Adığeler, Tarihleri ve Kültürleri

Çarşamba, 15 Haziran 2005 12:00

Adıgeler- Kim Onlar?

Meot Gölünün (Azak denizi, Azav, Uzav denizi=daragızlı deniz) Çepe çevre meot yurdudur. Meotler (Adıgeler) bir çok kabilelerden oluşurlardı. Bunlar Sindler, Aheyler, Zıhler, Genıogler. Bu Adıge kabileleri hep Azak denizi çevresinde yaşarlardı.

Strabon-Alıc (Grec-Yunan) Bilim Adamı, Tarihçi, Coğrafyacı. MÖ 1 ve MS. 1 yy arasında yaşadı.

Kafkasyayla Roma imparatorluğu arasında yaşayan Kasakların (Adıgelerin) erkeklerinin yüz hatlarının güzelliği, vücutlarının muntazamlığı vücut hatlarının uyumluluğu güçlü adaleleriyle, narin yapılarıyla ender bulunan tiplerdir. Kadınları için söylenebilecek olan şey ise güzelliklerinin zarafetlerinin incelik ve temizliklerinin insanı hayrete düşürdüğüdür.

Abdul Hasan el Masudi

Arap Bilim Adamı 943 yılı

Ben hayatım boyunca duyduğum gördüğüm ve hatırladığım kadarıyla Zih (Adıge) halkı kadar ilgimi çeken beni meraklandıran ve değer verdiğim bir konu olmadı. Onların büyük çoğunluğu son derece güzel insanlar, vücutlar muntazam uyumlu ve kusursuz. Kadınları için söylenebilecek şey ise fazlasıyla aynıdır.

George İnteriano

15 yy da yaşamış Coğrafyacı Etnoğraf İtalyan Bilim Adamı



Ormanlarla kaplı yüksek yamaçların derin vadilerinde, Hazar denizinden Karadeniz'e kadar olan Kuzey Kafkasya'da yaşayan güzel halklardan bir tanesi de Adıgelerdir. Uyumlu vücut yapılarıyla her türlü zorluğu yenme cesaret ve başarılarıyla yakın doğuda yaşayan halklardan tamamen farklıdırlar.

Onlar hiçbir zaman vatan topraklarını zorla hileyle genişletmek için uğraşmadılar. Hiçbir zaman yağmacı olmadılar. Onlar ciddi insanlardır. Başkalarının malında toprağında gözü olmadan güzel vatanlarının vadilerinde, yamaçlarında yaşarlardı. Korku nedir bilmeden vatanlarını hürriyetlerini korudular kültürlerini hep yaşadılar yaşattılar.

Komşu halkların hep yardımına koştular kendi canları ve rahatları pahasına onları düşmanlarından korudular. Vatan için savaşmayı hep görev sayan Adıgeler kendilerine sığınanları hep korudular onların düşmanlarına karşı savaştılar.

İşte böyle yaşıyorlardı bir çok kabileden meydana gelmiş bu güzel ve şanslı insanlar.

Fon Vakerbat 1798 yılı Alman Yazarı

Dünyaca meşhur bir çok bilim adamı binlerce yıllık Adıge tarihi ve kültürü üzerinde bir çok araştırmalar yapmışlar bir çok görüş ve eser meydana getirmişler merakla, hayretle.

Öyleyse Kimdir Adıgeler?

Bilim Adamlarının görüşüne göre dünyanın yaratılışı 5 milyar yıldan fazla oldu. Dünya üzerinde yaşayan bitki ve hayvanların yaratılışı ise birkaç yüzmilyon yıl oldu insanın yaratılışı ise sadece birmilyon yıl olduğu sanılıyor. Dünya ve üzerinde yaşayan canlıların yaratılışı ile insanın dünyada varoluş zamanı çok kısa ve yeni olduğu görülür. Buna rağmen bu süre içinde gerek yüz ve kafa yapıları gerek dilleri gerek renkleri ve gerekse hayat tarzlarıyla birbirinden farklı insan toplulukları meydana geldi. Bu günkü bilim adamları yüz ve kafa yapılarına göre insanları üç gruba ayırıyorlar.

a- Negroidler b- Mongoloidler c- Avropaidler

19. asırda yaşamış meşhur Alman filozofu Gegel'in "Ruhun Filozofu" adlı eserinde yazdığına göre Adıgeler Avropoidler sınıfının en üstün grubunu oluştururlar. Bu gruba Bu Gruba Kafkas Grubu ismini vermiş. Gürcüler ve İtalyanları da aynı gruba dahil etmiştir. Dünya tarihinin temelinde ve yükselmesinde bu grubun büyük katkısı olduğunu yazar belirtmekte.

