Çerkes Halk Şarkıları Unutulmayacak

Çarşamba, 15 Haziran 2005 12:00

Çerkes halk şarkıları konusunda bir ömür harcayan değerli sanatçı Doğan Özden (Kuşha)'nın kaseti 15 Aralık tarihinden itibaren Türkiye'nin her tarafında satışa sunulacaktır. İleride klip çekimini de düşündüğümüz şarkıların tarzı, Türkçe şiirleri ve derlenişi hakkında özet bilgiler sunmayı yararlı gördük.


KUŞHA DOĞAN

1956 Yılında Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesine bağlı Karahalka köyünde dünyaya geldi. Çerkeslerin Kabardey kolundan ve Kuşha ailesindendir. Ankara Yüksek Teknik Öğretmen Okulu mezunudur. 1974 yılında Çerkes'lerin kültürü, sosyal yaşamları, halk oyunları, sosyolojik yapıları, halk şarkıları, müzikleri ve Çerkes dili ile ilgili araştırmalarını ve derlemelerini 26 sene, aralıksız bu güne kadar sürdürmüş, halen de sürdürmektedir. Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde Kafkas Halk Dansları Toplulukları ve müzik grupları yetiştirmiştir. 1982-1984 yıllarında Ürdün'ün başkenti Amman'daki çerkes okulunda Çerkes dili ve edebiyatı, Çerkes tarihi ve halk oyunları konusunda öğretmenlik yapmıştır. Ülkemizde çerkeslerin yoğun olarak yaşadığı birçok ilde, Ürdün, Almanya ve Kafkasya'da konserler vermiştir. Türkiye'de, Kafkasya'da, Ürdün'de ve diğer ülkelerde yaşayan çerkesler tarafından sevilerek dinlenmektedir. Bu albüm, on albüm ve yüz yirmi şarkıdan oluşması planlanan çalışmasının ilk bölümüdür.

Ağlasam Utanırım:

Yüzelli yıldan daha yaşlı bir Çerkes halk müziğidir. Kayseri'nin Uzunyayla bölgesinde derlenmiştir. Çerkes halk oyunlarından "kafe" dansı ritmindedir. Çerkesler arasında en çok sevilen müziklerden birisidir. Sözleri Kuşha Doğan'a aittir.

Sarıkamış Harbinin Ağıtı:

Birinci Dünya Harbinde, Enver Paşa Harekatında Ruslara karşı savaşırken ölen çerkes gençleri için Uzunyayla'da bestelenmiş bir şarkıdır. Şarkının tamamının derlenmesi onbeş yıl sürmüştür. Şarkının büyük bölümü, Pınarbaşı Karakuyu köyünden Feşmukhu KUŞUK'dan derlenmiştir.

Mehtaplı Gece:

Kafkasya'da Adığey Cumhuriyetinde doğup uzun yıllar Ürdün ve A.B.D.'de sürgün hayatı yaşayıp vatanından çok uzaklarda hayata veda eden Adığeyli ünlü şair ve yazar Kube Şaban'a ait bir parçadır. Bir at çobanının mehtaplı bir yaz gecesinde sevgilisini hayal edişini anlatır. Kuşha Doğan, Kafkas Kültür Dernekleri Birliği Kaf-Der tarafından Çerkes Kültürüne olan katkılarından dolayı 1995 yılında Kube Şaban ödülü ile ödüllendirilmiştir. Bu güzel şarkı, ünlü yazar ve ozan Kube Şaban'ın anısına bir saygı ifadesi olarak seslendirilmiştir.

İstemem:

Bu şarkının müziği Çerkes halk danslarından "Wug dansı" ritmindedir. Çok eski bir müzik olup, yaşı tahmin edilememektedir. Uzunyayla'da derlenmiştir. Antik çağlarda, çerkesler çok tanrılı dinlerinde, dinsel törenlerde kolkola Wug Dansı yaparlardı. Düğün törenlerinde sabaha kadar dansettikten sonra o günün törenlerini güneş doğarken Büyük Tanrı'ya (Thaşxue) saygı ifadesi olarak Wug dansı ile bitirirlerdi. Wug dansı bugün de Çerkesler arasında çok sevilen danslardan biridir. Şarkının sözleri Kuşha Doğan'a aittir. Sarhoş olup düğün törenine katılan bir gurup gencin düğündeki genç kızlar tarafından nasıl alaya alındığını esprili bir şekilde anlatır.

