Yaşar Aslankaya Genel Kurul Konuşması

Salı, 26 Kasım 2013 08:13

Kafkas Dernekleri Federasyonu

6. Olağan Genel Kurulu

24 Kasım 2013

 

Sayın konuklar,

Kafkas Dernekleri Federasyonu'nun saygıdeğer delegeleri,

Kafkas Dernekleri Federasyonu 6. Olağan Genel Kurulu'na hoş geldiniz.

Genel kurulun, ulusumuzun varoluş mücadelesi yolundaönemli bir aşama olacağı inancıyla hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Çerkes halkının saygıdeğer delegeleri, bu Genel Kurul toplantısı, hem federasyonumuz, hem de Çerkes halkı açısından özel ve önemli bir tarihte düzenleniyor.

Bildiğiniz gibi Federasyonumuz 2003 yılında kuruldu ve bu Genel Kurulda Kafkas Dernekleri Federasyonu'nun 10. yılını kutluyoruz. Kaffed'den önce kurulan Kafder'i göz önüne aldığımızda ise, birlikteliğimizin 20. yılındayız.

Kafder ve Kaffed'in kuruluşu ve gelişimi kolay olmadı. Burada aramızda bulunun pek çok büyüğümüzün de bizzat yaşayarak gördüğü gibi, Çerkeslerin bir araya gelmesi, birlik olması, ortak hedefler doğrultusunda hep beraber çalışmak için ortak bir yapı oluşturmaları uzun süren kararlı bir mücadele sonucu gerçekleşti.

Türkiye'deki Çerkesler dernekler etrafında örgütlendiler. Derneklerimiz 1970'li yıllarda birlik olmanın önemini görerek federasyonlaşma çalışmalarına başladı. Fakat tam 36 yıl önce, yine Kasım ayında, 5 Kasım 1977'de, Tsey Mahmut Özden'in şehit edilmesiyle sonuçlanan saldırı ile birlik çalışmaları engellendi. Tüm baskı ve engellemelere karşın birlikteliğimizi kurduk. Bu birlikteliğimizi eğer görebilseydi mutlu olacağına inandığım, Tsey Mahmut Özden'i huzurlarınızda saygıyla anıyorum.

10 yıl, bir insan ömrü için uzun ama bir toplum için çok kısa bir süredir. Bu kısa sürede bile Kaffed, birliğin ve birlikteliğin ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Kaffed kurulurken belki hayal bile edemeyeceğimiz pek çok şey gerçekleştirildi. Bugün Adana'da çocuklarımız anadillerini kullanabilecekleri anaokuluna gidiyor. Orta öğretimde Kaffed'in hazırladığı ders kitapları Adıgece ve Abazaca eğitiminde kullanılıyor. Düzce Üniversitesi'nde anayurttan gelen öğretim üyeleri geleceğin Çerkesce öğretmenlerini yetiştiriyor. Üniversitelerde Adıgece ve Abazaca dersleri açılıyor.

Bugün artık 21 Mayıs'lar ulusal kimliğimizin ayrılmaz bir parçası haline geldi. Her yıl kitlesel olarak 21 Mayıs'ta sürgün ve soykırımda yitirdiklerimiz anılıyor. Hak ve adalet taleplerimiz her platformda dile getiriliyor. Bugün artık Abhazya'nın bağımsızlığı ve zaferi, Ayaayra, binlerce kişinin katılımıyla kutluyoruz. Adıgey Cumhuriyeti'nin kuruluşunu  Adıgey'deki kardeşlerimiz ile birlikte kutluyoruz. Bugün artık geleceğe daha güvenle bakıyoruz.

Tüm bu güzel gelişmeler, bugün burada bulunan, birlikteliğin önemine inanan derneklerimizin, derneklerde çalışan insanlarımızın çabası ve gayreti ile oldu. Kaffed'e, yani birlikteliğimize sahip çıkan, geleceğimizi birlikte kuran sizlere, Kaffed'in tüm emekçilerine şükran ve saygılarımı sunuyorum.

