Anadil Eğitiminde Alfabe Tartışmalarına İlişkin Açıklama

Çarşamba, 19 Kasım 2014 09:14

Kafkas Dernekleri Federasyonu kurulduğu günden itibaren kültürümüzün temeli olan anadilin korunması ve yaşatılmasını ana faaliyet konularından biri olarak görmüş, derneklerimizde düzenlenen kurslardan, üniversitelerde bölüm açılmasına, orta eğitimde anadil derslerinden radyo-Tv yayınlarına kadar her alanda taleplerimizi dile getirmiş, anadilin kullanılması için aktif olarak çalışmış, bu konuda duyarlılığı geliştirmek üzere her yıl çeşitli etkinlikler düzenlemiştir. Bu çalışmaların başarılı olması ve bilimsel temellerde gerçekleşmesi için anayurt ve diasporadaki dilbilimciler, uzmanlar, anadil dersi eğitmenleri ve derneklerimiz ile sürekli istişare içerisinde olunmuş, düzenlenen çalıştay ve konferanslarda anadil eğitimi konusu tüm boyutlarıyla ile ele alınmıştır. Son yıllarda Türkiye'de anadil konusunda gerçekleşen olumlu gelişmeler bu sistemli ve sürekli çalışmaların sonucudur.

Anadil çalışmaları kapsamında Federasyonumuz, ortaokullarda Adıgece ve Abazaca seçmeli ders okutulmasının gündeme geldiği ilk günden itibaren Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) nezdinde gerekli girişimlerde bulunarak, Adıge ve Abaza dillerinin Yaşayan Diller ve Lehçeler Programı çerçevesinde seçmeli ders kapsamına alınmasını sağlamıştır. Bu kapsamda Federasyonumuz tarafından hazırlanan Adıgece ve Abazaca seçmeli ders öğretim programı, Talim ve Terbiye Kurulunun 07.09.2012 tarih ve 153 sayılı kararı ile kabul edilmiştir. Bu öğretim programı temel alınarak Avrupa Diller Ortak Çerçeve Programı ölçütlerine göre modüler olarak hazırlanan ders kitapları Bakanlık tarafından kabul edilmiş ve Bakanlığın internet sitesinde e-kitap olarak yayınlanmıştır. Söz konusu kitaplar anavatanımızdaki resmi eğitim kurumlarında kullanılmakta olan ve günümüzde dilimizdeki sesleri en iyi karşılayan Kiril Alfabesi ile hazırlanmıştır.

Başarılı bir şekilde devam eden ve yaygınlaşan bu program, Latin harflerine dayalı bir alfabenin MEB müfredatına dahil ettirilme çabaları nedeniyle sekteye uğrama tehlikesi ile karşı karşıyadır. Yapılan ilk girişimin MEB tarafından reddedilmesine rağmen bazı kesimler mevcut müfredatın değiştirilerek Latin harflerine dayalı bir müfredat için ısrarla çalışmaktadır. Latin harflerine dayalı alfabenin herhangi bir şekilde MEB tarafından kabul edilmesi durumunda, Adıge ve Abaza dil eğitiminde alfabe karmaşası yaşanacağı ve diasporada Adıge ve Abaza dillerinin korunmasına ilişkin çalışmaların sekteye uğrayacağı açıktır.

Kiril alfabesi Türkiye eğitim sisteminde sadece MEB Seçmeli Ders müfredatında kullanılmamaktadır. Düzce Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Çerkes Dili ve Edebiyatı Bölümü öğrencileri anavatanımızdan gelen akademisyenlerin öğretmenliğinde Kiril alfabesiyle eğitim görmektedir. Erciyes Üniversitesi'nde Çerkes Dili bölümünün açılması için gerekli çalışmalar anavatanımızdan gelen bir akademisyen gözetiminde devam etmektedir. MEB Yaşam Boyu Öğrenim Genel Müdürlüğü nezdinde, Kiril alfabesi ile hazırlanmış ders kitaplarının modül programlara eklenmesi için gerekli girişimler Federasyonumuz tarafından yapılmıştır. Derneklerimizde devam eden anadil çalışmalarında Kiril alfabesi kullanılmaktadır.

