Dünya Çerkes Birliği IV. Kongre Kararları

Çarşamba, 15 Haziran 2005 12:00

Dünya Çerkes Birliği'nin olağan kongresi Krasnodar Eyaleti'nin merkezi olan Krasnodar kentinde 24-28 Haziran 1998 tarihlerinde yapıldı.

1996 yılı olağan kongresinde 1998 yılı kongresinin Kıyı Boyu Şapsığ bölgesinin Lazarovski kentinde yapılması kararlaştırılmıştı. Kongreye olan yoğun ilgi karşılığında otellerin sınırlı yatak kapasitelerine ilaveten turizm dönemi nedeniyle konaklamada yaşanması muhtemel sorunları göz önünde bulundurarak, kentte mevcut Adığe Derneği'nin yazılı talebine binaen kongre Krasnodar'a alınmış ve başarıyla tamamlanmıştır.



25 Haziran 1998 sabahı açılan kongrede; ev sahibi Devlet Başkanı Nikolay Kondratenko, Adığey Cumhurbaşkanı Carım Aslan, Khabardey Balkar Cumhurbaşkanı Koko Valeri, Abhazya Cumhurbaşkanı Yardımcısı Valeri Arşba, Karaçay Çerkes Başbakanı Anatoli Galimyan, Rusya Federasyonu Uluslardan Sorumlu Bakan Yardımcısı Vladimir Anatoli ve Kazak Atamanı Vladimir Prakofyeviç birer konuşma yapmışlardır:

Nikolay Kondratenko: "Çerkes Halkı'nın seçkin temsilcileri, Kuban havzasında yaşayan halklar adına hepinize hoşgeldiniz diyorum.

4. DÇB Kongresi'nin Çerkes (Adığe - Abhaz) ve Kazak halklarının ortak beşiği olan Kuban havzasında yani Krasnodar'da yapılmasının oldukça büyük anlamı vardır. Anlamına yakışır şekilde devamını ve hayırlı kararlarla sonuçlanmasını diliyorum. Ben Rus kökenli bir yöneticiyim. Gerek kendimi gerekse burada yaşayan halkları birbirimizden ayırt etmiyorum. Çünkü hepimiz kardeşiz, ortak olan çok şey bölüşüyoruz.

4. DÇB Kongresi'nin, Kafkasya dışında yaşayan Çerkeslerle burada vatanında yaşayan halklar arasında oluşan güzel ilişkilerin giderek geliştirilmesine katkıda bulunmasını diliyorum. Adığeler ve Kazaklar burada, paha biçilmez topraklarda tarihin ve geçmişimizdeki insanların bıraktığı güzel geçmiş, gelenek ve meziyetleri devam ettirerek, hatta geliştirerek gelecek kuşaklara devretmekle yükümlüdürler.

Çok kültürlü ve çok halklı Kafkasya'da gelecek endişesi yaratacak söylem ve uygulamalarda dikkatli olmak zorundayız. Çeçen Savaşı'nın ürküntüsü hala devam ediyor. Olaylara açık ve çok duyarlı olan Kafkasya'da hepimizin geçmiş ve geleceğe karşı sorumluluklarımızın olduğunun idraki içinde hareket etme yükümlülüğümüz vardır. DÇB'nin bu konulara olan hassasiyetini biliyorum. Bu kongrenin de halkların kardeşliğine katkı yapacağına inanıyor ve güveniyorum. Bundan sonra da kongrelerinizi burada yapmak istediğiniz taktirde buranın eviniz olduğunu, sizi gönülden karşılayacak ev sahiplerinizin bulunduğunu unutmayınız."

Koko Valeri: "Güzel Krasnodar'da toplanan 4.DÇB Olağan Kongresi'ne katılan herkesi; halkım, Khabardey-Balkar Parlamentosu ve yönetici arkadaşlarım adına saygıyla selamlıyorum. Duygularımı ifade etmeden önce bağlı olduğumuz Rusya Federasyonu Parlamento Başkanı'nın kongremize göndermiş olduğu başarı ve hayırlı çalışmalar dileyen mesajını sizlere okumakla kendimi mutlu addediyorum.