Evde Kalan Prensesin Şarkısı:

Müziği Uzunyayla'da seksen-doksan sene önce bestelenmiştir. Sözlerinden sadece küçük bir nakarat bölümü bulunabilmiş, geri kalan kısmı Kuşha Doğan tarafından yazılmıştır. Kimseye takacak kulp bulamayan fakat biriyle evlenirsem diğeri kalacak korkusuyla kendisiyle evlenmek isteyen gençlerden hiçbiriyle evlenemeyip sonunda evde kalan prensesin duygularını ironik bir dille anlatan bir şarkıdır.

Ela gözlü:

Sözleri ve müziği Kuşha Doğan'a ait, "kafe dansı" ritminde popüler bir aşk şarkısıdır.

Kayseri İstasyonu:

Müzik, Çerkeslerin sürgünüyle birlikte Kafkasya'dan getirilmiş çok eski bir halk müziğidir. Sözleri yetmişbeş sene önce sevdiğine kavuşamayan Ju Jansuret tarafından, müziğe adapte edilmiş, çok sevilen "Kafe dansı" ritminde, hüzünlü bir aşk şarkısıdır.

>

Dansetmeye Geldim:

Sözleri ve müziği usta derlemeci ve ozan Afeşıj Emin'e ait, "Kafe Dansı" ritminde, Türkiye'de ve Kafkasya'da yaşayan Çerkesler arasında oldukça popüler, güzel bir aşk şarkısıdır.

Sürgün Şarkısı:

Sözleri ve müziği Adığeyli ünlü şair ve ozan Kube Şaban'a ait olduğu tahmin edilen, Rus Çarlığı ile Çerkeslerin savaşlarını ve sürgünü anlatan hüzünlü bir şarkıdır. Şarkı Kuşha Doğan tarafından Ürdün'de derlenmiştir.

Mümin ile Diyne:

Yüzelli yıllık olduğu tahmin edilen şarkının müziği Kayseri'nin Uzunyayla bölgesinde, sözlerinin bir bölümü yine Uzunyayla'da bir bölümü ise Ürdün'de Kuşha Doğan tarafından derlenmiş, birbirine aşık iki gencin esprili atışmalarını anlatan "Kafe Dansı" ritminde neşeli bir şarkıdır.

İSTEMEM

Çekip çekip kafayı,

Dalıyoruz düğüne

Ak tenli bir afeti,

Seçiyorum kendime.

Kur yapıyorum, o dünya güzeline.

Sözcükler dolaşırken damağıma, dilime;

Kesip atıyor hemen:

"İstemem, istemem, seni asla istemem.

Rakı içeni sevmem, şarap içeni sevmem!"

Bırakıp ak Maralı,

Seçiyorum kumralı.

Bıyıklarımı burup,

Bir fiyakayla durup, ben söze başlayınca,

Dikiliyor karşıma; kızarıyor kızınca;

"İstemem, istemem, seni asla istemem,

Bıyıklıyı istemem, sakallıyı istemem!"

Kumral da olmayınca

Sarışına takıldım.

Kaşlarımı kaldırıp,

Kedi gibi sokuldum.

Bir baktı, tam yıkıldım:

"İstemem, istemem, ben ayyaşı istemem;

Tiryakiyi istemem, cigarayı hiç sevmem"

Genç kızlarla oğlanlar,

Dansettiler tüm gece.

Biz sarhoşlar bakışıp,

Kalakaldık öylece.

Kafa kafaya verip;

"Oh olsun bize!" dedik.

Yemin ettik erkekçe, tüm kızlara söz verdik:

"İstemez, istemez, bizde rakı istemez,

Biz de şarap içmeyiz,

Biz de tütün içmeyiz.

Bıyıkları da keser

Sakalları da kazır

İçkiyi de keseriz!

EVDE KALAN PRENSES

Mole'lerin oğlu, göz kırpıyor yaramaz.

Ne yapsa ne etse de hiç kalbimi çalamaz.

O kadar aptal mıyım, o beni ne sanıyor?

Mole'lere kaçarsam, Şıkue'ler kalıyor.

Şıkue'lerin oğlu, kumral saçlı, ak tenli,

Görünüşü alımlı, huyu da güzel belli.