Kaffed olarak alfabe konusundaki görüşümüz; MEB Ortaokul Seçmeli Ders Müfredatında, üniversitelerdeki bölümlerde ve derneklerimizdeki dil kurslarında Kiril alfabesinin temel alınmaya devam edilmesidir. Ortaokul Seçmeli Ders ve Üniversite Çerkes Dili eğitimleri bu ülkedeki en önemli kazanımlarımızdandır; bu kazanımlar özenle korunmalı ve sistemin aksamasına neden olacak müdahalelerden kaçınılmalıdır.

Çerkes Diasporasında Latin harfleri ile kendi alfabelerini oluşturan pek çok kişi ve kuruluş olduğu hepimizin malumudur. Bu alfabelerin bazılarında kullanılan harfler, Türkçedeki seslere karşılık gelecek şekilde seçilmiştir. Bu durum gelecek yıllarda dilimize özgü seslerin yerine, Türkçede o seslere yakın seslerin kullanılmasına ve anadillerimize özgü seslerin giderek deforme olarak kaybolmasına yol açacaktır. Dilimiz korumak istiyorsak öncelikle dilimizdeki seslere sahip çıkmamız gerekmektedir.

Latin harfleri ile hazırlanmış alfabeler ile ilgili diğer bir sorun, bu alfabeleri geliştiren kişi ve kuruluşlar arasında Latin harflerinin nasıl kullanılacağı konusunda bir görüş birliği oluşmamıştır. Üzerinde genel bir uzlaşma sağlanmış ve dil bilimcilerin desteği ile hazırlanmış olsa bile Latin alfabesi, Kiril alfabesinin alternatifi değil tamamlayıcısı olabilecektir. Bu konu, Kaffed tarafından düzenlenen II. Uluslararası Adıge Dili Konferansı Sonuç Bildirisi'nde aşağıdaki şekilde ele alınmıştır:

“…Anavatandakilerden çok diaspora Adıgelerinin alfabe ile ilgili zorluklar içinde oldukları aşikardır. Adıgece okumak–yazmak isteyip de Kirille hazırlanmış alfabeyi bilmeyenler için Kirille Adıge alfabesinin öğretilmesi çalışmalarının yanı sıra, Latin harflerin kullanıldığı bir transkripsiyon Adıge alfabesi de gereklidir. Fakat unutmamak gerekir ki, aslolan diaspora Adıgelerinin dil açısından kendini koruma görevidir. Bu da anavatandaki Adıgelerin kullandıkları alfabe ve yazı dilini diaspora Adıgelerinin de kullanması ile mümkün olacaktır...”.

Dünyada kaybolmakta olan diller üzerine yapılan çalışmalar, söz konusu dilin kaynağı ve halihazırda dili kullananlar ile, o dilin öğretilmesi hedeflenen kişilerin veya kurumların ortak ve tutarlı politikalarla hareket etmesi gerekliliğine vurgu yapmaktadır. Anavatan ile diaspora arasındaki ilişkileri destekleyici bir görevi olduğu için de Kiril alfabesi öğrenilmeli ve kullanılmalıdır.

Anadillerimizin kaynağı ve geliştiricisi olan anavatanımızdaki alfabeden farklı alfabeler ile kaybolmakta olan dilimizin korunamayacağı ve geliştirilemeyeceği açıktır. Farklı alfabeler ile anavatan ile diaspora arasındaki en önemli bağımız olan dil birliğinin devam ettirilmesi mümkün olmayacaktır. Anavatanımızdan kopuk ve ayrı bir dil politikası izlemek diasporadaki gücümüzün bölünmesini doğuracak, dilimizin özgün özelliklerinin yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılması amacımıza ulaşmamıza engel olacaktır. 

Kafkas Dernekleri Federasyonu olarak anadilimizin korunması ve yaşatılması konusunda duyarlı olan herkesi, yaşadığımız ülkede anadilin eğitiminde elde edilmiş kazanımların korunması ve geliştirilmesi konusunda ortak bir tutum almaya davet ediyoruz.

Haberler

  • Son Eklenenler
  • Çok Okunanlar
  • Rastgele