Halkımız kendini hep adıge diye tanıtır birbirlerine Adıge diye hitap ederler, anadilleri Adıgecedir. Dünya görüşleri yaşantıları örf ve adetleri yazılı olmayan Adıge yasaları (Xabze) ile düzenlenir. Binlerce yıllık tarihleri boyunca Adıgelerin kat ettiği bu yolda başka milletlerin Adıgeler için kullandığı değişik isimler oldukça fazladır. Bunun gibi dünyada değişik isimlerle anılan bir çok milletler vardır. Hatta kendileri için kullandıkları isimler birbirinden farklı da olabilir. Tarihte bunların bir çok örneği vardır. Adıge-Abhaz-Abaza halkının temelini araştıran tarihçilerin görüşüne göre bu halkların temeli Hat krallığına dayanmakta. Bu krallığın sınırları içinde Karadenizin doğu ve kuzey sahillerinin tamamı, Anadolu'nun kuzey sahillerinin büyük bölümü iç Anadolu'nun büyük kısmı, Kuzey batı Kafkasya (Gürcistan, Abhazya Krasnodar Kray, Aşağı Adıgey) giriyordu.

Hat krallığını meydana getiren Hatit halkından olan Abesla, Kask halklarından Adıge- Abhaz-Abaza ırkının türediği kaydedilmekte. Bu görüşün temeliise Hatitlerin kullandığı lisanla Adıge-Abhaz-Abaza lisanlarının temelde aynı olmasıdır.

Kask isminden türemiş olupta Adıgeler için çok eski zamanlarda kullanılan isimler şöyle: Kesak, Kesag, Kasag, Kasog. Bu gün bile Asetinler ve Sıvanlar Adıgeler için Kasag, Kaskon derler.

İ.Ö. 8-7 y.y. arasında Abesla ve Kask halklarından Meot krallığı doğdu. Bu krallıkta yaşayan halklara yabancılar meotlar derlerdi. Bu gün de yabancıların Adıgeler için kullandığı isim de aynıdır.

Meot krallığında bir çok adıge kabilesi yaşardı. Bunlar Sindler, Dendariyeler, Fettailer, kerketler, Toreatler, Doshler, Psesler, Zihler, Geniohler, Aheiyler ve diğerleri. Bu krallıkta yaşayan Adıge kabilelerinden Sındler İ.Ö. 6-5 yy. da güçlü bir konuma gelmiş ve Sindike adlı devleti kurmuşlardı.

İ:Ö: 8. Yy dan İ.S. 13. Yy dan sonra ise Adıgeler için Çerkes ismi kullanılmaya başlanmış mtarihlerde bu isimle geçmiştir. Adıgeler her zaman kendi topraklarında yaşadılar hiç başka topraklarda yaşamadılar. Başka halklarda Adıge topraklarında hiç olmadılar. Tarihlerinde bunun aksine kayıtlara rastlanmıyor.



Adıge yurdu sınırları yukarıda Don nehrinden başlar güneyde Kafkas sıradağlarının zirvesine kadar uzanırdı. Doğuda ise Sunca Irmağının Terç'e ulaştığı yere kadar uzanmaktaydı. Bu sınırlar 15-16 y.y. arasında da aynıydı.

