diğer tüm kişilere tek tek teşekkür edilmiş.   “Ayrıca KAFFED’e bağlı derneklerin yöneticileri çok yardımcı oldular. Hatta bazı yörelerde dernek yoktu. KAFFED bizi o yörede çok aktif olan birisine yönlendirdi. Onlardan destek aldık, özveriyle çok yardımcı oldular bize.”p> Aynı zamanda Çerkes toplumunun örgütlülüğü övülmüş ve bu iletişim ağı kayda değer bulunmuş.p> KADIN KAHRAMANLAR p>  p> Hani zaman zaman duyduğumuz, “Çerkes kadınları, erkeklere göre çok daha cesur, onlar bildiklerini, duygu ve düşüncelerini çok daha açık yüreklilikle anlatır. Çerkes kadınları, sevgisini, nefretini, özlemini çok canlı tutmuş kişilerdir.” ifadesi bu eserle doğrulanmış gibi.p> BÂKİR BİR ALAN KEŞFETTİK p>  p> Araştırmayla ilgili bir soruya Sunata,“Biz bu çalışmayla bâkir bir alan keşfettik. Bu alan, çok verimli bir alan.” der.p> Son dönemde yaygınlaşan sözlü tarih çalışmalarıyla tarih daha gerçekçi bir şekilde aydınlatıldıkça gerçek tarih ortaya çıkıyor. Ayrıca, resmi tarihe göre sözlü tarih çok daha sıcak, çok daha samimi.p> VE ÇERKESLERİN ASIRLIK BOHÇASI AÇILDI p>  p> Uzun sözün kısası “Hafızam Çerkesçe” eseriyle Ulaş Sunata Çerkeslerin asırlık bohçasını açıyor. Bohçadan neler neler çıkmıyor ki: Zengin bir hafızanın ürünü asırların bilgi ve birikimi; acılar, özlemler, güzellikler, korkular, endişeler…p> Bohçadan çıkanlar, o acılı, o sancılı hikâyeler, o gülümseten anılar… Her şeye rağmen çok ama çok değerli.p> İyi ki bu bohça açılmış, iyi ki bu anılar ölümsüzleştirilmiş yoksa bu insanlık ve renkli kültür değerleri, bu birkaç asırlık kıymetli hazine, bohçada çürüyüp giderdi.p> Bir kez daha teşekkürler Ulaş SUNATA!p> Kitapta, uzun sayılabilecek oldukça anlamlı ifadelerin kullanıldığı bir ön sözle kısaca Çerkes tarihi özetlenmiş.p> Zengin dipnot ve geniş kaynakça ile canlı ve heyecanlı hale getirilmiş eser, gururla İLETİŞİM YAYINLARI logosunu taşıyor.p>  p> KAFDAV PROF. DR. HAYDAR TAYMAZ BİRİNCİLİK ÖDÜLÜ…p>  p> Eserde, “Diasporanın Sosyokültürel Hafızası Olarak Çerkes Köyü” çalışmasıyla Kafkas Araştırma Kültür ve Dayanışma Vakfı (KAFDAV) tarafından Prof. Dr Haydar Taymaz anısına düzenlenen “Sürgünün 150. Yılında Sosyokültürel Yönleriyle Çerkes Toplumu” adlı yarışmadan birincilik ödülü alan makaleye de yer verilmiş.p> Ayrıca kitabın sonunda Bahar Ayça Okçuoğlu imzasıyla “Sosyoloji Araştırmaları Dergisi” nde 2019 yılında yayınlanan “Türkiye’de Çerkes Diasporası: Kimlik İnşası ve Referansları” isimli çalışma da yer almakta.p> “EN BÜYÜK KAYIP DİL” p>  p> Çerkeslere, "bir bilmeyene anlatır gibi kendini, Çerkesliği" anlattırıyor.   Farklı yaş ve cinsiyet gruplarından, farklı coğrafi bölgelerden, kırdan ve kentten, farklı siyasi görüşlerden Çerkes bireyler, Çerkesler ve Çerkeslik hakkındaki algılarını yansıtıyor.p>  “Kültüre ait öğeler; düğünler, cenazeler, kadın-erkek ilişkileri, çocukların eğitimi, kölelik, thamadelik gibi bir dizi ortak konu biraz da nostaljik bir şekilde anlatılmış.”p> “Tarihin doğru ya da yanlışlığından ziyade bu tarihin Çerkesliklerine nasıl eklemlendiğini görmek çok ilginç.”   