Rusya Federasyonu Parlamento Başkanı'nın mesajı özetle şöyledir: '4.DÇB kongresine değişik ülke ve yörelerden gelen tüm delegelere ve misafirlere hoş geldiniz diyorum. Kurulduğundan beri barış yanlısı olarak çalışmakta olan DÇB'nin, diasporada yaşamakta olan Çerkesler (Adığe-Ahhaz-Abazin) ile Rusya Federasyonun'da yaşayan halklar arasında sıkı ilişki tesis etmiş olmasını ve önemli konulara parmak basmasını takdirle izliyoruz. Çok halklı ve çok kültürlü bir yaşamı benimseyen R.F.'de yaşayan halklarla nerede olurlarsa olsunlar diğer Çerkes halklarının güzel gelecekleri bölüşerek birlikte yaşamasını ve kongrenizin, barış ve kardeşliğe katkı yapmasını, Çerkes halkları için hayırlı uğurlu sonuçlar verecek çalışmalar yapmasını diliyorum.'

Sayın Parlamento Başkanı'nın gelecek zamanlarda olabilecek sorunlarımızın çözümüne önemli katkılarda bulunmasını gelin birlikte dileyelim.

Bugün güzel bir gün ve içimden güzel temenniler geçiyor. Bunları sırasıyla şöyle özetleyebilirim:

• DÇB 7. yılını doldurdu. Sağolasın DÇB, nice güzel yıllara.

• Kongremiz, güzel ve yararlı kararlara vesile olsun.

• Nerede olursak olalım, çağın gerçeği olan ekonomiye önem verip kalkınma ve refahı bölüşmede birlikteliğimiz olsun.

• Alınacak kararların tahakkuku için kim nerede olursa olsun elindeki tüm imkanları kullanarak katkı yapsın.

• Tüm halklar; birlikte ve barış içerisinde yaşayalım. İçinde yaşadığımız halklarla karşı karşıya gelmeden yaşayalım.

• İşini ve zamanını esirgemeden Dünyanın muhtelif yerlerinden gelen kardeşlerimiz, kongreden sonra sağlıklı ve mutlu bir şekilde yuvalarına kavuşsunlar."

Carım Aslan: "Cumhuriyetimizde yaşayan tüm halkımın selamlarını ve başarı dileklerimi sunuyorum. Güzel başlayan kongrenin uzlaşma içerisinde iş yapmak üzere devamını ve başarıyla neticelenmesini diliyorum. DÇB ile cumhuriyetimiz yaşıttır. 7 yıl önce Krasnodar Eyaleti'nden ayrılmak istediğimizde şimdi yanımızda olan dostum Nikolay, bırak engel olmayı tam tersine bize destek oldu ve güç kattı. Sizlerden dört dileğim vardır:

En başta gelen dileğim, biran önce Anavatan'a dönmenizdir. Yaşantınızı biliyoruz. Biz, yasal düzenlemeleri yaptık. RF nezdinde ideal şeklini alması için çalışıyoruz. Yakında Kosova'daki kardeşlerimizi geri getireceğiz. RF de destek vermektedir. Biliyorum mülkün terki ile dönüş zordur ama çaresiz de değildir.

İkinci dileğim, dil eğitim ve öğretimidir. Bu konuda tüm derneklere de iş düşmektedir. Bu kongrede konuyu iyi irdelemenizi ve çözüm üretmenizi diliyorum.

Üçüncü husus; kuşkusuz varlığı da önemlidir ama yeterli değildir. Bu nedenle DÇB bünyesinde daha bir birleşme, sorunları çözmede birliktelik ve dağınıklıktan kurtulup güçlerimizi birleştirme yollarını gönülden aramanızdır. Daha sonra da ekonomi alanında aynı şeyi nasıl yapacağımızı düşünmenizdir.

Son husus da şudur: Kuban havzası bir evdir ve hepimize ait bir evdir. Bu nedenle bu evde kendinizi ev sahibi hissetmenizi ve huzur içinde çalışmalarınızı bitirmenizi ve sağlıcakla yuvalarınıza dönmenizi gönülden diliyorum."