O Yüzyıllarda gerek topraklarında gerek nüfus sayılarında hep azalma olmuştur. Çünkü sonu gelmeyen uzun savaşlardan hiç kurtulamamışlardı. Güzel ve zengin yurtlarına Azak Denizinin (Uzev denizi) ve Karadenizin verdiği büyük imkanları da katarsak çevrede yaşayan diğer halkların hep ilgisini iştahını çekmiş güçlü ordularıyla bu enterasan ülkeye hep saldırmışlar. Adıgeler bu güzel vatanlarını yüğzyıllarca düşmana karşı savunmuşlar canlarını mallarını esirgemeden hep hür yaşamışlar güçlerini hep bu uğurda harcamışlar

İşte bu yüzden Adıgeler büyük yerleşim yerleri kaleler yapamadılar. Hatti Krallığının ve Sindihe devletinin yazı dili olan lkisanı kaybetmeleri vatan topraklarının ve nüfusun küçülmesi hep bu savaşlar yüzünden oldu. Bu süreç 20 y.y. kadar devam etti. Bunun dışnda başka bir sebep daha var. 15-19 yy. arasında gerek avrupada gerek Asyada büyük devletler, imparatorluklar oluştu. Dünya düzeni bu büyük devletlerin isteği doğrultusunda oluşuyordu. Bu yüzyıllar içinde Adıge yurdu çok rahat ve güçlü değildi bir çok savaşlara sahne oldu.

Bu gün Adıgeler Rusya Federasyonunu oluşturan Adıgey Kabardey- Balkar, Karaçay Çerkes Cumhuriyetleriyle Krasnodar Kray, Stavropol Kray ve Kuzey Osetya Cumhuriyetlerinde yaşarlar ve klendilerini hep Adıge diye tanıtırlar.

Çarlık Rusyasının 18-19 yy da Adıgelerle yaptığı yüzyılı aşkın büyük ve acımasız savaşta Adıgeler büyük kayıplar vermiş beş bin yıllık vatanlarından büyük çoğunluğu zorla sürülmüş, Osmanlı topraklarına göçettirilmiştir. O büyük kanlı savaşta gerek Adıgelerden gerek diğer halklardan ne kadar insan yok oldu bilen yok.

Bu gün Diasporada üç milyondan fazla Adıge yaşamakta. Bunun üç milyona yakını Türkiye'de, Suriye'de, Mısır'da, Ürdün'de, İsrailde, balkanlarda, doğu Avrupada, Amerika'da ve Rusya Federasyonunun muhtelif yerlerinde yaşarlar.

Bu gün Anavatanlarında şu adıge kabileleri yaşamaktalar. Şapsığlar (Karadeniz sahilinde), Bjeduglar, Abazalar, Çemguyler Adıgey Cumhuriyertinde Besleneyler bir kısım Kabardeyler, Karaçay-Çerkes Cumhuriyetinde, Kabardeyler Kabardey Balkar Cumhuriyetinin Büyük Kabardey- Küçük Kabardey (Clehsteniy) de yaşarlar. Hristiyan Adıgeler yukarı Osetya ve Mezdog bölgesinde yaşarlar. Stavropol ve Krasnodar Kray topraklarında serpilmiş vaziyette Adıge köyleri vardır. Bunlar kendilerini hep Adıge diye tanıtırlar. Adıge dilini konuşur Adıge örf ve adetlerini yaşarlar.

Diasporadaki Adıgeler yaşadıkları ülkelerin tarihinde kültüründe kalkınmalarında hep yapıcı olmuşlar hiçbir zaman yıkıcı olmamışlar içinde yaşadıkları halklardan hep itibar görmüşler saygı görmüşlerdir. Rusyanın oluşmasında da Adıgeşler hep yapıcı olmuştur. Gerek Çarlık döneminde gerekse Sovyetler dönemindebir çok Adıge bir çok önemli görevlerde bulunmuş iyi ilişkiler devam etmiştir. Mesela Kabardeylerin büyük Prensi Temrıko nın kızı Göşney IV Ivanla evlenmiş akrabalık bağları oluşmuştu.

Adıgelerin yaşantılarından komşu halkları çok etkilenmişler kıyafetlerini, silahlarını, Nart destanlarını, toprağı işleyişlerini, atlarını hayvancıklıklarını hep örnek almışlar bunu isteyerek ve severek benimsemişler. Özellikle Adıge kılık kıyafeti bütün kuzey Kafkasya'da çok benimsenir ve sevilir. Bunun dışında Adıge oyunları, müzikleri de taklit edilir.