Bu Genel Kurul toplantısının, hem federasyonumuz, hem de Çerkes halkı açısından özel ve önemli bir tarihte düzenlendiğini söylemiştim. Bildiğiniz gibi Çerkes halkı açısından çok önemli bir tarihi yaşıyoruz. 2014 Çerkes halkına uygulanan soykırım ve sürgünün 150. yıldönümü.

Halkımız 150 yıl önce insanlık tarihinin en büyük soykırım ve sürgünlerinden birine uğradı, anayurdundan koparıldı. Anayurdundan koparılan 1,5 milyon kişiden 500 000 kişi sürgün yollarında hayatını kaybetti. Tuna nehrinden Ürdün çöllerine kadar geniş bir coğrafyaya savruldu. Herşeye karşın halkımız kimliğine, diline ve kültürüne sahip çıkmaya çalıştı. Dağınık yerleşim, engeller ve baskılar nedeniyle özellikle dil ve kültürde önemli kayıplar yaşandı. Fakat ne nereden geldiğimizi unuttuk, ne de kim olduğumuzu. 150 yıldır tüm dünya tarafından yok sayılmasına ve inkar edilmesine karşın, 21 Mayıs'ı hiçbir zaman unutmadık.

21 Mayıs nasıl soykırım ve sürgünün simgesel tarihi ise, Çarlığa karşı direnişin son noktası olan Soçi de soykırım ve sürgünün simgesel yeridir. Bu nedenle 2014 Kış Olimpiyatları'nın Soçi'de düzenlenmesi, bu büyük trajedinin tekrar yaşanmasına yol açmaktadır. Çerkes Soykırım ve Sürgününün 150. yıldönümü, soykırım ve sürgünün tanınması ve tarihsel haksızlıkların giderilmesi taleplerinin yükseltilmesi açısından da bir dönüm noktası olacaktır. Bu konuda en doğru etkinlikleri planlamak üzere bir çalışma grubu oluşturacağız.

Genel Kurulumuz, Türkiye ve diaspora açısından da çok önemli olan bir dönemeçte düzenleniyor. Bir süredir yavaşlasa da demokratikleşme ve yeni anayasa hazırlanması çalışmaları Türkiye'nin hala birinci gündem maddesi. Zorluklarına ve risklerine karşın çözüm sürecinin devam etmesi, önemli değişimlere yol açabilecektir. Bütün bunlara ek olarak Türkiye önümüzdeki iki yılda üç önemli seçim yaşayacak: 2014'de yerel seçimler ve Cumhurbaşkanı seçimi, 2015'de de genel seçimler. Yani önümüzdeki iki yıl seçimler dönemi olacak.

Sayın konuklar,

Çerkes halkının saygıdeğer delegeleri,

Genel Kurulumuz, Federasyon ve halkımız açısından işte böyle önemli bir dönemde toplanıyor. Kafkas Dernekleri Federasyonu olarak bu dönemde hem diasporada, hem de diaspora ve anayurt arasında birlikteliğimizi güçlendirerek haklı taleplerimizi dile getirmemiz, ortak hedeflerimize ulaşmak için etkin çalışmalar gerçekleştirmek zorundayız. İşte bu sorumluluk bilinciyle Kafkas Dernekleri Federasyonu yönetimine, Türkiye'nin farklı bölgelerinden gelen arkadaşlarım ile birlikte adayız.

Sayın konuklar,

Çerkes halkının saygıdeğer delegeleri,

Önümüzdeki dönemde Federasyon olarak faaliyetlerimizin aşağıdaki konular üzerinde yoğunlaşmasının önemli olduğunu düşünüyoruz.

