XIX. Asra Kadar Adıge Rus İlişkileri - II.Bölüm

Çarşamba, 15 Haziran 2005 12:00

II. Bölüm

Mısır'daki Adıge Memluk devletini ortadan kaldıran Osmanlı İmparatorluğu, yönünü kuzey Kafkasya'ya Adıge yurduna çevirmişti. Kafkasya'yı elde etmek, Karadeniz'e hakim olmak Rusya'nın önlenemeyen yayılma ve gelişmesini dizginlemek, Osmanlı dış politikasında önemli yer tutuyordu.

Adıge halkının liderleri iyice anlamışlardı, her gün biraz daha güçlenen sınırlarını hep genişleten güçlü Osmanlıyla baş edemeyeceğini, asırlardır komşu olarak beraber yaşadığı Rusya'yla anlaşmak, komşuluklarını iyi düzeyde tutmak, Adıge yurdunun selameti için en uygun yol olarak görülüyordu. Gerçi Osmanlıyla dolayısıyla Kırımla dost olalım diyenlerde yok değildi.

XVI- XVII y.y da Adıgelerin dış politikalarında şöyle bir değişiklik yapılmıştı. Diğer halklar ve özellikle komşu devletlerle akrabalık bağları kurmak, bu sayede daha güvenilir, daha dost komşular kazanmak. Bunun için Adıge prensleri ve asilzadeleri Gürcü, Dağıstan, Kırım hanlığından Negoy asilzadelerinin kızlarıyla evleniyorlardı. Kendi kızlarını da onlara veriyorlardı. Bu tip ilişkiler Adıgelerde daha önce de vardı. Tarihte örnekleri var. Temterekey prensi Mistislav'ın kızını, büyük prens Redade'nin Rus oğluna almışlardı. Gürcü kralı II. Geoergi Megrel prensleri, Negoy prensi Yamgurçey, Kalmuk prensi Ayuka Han, Kırım Hanları Dolet-Ceri ve Bagte- Çeri Adıgelerin eniştesiydi.

Adıgelerle Rusların ilişkilerini daha da güçlendirmek için IV. Yivan (Grozni) ın isteği üzerine 1561 de Kaberdey prensi Temırıko (Yidarın oğlu) nın kızı Goşney IV. Yivanla evlenmişti. Goşney Temırıko'nun küçük kızıydı. Bu evlilik sekiz yıl devam etmiş, 1569 Goşney 25 yaşında hayata veda etmişti. Nikah Hıristiyan geleneklerine göre yapılmış, Goşney vaftiz edilmiş ve Mariye ismini almıştı. Çar karısına hediye olarak som altından yapılmış 3 kg ağırlığında bir tepsi hediye etmişti. Bu değerli hediye bugün Moskova tarih müzesinde muhafaza edilmekte.

Goşneyi Çara vermeden önce, 1552 de bir gurup Adıge elçisi Moskova'ya gitmişti. Amaç Rusya ile Adıgeler arasında sıkı dostluk ilişkiler kurmak, bunu resmileştirmekti ve bunda başarılı oldular. Bu ilk Adıge elçi gurubu 200 atlıdan meydana geliyordu, her biri son derece seçkin, kılık kıyafetleri çok süslü, atları at takımları harikulâde güzeldi. Bu gurubun liderleri meşhur Adıge prenslerinden Kanovko Meşıko ile Yelbezuvko Alkılış idi. Bu elçiler Moskova'da dokuz ay süreyle kaldılar. Bu süre içinde Ruslardan büyük ilgi alaka ve misafirperverlik görmüşlerdi. Bu Adıge atlılar, Kırım hanı Dolet -Ceriyin Ruslarla yaptığı savaşta, Rus ordusunda görev almış, hanın ordusunun saldırılarını önlemişlerdi.