Anatoli Galimyannov: "Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti halkı ve başkanı Hubiyev adına hepinizi saygıyla selamlıyorum. DÇB'nin 4.Olağan Genel Kurulu'nun güzel kararlar alarak sonuçlanmasını diliyorum. DÇB başarılı çalışmalar yapıyor. Bunu anlamak için iki yıl içerisinde neler yaptığını ve neleri başlattığına bakmak yeterlidir. Bana göre, Adığelikte, erkeklikte de inançla bir şeyler yapıldığı taktirde makbuldür. Yönetim olarak üzerimize düşeni yapmaktan geri kalmayacağız. Dilimiz önemli bir sorundur. Birimizin dediğini diğerimiz hiç olmazsa anlamalıdır. Bu doğrultuda çalışmalar yapılmalı. Bu kongreyi burada yaptıran Sayın Nikolay İgnatiev ve Kazak Atamanı'na ve tüm katılımcılara teşekkür ediyorum."

Valeri Arşba: "Cumhurbaşkanımız Sayın Ardzımba ve Abhazya'nın tüm halkı adına hepinizi saygıyla selamlıyorum. Abhazya olarak sıkıntılı ve kritik günler yaşıyoruz. Ama biliyoruz ki yalnız değiliz. Haksız yere uygulanan ambargo kalkmış olsa idi bu durumlara gelmezdik. Ambargo ile insanlarımıza istediğini kabul ettirmeyi hesaplayanlar yanılacaklardır. Üyesi bulunduğumuz DÇB'nin kongresinin burada yapılmasına katkısı geçen herkese teşekkür ediyor ve kongreye de başarılı çalışmalar, Kafkasya için son derecede önemli ve kritik konumu olan Abhazya'ya bugüne kadar verdiğiniz desteğin azalmadan devam etmesini diliyorum."

Vladimir Anatoli: "Rusya Federasyonu kabinesinden olup milletler konusu ile ilgili Bakan Yardımcısı olarak DÇB kongresine katılanlara teşekkür ediyor, güzel sonuçlara ulaşılmasını diliyorum. Çerkesler, son yıllarda güzel şeyler yapmaya başladılar. Kültür konusunda, tarih konusunda ve ekonomik kalkınma konusunda yapılmakta olan güzel çalışmalara yardımcı olmak da bizim görevimizdir. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da elimden geleni esirgemeyeceğim, beni kendinizden birisi olarak kabul ediniz."

Vladimir Prakofyeviç: "DÇB'nin güzel çalışmalar yapmakta olduğunu görüyor ve izliyorum. Çerkesler ve Kazaklar kardeş halklardır. Bizler Adığelerle savaşmadık. Bundan sonra da savaşmayacağız. Çeçen Savaşı'nda askerlerimizi özellikle göndermedim. Şevardnadze, Kazakları toplatıp onları asker yaptı. Onların Abhazlara karşı savaşmasını istemiyoruz. Gelin kardeş olalım. Kardeşce yaşayalım. Güçlerimizi birleştirerek ekonomomizi geliştirelim. Savaş bize lazım değil. Güç birliği yaparsak çok şeyler yapacağımızdan kimsenin kuşkusu olmasın."

Protokol konuşmalarının ardından Genel Başkan Boris Akbaş iki yıllık çalışma raporunu takdim etti. Raporda temas edilen hususlar özetle şunlardı:

• Adığe Abhaz halklarının öğütlerini birleştirerek DÇB'yi kuranlara teşekkür ediyorum. Adığe Abhaz halkları olarak kendi ülkemizi, kültürümüzü, tarihimizi, bizi ulus yapan özelliklerimizi korumak zorundayız. Bunun için de DÇB'den başka bir örgütümüz yoktur.

• Kafkas Rus savaşları biteli 134 yıl oldu. Ama hala yaralarımız sarılmadı. Bu konuda Rus yöneticilerine muhatap muhtelif yazışmalarımız vardır. Yazmaya da devam etmek zorunludur.