Şıku'elerin oğlu, tutuşuyor, yanıyor

Ama ben ona kaçsam şu Merzey'ler kalıyor.

Merzey'lerin genç oğlu, beni deli ediyor,

Tek bir bedenmişiz gibi sevgiyle dans ediyor.

Evlenseydim onunla, mutlu olurdum belki

Merzey'lere kaçarsam, ah, Koşiy'ler kalıyor.

Koşiy'lerin oğlu bilir gelenekleri.

Sevgi sözcükleridir bilip söyledikleri.

Övgüleri aklımı başımdan alıyor da,

Koşiy'lere kaçarsam, Aguey'ler kalıyor.

Ağuey'lerin oğlu şiir gibi dans eder,

Oyuna çıktığında sarsılır tüm yürekler.

Söz versem evlenmeye kıyamete dek bekler.

Aguey'lere kaçsam, off Sıpş'ler kalıyor.

Sıpş'lerin oğlu, manken gibi şık mı şık

Gözlerinden anladım, bana tutulmuş; aşık.

Sözleriyle kalbimi ha çaldı, ha çalacak;

Ama Şıpş'lere kaçsam, şu Kuşha'lar kalacak.

Kuşha'ların genç oğlu şarkılar besteliyor

Beni de bu dünyada her şeyden çok seviyor.

Ne fayda aşkını her gün yinelese de

Kuşha'lara kaçarsam, ötekiler kalıyor.

Çetin Öner

DANSETMEYE GELDİM

Kafkasya ormanlarına

Karlar yağıyor.

Sevdiğim o güzel kız

Yüreğimi dağlıyor.

Dansetmeye geldim ahayra, hayra, hayra!

Oynamaya geldim ahayra, hayra, hayra!

Söyleşmeye geldim ahayra, hayra, hayra!

Evlenmeye geldim heey!

Kapkara perçemleri,

Dökülür ak alnına.

O pembe yanakları,

Yakışır cananıma.

* Nakarat *

Gümüş kamam kınında,

pırıl pırıl parıldar.

beni bir yana bırak,

kamam aşık sana yar.

* Nakarat*

Güzel, Kara Mızıkam,

Karasevdamı söyler.

Şu benim yoldaşlarım,

Çılgın gibi dans eder.

* Nakarat*

Çetin Öner

AĞLASAM UTANIRIM

Gördüğüm andan beri ateşinle yanarım,

Erkekler ağlamaz sanma; ağlamasam çatlarım.

Düşmanım çoktur benim, şu koca yeryüzünde,

Nedir bu öfke bana, o pembe gül yüzünde?

Şaha kaldırıyorum dörtnala kır atımı,

Kilitledin dilimi, ağarttın saçlarımı.

Ne mutlu düşmanıyla kuşatılmamış kişi,

Yandı yüreğim aman, kavurdu aşk ateşi.

Buzlu karlı dağlara kış güneşi düşüyor,

Sen yoksun ya yanımda, sanki ruhum üşüyor.

Dünya dünya olalı böyle sevda görmedi.

Dostum döndü sırtını, düşmanım konuşuyor.

Güneşin ışıkları, oynaşır gözlerinde,

Dünyalar benim olur, düğüne geldiğinde.

Sana olan aşkımı, bir sır gibi saklarım,

Adından başka bir ad anmıyor dudaklarım.

Bana ne zaman baksan, ruhuma bahar geldi.

Senin konuşman cennet, küskünlüğün eceldi.

Son bir kez görsem seni, razıydım ben ölüme,

Sensizlik ölüm bana, hoş geldi sefa geldi.

DİASPORA AĞIDI

Hücum emrini verdi

Rusya'nın zalim çarı.

Savunmasız bir halktır

Vahşice kırdıkları.

O sürgün günleri ah,

Ah, o kıyım günleri.

Dağların kan gülleri,

Kafkasya sürgünleri.

Yaşlı, kadın demeden,

Saldırıyor aç kurtlar.

Ocaklar söndürüldü,

Öldürüldü çocuklar...

O sürgün günleri ah,

Ah o kıyım günleri.

Dağların kan gülleri,

Kafkasya sürgünleri.

Düşmanın askerleri

Yüz binleri aşıyor.

Kafdağı kartalları,

Yiğitçe savaşıyor.

O sürgün günleri ah,

Ah o kıyım günleri.

