21 Mayıs ...

Çarşamba, 15 Haziran 2005 12:00

ĞUNCE

Kuzey Kafkasya Halkları vatanlarını korumak ve ulusal varlıklarını sürdürebilmek uğruna, saldırgan Çarlık Ordularına karşı direndiler. Ancak hiçte eşit olmayan koşullarda sürdürülen bu savaştan, Vubıhlar, Abhazlar, Adigeler, Çeçenler, Asetinler, Lezgiler ve diğerleri yenik çıktılar.

"İşte 21 Mayıs 1864" Kuzey Kafkasya Halklarının büyük çoğunluğunun sürgüne, anavatanlarında kalabilen çok azının da zorunlu iskana tabi tutulduğu tarihtir. Bu zorunlu iskan Ruslarla birlikte yaşamı da beraberinde getirdi. Aradan geçen 136 yıl boyunca Kuzey Kafkasya Halklarının büyük çoğunluğu anavatanlarının dışında yaşamaktadırlar. Bu geçen sürede gerek anavatanda kalabilenler, gerekse dışarıdakiler ulusal değerlerini yaşatabilme çabası içinde oldular. Birbirlerine ulaşabilme olanağına ancak son on yılda ulaşabildiler. 136 yıldır farklı ekonomik, sosyal, kültürel, politik ortamlarda yaşayan aynı kökten olan bu halkların kısa sürede birbirleriyle kaynaşmalarının da zorlukları ortadadır.

Bugün geriye dönüp baktığımızda 136 yıl içerisinde dünyamızda çok şeylerin değiştiğini, değer yargılarının farklılaştığını görmekteyiz. Bir asrı aşkın sürede devletler kuruldu, yıkıldı. Sistemler kuruldu, devrildi. Savaşlar yapıladı, kazanıldı, kaybedildi. Tarihe dünyanın en kanlı ve acımasız savaşı olarak geçen ikinci dünya savaşında birbirleriyle savaşan halklar ve devletler bugün sosyal, kültürel, ekonomik ve diplomatik ilişkiler içerisindedirler. Almanya ile Rusya Federasyonu, İsrail ile Arap Devletlerinin ilişkilerinin geliştirilmesi çabaları sürmektedir.

21 Mayıs'larda karalar giyip, ağıtlar yakmak yerine, tarihsel gerçeklerin bilincinde, ancak çağımızın dünya değerlerini ve kendi gerçeklerimizi kavrayarak yaşamak durumundayız. Bugün Kuzey Kafkasya Cumhuriyetleri Rusya Federasyonunun birer öğesi olarak Ruslarla, Ukraynalılarla, Ermenilerle, Tatarlarla daha birçok halklarla birlikte yaşamaktadırlar. Bu gerçek ile birlikte barış içerisinde, birbirlerinin değerlerine saygı göstererek, çağdaş demokratik koşullarda yaşamaya katkı sağlayacak çaba içerisinde olmak herkesten çok Kuzey Kafkasya'nın yerli halklarının yararınadır. Bu yapının oluşturulması ve yaşatılması Kuzey Kafkasyalıların gelecekte ulusal varlıklarını sürdürebilmelerinin de temel koşullarından birisidir.

Anavatanları dışında bugün kendini köken olarak Kuzey Kafkasya Cumhuriyetlerinden birine ait olduğunu duyumsayan dışarıdaki insanlarımızın, yaşadıkları ülke ve insanlarıyla, genelde Rusya Federasyonu özelde köken olarak ait oldukları cumhuriyetlerle ekonomik, sosyal, kültürel iyi ilişkiler kurmasına katkı sağlayacak çaba içerisinde olmalıdırlar. Sovyetler Birliği ile dışarıda yaşadığımız ülkelerin birbirlerine kapalı, hatta zıt kutuplarda yer almış olmaları en çok biz Kuzey Kafkasya Halklarına zarar vermiştir.

Köken olarak Kuzey Kafkasya Cumhuriyetleri Halklarından olan çok büyük bir kesim bugün anavatanları dışında yaşamaktadır. Bunların dönüş hakları vardır. Köken olarak ilgili oldukları cumhuriyetlerle ekonomik yatırım, iş kurma, sosyal, kültürel, turistik ilişkiler kurabilme olanakları vardır. Ne yazık ki geçtiğimiz on yılda bu olanakları ve hakları yeterince kullanma çabası içerisinde olduğumuzu söyleyebilmek zordur.

Anavatanımızı ve insanımızı seviyorsak, gelecekte halklarımızın ulusal değerleriyle yaşamasını istiyorsak, anavatan ile yaşadığımız ülkelerin iyi ilişkiler içerisinde olmasına çaba göstermeliyiz. Gerçekleşme olanağı olmayan, hayali büyük projeler yerine, gerçekleştirebileceğimiz, sonuç alabileceğimiz çalışmalara yönelmeliyiz. Hele Kuzey Kafkasya'yı görmeden, orada yaşamadan, çok uzaklarda duygu yoğunluğunda, masaya serilmiş harita üzerinde anavatana ilişkin projeler üretmek o kadar hayal ki ...

Sevgiyle kalın.

KÜLTÜR / SANAT

  • Son Eklenenler
  • Çok Okunanlar
  • Rastgele