Kaffed Anadil Raporu

Kaffed Anadil Raporu

2 Ağustos 2002 tarihinde çıkartılan "Türk Vatandaşlarının Günlük Yaşamlarında Kullandıkları Farklı Dil ve Lehçelerin Öğrenilmesi Hakkında Kanun" toplumumuz tarafından büyük bir takdirle karşılanmış, anadil öğretimine yönelik çalışmalar başlatılmıştır. Anadil öğretimine alt yapı oluşturmak amacı ile Avrupa Birliğine ‘Adığe-Abhaz Dillerinin Öğrenimi için alt yapı oluşturulması’ adlı proje sunulmuş ve AB tarafından projenin kabulü ile 25.11.2005 tarihinde uygulanmaya başlanmıştır. Proje kapsamında resmi dil kursları açabilmek için anadil komisyonu oluşturularak hazırlıklar başlatılmıştır. Öncelikle kurs verebilecek öğretmenlerin yetiştirilmesi (Eğitici Eğitimi) ve kurslarda kullanılacak materyallerin hazırlanması planlanmıştır. Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü ile görüşülerek proje hakkında bilgi verilmiştir.

Yapılan görüşmede;

* Eğitici eğitimi programı için Kafkasya’dan Uzman getirmemizin yasal anlamda bir sakıncasının olmadığı,

* Seçilecek eğitici adaylarının Öğretmen kökenli olmaları, pedagojik formasyona sahip olmaları, 4 yıllık üniversite mezunu olmaları eğer mümkün değilse 2 yıllık yüksek okul mezunu olmaları,

* Anadili iyi derecede biliyor olmaları,

Bu şartlar sağlandığı sürece kursların açılmasında eğiticiler açısından bir problem olmayacağı dile getirilmiştir.

Sonrasında Derneklerden eğitici eğitimi için gönderecekleri adayların bu şartlara uygun olarak seçilmesi istenmiş, başvuru formu oluşturularak derneklere gönderilmiştir. Dernekler ilgili formları doldurarak anadil Komisyonuna ulaştırmışlardır.

8 Temmuz- 6 Ağustos 2006 tarihleri arasında gerçekleştirilen Eğitici eğitimi programının tamamlanmasının ardından materyallerin Talim Terbiye Kuruluna sunulması ve yasal sürecin başlatılması için yapılan görüşmede öncelikle Milli Eğitim Bakanlığından Kurs Açma ve Öğrenime Başlama İzinlerinin alınması gerektiği; bu izinler alındıktan sonra Talim Terbiye Kurulu tarafından materyallerin inceleneceği dile getirilmiştir.

Kurs Açma ve Öğrenime Başlama izinleri için birlikte başvurulması söylenmiş ve başvuru için gerekli evrakların listesi tarafımıza verilmiştir.

Pilot dernek olarak Ankara Kafkas Derneğinin başlatmış olduğu anadil kursu açma süreci bürokratik engeller ve istenen evrakların fazlalığı nedeni ile oldukça uzun bir zaman almıştır.

Bu listede istenenlerden en zoru kursun açılacağı binanın depreme dayanıklı olduğuna dair belge olmuştur. Kurs açılması düşünülen bina Ankara Kafkas Derneğinin kendi mülkü olup 16 yıldır yüzlerce kişinin aynı anda kültürel faaliyetlerde bulunduğu bir binadır. Bu güne kadar bu bina bu kadar insanı taşımasına rağmen zemin kat da açılacak üç sınıfta öğrenim görecek 60 kişiyi taşıyıp taşımayacağının belgesinin alınması gerekiyordu. Çaresiz depreme dayanıklılık testi yapan firmalardan teklifler alınmış ancak istenen rakamlar bir dernek için oldukça çok fazla olmuştur. 8.000, 12.000 YTL gibi. Sonuçta tanıdık bir firmadan uygun bir fiyat ile bu testleri yaptırarak depreme dayanıklı olduğuna dair rapor alınmıştır.

Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü’nün yayımladığı genelgenin 2. Maddesinde “Resmi okullarda görevli öğretmenlerin asıl görevlerini aksatmamak ve aylık karşılığı okutmakla yükümlü bulunduğu haftalık ders saati sayısını doldurmak kaydı ve çalıştıkları kurumların izni ile aylık karşılığı okutmakla yükümlü bulunduğu haftalık ders saati sayısın sadece yarısı kadarözel okullarda ders saati ücretli ile görev alabileceklerdir.” kuralı getirilmiştir. Bu kural gereği resmi okullarda çalışan öğretmenlerin özel kurslarda öğretmenlik yapmalarının engellenmesi sonucunu doğurmuştur. Eğitici eğitimi programına katılan eğiticilerin % 90’nının şu anda resmi okullarda görevli olması nedeni ile bu yönetmelik resmi kurs açmanın önünde önemli bir engel oluşturmuştur.

 Mevcut durum üzerine Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü ile görüşmeye gidilmiş ve Eğitici adayları belirlenirken kendilerinin yönlendirmeleri sonucu adayları öğretmenler arasından belirlendiğini ve şu anda mağdur olunduğu dile getirilmiştir. Yetkili kişi bu konuda bizim son derece haklı olduğumuzu kendilerinin de yönetmeliğin bu şekilde değiştirilmesine karşı çıktıklarını fakat engelleyemediklerini dile getirmiştir. Ayrıca Sürücü Kursları Federasyonu ve Dershaneler Birliğinin bu yönetmeliğin iptali için dava açtıklarını ve mahkemenin devam ettiğini söylemiştir.