Adıgelerin en büyük özelliklerinden biri de diğer insanlara yardım etmek, onlara değer vermek paylaşmak. Bu özellikleri binlerce yıldır değişmeden devam etmektedir.

Adıge tarihinde (binlerce yıllık) hiçbir zaman bir başka halka veya devlete saldırdıklarına dair kayıt yoktur. Ama kendilerinden çok daha güçlü ve kalabalık ordulara karşı vatanlarını hep savunarak gelmişlerdir.

Dünya'da olup biten her şeyin bir sebebi manası değeri vardır. Varolan herşeyin bu dünyada bir görevi vardır. Öyleyse binlerce yıllık geçmişleri olan Adıge halkının bu yaşlı dünyada var oluş sebepleri ve görevleri neydi? Bunun cevabını Danimarkalı meşhur Jeolog ve Arkeolog Monpere de Frederik Dybua nın Adıgeler için yazdığı çok sayıda fikir yazılarında şöyle demekte ki bunlar gerçektir, itiraz edilecek tarafı yoktur. Der ki "Keşke mümkün olsa da yüce Allahın işlerine bir kısım eski halklaarın bugünkü insanoğluna bıraktığı büyük mirasta güzel Adıge halkına ne kadar büyük görev yüklendiğini ve değer verdiğini. Ama Allahın işine ve gücüne aklımız ermez."

Adıge halkı uzun çileli tarihi yolculuğunda ne kadar çile çktilerse de ne kadar zorda kaldılarsa da ne kadar sürgüne azaba ducar oldularsa da güzelim örf ve adetlerini Anadillerini Adıgeliklerini hiç unutmadılar. Lisanlarını unutsalar bile Adıge olarak kalmaları kesindir. Diğer bir değişle elmas kadar saf ve temiz olan Adıge Tarihi ve halkı hep varolmuştur var olacaktır. Umut ışıkları her zamankinden daha güçlüdür daha aydınlıktır bu gün.

Adıgeler- Abhazlar-Abazalar Hatilerden Türemiştir.

Hati Krallığı: Adıgelerin çok uzun bir geçmişe sahip olduğunda tüm bilim adamları heöfikir. İngiliz Edvard Spensır 1837 de şöyle yazmakta. " Adıgelerin diğer milletlerde olan yazılı Kanunları yoksa da yaşantıları birbirleriyle olan ilişkileri o kadar güzel o kadar uyumlu ki inanamıyorum. Bu kadar medeni bir halk uzun zaman önce yüksek bir medeniyet ve eğitimden geçmemiş olsun."

Bir çok bilim adamı Spensırı doğr8ulamakta ve Adıgelerle ilgili bir çok eserde yazmışlardır. Bunlardan Gürcü Bilim adamlarından G.A.Melinkosvilli, Z.V.Ançabadze, O.M Caparidze. Abhaz bilim adamlarından Y.İ Kurupnov, A.A Formazov, L.N Solovev, İ.M. Dyakonov, Adıge Bilim adamlarından Y.İ. Avutle, R.J. Betroj ve diğerleri ile birçok başka bilim adamı Adigeler, Abhazlar, ve Abazaların Hatilerden türediğini temelinin Hati Krallığı olduğunu kabul etmekte bu konuda bir çok eserde meydana getirmişlerdir.

