Abhazya'daki Gelişmeler Üzerine

Çarşamba, 15 Haziran 2005 12:00

Yedi yıldır Abhazya ayrı bir devlet olarak yaşamını sürdürmektedir. Kendi hudutları, seçilmiş parlamentosu ve yürütme erki ile egemen devlet niteliklerine sahiptir.

1993 yılından beri Gürcüstan ve Abhazya arasında Birleşmiş Milletler gözetiminde Rusya Federasyonu’nun katılımıyla yürütülen görüşmeler sürmektedir. Bu süre içinde her iki taraf birçok dosyayı masaya getirmiş olup, bunların bir çoğunda da uzlaşmaya varılmıştır. Abhazya Yönetimi Gürcüstan Devlet Başkanı’nı, Gürcüstan ve R.F. Dışişleri Bakanlarını, BM Genel Sekreteri’nin işbirliği içinde çalıştığı grubun (ABD, Rusya Federasyonu, Fransa, İsrail) temsilcilerini ve başka birçok diplomatı davet ederek görüşmelerde bulunmuştur. Bu davet ve görüşmeler, Abhazya’nın dış ilişkilerini uluslar arası yasa ve normlara uygun olarak yürütebildiğini ve tüm sorumluluklarını yerine getirebildiğini ortaya koymuştur.

1994’te kabul edilen Abhazya Cumhuriyeti Anayasası’na göre Abhazya, kendi ulusunun özgür iradesi ile demokratik ilkeler temelinde yapılanmış ayrı bir devlettir. Ekim 1999’da Parlamentosu’nun-Halk Meclisi’nin almış olduğu “Devlet Bağımsızlık Aktı” ile bu durum tekrar onaylanmış ve pekiştirilmiştir.

Bu gerçekler doğrultusunda Abhazya yöneticileri, Gürcüstan ile aralarındaki sorunun tek çözümünün her iki tarafın egemenlik ve eşitlik hakları temelinde gerçekleşeceğini de-ğerlendirmektedirler. Bu yaklaşım, dünyada benzeri sorunların çözümünde izlenen prosedür ve temayüllere uygun bir yaklaşım olup her iki tarafın bugüne kadar yürütmüş oldukları diplomatik argümanlara da uygundur.

Bu süreçte Abhazya, uzlaşmaya hazır olduğunu birçok kez açıkça göstermiştir. Yapılan görüşmelerde Abhazya ve Gürcüstan’ın Federasyon ve Konfederasyon modelleri içinde tek devlet çatısı altında birleşmeleri de ele alınmıştı. Abhaz tarafı bu görüşmelerde antlaşma metinlerindeki tüm maddeleri kabul etme taahhüdüne de girmişti. Ancak Gürcü tarafı 1997 yılında hazırlanmış olan bu protokolü imzalamaktan vazgeçti.

O günden bu yana görüşmelerde olumlu yönde bir gelişme olmamıştır. Daha da kötüsü, Abhazya’nın Gal Bölgesi’nde Gürcüstan yeniden çatışmaları körüklemiş, can ve mal kaybına neden olmuştur. Çok açıktır ki, Gürcü tarafı, antlaşmaları imzalamak yerine Abhazya’yı ekonomik ve politik olarak BDT ülkelerinin aldığı kararları kullanmak suretiyle boğmaya çalışmakta; Gürcüstan’ın batı sınırında yoğunlaşmış terörist gruplar aracılığıyla tacizi sürdürmeyi tercih etmektedir. Bugün terör sürekli yükseliş eğilimindedir; sınır bölgelerine yakın yerleşim bölgeleri terör yatağı haline gelmiştir; Gürcü yöneticileri bu durumu görmezden gelmekte ve uyarıları da duymamaktadırlar.

Durumun olumlu çözümü, müzakerelerde görev alan ilgililerin, görev ve sorumluluk bilinci içinde hareket etmeleriyle doğrudan bağlantılıdır. Bu açıdan bakıldığında, Irak’a uygulanan ambargonun kaldırılması konusunda Rusya’nın gösterdiği çalışmaların pek çok devlet tarafından takdirle karşılandığını anımsamak gerekmektedir. Abhaz halkı üzerindeki baskının kaldırılması konusunda da Rusya’nın buna benzer bir inisiyatif ortaya koyması niçin beklenmesin! Zira bilinmelidir ki, Abhaz halkı sayıca az ve zor durumdadır; Gürcü saldırılarıyla ekonomisi felce uğramış olup, bugün de belini doğrultamamıştır. Daha da önemlisi, BDT yöneticilerinin aldıkları kararlarla ekonomik olarak abluka altına alınmıştır. Gürcü yöneticileri, yaptıklarının yanlarına kar kalacağını bilerek ve Rusya Federasyonu ile diğer BDT ülkelerinin kendi destekçileri olduklarına güvenle Abhazya'’ı zorla diz getirmeye çalışmaktadırlar.

Yukarıda yaptığımız değerlendirmeler ışığında Dünya Çerkes Birliği olarak aşağıdaki hususlara dikkat çekiyoruz:

1. Abhazya’ya dayatılan koşullar, kişisel hak ve özgürlüklerle birlikte tüm bir halkın hak ve özgürlüğünü ortadan kaldırmaya yönelik yaptırımları içeren, tüm evrensel insan haklarının çiğnenmesini pekiştiren koşullardır. Bu itibarla biz Rusya Federasyonu’na dayatma rejiminden vazgeçmesi için sesleniyoruz ve konuya yüksek insanlık değerleri çerçevesinde yaklaşımını bekliyoruz.

2. BDT üyesi ülkelerin son zamanlarda terörizmin tırmanışından duydukları rahatsızlığı biliyor ve bu korkunç tırmanışın içinde Gürcü terörizminin de yer aldığının farkına varmalarını bekliyoruz.

3. Tüm anlaşmazlıkların çözümünün, tarafların tümünün eşit koşullarda katılımıyla mümkün olacağı gerçeğinden hareketle Dünya Çerkes Birliği, bu sorunun çözümünde görevli makamların bu gerçeği titizlikle dikkate almaları gereğinin altını çizmektedir. Ayrıca Abhazya sorununun ele alındığı BDT toplantılarına Abhazya temsilcilerinin de çağırılması önemli bir adım oluşturacaktır. Böyle bir uygulama sorunun çözüm olanaklarını arttıracak, gerçeklerin tespitinde kolaylıklar sağlayacaktır. Aynı zamanda bu, yalnız Gürcüstan ve Abhazya’nın değil, Kuzey Kafkasya’nın dahil olduğu Rusya’nın, Kafkasya dışındaki tüm halkların da yararına olacaktır.

Kaffed'den

  • Son Eklenenler
  • Çok Okunanlar
  • Rastgele