Anlatılara bakılırsa anlatıcılar, “Çerkes kültürüne ait en büyük kaybın dil olduğunu” düşünüyorlar.p>  p>  p> SOSYOLOG, DOÇ. DR. ULAŞ SUNATA KİMDİR?p>  p> 1975’te Antakya’da doğdu. 12 Eylül darbesi sonrası çocukluğunu İstanbul’da, 1992’den itibaren gençliğini Ankara’da yaşadı. ODTÜ’de istatistik lisansı yaparken çeşitli araştırma şirketlerinde çalıştı. Ardından ODTÜ Bilgi İşlem’de araştırma görevliliği sırasında sosyoloji yüksek lisansını tamamladı ve sosyoloji alanında doktora yeterliliğini aldı. Doktora çalışmasını DAAD ve Hans Böckler burs ödülleriyle Osnabrück Üniversitesi’nde Göç Araştırmaları ve Kültürlerarası Çalışmalar Enstitüsü’nde (IMIS) 2010 yılında bitirdi. Halen Bahçeşehir Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde tam zamanlı öğretim üyesi olarak çalışıyor.p> Türkiye’den giden göçlerin yanı sıra “Türkiye’deki diasporalar” başlıklı bir proje kapsamında Çerkes diasporası ve Suriyeli mülteciler üzerine araştırmalar yapıyor. Göçün ve kentin ilişkiselliği içinde disiplinlerarasılığı ve takım çalışmasını daha güçlendirmek amacıyla 2014’te kurulan Bahçeşehir Üniversitesi Göç ve Kent Çalışmaları Merkezi’nin (BAUMUS) kurucu direktörüdür. Ağırlıklı çalışma alanları toplumsal cinsiyet ve sınıf perspektifli göç ve diaspora konularıdır. Bu konularda yayımlanmış kitapları: Not a “Flight” from Home, But “Potential Brain Drain”, VDM Verlag Dr. Müller, 2010; Highly Skilled Labor Migration: The Case Study of ICT Specialists from Turkey in Germany, LIT Verlag, 2011. Bunların yanı sıra çok sayıda akademik makalesi yayımlanmıştır.p> ÇERKES ETHEM ve KAYBOLAN DİLp>  p> Yapılan görüşmelerde neredeyse herkesin üzerinde uzlaştığı iki başlık var. Bunlardan ilki Ethem Bey’e yapılan haksızlık, diğeri de kaybolan dil.p> “Ethem Bey, bir kahramanken bir anda ihanet eden Çerkes Ethem’e dönüşmüş. Bu da Çerkesler için bir tür ötekileştirme anlamı taşıyorp>  p> KÜRT SORUNUNA BAKIŞp>  p> Anlatılara bakılırsa genç Çerkeslerin Kürtler ve Kürt sorunu üzerine yaklaşımları yaşlıların yaklaşımlarından çok farklı.p> Yaşlılar, bizi asla Kürtlerle karıştırmayın biz bölücü değiliz derken gençler, Kürt sorununun barışçıl ve demokratik çözümüne yaşlılara göre çok daha olumlu yaklaşıyor.p> ÇERKES KADINLARIp>  p> Kadınlar, çok daha açık ve deyim yerindeyse “dobra dobra” bu konu hakkında konuşabiliyorlar.p> Karşılaştırmalı baktığınızda kadınlar erkeklere göre bu konuda konuşmaya çok daha açıklar.   