Güzel Günler Göreceğiz

Güzel Günler Göreceğiz

KAFFED Gençlik Çalıştayının ikincisi diasporanın kalbi Ankara Çerkes Derneğinde gerçekleşti.

Önceki çalıştaya kıyasla daha kısıtlı bir sürede gerçekleşmesine rağmen daha belirli konuların ele alındığı bir etkinlik oldu. Araştırma yarışması ile halkımızın genel durumu ve kurumlarımıza bakış açısı hakkında sunumlar yapıldı, emek veren tüm arkadaşlara teşekkür ederim. Ancak yine terminolojik açıdan belirsizliğin hakim ve  kullanılan söylemlerin tutarsız olduğunu söyleyebiliriz. Adıgece(?) diye bir dil olmamasına rağmen ankete katılanların %70inin anadilini Adıgece olarak tanımlaması bunun güzel bir örneğiydi. Kimsenin anadilim Adıgece demediği aşikar ancak Çerkesce dememek için türetilen bu ismin neden kullanıldığını, neden bir kişinin de çıkıp  "Adıgece ne yahu, bizim dilimiz Çerkescedir"  demediğini anlamıyorum. Madem her halkın kendine verdiği ismi kullanmak lazım, o zaman Adıgece diyenleri Nohçice, Apsuaca, Galgayca, Digoronca vs demeye de davet ediyorum.

Süreyi kullanma konusunda yaşanan anlaşılabilir bazı aksaklıklardan ötürü çalıştayın en önemli konularından biri olan KAFFED Gençlik Meclisi üzerine maalesef konuşulamadı, ki zaten Gençlik Meclisi konusunda ayrı bir toplantı yapılması gerektiği kanaatindeyim.

Sn. Muhittin Ünal'ın  dile getirdiği Nart Kart uygulamasının tekrar gündeme getirilmesinde de fayda var. Kart kullanımları sonucu alınan komisyon ile Çerkesya'da okuyan öğrenciler için bir fon oluşturulabilir.

Nart Akademi  yine önem arz eden bir diğer konuydu. Çerkes halkının önemli bir sorunu da karar alma mekanizmalarında gençlerin yer almamasıdır. Dernek yönetimlerine baktığımız zaman yaş ortalamasının yüksek olduğunu görüyoruz. Yönetimlerin gençleşmesi için Çerkeslerin henüz gençken yöneticilik yapabilecek birikime ulaşabilmesi gerekiyor. Bunun için Nart Akademi gibi örgütlü eğitim programlarına ihtiyaç var.

Kısa, orta ve uzun vadeli hedeflerin belirlenmesi ve belirlenen sürelerin sonunda hedeflere ulaşılıp ulaşılamadığının denetlenmesi ile teorik bilgilerimizi pratiğe aktarabiliriz. En önemlisi ise günü kurtarmaya değil geleceği örgütlemeye odaklanmak ve buna göre hareket etmek olacaktır. Bunun için her halk gibi bir gelecek vizyonuna sahip olmalı, Çerkesya ideali etrafında birleşmeliyiz. Dilimize, Xabzemize ve tarihimize sahip çıkmalıyız.

Bunların dışında çalıştay da dahil olmak üzere hemen hemen girdiğim her ortamda gördüğüm bir yanlışlıktan da bahsetmek istiyorum. Kendimizi nasıl tanımlıyorsak o şekilde tanıtırız. Özelikle Çerkes gençlerinin ulusal kimliklerine sahip çıkmadıklarını görmek çok üzücü. Bir Abhaz genci kendini tanıtırken Apsuayım, Aşkaruwayım, Aşuwayım vs değil, Abhazım ya da Abazayım der. Aynı şekilde bir Oset ben Iron ya da Digoronum değil Osetim/Alanım der, olması gereken de budur. Ancak biz Çerkes(Adıge) gençleri olarak ulus öncesi feodal/bölgesel kimlikleri ulusal kimliğimize tercih ediyoruz. Misal, çalıştaya katılan gençlerin çok büyük bir kısmının Çerkes(Adıge) olmasına rağmen kendini "Ben Çerkesim" şeklinde tanıtan yok denecek kadar azdı. Bu ne  yaman çelişkidir böyle. Kabardey, Şapsığ gibi alt kimlikleri öne çıkarmak, kendini bu şekilde tanımlamak Çerkes ulusal bilinciyle çelişir, bizi böler, birliğimizi zayıflatır. Birlikteysek güçlüyüz diyoruz ama tek bir kimlik altında bile birleşemeden birliktelik beklemek nafile olur.  Bu nedenle Çerkes gençlerini bu yanlıştan dönmeye, kendilerini Kabardey, Şapsığ vs olarak değil, kendi ulusal kimlikleri olan Çerkes(Adıge) ile tanımlamaya, Çerkes ismine sahip çıkmaya davet ediyorum.

Tanımlara ve isimlendirmeye fazla takıntılı olduğumu, asıl sorunumuzun bu olmadığını düşünenler, terminoloji doğru olsa sorunlarımız çözülecek mi diye soranlar olacaktır. Ancak şunu bilmekte fayda var; bir şey yapmak için önce "ne" yapacağımızı bilmemiz gerekir.

Son olarak, çok değil bir kaç sene önce "Çerkeslerin Vatanı Çerkesya'dır"  yazdığı için, dönemin dernek yönetimi tarafından anlamsız bir şekilde tepki gösterilmiş biri olarak, bu toplantıya Çerkesya Gençliği kimliğimle katılabilmek benim için önemli bir detaydı. Sadece gençlik komisyonları ve Ünikaf gruplarının değil, informel gençlik oluşumlarının da yer alması, KAFFED çatısı altında Çerkesya vizyonuna da yer olması sevindirici.

Olumlu gelişmelerin artarak devam etmesini ve güzel günler görmeyi umut ediyorum.

 

Игъэпсэу Адыгэ лъэпкъыр!

Игъэпсэу Адыгэ Хэкур/Черкесияр!

BEKALDI Talha Ensar

 

 

 

Yazarın Diğer Yazıları Talha Ensar Baykaldı

yukarı çık