• Kafkas halklarının sorunlarının tartışıldığı bir yuvarlak masa toplantısı hedefliyoruz. Tüm gazete ve televizyonların da yayımlamasını temin suretiyle problemlerimizi duyurmak istiyoruz. Üç cumhuriyetimizin yönetimi bu konuda bizi destekliyorlar.



• Bildiğiniz gibi UNPO'ya üye olduk. Genel sekreter Hatko Murat sorunlarımızı dile getirdi. Rusya'nın bize soykırım uygulayıp sürgüne gönderdiğini ve bunun Rusya'ya da kabul ettirilmesini UNPO'dan talep etti. Onlar da Rusya'ya bu hususları yazı ile resmen tebliğ etti. Kazanoka Edvard şu anda UNPO Yönetim Kurulu Üyesi olup haklarımızı savunuyor. Son toplantıda Kosova Adığeleri'ne yapılan zulümü de dile getirdi. Genel Sekreter aklı selim sahibi birisidir ve yararını göreceğimize inanıyorum.

• Ne denli barışçı bir halk olduğumuzu ve içinde bulunduğumuz sorunları, tüm dünya uluslarına anlatmak ve kendimizi tanıtmak zorundayız. Kafkasya'ya yönelik farklı söylemleri bahane ederek, Çerkesler Kafkasya'ya dönüp Rusları kovacaklar diye gazeteler yazıyorlar. Buna inananlar da vardır. Akıllı olalım. Yapmadığımız şeyleri yapmış veya yapacakmış gibi anlatıp halkımıza zarar vermeyelim. Başkaları konuşmadan iş yapıyorlar. Gelin biz de öyle yapalım. Şunun da bilinmesini istiyorum. Diasporada yaşayan kardeşlerimizin dönmesi burada yaşayan halkların herhangi birisinin zararına ve kovulmasına sebep olmayacaktır. Buna ihtiyaç da yoktur. Aksine kardeşçe yaşamak vardır.

• Ülkelerine geri dönenler için İsrail önemli bir örnektir. Söylemle dönüş olmaz. Bunun için gereken çalışmalar vardır. Adığey bu konuda mesafe katetti. Yasa çıkarttı, birtakım başkaca hazırlıklar da yapıyor. Rusya yönetimi daha önce bu konuda olumlu açıklamalar yapmıştı. Açıklamalar sözde kalmamalı. Tatbikata geçirilmelidir. Kosova'da zor durumda olan Adığelerin dönüşü için Carım Aslan çok çalışıyor. Yeltsin de, Primakov da Adığey'in müracaatını olumlu karşılayıp ilgili yerlere gerekli talimatı verdiler. Şimdi bir kararname bekliyoruz. Bu, bizim için hayati öneme haiz ve dönüş için iyi bir başlangıç.

• Adığey, Khabardey Balkar ve Karaçay Çerkes Cumhuriyetleri'nin parlamentolarının oluşturduğu ortak parlamento ilerisi için önemli bir adımdır. DÇB bu yeni kurum ile sıkı ilişkiler içinde çalışmak zorundadır. Dönüşle ilgili yasalar buradan da bir an önce çıkarılmalıdır.

• Dil konusu hayati bir sorunumuzdur. Özellikle diasporada sıkıntı ve yok oluş hızlanmıştır. Dil ve ortak alfabe sorunu ile tarihimizin yeniden

yazılması konusunda bilim adamlarımız çalışmalara başlamışlardır. Bunu hızlandırmak zorundayız. Ürdün toplantısında oluşturulan 5 ayrı konuda çalışacak komiteler çalışmalarına ara vermeden çalışmalıdırlar. Bu çalışmalar sonucu Adığe ve Abhaz halkları birbirlerine daha da yakınlaşacaklardır.

• Kurulması için uğraştığımız televizyonu gerçekleştirip, yayınlara başlarsak dil ve din konusunda verilecek dersler yararlı sonuçlar doğuracaktır. Adığe Akademisi ve bilim adamlarımızla başlattığımız birlikte çalışmayı güçlendirerek sürdürmeye mecburuz.

• Geçen yıl Adığe Voradlarla ilgili festival yapıldı ve çok yararlı oldu. Yurt içi ve yurt dışı Adığe ve Abhazları'nın katılacağı festivalleri sık sık yapmalıyız. Özellikle de gençlere ve sanatçılara yönelik olarak.