Bu kardeş halkların Hatlerden türediğinne başka şahirler de var. Mesela yaşlılarımız gençleri eğitirken onlara cesaret vermek için "geri durma, korkma Hat dedirt" derler. Enstitülerde okutulan bir çok kitapta bu geeçeği şüpheye yer kalmayacak şekilde yazılmakta. Örneğin 1979 da yayınlanan "Yistoria drevnego Mira" adlı kitabın ilk bölümünde şöyle yazmakta "Hat Krallığında aynı soydan gelmeyen bir çok halklar vardı. Bunların içinde en önemli ve en önde gelenler Kafkas Topraklarında yaşayan krallığa en yakın ve bağlı olan Adıge –Abhaz dilini konuşan Hatlerdi. Bugün bile Adıge düğünlerde törenlerde yapılan iyi dilek konuşmalarında eski Adıge konuşma dilinde, Adıge kabile ve şahıs isimlerinde yer ve aile isimlerinde Hat kelimesi temel olmak üzere bir çok isme ve sözlere rastlanmakta. Örnek: Hatuv, Hatat, Hate, Hatal, Hatram, Hatehu, Hatıze, Hatıko, Hatite gibi şahıs isimler, aile ismi olarak da Hatejıko, Hategujovko, Hathıko, kabile ismi olarak Hatıkuay, Hatko gibi daha bir çok örnek verilebilir.

Bunun dışında Hat kelimesinden türemiş bir çok kelime ve deyişler kullanırlar Adıge kabileleri. Mesela: Adıge düğünlerinde düğünü idare eden ortalığı düzenleyen düğünü sevk ve idare eden yetkiliye Şapsığlar, Bjeduğlar, Çemguyler, Abhazlar "Hatiyako" derler. Becerikli sözü dinlenirbir topluluğu sevk ve idare eden kişiye Adıgeler "Hatıy" derler bu günkü Artıst-Oyuncu karşılığı gibi.

Adıgeler suvari birliğini sevk ve idare eden onalara önderlik ve liderlik yapan kişiye "Şıvhatit" – Atlıhatit derler.

Adige-Abhaz-Abaza lisanının Hat lisanıyla akraba olduğunu gösteren şeyler sadece sözler değil. Arkeologların yaptıkları bir çok kazılarda mezarlardan çıkardıkları bir çok eşyaları silahlar kap kacaklar ölülerin gömülüş şekli ve başka bir çok belgeler bir başkalarıyla mukayese edilerek bir halkın başlangıcı ve bugünkü durumu hakkında neticeye ulaşmak mümkün. Öyleyse bu gün Adıge topraklarında açılan ve çok eski çağlara ait Kurganlarda Anadoluda yapılan kazılarda bulunan eserlerin ne kadar birbirine benzediğini aynı kültürün ürünü olduğunu Arkeologlar şüpheye yer bırakmadan kabul etmekte. Adıgey Cumhuriyeti topraklarında Vunezevko magarası yakınında bulunan (1986) altıbin yıllık Kurganda çıkarılan kemikler kemikler özellikle kafatası kemikleri Adıge bilim asdamı arkeolog Lehupaşe nin yardımıyla bilimsel incelemeye alındı. Bu inceleme Ukranya Bilimsel Akademisi Arkeoloji enstitüsünde yapıldı. Aynı bilimsel araştırmaya pale ontolog ve tarihçilerin hocası Potehine İnne ve Arkeolog tarihçi doktor Neçitaylo Anete katıldılar. Bu araştırmada antropoloji yönüyle ortaya çıkan neticede bilim adamları şu fikirde birleştiler.

Bugünkü Adigeler'in altıbin yıl önce Kuzeybatı Kafkasya'da (Bugünkü Adıgey toprakları) o zaman yaşıyan halklardan türediğini aynı soydan olduğunu ve o dönemde Anadolu-Küçük Asya'da yaşayan halklarla kanbağları olduğunu . buna göre arkeologlar, antropologlar, tarihçiler ve dilbilimcilerden bir çok tanınmış bilimadamı şu temel gerçeği kabul ediyorlar. Adigeler, Abhazlar ve Abazalar Hatlerden türemiştir. Hat Krallığı'nda yaşamışlardır.

Hat Krallığı ile ilgili bir çok eski yazıt ve kitap bulmak mümkün. Bunlardan Asur Kralı Naramsin dörtbin yıl önce Asur yazıtlarında şöyle demektedir. "Bin yıl önce Yukarı Mezopotamya'ya Vor Hatuv ordu komutanı emrinde Hat halkı gelmiştir". O yazıtta belirtildiğine göre Hat halkı Yukarı –Kuzey Batı Kafkasya'dan gelmişti.

