Yeltsin'e, Çerkes Aydınlarına ve Dünya Kamuoyuna Çağrı

Çarşamba, 15 Haziran 2005 12:00

24-28 Haziran 1998 tarihlerinde Krasnodar'da yapılan Dünya Çerkes Birliği kongresinde önemli kararlar alındı. Kongrede yapılan konuşmaların özeti Nart dergisinin 7. sayısında (Mayıs Haziran 1998) yayımlanmıştı. Bu sayımızda, Dünya Çerkes Birliği'nin Rusya Federasyonu Başkanı Boris Yeltsin ile Çerkes aydınlarına yönelik çağrılarına yer veriyoruz. Ayrıca Kosova'daki Çerkeslerin durumuna ilişkin deklerasyonu da okuyucularımızın bilgisine sunuyoruz.

Dünya Çerkes Birliği'nin öncelikli olarak ele aldığı sorunlardan biri, Abhazya'ya yönelik haksız ambargonun kaldırılması. Bu doğrultuda Dünya Çerkes Birliği Yönetim Kurulu'nun ikinci toplantısı, Abhaz halkıyla dayanışmanın bir simgesi olarak, Sohum'da yapıldı. DÇB Ynetim Kurulu'nun toplantısından sonra Abhazya'ya yönelik ambargo ve baskıları kınayan bir bildiri yayınlandı. Bu bildirinin özetini bu sayımızda yayımlıyoruz.

DÜNYA ÇERKES BİRLİĞİ GENEL KURULU'NUN YELTSİN'E ÇAĞRISI

Abhazya Gürcü saldırganlığının neden olduğu kanlı savaş ve ambargo nedeniyle büyük güçlükler içerisindedir.

Abhazya'ya ambargo Rusya Federasyonu tarafından konuldu ve uygulamaya başlatıldı. Eskiden iki tarafın insanlarını birbirine bağlayan Psoy Nehri artık aşılamaz bir engel haline gelmiş durumda. Ambargo, Abhazya'nın savaş yaralarının üstesinden gelebilmesini ve savaşın yıkıma uğrattığı ekonomisini düzeltmesini engelliyor. Bunun sonuçlarını görebilmek için Abhazya'daki insanların yaşadıklarına yakından bakmak lazım.

Rusya-Abhazya sınırındaki Psoy Nehri'ndeki sınır ve gümrük uygulamaları Çeçenistan'daki savaş nedeniyle başlatılmıştı. Bu savaşın bitiminden sonra, 19 Aralık 1994 tarihinden itibaren Rusya Federasyonu'nun konuyla ilgili olarak almış olduğu kararın gözden geçirilmesi gerektiği halde durum değişmemiş, Abhazya aleyhinde ambargoya dönüşmüştür.

Öyle görünmektedir ki ambargonun asıl amacı, Abhaz halkının direnişini kırarak, onları Gürcüstan-Abhaz çatışmasında Abhazya'yı çıkarlarına karşı bir anlaşmaya zorlamaktır. Rusya'nın bu tavrı Gürcüstan hükümetini durumun iki taraf arasında dengeli bir biçimde çözümü öngören bütün yazılı anlaşmaları hiçe sayarak, sorunu zor ile halletmek konusunda cesaretlendirmektedir. ...

Bağımsız Devletler Topluluğu Devlet Başkanları Konseyi'nin 29 Nisan 1998 tarihinde önerdiği çözüm, barış gücünün sorumluluk bölgesinin genişletilmesi ve statülerinin gözden geçirilmesi önerisi gibi Abhazya için öngörülmedik sonuçlar yaratacak niteliktedir. Bu kararlar Abhaz halkının çıkarları yok sayılarak alınmıştır. 14 Mayıs 1994 yılında barış sürecini başlatmak üzere ilan edilen ateşkes, askeri güçlerin ayrılmasını öngören anlaşmanın ihlali anlamına gelecek sonuçlar yaratabilecektir.

Bize göre, Abhazya üzerine uygulanan ekonomik, siyasal baskılar Abhaz-Gürcü çatışmasında barışçıl bir çözüme ulaşmanın önünde engel oluşturmaktadır. Abhazya'nın böyle adaletsiz bir barışa zorlanması, bölgede sadece Gürcüstan ile Abhazya çatışması açısından değil, bütün Kafkasya bölgesi açısından istikrarı bozucu etkiler yaratabilecek niteliktedir.

