Lazlar Lazca dil kurslarını memnuniyetle karşıladı

Pazar, 27 Ekim 2013 23:54

[BASINDAN] Lazlar kendi dillerinin geçtiğimiz günlerde okul müfredatına dahil edilmesini memnuniyetle karşılıyor ve bu girişimle birlikte toplumun diğer kesimlerinde de Lazca kullanımının yaygınlaşmasını ümit ediyorlar.

Türkiye'de Lazca çoğunlukla kuzeydoğudaki Karadeniz sahili boyunca konuşuluyor. UNESCO, dünyada tehlike altındaki 18 dilden biri olarak Lazca'yı da gösterdi. Konsensus adlı araştırma firmasının 2011 raporuna göre Türkiye'de kendini Laz olarak tanımlayan 1,656,412 vatandaş bulunuyor fakat bunların sadece birkaç yüzbini Lazca konuşuyor.

Lazca, orta okul öğrencilerine Kürtçe, Çerkezce ve Abhazca ile birlikte seçmeli ders olarak sunuluyor. Rize'den 83, Artvin'den de 12 öğrenci seçmeli dil dersi olarak Lazca'yı seçti.

Rize'nin Fındıklı kasabasındaki bir ortaokulda dil dersi veren, Laz Enstitüsü kurucu üyesi Hasan Uzunhasanoğlu, SES Türkiye'ye konuşarak "Derse giren öğrencilerde bir merak ve heyecan var. Tabii ki farklı geliyor onlara. İlk derste gördüğüm şey, çocukların Lazca'yı bildikleri, anladıkları ama tam anlamıyla konuşamadıkları" dedi.

Laz Kültür Derneği başkanlığını yürüten Avukat Mehmedali Barış Beşli ise SES Türkiye'ye birçok Lazın Türk kültüründe asimile olduğunu ve ülkenin de özellikle son otuz yılda Türkçe'yi hakim dil haline getirdiğini söyledi.

"Devletin anadil politikasının değişmesi gerekiyor" diyen Beşli şu sözlerle devam etti: "Türkiye'de konuşulan dillere yabancı dil gibi yaklaşamazsınız. Bu sadece Lazca ile ilgili bir durum değil, bütün anadiller için geçerli. Bu dillere yönelik pozitif ayrımcılık yapılması gerekiyor. Eğitim dili, ihtiyaçlara göre belirlenmelidir."

Gola Kültür, Sanat ve Ekoloji Derneği Başkanı ve Genel Müdürü S. Refika Kadıoğlu, SES Türkiye'ye Lazca'nın okullara girmesinin bir 'dönüm noktası' olduğunu vurguladı.

"Buna Türkiye Cumhuriyeti Lazca'yı ve Lazlar'ı kabul etti diye bakabiliriz. Bu dilin sahiplenilmesi ve yaşatılması için önemli bir adım. Bu dersler, toplum içinde bir sinerji yaratacak. Yıllardır ayrışmış, birbirinden kopuk yaşayan ve birbirini tanımayan halklar birbirini daha yakından tanıyacak. Son derece değerli bir süreçtir” yorumunu yaptı.

Türkiye'nin ilk Lazca gazetesi Ağani Murutsxi'nin sahibi İrfan Çağatay, SES Türkiye'ye yaptığı açıklamada bu derslerin Laz topluluğunun meşrulaşması açısından tarihi bir önem taşıdığına atıf yaptı.

"Daha önceleri Lazca ile ilgili bir çalışma yapıldığında bölücü olarak tanımlanıyorduk" diye ekledi.

SES Türkiye'nin konuyla ilgili sorularını cevaplayan Laz eylemci ve yazar İsmail Güney Yılmaz ise "Bu adım sayesinde bugüne dek gerek resmi düzlemde gerekse de Laz halkının algısında geçerliliği olmayan Lazca statü kazanmış olacak. Elbette ki yeterli değildir fakat bu kuşkusuz bir kazanımdır. Bu 20 yıllık kesintisiz ve inatçı bir mücadelenin getirisidir" dedi.

Kafkas Dernekleri Federasyonu Genel Eğitim ve Teşkilatlanma Sekreteri Filiz Çelik ise SES Türkiye'ye Lazca, Abhazca ve Çerkesce gibi dillerin kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu uyarısında bulundu.

"Tedbir alınmaması halinde bu dillerin bir kuşak sonra konuşulamayacağını" öne sürerek her bir seçmeli derste en az 10 öğrenci bulunmasını gerekli gören yönetmelik hükümlerinin beklentileri karşılamadığına işaret etti.

"Çerkeslerin nüfusu Türkiye'nin her yerinde yoğun değil. Bu bölgesel bir sorun değil, Türkiye'nin sorunu. Lazlar'da da aynı sorun var" şeklinde konuştu.

Laz topluluğunun liderleri ise öğretmen yetiştiriyor ve ders kitabı hazırlıyorlar.

"Şimdilik derslerde daha önce Lazca kurslarda tutulan notları kullanıyorum. Elimizde masal kitapları da var. Öğrenciler ilk olarak alfabeyi ve sesli okumayı öğrenecek" diyen Uzunhasanoğlu, "Bazı zorluklar var. Sertifikalı öğretmen yok ve bu sıkıntı yaratıyor. Ben normalde matematik öğretmeniyim; diğer okulda ders veren hocamız da Türkçe öğretmeni" açıklamasını yaptı.

http://turkey.setimes.com/tr/articles/ses/articles/features/departments/national/2013/10/23/feature-01

Haberler

  • Son Eklenenler
  • Çok Okunanlar
  • Rastgele