Vor Hatuv soydaşları Hatuvkoler olduğu halde Fırat Nehri kenarına geliyorlar Kargamış ve Thapseç şehirlerini kuruyorlar sonra da Akkad Krallığı'nı ele geçiriyorlar. Bu yazıtlar Hat Krallığı'nın çok geniş olduğunu ve Kuzey-Batı Kafkasya'yı sınırları içine aldığını gösteriyor.

Hat Krallığı beş bin yıl önce kurulmuştu, çok geniş topraklara sahipti. Küçük Asya'dan başlayıp Karadeniz Sahili boyunca Azak (Uzov) denizi sahillerini içine alıyordu., güneyde ise sınırları Mısır'a ulaşıyorsu. En büyük Krallıklardan sayılıyordu. Çok güçlüydü. Sanatta, bilimde , kültürde çok ilerideydiler. Bu özellikleri her tarafa ulaşmıştı, çok rahat yaşıyorlardı. Çok güzel yazı dilleri vardı. Harfleri şimdiki Adige damgalarına çok benziyordu, büyük şehirler kurmuşlar taştan çok güzel evler inşa etmişlerdi. Savaş olunca savaş arabalarıyla savaşa katılırlardı.

Dünyada ilk defa demiri bulan onu kullanan Hatlerdi. Hat Krallığı'nın başkenti Hati şehriydi. Sonradan Hatusas ismini aldı. Hatlerin kabiliyetlerini gösteren binlerce yıllık "Hatitlerin Destanı" denen Adıge şarkısında şöyle denmektedir :

Hatittir atalarımız

Çok eski bir kavimiz biz

Tarihler öyle diyor

Hatit yurdu çok geniş

Denizleri aşmışta nam salmış her yana

Ta dayanmış Mısır'a

Ramses olmuş huzursuz

Savaş demiş Hatite

Hatit cengaverleri

Çoktan hazır bu işe

Hem cesurlar hem güçlü

Adeta kanatlanmış

Saldırmışlar düşmana

Savaş arabalarıyla

Titretmişler her yeri

Düşmanın kalbini de

Üstün geldi Hatitler

Bu büyük savaşta da

Mısır Kralı Firavun Ramses

Barış diyor Hatite

Barışı imzalıyor taraftar

Akrabadır sonunda

Ramses ile Hatitler

Bu şarkının sözleri gerçek İ.Ö. 1312 Mısır Fravunu II.. Ramses Şam yakınındaki Kadeş denen yerde Hatler'le savaşmıştı. Bu savaşta Hatler üstün gelmiş ve Kadeş anlaşması yapılmıştı. Bunun nişanesi olarak Hat Kralı II. May'ın güzel kızı Ramses ile evlenmiş ve akraba olmuşlardı. Yapılan anlaşma 17 maddeden oluşuyordu, bunlarda hiyoroglif yazıyla pişmiş kil tabletler üzerine yazılmıştı. Bu antlaşma iki devlet arasında yapılan ilk yazılı antlaşmadır. İlk savaş kulesi de bu savaşta yapılmıştır. Hat gençlerinden bir kısmı Mısır ordusuna teslim olmuş gibi katılarak onlara yanlış bilgiler vermiş ve Hat ordusunun kuşattığı bir ırmak vadisine Mısır ordusunun girmesini sağlamıştır.bu durum Hatlerin zafer kazanmasında en büyük etken oldu.

Mısır, İsrail, Grek ve Ermeni Krallarının temeli Hat Krallığı'nın tarihi temelleri üzerine kurulmuştur.

Adigeler, Abhazlar ve Abazalar gurur duyabilirler ve duymalıdırlar. Hat Krallığı'nın tarih ve kültürüne yaptıkları katkı ve hizmetten dolayı. Bu hizmetin en büyüğü de Hat dilinin korunmuş olmasıdır. Bu gün dünya üzerinde Hat diline en yakın olan dil Adige, Abhaz veAbaza dilidir.

BİLGİ / BELGE

  • Son Eklenenler
  • Çok Okunanlar
  • Rastgele