ÇERKES MİSAFİRPERVERLİĞİ EKİBİMİZİ ŞİŞMANLATTIp>  p> “Çerkesler’de gelenek olarak bir misafirperverlik vardır bilinen. Bunun üzerinden “bizim misafirperverliğimiz çok iyidir” ispatı çabası da yaşanır. Biz de bu misafirperverliğe nail olduk, gayet güzel karşıladılar. Bol miktarda “haluj” yedik, zaman içinde ekip şişmanladı…”p> “VATANDAŞ TÜRKÇE KONUŞ!”p>  p> “Çerkesçe’nin yok oluşu, dilin tükenişi, “Vatandaş Türkçe konuş!” kampanyalarından sonraki halleri, ilkokula başlayış hikâyeleri, çocuklarına Çerkesçe isim verememe hikâyeleri bunların hepsi bir anlam bizim için, oradan çıkan bir tarih var.”p> “Yani diasporanın kendi içinde bir tarihi var. O tarih içinde de farklılaşmalar oluşuyor tabi.p> Bu kimlik tanımlama serüveninde, kişinin daha çok Müslüman kimliği, dini kimliği ön plana çıkabiliyor ya da milli kimliği, etnik kimliği gibi çeşitlenebiliyor.”p>  p> ÇALIŞTAY BÜYÜK İLGİ GÖRDÜp> “Diaspora örgüt temsilcilerinin katılımıyla yaptığımız çalıştayda mümkün olduğu kadar farklı görüşten kurum, dernek, inisiyatif ve vakıftan kişilerle görüşmeler düzenledik.p> Amacımız, sivil toplumun diasporik kimliklerini nasıl inşa ettikleri, kendilerine nasıl bir kimlik düşündükleri ve taleplerinin neler olduğu üzerinden gelişti.”p>  p> KİTAPTAKİ İLGİ ÇEKİCİ BAZI KÜÇÜK BAŞLIKLARp>  p> Düğünlerimiz, / Asimilasyona İnat Adetlerimiz / İtaatkârdık İhanetle Suçlandık / Çerkesçe Eğitim Dili Olmalı / Kölelik / Çocuklarımıza Çerkesçeyi Öğretemedik / Wunafe /  Thamade / Çerkes Milliyetçiliği / Soykırım / Türkiye’de Çerkes Kızı Olmak / Çerkesler Medeniyet Getirdi / Aynı Ağacın Dallarıyız / Vatandaşım Ama Çerkesim / Dil de Xabze de Kalmadı / Köleden Kız Alınmaz / Ermenileri Sürmüşler / Devlet Bizden Korkmasın / Çerkes Ethem / Çerkesliği Evde Kullan / Yeter ki Kültürümüz Asimile Olmasın / Bu Vatan ve Devlet Benim / Ermeni Köylerine Yerleştik / “Çerkesim!” Demek Yasaktı / Kadına Saygı / Okulda “Çerkesim!” Demekten Utanıyorduk / Siyasette Temsiliyet / Göç Değil Sürgün / Yabancıyla Evlenmek / Yazılı Olmayan Anayasamız Var / Sülaleler ve Armalar / Sürgünden Sürgüne / Kaşenlik / Xabze Eskisi Gibi Uygulanmıyor / Sesimizi Kürtler Sayesinde Duyurduk  p> KİTAPTANp>  p> Osmanlı İmparatorluğu’nun muhacir kabul siyasetine ilişkin üç ayrı görüş göze çarpmaktadır ilk görüş: Osmanlının İslamiyet ve insaniyet adına muhacirleri kabul ettiğidir.p> İkincisi: Osmanlının göçmenleri istememesine rağmen onları kabul etmek zorunda kalmıştır.p> Bu görüş nüfusunu arttırmak için göçün teşvik edildiği iddiasını doğru bulmaz. Son görüş ise Osmanlı idaresinin güçlü bir kaynak olarak gördüğü muhacirlere gayet davetkâr davrandığı yönündedir. (s.33)p> “Şimdi mesela Başbakan Kürtçe radyo, televizyon kanalları ilan etti. Bizim Çerkesler de Çerkesçeyi öğretmen bulunursa okutmaya başladılar. Tabii ki biz de bunu destekliyoruz, onlar destekleniyor da niye bizim Çerkesler desteklenmesin?” (s.54)p> “Eskiden bizim düğünlerimiz iyiydi çok güzeldi, şimdi de iyi yapıyorlar ama evvel düğünlerimiz daha güzeldi. Büyük ayrıydı, küçük ayrıydı saygı vardı yavrum. İçki yoktu! Şimdi millet biraz içkiye veriyor kendini.” (s.59)p> “Bey sülalesiydi bunlar. Ağalar