Demokratik taleplerimiz

Türkiye'nin demokratikleşmesi sürecinde maalesef Çerkeslerin sorunlarının anlaşılmadığını, sorunlarımıza yeterli önem ve özenin gösterilmediğine şahidiz. Bu nedenle, Kafkas Dernekleri Federasyonu olarak Türkiye Çerkeslerinin haklı taleplerini, başta yeni anayasa hazırlık çalışmaları olmak üzere her ortamda ısrarla ve sürekli bir şekilde savunacağız. Doğal olarak, taleplerin dile getirilmesi yeterli değildir. Demokratik hakların kullanılması ve hayata geçirilmesi son derece önemli, fakat önemli olduğu kadar da zordur. Bu nedenle, son yıllarda özellikle anadil eğitimi konusunda elde edilen kazanımları korumak ve uygulamadaki sorunları çözmek için somut çalışmalar yapacağız. Adana derneğimizin açmış olduğu Kafkas Anaokulu gibi, Düzce ve Turhal'da açılan Adıgece seçmeli dersleri gibi başarılı uygulamaların yaygınlaştırılması önceliğimiz olacaktır.

Daha fazla anadili öğretmeni yetiştirmeliyiz. Üniversitelerde açılmış olan bölüm ve araştırma merkezi sayısını artırmalıyız, akademik çalışmalara imkan sağlamalıyız. Çerkes dillerinde radyo ve uzun süreli televizyon yayınlarının başlaması konusunda girişimlerde bulunmalıyız.  

Anadilde Eğitim

Öncelikle çocuklarımızın dillerini öğrenebilmeleri için anne-babaların onlarla anadilde konuşmaları gerekmektedir. Dil bilen aile büyüklerinin çocukları ile kendi dillerinde konuşmalarının önündeki sosyal-psikolojik çekincelerin kaldırılması konusunda hep birlikte çalışmamız gerekmektedir.

Devlet yurttaşların dillerini ve kültürlerini korumaları için sadece izin veren değil, destekleyen bir konumda olmalıdır. Derneklerimizdeki ana dil öğretiminin halk eğitim merkezleri ve benzeri kuruluşlar tarafından desteklenmesi için daha önce yapılmış başvuralar yeniden ele alınacaktır. Anadili öğretmenleri yetiştirilmesi, üniversitelerde açılmış olan bölüm-seçmeli ders ve araştırma merkezi sayısının artırılması, akademik çalışmalara imkan sağlanması konusunda çalışmalar yapılacaktır. Tüm çalışmalarımızın hedefi anadilde eğitim olmalıdır.

Anayasa Çalışmaları

Türkiye’de temel hak ve özgürlükleri esas alan, evrensel normlara uygun, vatandaşlığı etnik kimlik, dil ve dine dayandırmadan tanımlayan sivil, eşitlikçi, çağdaş bir anayasa ihtiyacı vardır. KAFFED, TBMM Anayasa Komisyonu nezdinde yapılmış olan çalışmalara aktif olarak katılmış ve taslak metinler sunmuştur. Bundan sonraki süreci yakından takip ederek gereken aksiyonu alacağız. .

Yerel ve Genel Seçimler

Biraz önce değindiğim gibi Türkiye'de önümüzdeki iki yıl üç önemli seçim yaşanacaktır. Gerek yerel yönetimler düzeyinde, gerekse parlamento düzeyinde temsilcilerimizin olması, hem sorunlarımızın tanıtılması ve taleplerimizin dile getirilmesi, hem de bu taleplerin gerçekleştirilmesi açısından çok önemlidir.

Bu nedenle, özellikle yerel seçimlere ve parlamento seçimlerine yönelik olarak yarından itibaren tüm Türkiye'de çalışmamız gerekiyor. Yerel seçimlerde il genel meclislerine mümkün olduğu kadar çok üyemizin seçilmesini sağlamalıyız. İstanbul il genel meclisindeki bir üyemizin bu yıl gerçekleştirdiği çalışmalar, hepimiz için örnek teşkil etmektedir. Bu kapsamda 2015 genel seçimlere tabanımız ile birlikte çalışacağız.

