Kıyafetle Taşınan Kimlik / Hajemıgue Kadriye ÇELEN BAYKALDI

Hajemıgue Kadriye ÇELEN BAYKALDI

Ben Hajemıgue Kadriye ,

Gençlik yıllarımdan beri Çerkes derneklerinde vakit geçiren biri olarak, son yıllarda Mersin Çerkes Derneği’nin yönetiminde ve çeşitli kademelerinde görev aldım.

Mersin derneğimize Ankara’dan gelen gönüllülük ve sorumluluk bilinciyle bizlere bilgilerini aktaran el sanatları eğitmenlerimiz sayesinde, Nartların mirası olan kadim Çerkes kültürünün en önemli unsurlarından biriyle, Çerkes el sanatlarıyla tanıştım. Her motifte bir anlam, her desende bir hikâye olduğunu fark ettiğimde içimde tarifsiz bir ilgi ve heyecan doğdu. O günden bu yana Çerkes el sanatlarına dair ne varsa öğrenmeye çalışıyorum.

Geçtiğimiz günlerde Kafkas Dernekleri Federasyonu (KAFFED) ve Ankara Çerkes Derneği tarafından düzenlenen Çerkes giyim atölye programına katılma fırsatı buldum. Bu program benim için sadece bir kurs değildi. Çerkes kıyafetlerinde kullanılan motiflerin anlamlarını, hangi kıyafetin nerede ve nasıl taşınması gerektiğini öğrenirken, aslında atalarımızın dünyaya bakışını, estetik anlayışını ve toplumsal düzenini daha derinlemesine öğrenmiş oldum.

Biz diasporada yaşayan çerkeslerin ; dilimizi, kültürümüzü, el sanatlarımızı, giyim kuşamımızı, yani somut ve somut olmayan tüm kültürel mirasımızı korumak omuzlarımızda bir sorumluluktur. Eğer biz sahip çıkmazsak, zamanla unutulacak ve bir kültür unutulduğunda, sadece gelenekler değil, bir halkın hafızası eksilecektir.

Atölye çalışmasında her yeni bilgi öğrendiğimde içimde hem büyük bir sevinç hem de derin bir hüzün vardı. Sevinçliydim; çünkü atalarımızın ne kadar zarif, ne kadar ince düşünceli olduğunu bir kez daha gördüm. Hüzünlüydüm; çünkü anavatanımızdan uzak oluşumuzun ağırlığını bir kez daha hissettim.

Kültürümüzle ilgili öğrendiğimiz her bilgi, unutulmaya yüz tutmuş bir değerin yeniden canlanması demek. Birbirimizle paylaştığımız her bilgi, bir sonraki nesle uzanan bir köprü demek.

Bu vesileyle, bu kıymetli programı düzenleyen Kafkas Dernekleri Federasyonu (KAFFED) ve Ankara Çerkes Derneği Yönetim Kurullarına ayrıca Anavatandan gelen kıymetli eğitmenlerimize gönülden teşekkür ediyorum. Sadece bir eğitim düzenlemediler; hafızamızı tazelediler, kalbimize dokundular, bizi köklerimizle yeniden buluşturdular.

Bizim kültürümüz bir kostümden, bir motiften ibaret değil. O motiflerin içinde saygı var, zarafet var, ahlak var, tarih var. Dilimizde kimliğimiz, kıyafetlerimizde ve el sanatlarımızda ruhumuz saklı. Eğer biz sahip çıkarsak yaşayacak, biz öğrenir ve öğretirsek güçlenecektir.

Share