Bu durumda Ankara Kafkas Derneği Dil Kursu öğretmenleri için hazırlanmış evraklar geçersiz hale gelmiştir. Yasal sürecin kesintiye uğramaması için çözüm olarak; İstanbul Derneği eğitici adaylarından olan fakat Şubat ayında Emekli olarak Ankara’ya taşınan anadil öğretmenimiz adına evraklar tekrar hazırlanarak müracaat gerçekleştirilmiştir. İlk inceleme sonrasında 15 Haziran 2007 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığı Yenimahalle İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünden Ankara Kafkas Derneğine gönderilen yazıda: Ankara Kafkas Derneği Tüzüğünde Adığece ve Abhazca ücretli dil kursları açılacağına dair madde bulunmadığı bunun yapılacak bir tüzük değişikliği ile eklenmesi (bunun yapılabilmesi için genel kurulu tüzük değiştirebilecek çoğunluk ile toplanması gerekmektedir) ve Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliğinin 5. ve 9. maddesinde belirtilen evrakların eksiksiz olarak gönderilmesi gerektiğini bildirilmiştir. İstenen tüzük değişikliğinin yapılabilmesi için genel kurul tarihini beklemek gerekmiştir. Ankara Kafkas Derneği Genel Kurulu 2007 Kasım ayında gerçekleşmiş ve genel kurulda gerekli tüzük değişikliği yapılmıştır. Sonrasında Yenimahalle İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile yapılan görüşmede genel kurul sonrası yönetim değişikliği gerçekleştiği için resmi evrakların birçoğunu yeniden hazırlamamız istenmiştir. Sonuçta 2 Ağustos 2002 tarihinde çıkarılan yasa çıkarılan yönetmelikler ile uygulanamaz hale getirilmiştir.

Kafkas Dernekleri Federasyonu’nun temel faaliyetleri içerisinde Anadilin korunması ve yaşatılması çalışması vardır. Fakat bu problemin yalnızca sivil toplum örgütlerinin çabaları ile çözülmesi mümkün değildir. Kafkas Dernekleri Federasyonunun yapabildiği çalışmalar belirli bir noktaya kadar sonuç getirebilecektir. Bu sorunun çözümünde öncelikle Devletin kültürel farklılıklara bakış açısının değişmesi gerekmektedir. Devlet, yurttaşların dillerini ve kültürlerini korumaları için sadece izin veren değil, teşvik eden ve destekleyen bir konumda olmalıdır.

 

* Türk Vatandaşlarının Günlük Yaşamlarında Kullandıkları Farklı Dil ve Lehçelerin Öğrenilmesi Hakkında Kanun 2 Ağustos 2002’de çıkmasına rağmen bu hakkın kullanılmasına yönelik çıkarılan zorluklar ortadadır. Resmi prosedürlerin İngilizce veya Fransızca kurs açmak ile anadil kursu açmanın aynı olması diğer bir ifade ile ticari bir işletme ile gönüllülük esasına dayalı sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarının aynı uygulamalara tabi tutulması sivil toplum kuruluşlarını çalışamaz hale getirmektedir.

* Türk Vatandaşlarının günlük Yaşamlarında Kullandıkları Farklı Dil ve Lehçelerin Öğrenilmesi Hakkındaki Yönetmeliğin 8. Maddesinde “Kurslara ve diğer dil kurslarında aynı maksatla oluşturulan dil ve lehçe derslerine, en az ilköğretim ve orta öğretim kurumlarında okuyan, mezun olan veya orta öğretim kurumlarından ayrılan öğrencilerle yetişkinler alınır. İlköğretim çağında olduğu hâlde okula devam etmeyenler, kursa alınmaz.” İbaresi yer almaktadır. Anadil Öğrenimi için en önemli yaş dönemi okul öncesi dönemdir. Aile içinde ve anaokulu ve kreşlerde çocuklar bu dilleri öğrenemezler ise daha sonra öğrenmeleri zorlaşmaktadır. Okul öncesi dönemde anaokulu ve kreşlerde anadil kullanımını sağlayıcı yasal düzenlemelerin yapılması gerekmektedir. İlköğretimden itibaren de okullarda seçmeli dil dersleri yaşama geçirilmelidir.

* Üniversitelerde talep edilen tüm dillerde akademik çalışmalara imkan tanınmalı, lisans ve lisans üstü programları açılmalı, enstitüler kurulmalıdır. Bu kapsamda 2006 yılında Kafkas Üniversitesi Fen- Edebiyat Fakültesi, Kafkas Dilleri ve Edebiyatları bünyesinde Gürcü Dili ve Edebiyatı Bölümü’nün açılması ile 2007 yılında Mardin Artuklu Üniversitesi Yaşayan Diller Enstitüsü Kurulması ve bu enstitüde Kürtçe, Arapça, Farsça ve Süryanice bölümlerinin açılması çalışmaları demokratikleşme süreci açısından son derece önemli gelişmelerdir. Bu bağlamda Adığece ve Abhazca kürsülerinin de açılması toplumumuzun en önemli beklentilerindendir. Ayrıca bu konuda yapılacak çalışmalar için Rusya Federasyonu ile Türkiye Cumhuriyeti arasında eğitim alanında yapılan anlaşmalar önemli bir avantaj teşkil edecektir. Bu bağlamda Adığey Devlet Üniversitesi, Kabardey-Balkar Devlet Üniversitesi ve Karaçay-Çerkes Devlet Üniversiteleri bünyesindeki Dil Enstitüleri ile işbirliği geliştirilebilecektir.


Kaffed Anadil Raporu başlıklı bu yazı Kafkas Dernekleri Federasyonu tarafından 19 Ocak 2010 Salı günü AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Doç.Dr. Hüseyin Çelik ile yapılan görüşmede sunulmuştur.

 

yukarı çık