Adıge elçileri vatanlarına dönünce Çar kendi elçilerini Adıgey'e göndermişti. Bunların başında da meşhur diplomat Şepotev Andrey vardı. Heyet 1555 yılına kadar Adıgey'de kaldı ve Rus Adıge ilişkilerinin en iyi düzeye gelmesi için Şepotev Andrey büyük hizmetler yapmıştı. Sepotev Andrey Moskova'ya dönünce beraberinde bir gurup Adıge elçisi de gitmişti. Bu gurubun lideri Siybeko Kanşavko idi. Moskova Kremlinde, Siybeko ile IV. Yivan arasında bir antlaşma yapılmıştı. Buna göre Ruslar ve Adıgeler hep dost kalacak, iyi komşuluk ilişkilerini devam ettirecekler, her iki halktan birine bir saldırı olursa beraber karşı koyacaklar, düşmana beraber saldıracaklardı. Çar bu antlaşmada Adıgeleri düşmanlarına karşı koyacağına dair yemin etmişti. Yıl 1557 temmuz idi. Bu antlaşmada tercümanlığı, uzun yıllar Adıgelerin içinde yaşamış ve Adıgeceyi iyi öğrenmiş olan diplomat Şepotev Andrey yapmıştı. IV. Yivanın yaptığı antlaşma ve verdiği sözü yerine getirmek için iyi bir sebep doğmuştu. Kırım hanı Dolet- Ceri Adıge yurduna saldırmak için 60 bin kişilik bir orduyla harekete geçmişti. Bunu haber alan Çar, on üç bin kişilik ordusuyla Şeremetev Yivan komutansında hanın ordusunu arkadan kuşatarak, Tula şehri yakınında büyük bozguna uğratmışlardı. Han geri kalan az sayıdaki kuvvetleriyle gizlice kaçarak Kırıma dönmüştü. O yıllar Adıgeler için huzur güven yıllarıydı. Bunu da IV.Yivanın Adıgelerle yaptığı antlaşmaya borçluydular. Adıgeler bunu gayet iyi anlamışlardı. Adıgeler bu iyiliğin altında kalmak istemediler. 1557 de Çarın ricasıyla Osmanlının Karadeniz sahilinde inşa ettiği Taman ve Temruk kalelerini yakıp yıkmışlardı. Bunun karşılığı olarak IV. Yivan büyük hediyelerle teşekkür için Adıge'ye elçiler göndermişti.

1558 de Siybeko Kanşavko ve Kanoko Meşıko kumandasındaki Adıge süvari ordusu Rus ordusuyla beraber Livon savaşına katıldılar. Bu savaşta Adıgeler büyük başarı ve kahramanlıklar göstermişlerdi. Rıngen kalesini işgal ettiklerinde Adıgeler büyük bir Alman süvari birliğini yok etmişlerdi.

Adıgelerin eniştesi IV. Yivan (Grozni) devri Rusya için zor dönemdi. Çar çok iyi biliyordu ki Rusya güçlü bir yönetim altında, birlik içinde olmazsa bu zorlukları yenemeyecek, büyük devlet olamayacaktı. O dönemin en büyük zorlukları Tatar ve Moğol istilalarıydı. Rusya bu istilalardan çok zarar görmüştü.

IV. Yivan çok işler başarmış, imparatorluğun sınırlarını doğuda, batıda, güneyde ve kuzeyde emniyete almış, birliği sağlamış, baş kaldıran iç güçleri kanlı şekilde bastırarak Rusya'nın birliğini sağlamıştı.

IV. Yivan bütün önemli konularda en büyük danışmanı ve güvendiği kişi Adıge eşi Goşney (Marie) ın kardeşi Çerkeskiy Mihail (Sultan) dı. Adıgeler Çarın emriyle orduda veya idari makamlarda görev aldıkları zaman, onlara Hıristiyan dinini kabul ettiriyorlar ve ona uygun bir de isim veriyorlardı. Müslümanlığı henüz çok fazla özümsememiş olan Adıgeler için bu durum çok fazla rahatsız edici değildi. Böyle Çarın emrinde görev alan Adıgelerin hepsine Çerkaskiy- Çerkaske lakabı takılırdı. Ait olduğu halkın ismiyle anılırlardı. Aile isimleri zikredilmezdi. Temrıkonun oğlu Çerkaskiy Mihail bunlardan biriydi. Goşneyin (Marie) nın meşhur ağabeyi tarihte bu isimle geçmekte. O, Rus ordusunun en büyük kumandanıydı. Ruslara büyük zaferler kazandırmış cesur yılmaz bir komutandı. Rus ordusu 1570 yılında Kırım Tatarlarına karşı büyük başarı kazanmıştı. Çerkaskiy Mihail Rus dumasında en itibarlı kişiydi. Protokolde Çardan sonra ilk kişiydi. O, Rusya'nın en zengin en itibarlı ve en güçlü kişisiydi. Temrikonun diğer oğlu Mamsırko. O, o kadar güçlü o kadar cesurdu ki sanki aslan yürekliydi ve öyle tarif edilirdi. Bugün bile eski Rus şarkılarında ismi ve kahramanlığı anlatılmakta.

