Geleceğimize Yön Vermek Elimizde

Geleceğimize Yön Vermek Elimizde

Kafkas Dernekleri Federasyonu (KAFFED) bünyesinde Nart Akademi Komisyonu tarafından düzenlenen “Meşe Altı Toplantıları”nın bu yıl üçüncüsü 4 Nisan 2021 Pazar günü gerçekleştirildi. Toplantının konusu küreselleşen dünyada diasporanın sürdürülebilirliği ve geleceğiydi. Toplantıya farklı ülke ve şehirlerden, farklı bakış açılarına sahip gençler katıldı. Katılımcılar saygılı ve anlayışlı bir tavırla görüşlerini belirttiler, fikirlerini tartıştılar.

Yazıya gündemdeki terimlerin tanımlarını belirterek başlama gerekliliğini duyuyorum. Küreselleşme; ürünlerin, fikirlerin, kültürlerin ve dünya görüşlerinin alışverişinden doğan bir uluslararası bütünleşme sürecidir. Diaspora; çok uzun bir zamandan beri bir kavim, ulus veya inanç mensuplarının ana yurtlarından koparak veya koparılarak başka yerlerde azınlık olarak yaşamaları durumu ve bu durumda azınlık olarak yaşayan topluluk. 

Toplantının başlangıcında katılımcılara küreselleşmeyle birlikte diasporanın sürdürülebilirliğinin mümkün olup olmadığı soruldu. Katılımcıların çoğunluğu bu soruya olumlu cevap verirken haklı tedirginliklerini de eklediler. Aslında verilen tüm cevapların en önemli özelliği tedirginlik içermeleriydi. Çerkes halkı olarak, yaşadığımız bu tedirginliğe vereceğimiz reaksiyonun küreselleşme sürecinde halkımızın geleceğini belirleyeceğini düşünüyorum. 

Küreselleşmenin en önemli riski, tek tipleşmenin etkisiyle farklılıkların ve toplumların karakteristik özelliklerinin erozyona uğrayarak azınlıkların yok olmasıdır. İçinde bulunduğumuz koşullar göz önüne alındığında, anavatana kıyasla diasporada küreselleşmenin olumsuz etkileri daha net görülecektir ve daha fazla riski ile karşılaşılacaktır. Bu tektipleşme riskini önlemeye yönelik olarak toplantıda markalaşma fikrinden bahsedildi. Markalaşma, halkımızın karakteristik özelliklerinin kaybolmasını önlemede, anavatan ve diasporadaki soydaşlarımızın kalkınmasında ve dünyada kamuoyu oluşturulmasında önemli bir yöntem olabilir. 

Dünya üzerindeki hiçbir devlet veya büyük organizasyon, kendi içinde fikirsel olarak ayrışarak nispeten etkisiz gruplara bölünmüş bir halkın gerçek sorunlarına önem vermez ve çözüm bulma çabasına girmez. Ek olarak bu gruplar arasındaki çekişmeden faydalanarak bunlardan bazılarını kendi çıkarı için kullanır. Bu bakış açısıyla yaşadığımız toplumların her kesiminde bulunan soydaşlarımız arasındaki iş ve belirli konulardaki fikir birliğini sağlamak ve nüfuz oluşturmak için hali hazırda kurulu olan çeşitli üst kuruluşların genişletilerek güçlendirilmesi gerekmektedir. Kendi aramızda güçlü birlik ve dayanışma yapısını sağlayıp gerçek sorunlarımızın farkına varmalıyız. Başkalarından beklemeden önce kendimiz bu sorunlara karşı çözümler üretmeli, olası sorunlara karşı önlemler almalıyız. Bu noktadan sonra organizasyonlarla sorunlarımızın çözümleri için iş birliği fırsatı bulabiliriz. Kendi geleceğimizi ancak bu yolla sağlam temellere oturtabiliriz.  

Küreselleşmenin en önemli avantajı, iletişimin kolaylaşması ve güçlenmesiyle birlikte diaspora ile anavatan arasındaki ilişkilerin gelişmesi ve dünyanın her yerindeki soydaşlarımız arasındaki bilgi alışverişinin artması olacaktır. 

Çerkes halkının geleceği, diaspora ve anavatanın birlikte güçlü bir şekilde var olmasıyla sağlanabilir. Anavatan ve diaspora arasında ayrıştırma yapılmamalı, varlık mücadelesinin birlikte verildiği unutulmamalıdır. Aradan geçen 157 senede anavatan ve diaspora arasında farklılıklar gözlenmesi normaldir; zira bu süreçte Çerkes halkı, diaspora ve anavatandaki Çerkesler, farklı devlet yönetimleri altında farklı süreçler geçirdi.

Çerkes halkının uzun vadeli, gerçekçi ve mantıklı planlara ihtiyacı vardır; çünkü içinde bulunduğumuz siyasi ve ekonomik koşullar büyük ihtimalle kısa vadede ciddi değişiklikler göstermeyecektir. Bu planlar, 5-10 senelik olmaktan ziyade daha da uzun süreleri kapsayacak şekilde, aşamalı olarak hazırlanmalıdır. Eğer şu an ve geçmişte olduğu gibi kısa vadeli planlar yaparsak anavatana geri dönüş ve Çerkesya fikirlerimiz hayal olarak kalacaktır. Ancak unutmamalıyız ki geleceğine yön verme gücü Çerkes halkında vardır.

    

  

yukarı çık