ayrı, köylüler ayrı bizde...” ( s.61)   “Atatürk Samsun’a çıktığında kaç kişi vardı yanında biliyor musun? Beş kişilerdi. Atatürk hariç, dördü Çerkesti. Vatana ihanet eden bir tane Çerkes bulamazsın!” (s.67)p> “Ethem’in ölüsü... Ethem’in mezarı nerede? Ürdün’de Çerkes Camisi avlusunda. Niye kalmadı Yunanistan’a kaçtıysa Yunanistan’da? Ethem, kaçmadı, Etham’i yaşatmayacaklardı, mecburen çıktı. Siyasetti hepsi.” (s.68)p> “Her Türk köyünde üç beş hane Çerkes var... Çerkesleri Rumlarla Türklerin arasına yerleştirmişler. Bizim üst tarafımız Rum köyü…” (s. 69)p> “Çerkeslerde yaşlılara Thamade dederler, yaşlılar ne derse odur, gençler ona uyar. Biz Çerkeslerin bir anayasası var, değişmez ““heynape” -ayıp- dedin mi giden kurşun durur” derlerdi.” (s.71)p> “Ben Çerkesçe biliyorum ama kullanmıyoruz pek! Aile içinde hiç konuşmadık, onun için çocuklar da hiç öğrenmedi. Çok büyük bir yanlışlık yaptık… Evde hiç konuşmadık, konuşulmayınca da kayboldu...p> Gençler bilmiyor, yaşlılar da tercih etmiyor. Türkçe daha kolayımıza gidiyor.” (s.73)p> “Çerkesçenin kaybolmaması için eğitim dili yapılması lazım, yapılmazsa zaten biter bu dil, bu kültür.” (s.74)p> “Biz Çerkesiz ama Türk vatandaşıyız, Türkiye’ye bağlıyız. Dedemiz burada doğmuş, babamız burada doğmuş, biz burada doğmuşuz, biz burayı vatan olarak kabul ettik.” (s.75)p> “Buraya geldiklerinde burada birkaç hane Türkmüş. “Gözleri mavi göğ göğ Çerkesler. Giydikleri deri, yedikleri darı, gözleri göğ göğ” diye söylenmiş de korkup kaçmışlar Çerkeslerden. “Ayrı bir mahlûk geldi.” Demişler.” (s.76)p> “Benim en ufak oğlum Çerkesçeyi anlıyor ama konuşunca Türkçe cevap veriyor. Dili dönmüyor, düzgün söyleyemiyor. Diğerleri güzel Çerkesçe konuşuyor en ufağı beceremiyor...p> Benim torunlar da diyor ki “Babaanne, ne olursun, bize Çerkesçe öğret!” “ (s.79)p> “Çerkeslerde ayıp var, günah yoktu. Evlat sevmemek ne demek, böyle sanki yabancı gibi davranırlar.” (s. 83)p> “Biz çocuktuk, aklımız ermedi ki dedelerimize, “Ne zaman geldiniz, nasıl geldiniz?” diye soralım, öğrenelim şimdi pişman oluyorum. Büyükler şimdi olsa da öğrensek, sorsak diyorum. O zaman hiç aklımıza böyle şeyler gelmedi.” (s 88)p> “Düğünlerimiz davullu zurnalı oluyor ama eskiden Çerkeslerin düğünü mızıkalı olurmuş, mızıka çalarak gençler, kızlar erkekler toplanıp böyle halka olurlarmış.” (s. 91)p> “Aynı sülaleden evlenmeme eskidendi. Şimdi kalktı. Böyle bir şart aranmıyor. Kim kimi beğenirse, kim kimi severse, kim kimi isterse evleniyorlardı.” (s.92)   “Okulda Çerkesçe konuşmamız yasaktı, o yüzden pek konuşamıyorduk, hocalarımız kızarlardı bize. Ara sıra ağzımızdan Çerkesçe bir kelime kaçtı mı hemen bize vuruyordu. Bizi Çerkesçe konuşturmuyordu. Hoş tabi öyle olmasa Türkçeyi nereden bilecektik? Gerçi öğrenirdik ama işte küçüklüğümüzde öğrendik Türkçe’yi...” (s.98)p> “Bana kalırsa hepimiz Türküz ama dilimizi sorarlarsa