Sürgün ve Soykırımın 150.yılı 

“21 Mayıs Çerkes halkının yaşama direncinin ifadesidir, direniştir, başkaldırıdır ve yeniden dirilişin tarihidir”.

Önümüzdeki dönemin en önemli konusunun 150. yıldönümünde Çerkes soykırımı ve sürgününün tanınması ve Çerkeslerin uğradığı tarihsel haksızlıkların giderilmesi olduğu açıktır. Bu kapsamda, 2014'ün “Çerkes Yılı” olarak ilan edilmesi için girişimlerde bulunacağız. Başta Temsil Edilmeyen Uluslar ve Halklar Örgütü UNPO olmak üzere,hem Türkiye’deki hem de  uluslararası kuruluşlar nezdinde soykırım ve sürgünün gündeme getirilmesi için çalışacağız. Özellikle Rusya Federasyonu’na yönelik olarak Çerkes Soykırım ve Sürgünü’nün tanıması ve vatanından sürülen Çerkeslerin torunlarına kayıtsız şartsız dönüş ve çifte vatandaşlık hakkı vermesi talepleri etkin bir şekilde dile getireceğiz. Bütün taleplerimizi kuracağımız çalışma grubu ile birlikte belirleyeceğiz.

Soçi Olimpiyatları

KAFFED 2014 Soçi Olimpiyatları’na ilişkin çalışmalarına olimpiyatların Soçi’de yapılacağının belirlendiği 2007 yılında başlamıştır. Bu konu, ortak akıl, danışma, bölge ve başkanlar kurulu toplantılarında tekraren istişare edilmiş, gerek diasporada gerek anavatanda farklı kesimlerin de görüşleri alınarak ortak bir tavır belirlenmiştir. Çerkeslerin tarihi vatanında, özellikle sürgün ve soykırımın simge yeri Soçi’de yapılacak olimpiyatların, olimpiyat ruhuna aykırı olacağı, barış ve huzura hizmet etmeyeceği, sadece “Soykırım ve Sürgü”nün acısını ve adeletsizliği pekiştireceği unutulmamalıdır.

Uluslararası olimpiyat komitesi, olimpiyatlara katılacak ülkeler ile olimpiyatlarda yarışacak sporcular nezdinde yaşadığımız soykırım ve sürgüne yönelik bilgilendirme faaliyetleri yapacak, destek talep edeceğiz.

Anayurt ile ilişkiler

Kafkas Dernekleri Federasyonu'nun ve Federasyonu oluşturan derneklerimizin en önemli hedeflerinden biri kimliğimizi, dilimizi ve kültürümüzü korumak ve özgürce gelişmesi sağlamaktır. Bu kapsamda diaspora-anayurt ilişkileri hayati önemdedir. Anayurt özellikle soykırım ve sürgünün yol açtığı olumsuz demografik yapıdan dolayı diasporaya ihtiyaç duymaktadır. Diaspora da anayurdun desteği olmadan varlığını sürdüremeyeceğinin bilincindedir. Bu nedenle anayurda dönüş düşüncesinin hayata geçirilmesine ilişkin çalışmalar Federasyonumuz ve bizim açımızdan özel bir önem taşımaktadır.

Anayurt ile ekonomik ve kültürel ilişkilerin daha da geliştirilmesi için çalışacağız. Anayurduna dönüş yaparak, oralarda yerleşen veya iş kuran kardeşlerimizi desteklemeye devam edeceğiz. Üniversitelerde okuyan öğrencilere kredi ve burs verilmesi konularındaki varolan uygulamaların iyileştirilmesi için azami gayret göstereceğiz. Abhazya ve Güney Osetya egemen devletler olarak tanınması ve Abhazya ve Güney Osetya'ya yönelik izolasyonların kaldırılması için ulusal-uluslararası zeminlerde çalışmalar yapmaya devam edeceğiz.