Dağların kan gülleri,

Kafkasya sürgünleri.

Unutma içimizdeki

Dönek yaratıkları.

Anayurt ve Halkımız

Kahpece sattıkları.

O sürgün günleri ah,

Ah, o kıyım günleri.

Dağların kan gülleri,

Kafkasya sürgünleri.

Unutma o sahte Mollaları;

Vaazlar, nutukları...

Paradır inançları.

Altındır taptıkları.

O sürgün günleri ah,

Ah o kıyım günleri

Dağların kan gülleri

Kafkasya sürgünleri

Kırık dökük takalar,

Dağlar gibi dalgalar...

Yaşlılar dua eder,

Aç bebecikler ağlar.

 

O sürgün günleri ah,

Ah, o kıyım günleri.

Dağların kan gülleri,

Kafkasya sürgünleri.

Hayaletler değildir,

Çevremizde yüzenler.

Kefensiz ve törensiz,

Sulara gömülenler.

O sürgün günleri ah,

Ah o kıyım günleri.

Dağların kan gülleri,

Kafkasya sürgünleri.

Unutulur mu hiç

Onların yaptıkları?

Koskoca bir ülkedir

Yakıp dağıttıkları.

 

O sürgün günleri ah,

Ah o kıyım günleri.

Dağların kan gülleri,

Kafkasya sürgünleri.

Adığe halklarıdır,

Kapkara o denizde,

Ölü balıklar gibi,

Suda bıraktıkları.

 

O sür-gün günleri ah,

Ah o kıyım günleri.

Dağların kan gülleri,

Kafkasya sürgünleri.

Çetin ÖNER

AYIŞIĞINDA ATLAR, YILDIZLAR, SEVGİLİM VE BEN

Mehtaplı bir gecede

Parlıyor ay ışığı.

At sürüsü çobanıyım

O güzelin aşığı.

Dolunayda çiğ tanelerini

Benzetirim yıldızlara.

Lacivert gecede mutlu,

Konuşurum atlarımla.

Sürümdeki güzel taylar

Şakalaşıp duruyorlar.

Bir şarkıya başlıyorum,

Kuşlar eşlik ediyorlar.

Ceylan gibi doru tayım,

Dizginiyle oynaşıyor.

Kalbim birden bire

Sevdiğini anımsıyor.

Sımsıcak siyah yamçımı,

Üzerime örtüyorum.

Çiseleyen yağmuru dinlerken

Şiirler söylüyorum.

Ela gözlü güzel yarim,

Düşünce hatırıma;

Kapıyorum gözlerimi,

Dikiliyor karşıma.

Çetin Öner

SEFERBERLİK AĞIDI

Böğrünüzü dövüyor, Rus'un Dağ Topçuları.

Sabırla bekliyoruz, yine de her baharı.

Ne olur dönün artık, tükettik u-mutları.

At kuyruğu gibi ömrü kısa Çerkesler;

Gülerek oynayarak, Kars'a kadar gittiler.

Kara Çavdar çorbasıyla talim ettiler.

Yıldırım gibi patlar, top mermilerinin sesi,

Uzunyayla nerdedir, Sarıkamış neresi?

Al kana beleniyor fidan gibi gövdesi.

Çukurovadan geçti, Çerkes Süva-rileri.

Ya zafer, ya ölüm!.. İleri, hep ileri.

Kartal gibi saldırıp çekilmeden geri.

Aziziye kışlasında dizildiler Çerkesler.

Ne haberleri geldi, ne sılaya dön-düler.

Biz öpmeye kıyamadık, Bozkırda çürüdüler.

Erzurum ovasında yağar savrulan karlar.

Saçıldılar her yana yiğit Kafkas-yalılar.

Beklesin anaları artık mahşere kadar.

Her baharda dönünce yuvaya göçmen kuşlar

Onları hatırlıyor, tüm analar, babalar...

O iyi atlarıyla, o güzelim insanlar

Sonsuzluğa uçtular, sonsuzluğa uçtular.

Türkçe söyleyen: Çetin ÖNER

O güzel insanların,

O güzel torunu,

Halkımın "Ses Bayrağı"

Kuşha Doğan'a...

Vupso!

KÜLTÜR / SANAT

  • Son Eklenenler
  • Çok Okunanlar
  • Rastgele