Çerkes demeliyiz.” (s. 99)   “ “Dilimizi, kültürümüzü kaybettik” diyenlerin çocuklarına git, hiç birisi Çerkesçe konuşamıyor. Dil konusunu devletten istemeyeceksin, kendin isteyeceksin. Sen kendin çocuğuna dilini öğretmezsen, öğretemezsen devletten istemeyle olmaz o.” (s.103)p> “Tabi biz ne kadar Çerkesiz desek de kendimize aslında biz, Türk asıllı, Osmanlı Müslüman destekli bir grubuz… İşte burada yaşıyoruz Türk asıllı olarak. Türk nüfus kâğıdı taşıyoruz Çerkes özelliklerimiz de var.” (s.108)p> “Şimdi bu köyün içerisinde bu evlerde Çerkesçe konuşulmayan ev yok ancak torunlar falan okula gidenler gelince biz de Türkçe konuşuyoruz.” (s. 111)p> “Ben Türkiye’de Çerkesçeyi eğitim dili olarak görmek istemiyorum… Çerkesçe eğitim gördüğün zaman milli eğitimde bir ayrımcılık çıkar. Bu geminin içinde hepimiz varız, geminin delinmesi bize gelmez.” (s.112)p> “Herkesin hakkına saygılı olacaksın. Ben Kürdüm Kürtçe konuşacağım, ben Çerkesim, ben mızıka çalacağım sesimi dinleyeceksin, öyle bir şey yok! Kendi görüşlerini kendi kulağın duyacak kadar söyleyeceksin! Halkın özel bir sesi var, sokakta olmaz.” (s. 113)p> “Kendine sadece Türk deyip Çerkesliğini kabul etmeyen insanlar var... Çerkesler de Türk boyundan, neticede Türklerden ayrı bir boy değil Çerkesler.” (s.114)p> “Bizim Çerkesler çok büyük zulüm çektiler... Çerkeslere ne işkenceler yapıldı. Kızlarını aldılar, Osmanlı padişahına peşkeş çekildi.” (s. 115)p> “Çerkes milleti, dünyaya güneş gibi doğan, medeniyeti saçan, yayan ve millete millet olduğunu bildiren bir millet...” (s.116)p> “ “Türküm, doğruyum, çalışkanım!” hepimiz okuduk. Kürtler buna karşı çıktı. Ya ben Kürt’üm diyor adam…” (s.119)p> “Düğünlerde öküz arabasına bir koyun koyarlardı, bir de “haluj” ile “metaz” yaparlardı hepsini arabaya koyup o akraba haneye yardım götürürlerdi.” (s.133)p> “Bizim toplumumuzdaki en önemli şeylerden biri thamadelerdi. Thamade demek o toplumun başı demek. Bir büyük olarak thamadelere çok saygı duyulur, sevgi duyulurdu.” (s.146)p> “Çok zengin Çerkes bulamazsınız ama evine girince “Nereye otursam?” diye düşünmeyeceğiniz kadar temizdir bir kere Çerkesler...” (s.185)p> “Mesela Uzunyaylada 65 pare köyün diyebilirim beşte biri kaldı. Büyükşehirlere göç ettiler, göçüp gittikten sonra da tabi evlilik de anne de usul de pek kalmadı.” (s. 202)p> “O güne kadar Ethem Bey olarak anılırken sonra Çerkes Ethem oluyor. Ethem’in bütün sülalesi buradan sürüldü... Bütün Çerkesleri etiketlediler ama artık biz Ethem’in nâşının bir an önce Türkiye’ye getirilmesini istiyoruz.” (s.210)p> “E ben de kendi dilimi unutmak istemiyorum. Kürtlerin bu anlamdaki istek ve taleplerini de gerçekten destekliyorum. Şu da bir gerçek Kürtler kadar biz dilimizi koruyabilmiş değiliz çünkü onlar kadar toplu hallerde şehirde yaşamıyoruz.” (s.224)p> “Çerkeslerde büyüklerin yanında çocuklar sevilmez, kucağa alınmaz…p> Ben