• UNESCO 1998 yılını "Kafkasya Yılı" ilan etti. Bu nedenle Rusya Federasyonu yapımcıları Khabardey'de çekimler yapıp yayımladılar. Adığey'de de çekim bitti. Yakında Şapsığ'da çekim yapılacak sırasıyla diğer cumhuriyetlerde de çekimler yapıp yayımlanacak.

• DÇB ilk kez bir dergi çıkarttı. "Çerkes Dünyası" adını verdiğimiz dergi Türkçe, İngilizce ve Rusça çıktı. Üç ayda bir çıkmaya devam edecek ve sürekli yayın olacak. Bu arada faks ve internet sistemini kurduk. Artık tüm dünyadaki insanlarımız ve örgütlerimizle iletişim daha kolay.

• Yönetim Kurulu toplantılarının bazılarını Çerkesk dışında yaptık ve yararlı oldu. Gittiğimiz ülkelerdeki Adığe ve Abhaz kardeşlerimizden bu konuda teklifler aldık, buna devam etmekte fayda görüyoruz.

• Gürcüler, serbest kalıp fırsat buldukları an Abhazya'ya tekrar saldırabilirler. Bu konuda Rusya Federasyonu ve uluslararası kuruluşların ve bizlerin uyanık olması gerekmektedir. Temenni etmem ama, böyle bir olayın vukuu halinde DÇB ve halklarımız Abhazya'nın yanında yer almaktan asla kaçınmayacaktır. Bu nedenle öncelikle ambargonun kaldırılmasını ve 4.4.1994 tarihli antlaşma şartları dahilinde bir çözümü destekliyoruz.

• Bir çok söylentiye neden olan tüzüğümüzün tadiline ilişkin ortak taleplere açığız. Krasnodar Başkanı ve ev sahibimiz Sayın Nikolay Kondratenko'dan, Kıyı Boyu Şapsığ'ın özerklik sorununun çözümü konusunda olumlu katkı bekliyoruz. Uluslararası bir organizasyon olan International Allert'in Soçi'de yaptığı toplantıya Hatko Murat katıldı ve bundan sonraki toplantılara da katılmakta yarar görüyoruz."

Boris Akbaş'ın faaliyet raporunu okumasından sonra bir çok konuşmacı söz aldı. Bunlardan bazıları şöyle konuştular:

Şanıba Yura: "Son Genel Kurullara çağrılmadım. Bu sefer beni Boris çağırdı. Khabardey'deki acının tüm dünyada hissedilmesi birlik yolunda olduğumuzun kanıtıdır. Okunan faaliyet raporunda söz konusu edilen çalışmaları beğendim. Zaten Kalmuk Yura rahmetli bir şey bilmeden Boris'i Moskova'dan getirmedi. Yura'nın kitabı çok önemlidir. Adığe adetlerini ülke yasası haline getirdi. Yasalara hakimiyeti nedeniyle onu Ruslar da severdi. Konfederasyon çalışmalıydı. Ama benden sonra çalışmadı. Bir sıkışma halinde o da yeniden devreye girecektir. Dağıstan, Oset, Çeçen üçlüsü bir tarafta, bizim üçlü bir tarafta. Kazaklar bizim konfederasyon olarak birlikteliğimizden korkuyorlar. Ama biz neden birleşmekten korkuyoruz. Krasnodar başkanının konuşmasını bir husus hariç beğendim."

Muhittin Ünal: Dil konusunda kendisi de güzel bir konuşma yapan Doğan Özden'in tercümesi ile: 'DÇB nüfus kaybı çok fazla olan Kuzey Batı Kafkasya'yı esas alıyor. 134 yıldır yok olmama mücadelesi veren Türkiye Çerkesleri olarak derneklerimizde ayrıma bugüne kadar gitmedik ve bu sayede ayakta kaldık. Şimdi ikilem içerisindeyiz. DÇB mantığı ile bakarsak 4 milyon civarında Adığe ve Abhaz varız. Kosova'dan 350 kişi getirmekte bu kadar zorlanıyor isek, daha büyük kitlelerin dönüşü için iki büyük devlet; Rusya Federasyonu ve Türkiye, sorunu görüşmeler yolu ile anlaşarak çözmelidir. DÇB ve cumhuriyetlerin yöneticileri bu doğrultuda çalışmalıdırlar. İlk etapta yeterli dönüş talebi olmayabilir. O taktirde çifte vatandaşlık ve çifte pasaport konusu çözümlenmelidir.

