150 Yıl Önce...150 Yıl Sonra…

Perşembe, 18 Aralık 2014 11:52

Komşu ülke Suriye’de yaşanan kirli savaştan kaçanların sığındıkları, benim de doğup büyüdüğüm bir sınır kasabası Reyhanlı. Sözü edilen savaşın  olumsuz  etkilerini çok yakından hisseden ve bombalama sonucu 53 insanını kaybeden, Arap, Kürt, Türkmen ve biz Çerkeslerin de yaşadığı bir kasaba Reyhanlı. Bir ziyaretimde sohbet ettiğim Arap kökenli bir dostumun sığınmacı soydaşları için, “Siz Çerkesler, bizlere insanlık dersi verdiniz. Bizler yardıma muhtaç insanlara oturulamayacak evlerimizi dahi fahiş ücretlerle kiralarken ve onları kazanç kapısı gibi görürken, sizler soydaşlarınıza herhangi bir karşılık beklemeden evlerinizin ve yüreklerinizin kapılarını sonuna kadar açtınız.”şeklindeki sözlerin söylendiği, bir yerleşim yeri Reyhanlı. Ama aynı zamanda, yaşanan genel sorunlarımızın da farklı olmadığı bir yer Reyhanlı…

İkamet ettiğim İskenderun’da tanıştığım,”NART” soy isimli ve Zaza bir hanımla evli Diyarbakırlı bir dostuma nezaketen.“Soy isminin ne anlama geldiğini sormama gerek yok herhalde” diye sormuştum  Aldığım cevap, babalarının Çerkes olması nedeniyle  soy isimlerinin o  dönemin  görevlilerince “NART” olarak verildiği, ancak  dil ve kültür hakkında hiçbir bir donanımlarının olmadığı şeklindeydi.Yani,fiziki olarak yüzünde taşıdığı Çerkes farklılığı, özünde yoktu.Tabiri caizse yitip gitmişti…

Gururunu ve üzüntüsünü yaşadığım bu iki örnek olay bile, sanıyorum yazı başlığından çıkarılması gereken sonuçların önemini ve ağırlığını, yeterince anlatıyor olsa gerek. Yaşanılan bu süreçte, Kafkas Dernekleri Federasyonumuz, yaşadığımız büyük trajedinin 150.yılında artarak devam eden güncel sorunlarımızı tartışmak, gelecekteki yol haritamızın çiziminde izlenecek yöntemleri konuşmak üzere, 13-14 Aralık tarihlerinde, Türk İş’in Ankara’daki konferans salonunda bir toplantı düzenledi. AKP, CHP ve HDP temsilcileriyle birlikte, insan haklarıyla ilgili kuruluş yetkililerinin, akademisyenlerin, konularında uzman olan kişilerin ve bir heyecanla uzak/yakın demeden oraya koşan yaşlı/genç birçok katılımcının ortak olduğu bu toplantıyı, ilgi, şekil ve içerik yönüyle seviyeli ve faydalı bulduğumu memnuniyetle belirtmek isterim. Bu tür etkinliklerin, uygun zaman aralıklarıyla, hatiplerin sunumlarını daha geniş zamanda yapabileceği ve izleyicilerin ise, dikkatlerini daha çok yoğunlaştırabileceği bir gündemle tekrarlanmasının yararını, sanırım izaha gerek yoktur.

Doğaldır ki, toplantıda seslendirilen tüm görüş ve önerilerin bire bir örtüşmesi mümkün değildir. Farklı hatta aykırı görüşlere şahit olunması, konferansların tabiatı gereğidir. Bu çerçevede, farklı pencerelerden yükselen her bir görüşün ayrı bir değeri vardır. Olmalıdır. Çünkü Farklı düşünenlerin pencerelerinden bakış, gün olur, içinde bulunulan konum ve şartların doğruluğunu teyit ettirir, gün olur, varsa eksikliklerin düzeltilmesine fırsat verir. Örgütlerimizin yeniden yapılandırılması konusunda öne sürülen görüşlerde olduğu gibi. Yada dil eğitiminde kullanılması gereken Kiril alfabesi yerine, farklı kesimler tarafından Latin alfabesinin önerilmesi gibi. Bu bağlamda umarım ki, sorunlarımızın tarifinde ortak paydada buluşan kişi ya da kuruluşlar, çözüm konularında da aynı iradeyi göstermenin gayreti içinde olurlar. Olmalılar çünkü zamanın değirmen taşları artan bir ivmeyle dönüyor ve değerlerimizi öğütme görevine yılmadan yorulmadan devam ediyor.

Bu olumsuz tablonun düzeltilmesi adına, Federasyonumuzca sürdürülen faaliyetlerine ek olarak 13-14 ARALIK günlerinde gerçekleştirilen konferansı önemsiyorum. Ayrıca, var olmak adına atılması zorunlu adımlar için, herkese ve her kesime anlamlı bir mesaj olarak değerlendiriyorum. Dilerim  bu mesaj,muhataplarınca alınır ve amacına ulaşır.

2565 yıl önce hayata veda eden Çin filozofu KONFİÇYÜS, “Güneşi istiyorsan, gölgeden çık.” demişti. O nedenle bende diyorum ki,  ” Ey Çerkes halkı, sadece isminle değil, kimliğinle yaşamak istiyorsan değerlerine ve örgütlerine sahip çık.”

Bu duygu ve düşüncelerle, özveriyle hazırlanan bu konferansın organizasyonunda emeği geçen başta Federasyonumuzun her kademesinde görev alan yetkilileri olmak üzere, görüş ve düşüncelerini bizlerle paylaşan tüm katılımcılara teşekkür eder, sorunlarımızın çözüldüğü ve düşlediğimiz tüm güzelliklerin üzerimizi örttüğü bir gelecek dilerim.

Servet APİŞ
İskenderun Kafkas Kültür Derneği Onursal Başkanı

Yazarın Diğer Yazıları

KÖŞE BUCAK YAZILARI

  • Son Eklenenler
  • Çok Okunanlar
  • Rastgele