Bütün bunların yanı sıra, çok uluslu Abhaz ülkesinin insanları ellerinde silahlarıyla kendi kaderlerini kullanma hakkını savunmaktadır ve bu hak Rusya'nın zararına bir yönelim taşımaktadır. Bu yönelim, öncelikle SSCB'nin dağılma süreci sırasında Abhazya Cumhuriyeti'nin, yakın etnik bağlara sahip olduğu Çerkes (Adığe/Abazin) halklarının yaşadığı Rusya Federasyonu'nun sınırları dışında bırakılması nedeniyle bir zorunluluktur. ...

Gürcüstan'ın, Abhazya ile olan ilişkilerinde BDT ile birlikte davranmadığı, Gürcüstan Hükümeti'nin Karadeniz işbirliği, NATO ve GYAM'ı gibi Rusya karşıtı girişimleri desteklediği görülmektedir. Bunlar Gürcüstan Hükümeti'nin ve jeostratejik faaliyetlerinin özelliklerini anlamak açısından önemlidir. Ne yazık ki Rusya bütün bunlara seyirci kalmaktadır. Bu nedenle acil olarak gerçekleştirilmesi gereken şeyler bulunmaktadır, bunlar:

1- Dışişleri Bakanlığı'nın, Abhaz halkı aleyhine yanlı ve insan haklarına, uluslararası hukuka aykırı olarak yürüttüğü hiç bir üreticilik taşımayan yaklaşım ve faaliyetleri durdurulmalıdır.

2- Abhazya-Rusya sınırındaki Psoy Nehri üzerinde kurulan sınır ve gümrük uygulamaları rejimini kuran Rusya Federasyonu yönetiminin 19 Aralık 1994 tarihli kararı yürürlükten kaldırılmalıdır.

3- Bağımsız Devletler Topluluğu Başkanları Meclisi, Abhazya konusunda almış olduğu ekonomik ve politik müeyyideleri kaldırarak, önceki yazılı belgelere aykırı olarak Abhazya'yı soyutlayan uygulamalara son vermelidir.

Not: Bu metin Başbakan Kiriyenko'ya da gönderilmiştir.

DÇB DELEGELERİNİN ÇERKES AYDINLARINA ÇAĞRISI

• Çerkes halkının bilimsel olarak hazırlanmış bir tarihinin yazılarak bütün Çerkeslere ulaşmasının sağlanması. Böylelikle tarihimizin içinde bulunduğu bulanıklıktan kurtulmasının sağlanması.

• Adığe Khabze'ye hakkettiği yerin verilmesi. • Çerkes geleneklerinin yeniden canlandırılması. Çerkes dilinin, Çerkes, Abazin, Abhaz halklarının edebiyat ve sanatlarının canlandırılması ve geliştirilmesi. Çerkesler'in etnik kökenleri ve kültürlerinin bir olduğunun farkına varacak ve onu hayatlarının düsturu haline getirecek şekilde bir tarih bilincine sahip olmalarının sağlanması.

• Yeni nesillerin iyi eğitilmesine öncelik verilmesi, onları moral olarak da iyi eğitilmeleri, ulusal kimliğin yaratılmasında, Çerkes ruhunun yaşatılmasında çok önemli bir rolü olan anadillerin gelişmesi için bütün önlemlerin alınmasını teminen tüm aydınlarımızı göreve çağırıyoruz.

KOSOVA'DA YAŞAYAN ÇERKESLERİN GELECEĞİNE İLİŞKİN DEKLARASYON

• Kosova'da yaşayan Çerkesler 19. Yüzyılda zorla yurtlarından edilen Kuzey-batı Kafkasya'da yaşayan Çerkes halklarının bir parçasıdırlar ve yıllar çok çeşitli sıkıntılara maruz kalmışlardır. Bugün içerisinde bulundukları trajik durum, anayurtlarından uzak yaşayan halkların geleneklerini, dillerini, kültürlerini kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya bulunduklarını göstermektedir. Bu durumda ayakta kalabilmenin ulusal varlığını koruyabilmenin tek yolu kendi güçlerini seferber etmek, birlik içerisine davranmaktan geçmektedir.