hayatta babamın bize sarıldığını yanına oturttuğunu görmedim. Hiçbir zaman bir sevgi eksikliği görmedik. Sevdiğini biliyoruz yani sözleriyle, bakışlarıyla hissettiriyorsun.” (s.228)p> “Çerkesler toplumda sevilir, sayılır ama mutlaka bir ayrımcılık vardır. Bunu direk yüzümüze söylemezler ama hissedersin.” (s.231)p> “Hiç Çerkes ismi ile anılan köy yok. Köyümüzün daha önceki ismini bilmiyorum. Çünkü zaten bizden önce buralar Ermenilerinmiş. Çerkesçe isim koydularsa da şu anda yok.” (s.233)p> “Osmanlı bizi kabul etmiş sağ olsun ama bizi en kötü yerleri yerleştirmişler. Sazlık, bataklık, sivrisinek dolu…” (s.233)p> “Bir de biz Çerkeslerde küfür yoktur. Hele de bir kadının yanında çok ayıptır, asla küfür edilmez... Bizde misafirin dili, dini, ırkı fark etmez, başımızın üstünde yeri vardır yani ne olursa olsun çok değerlidir.” (s.235)p> “Şimdi derneklerde bilinçli olan gençler olarak etkinlikler yapmaya çalışıyoruz. Üniversitelerde etkinlikler yapmaya çalışıyoruz. Çerkes gençlerine kültürü hatırlatmaya çalışıyoruz… Biz büyüklerimizden bu bayrakları devraldık, bu şekilde bizden sonraki nesle taşıyoruz.” (s.248)p> “Osmanlının bizi alma sebeplerinden birisi asker olarak kullanmasıydı. Çünkü Çerkesler buraya 150 yıl önce geldiği zaman Osmanlının çöküş, yıkım dönemiydi. Askere ihtiyacı, güce ihtiyacı vardı.” (s.249)p> “Çerkesler Osmanlıyı İslam âleminin merkezinde gördükleri için geldiler. Kurtuluş Savaşı’na giderken bile çok doğru düzgün Türkçe bilmiyorlardı.” (s.256)p> “ “Çerkesim, ben Çerkesim kardeşim!” Dediğin zaman bu vatana ihanet edeceğini düşünen insanlar var.” (s.257)p> “Kurtuluş Savaşında herkes yan yana savaştı. Çerkesler de vardı, Türkler de vardı, Lazlar da vardı, Kürtler de vardı. Herkes birlikte savaştı o zaman herkes kahramandı.” (s.258)p> “Çerkeslerin mahkemeleri ve cezaevleri olmaz. Yani orada böyle bir şey yoktu.” (s.259)p> “Yani benim aileden gelen bir görüşüm, Çerkes ile Çerkes evlenmeli ki senden sonraki nesil de senin gibi yetişsin... Dışarıdan evlilikler, kültürü fazlasıyla etkiliyor…” (s.262)p> TEMENNİp>  p> “Hafızam Çerkesçe” nin çok daha fazla kişiye ulaşması, çok daha fazla kişi tarafından okunması, eserden toplumumuzun âzâmi derecede istifade etmesi temennisiyle...p> nanYemuz Nevzat Tarakçı )

Güney Osetya Cumhuriyeti Türkiye Tam Yetkili Temsilcisi Remzi Yıldırım’ı Kaybettik

İstanbul Kafkas Kültür Derneğimizin önceki Başkanlarından ve Güney Osetya Cumhuriyeti Türkiye Tam Yetkili Temsilcisi ХЪАНЫХЪУАТЫ Remzi Yıldırım’ın vefatını büyük bir üzüntü ile öğrenmiş bulunmaktayız. Beylikdüzü Çakmaklı Mezarlığı’nda saat 15:30 da kılınacak cenaze namazı sonrası defnedilecektir. Merhuma Allah'tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve toplumumuza sabır diliyoruz. Kafkas Dernekleri Federasyonu Taziye: +90530 524 13 54 Pınar Yıldırım   (Kızı) +90532 788 30 05 Vildan Yıldırım (Kızı)  nanKaffed