Mamsırko, ordu komutanı olarak yıllarca Çara hizmet etti. Çok sıkıntılar yaşamış, yılmamış cesurca büyük işler başarmıştı. Hiçbir zaman anavatanını kendi halkını unutmamış Adıgelerle Rusların dost olmasın, ilişiklerinin iyi olmasını istemiş, babası Temrıkonun yolunda gitmiş, halkına ihanet etmemiştir.

Mamsırko Çarın danışmanıydı. Onun fikirlerini dinler ve değer verirdi. Savaş hali belirince onu çağırır ordunun başına getirir, ona güvenirdi. Her zaman olduğu gibi o, görevini akıllıca, cesurca tamamlar güven kazanırdı. Mamasırko bu başarıyla Adıge Rus ilişkilerini hep iyi yönde etkilemiş, hep dost kalmışlardı. Her iki halk vatanlarını koruma ve savunmada müşterek hareket ediyorlardı.

1570 Temmuzunda Afips ırmağı yakınında Kırım Tatarlarıyla Adıge -Abazalar arasında meydana gelen şiddetli savaşta, Yidar oğlu büyük prens Temrıko yaralandı, yarası ağırdı, ağustos ayında bu dünyadan ayrıldı. Temrıko ve onun oğulları vefat edince Rusya ile Adıgeler arasındaki güzel ilişkiler eskisi gibi pek olamadı. Temrikonun kardeşleri Kambolet ve Jileghot ile diğer ileri gelen bey ve prenslerin çocukları Rusya'ya gidiyorlar orda orduda veya başka alanlarda görev alıyorlardı ve Rus kızlarıyla evleniyorlar, Rusya'da kalıyorlardı geri vatanlarına dönenler de oluyordu. İşte Rusya'da kalan bu insanlardan türeyen nesildir ki bugün Çerkaskiy lakabını taşıyanlar. "Rus halklarını kitabı" adlı eski bir kaynakta şöyle yazmakta; "Çerkesler Kafkas Adıge halklarının evlatlarıdır. Zaman zaman Rusya'ya gelmişler Rus prensleri ve asilzadelerinin kızlarıyla evlenmişler, akıl ve cesaretleriyle büyük hizmetler yapmışlar, bunu sonucu Rus tarihinde gereken önemli yeri almışlardır". Bunlardan biri de Mamsırko'nun oğlu Kanşav. Kanşav Hıristiyan dinini kabul ettikten sonra Çerkeskiy Dimitriy Mamsırkoviç ismini almıştı.

Çerkeslerden çok sayıda bilim adamı politikacı, sanatkar, yönetici ve ordu komutanı çıkmıştır. Bunlar Rusya'da tanınan, değer verilen insanlardı. Bu insanlar XIV – XIX. y.y arasındaki Rus tarihinde silinmez ve unutulmaz güzel izler bırakmışlardır. Çerkeslerin içinde imparatorluğu idare edebilecek yapıda insanlara vardı, bu göreve layık olan ve önerilen değerli kişiler vardı aralarında. 1905 de yayınlanan "Rus biyografi sözlüğü" adlı eserin yazdığına göre IV. Yivan (Grozni) nin ölümünden sonra seçilen Romanov Mihailin zamanında Mamsırko'nun oğlu Kanşav (Çerkeskiy Dimitriy) Rus ordusunun en üst komutanıydı. 1619 yılında "boyarin" üstün unvanını vererek imparatorluğun bütün doğu bölgesinin yönetimini sağlamak üzere Kazan'a tayin etmişlerdi. Bu görevde on yılı aşkın süre kalmış büyük başarılar sağlamıştı.

