Hiç Konuşmadan... Sessiz Sedasız....

Salı, 09 Nisan 2013 08:59
Janberd Dinçer Janberd Dinçer

Çok konuşuyorum bir süredir… Fırsat buldukça da yazıyorum konuştuklarımı…

Bütün arkadaşlarımla, akrabalarımla, iş yerindekilerle sürekli konuşuyorum… En son mahallemizin bakkalına anlattım Suriyeli kardeşlerimin yaşadığı dramı… Kendisinden boş koli almaya çalışıyordum aslında…

Çok konuştukça ben, çok çalışıyorum, çok yoruluyorum sanıyor insanlar…

Öyle ya, maalesef çok konuşanın çok iş yaptığını zannediyor insanlar günümüzde… Çok konuşan kişinin bir bildiğinin olduğunu, haklı olduğunu zannediyorlar…

Oysa hiç konuşmadan vicdanın sesine kulak veren, kendisine yakışanı yapanlar var… Yıllar önce Thanın rahmetine emanet ettikleri atalarının isimlerini onurlandıranlar, yaşayan büyüklerinin göğsünü kabartanlar var sessiz sedasız…

Sessiz sedasız… Hiç konuşmadan…

Hiç konuşmadan, bir an olsun tereddüt etmeden, Suriyeli kardeşlerine köyündeki evi bağışlayanlar var… Yazın köyünde huzurla geçireceği günleri bir kalemde silip atanlar, “Kardeşlerim ortada mı kalsın? Bu eve onların benden daha çok ihtiyacı var…” diyenler var…

Köydeki boş evini demiyorum sadece, sessiz sedasız, içinde yaşadığı evinde boş odasını kardeşlerine açanlar var. “Biz ne yersek, onlar da onu yer, hepsi hepsi iki tabak fazla koyarız sofraya” diyenler var…

Bizi arayıp adres soranlar var. Kimsenin ruhu duymadan, kendi tuttuğu kamyonete yükleyip evindeki yatağı, masayı, dolabı bize ulaştıranlar var… Duymuşlar bir şekilde, Suriyeli kardeşleri için ev lazım, ev bulunsa içine konacak eşya lazım… “Onların ihtiyaçları varken, bu kadar eşya fazla geldi benim evime…” diyenler var…

Gençlerimiz var, sessiz sedasız… Her boş vakitlerinde bir araya gelerek yardım malzemelerini tasnif eden, koliler hazırlayan, bağışlanmış ev eşyalarının bakımını, tamirini yapan gençlerimiz var… Ödünç aldıkları kamyonun direksiyona geçip, soydaşlarımızın bulunduğu köylere ulaştıran, bütün masrafları kendi aralarında oluşturdukları bütçe ile karşılayan gençlerimiz var. Yardımları ulaştırdıkları köylerde, Kocaman ÇERKES yürekleri ile onları karşılayan başka gençlerimiz var…

Bir duyuru yayınladı Kaffed Suriye Kriz Masası 26 Mart tarihinde. Elindeki boş evlerin tükendiğini, yeni imkanlar yaratabilmek için zaman gerektiğini söyledi. Bir çağrı idi aslında yayınlanan soykırıma uğramış, vatanından sürgün edilmiş halkımdan geriye kalanlara... 

Elbette duyabilirseniz … Her türlü hesaptan kurtarabilirseniz kendinizi… Eğer sol yanınızda hissedebilirseniz acısını çoluk çocuk savaşın ortasında kalmış öz kardeşlerinizin… Anlayabilirseniz meselenin sadece can kurtarmak olduğunu…

Takip eden günlerde irili ufaklı gruplar halinde toplam 22 soydaşımız karşılandı Kaffed Suriye Kriz Masası tarafından. İzmit’de, Adapazarı’nda, Çorum’da , Düzce’de bağışlanan evlere yerleştirildiler…

Merak edenler var… ”Bundan sonra ne yapacak Suriye Kriz Masası?...” 

Sözcüsü değilim Suriye Kriz Masasının, çok konuşan İstanbul’daki bir üyesiyim sadece… Çok konuşuyorum ya, çok çalışıyorum, çok yoruluyorum zannediyorsunuz sizler… Yanılıyorsunuz ben çok konuştuğum ve fırsat buldukça da yazdığım için konuştuklarımı…

Sadece kendi fikrimi söyleyebilirim…

İŞİNİ YAPACAK… HİÇ KONUŞMADAN… SESSİZ SEDASIZ…

Ama bilgilendirecek sizleri…

8 Nisan 2013

-----------------------------------------------------------

İKKD-GENÇ tarafından yürütülen kampanya ile toplanan, bir süredir İstanbul Kafkas Kültür Derneği’nde stoklanan giysi ve her türlü ev eşyasından oluşan yardım malzemeleri, İKKD-GENÇ üyeleri tarafından temin edilen araç ile 7 Nisan 2013 tarihinde Düzce derneğimize ulaştırılmış, Düzceli gençlerimize teslim edilmiştir.

 

 

 

 

Yazarın Diğer Yazıları

KÖŞE BUCAK YAZILARI

  • Son Eklenenler
  • Çok Okunanlar
  • Rastgele