Bu durumda bütün Çerkes halkları, örgüt liderleri, Kosova'daki kardeşlerine yardım etmek için seferber olmak durumundadır. Biz Khabardey -Balkar ve Karaçay-Çerkes Cumhuriyetleri'nin sorunu Rusya Federasyonu ve devlet başkanının önüne getirilmesi yolundaki bütün çabalarını desteklemeye hazırız.

Dileriz ki bu çabalar, Kosova'da yaşayan Çerkesler'in en kısa zamanda anayurtlarına dönmeleriyle sonuçlanır.

Rusya Federasyonu'na bu yöndeki çabaları için müteşekkir olacağız ve dileriz ki bütün Çerkes halklarının ortak sorunları da çözüm bulsun. ...

Kafkasya'daki savaş biteli 135 yıl oluyor. Her savaş gibi bu da taraflarına sayısız acı ve felaket getirdi. Bundan en fazla zarar görenler de Çerkes olarak bilinen Abazin/Adığe halkları oldu. 50 ülkeye dağıldılar. Bugün Çerkesler'in anayurdunda bir milyondan az, anavatan dışında 5 milyon Çerkes yaşıyor.

Anayurtlarından sürülenlerin çocuklarına göçmen statüsü verilmeli, en doğal hakları olan tarihsel anavatanlarıyla dialog kurma, akrabalarına kavuşma, dönme, kendi yurtlarında ölme hakkı tanınmalıdır.

DÇB Rusya Federasyonu yöneticilerine, tarihsel adaleti sağlaması, Çerkes halkına uzun süren özlemlerini gerçekleştirmek için gerekli yardımı sağlaması için çağrıda bulunmaktadır.

DÇB YÖNETİM KURULU'NUN ABHAZYA BİLDİRİSİ

Dünya Çerkes Birliği Yönetim Kurulu ikinci toplantısını Sohum'da yapmış ve 29 Eylül 1998 günü aşağıdaki bildiriyi yayınlamıştır:

Abhazya, haksız savaşta, mutlak olan kendi kaderini tayin hakkını, saldırgan milliyetçiliğe ve sömürgeci ideoloji rejimine karşı korumuştur. Fakat hala Abhazya özgürlüğünden yoksun bırakılmak istenmekte ve halk bu korkunç savaşın bıraktığı ağır yaşam koşullarının altında ezilmek istenmektedir.

Bütün uluslararası normların tersine ve Güvenlik Konseyi onayı olmaksızın Rusya Federasyonu, 19 Aralık 1994 tarihinden itibaren Abhazya'ya ekonomik, politik ve enformasyon ambargosu uygulayarak Abhazya vatandaşını hareket, iletişim ve kendi kaynakları ile düzen kurma haklarından mahrum etmektedir.

Savaştan sonra Rusya Federasyonu, Birleşmiş Milletler ve AGİT temsilcilerinin tanıklığında Gürcüstan ve Abhazya arasında imzalanan 4 Nisan 1994 tarihli Moskova Anlaşması taraflar arasında yasal bir devletsel ilişkinin kalmadığının açık kanıtı olduğu halde, BDT Topluluğu'nu ve Rusya Federasyonu'nu arkasına alan Gürcüstan bu anlaşmayı tanımaz tavır içindedir. Bu da yetmiyormuş gibi Rusya, Ukrayna, Türkiye, ABD, Yunanistan ve Almanya gibi devletler Gürcüstan'a silah yardımı yapmakta ve savaşa özendirmektedirler. Mayıs 1998'deki çatışmalar bu özendirme ve desteğin doğal sonucudur.

DÇB Yönetim Kurulu olarak, uluslararası kamuoyunu, Abhazya'nın mutlak olan kaderini tayin etme hakkını kullanmasına engel olunmaması doğrultusunda tavır koymaya, Rusya Federasyonu'nun yeni hükümetini de insan haklarına aykırı olarak konulmuş ve uygulanmakta olan ambargoyu kaldırmaya, Gürcüstan'ı da gerçek pozisyonunu korumaya ve attığı imzalara sadık kalmaya çağırıyoruz.

DÇB Yönetim Kurulu, Sohum, 29 Eylül 1998

 

Kaffed'den

  • Son Eklenenler
  • Çok Okunanlar
  • Rastgele