Suriyeli Soydaşlarımızın Durumu

Suriye'deki kardeşlerimizin yaşadığı trajediyi hepimiz biliyoruz. Suriye'deki çatışma ortamının uzun bir süre daha devam edeceği bellidir. Kaffed ve bağlı dernekler öncülüğünde yapılan çalışmalar sonucunda, bugüne kadar 1400 civarında Suriyeli kardeşimiz Türkiye’de çeşitli yerlerde misafir edilmektedir. Türkiye'ye gelen kardeşlerimizin sorunlarına kalıcı çözümler bulunması konusunda çalışmaya devam edeceğiz.

Suriye’den ayrılmak zorunda kalan kardeşlerimiz için en doğru adres Anayurdumuzdur.  Anayurda dönmek isteyenlere gereken destek verilmeye devam edeceğiz.  Ayrıca Rusya Federasyonu nezdinde şimdiye dek yapılan tüm girişimleri daha yakından takip edeceğiz.

Kaffed yönetimsel yapısı

Ancak yine de KAFFED’in organizasyon yapısının kültürel faaliyet kalıbından çıkarılarak siyasal yaklaşıma evrilmesi konusunda çalışmalar yapılması gerekmektedir. Bu konuda tabanımızla birlikte bölge toplantıları, danışma kurulu, arama konferansı ve benzeri yöntemlerle çözüm arayacağız.

Aynı zamanda derneklerimizde tabanı genişletmek ve katılımcılığı artırmak konularında, hep birlikte, yeni yol ve yöntemler geliştireceğiz. Derneklerimizde kadınların ve gençlerin dernek yönetimlerinde daha fazla söz sahibi olmalarını çok önemsiyoruz. Türkiye’deki sivil toplum kuruluşları ve uluslararası hak örgütleri ile ilişkiler yoğunlaştıracağız. Bu kurumlar ile ilkeli ve demokratik bir dayanışma içinde olacağız. Söz konusu kuruluşlar tarafından gerçekleştirilecek etkinliklerde federasyon ve derneklerimizin temsil edilmesi için çalışacağız. 

Dünya Çerkes Birliği ve diğer örgütler ile ilişkiler

Özellikle anavatanımızdaki siyasi ve sivil örgütler ile bağlarımızı güçlendirmeli, farklı boyutlarda iletişim kanalları geliştirmeli, işbirliğini arttırmalıyız. Dünya Çerkes Birliği, Çerkes halkının en önemli kurumlarından biridir. Nihayetinde, DÇB uzun yıllar birbirinden uzak kalmış anavatan ve diaspora kurumlarını aynı platform üzerinde bir araya getirmektir. DÇB’ne ilişkin eleştirilerin ve sorunların farkıdayız. Demokratik ve katılımcı işleyişi içselleştirmiş KAFFED olarak, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da, kurucusu üyesi olduğumuz, üst örgütümüz DÇB içinde de demokratik işleyişin ve Çerkes halkının ve Çerkes halkının demokratik taleplerinin dile getirilmesi ve kazanımlarının arttırılması yolunda mücadelesini sürdüreceğiz.

Son başkanlar kurulu toplantısında, diasporanın sorunlarının ve çözümlerinin birlikte ele alınması için kurulması tavsiye edilen bir diasporası birliğinin oluşturulmasına yönelik girişimlerde bulunacağız.

Sayın konuklar,

Çerkes halkının saygıdeğer delegeleri,

İçinde yaşadığımız bu kritik tarihsel dönemde, Federasyonumuzun birikimini ve çeşitliliğini yansıtan bir ekip ile görev talip oluyoruz. Önümüzdeki sorunların ve zorlukların farkındayız. Fakat Federasyonumuzu oluşturan derneklerin oluşturduğu sinerji, göreve talip olan arkadaşlarımızın deneyimi ve dinamizmi ile birleştiğinde tüm sorunlarımızın üstesinden geleceğimize inanıyorum.

Bu inançla hepinizi selamlıyor, Genel Kurulumuza başarılar diliyorum.

Yaşar Aslankaya

Haberler

  • Son Eklenenler
  • Çok Okunanlar
  • Rastgele