Tarih ve ansiklopedi çalışmalarında diaspora bilgileri dikkate alınmazsa hata yapılır. Adığe Araştırma Enstitüsü'nden iki yıldır Sayın İhsan Saleh'in de desteği ile araştırmacılarımızı davet ediyoruz. Çok önemli şeyler tespit ettiler. Gelecek sene Adığey'den 3, Khabardey'den 2 ve Çerkesk Abazinlerinden 1 kişi davet ederek bu çalışmaları bitireceğiz. Osmanlı Arşivi yeni açıldı. Oradaki çalışmalar bitirildikten sonra buradaki bilgiler ile birleştirilmeli. DÇB veya üç cumhuriyet; Maykop, Nalçık ve Çerkesk kentlerinde ucuz konaklama pansiyonları tesis etmelidir. Gecelik 20-40-80 $ vererek dar gelirli insanlarımız buraya gelemez. Siz 3-5 $ ile konaklama imkanı hazırlayın. Biz size her ay hemşehrilerimizi, gençleri gönderelim. Göreceksiniz dönüşe katkısı olacaktır. Toplantılarına katıldığınız International Allert'in çalışmalarında dikkatli olmalısınız. Zira, Abhazya'daki 1992 tarihli raporlarının tümü ile yanlı olduğu kanıtlandı. Abhazya - Güney Osetya ile ilgili uluslararası organizasyonların raporlarında "zorla yerlerinden edilenlerin geri dönüşü" şart koşulmaktadır. Bu şart aynı zamanda 134 yıl önce sürülen bizleri de kapsamaz mı? Uluslararası hukukçularımıza inceletelim."

Mehdi Çetinbaş: "İstanbul'da kurulu olan Kafkas Vakfı adına sizleri selamlıyorum. Vakfımız özellikle din eğitimi ile ilgili önemli hizmetler vermektedir. Kafkasya'nın muhtelif bölgelerindeki köylerden gençleri götürüp eğitiyor ve yetiştiriyoruz. Daha sonra geri dönüp Kur'an Kurslarında görev alıyorlar. Ayrıca Osmanlı Arşivinden bugüne kadar iki binden fazla arşiv evrakını kendi arşivimize kazandırdık. Ayrıca James Bell'in çok önemli bir kitabını yayımladık. Khabardey'de bir enstitü açtık. Çalışmalarımıza bu doğrultuda devam edeceğiz."

Bu konuşmaları takiben raporların değerlendirilmesine geçilmiş, yönetim ve denetim kurulları ibra edilmiştir.

DÇB'nin eski yönetim Kurulu tarafından Genel Kurul'un iradesi alınmadan keyfi olarak değiştirilen tüzük maddelerinin tümü iptal edilmiştir. Kabul edilen yeni şekle göre kişilerin ve bir ülkeden birden fazla derneğin üyeliğine imkan veren maddeler kaldırılmış, Genel Sekreterlik ve Danışma Meclisi Maddeleri iptal edilmiş, derneklerin delege sayıları ve dağılımı yeniden belirlenmiştir.

Toplantının en son saatlerinde iki yıl süreyle görev yapacak olan Boris Akbaş başkanlığındaki yeni yönetim ve denetim kurulları seçilmiş, bir çok devlet yöneticisi, kurum ve kuruluşlara gönderilecek olan kongre çağrı metinleri benimsenmiş ve kapanış beyannamesi onaylanmıştır.

DÇB Genel Kurulu, yeni kabul edilen DÇB Marşı'nın ayakta dinlenmesi ile kongre sona erdirilmiştir.



Kaffed'den

  • Son Eklenenler
  • Çok Okunanlar
  • Rastgele