İngiliz yazar Flitcer'in eseri "Rusya imparatorluğu" adlı kitapta şöyle yazmakta; "Rusya'da savaş hali olduğu zaman şu dört kişiden bir ordunun başına getirilirdi. Glinski Yivan Mihailoviç, Mistislviski Fedor Yivanoviç, Çerkeskiy Boris Kambulatoviç ve Trubeçkoy. Bunların hepsi belli ve değerli halklardan çıkmış insanlardı. Kimdir Çerkeskiy Boris Kambulatoviç: Temrıkonun kardeşi Kambolet'in oğludur. Adıgece ismi Hureşey. Ç. Boris boyar dumasında görevliydi, resmi günlerde ve törenlerde Çarın yanında protokolde yer alırdı. Rusya'da çok güçlü bir konumdaydı, itibarlıydı her yerde saygı görüyordu. Ç. Borisin kayını da güçlü bir konumdaydı. Çardan sonra ikinci adamdı, ismi Fidaret'di. O dönemde Çar olan Romanov Mihail'di. Çar akıllı becerikli biri değildi, imparatorluğun idaresi daha çok Fidaret tarafından yürütülüyordu.

Çerkaskiy Borisin oğlu Çerkaskiy Yivandı. O iyi bir ordu komutanıydı. Ç. Yivan 1633 de Rusya adalet teşkilatının başına getirilmiş, ölene kadar bu önemli görevde kalmış, çok yararlı hizmetler yapmıştı. Ç. Yivan Çar Romanov Mihaille anne tarafında kardeş çocuklarıydı. Bu durum Ç.Yıvan'a büyük imkanlar sağlamış o günün Rusya'sında en zengin en güçlü insan konumuna getirmişti.

1621 yılında Kudenet'in oğlu Vurıshan (o bir Kabardey prensiydi) Moskova'ya gittiğinde henüz 21 yaşındaydı. 1624 yılında törenle Hıristiyanlaştırılmış ve Yakov ismini almıştı. Diğer Çerkaskiy soydaşlarının hatırına devlet yönetiminde önemli görevlere getirilmişti. O, akıllı becerikli ve güvenilir bir insandı, bu sayede aldığı her görevde büyük başarılar sağlıyordu. Romanov Mihail'in oğlu Aleksi, Çar olunca Yakov'a olan güven daha da artmıştı. Rusya, Almanya ve Polonya ile savaştığı zaman Çerkaskiy Yakov genel kurmay başkanıydı ve onun sayesinde Rus ordusu büyük başarı sağlamıştı. Kudenet'in oğlu Çerkaskiy Yakov (Vurıshan) 1666 da vefat etmişti, cenazesi Novospaske manastırı yakınındaki, meşhur soydaşları Kambolat'ların oğlu Ç.Boris, Mamsırko'nun oğlu Ç.Dimitri, Ç.Boris'in oğlu Ç.Yivan yanına defnedilmişti.

Çerkaskiy Yakov'un oğlu Çerkaskiy Mihail Rusya imparatorluğunda büyük değişiklikler ve yenilikler yapan I.Petro'nun en sadık dostu ve danışmanıydı. 1697'de Çar onun Tobolsk-Sibirya topraklarına vali tayin etmişti eniyle boyuyla binlerce km büyüklüğündeki bu coğrafyayı idare etmek, imparatorluğa kazandırmak çok zor bir görevdi. Ç.Mihail I.Petro'nun kendisine duyduğu güvene layık oldu. Demir-çelik üreten, top ve silah üreten fabrikaları o kurdu. Bölgesindeki gelirleri imparatorluğun hazinesine dürüstçe muntazam olarak ulaştırıyordu. I.Petro bu büyük başarıdan dolayı bizzat kendi el yazısıyla üstün başarı belgesini vermişti. 1703'de Ç.Mihail'in oğlu Ç.Aleksy'in eşi I.Petro'nun kız kardeşiydi. Ç.Aleksy 1715'den itibaren Çarlığın yeni başkenti olan St.Petersburg'a emniyet ve idari görevli olarak tayin edilir. Onun döneminde yeni başkente Petrovlavski Kalesi, Petergof, Yekaterinodar ve Monplezir sarayları inşaa edildi. Aleksy Sibirya'ya eyalet valisi olarak tayin edilir. Aleksy Sibirya'da iken I.Petro vefaat eder. Aleksy aynı görevdeyken I.Katerina II.Petro ve Anna İvanova dönemleri de geçer. Çariçe Elizabet (Yelizavet) zamanında Ç.Aleksy dış işleri bakanlığına getirilmişti. Meşhur Rus ressam Argunov Yivan Ç.Aleksy'in kölesiydi. Aleksy o kadar zengindi ki binlerce hektar arazisi vardı. Bu arazide çalışan 70 bin işçisi vardı. Ç.Aleksy'in tek kızı vardı Varvare. O kadar güzeldi ki bütün Rusya'da insanlar onun dünürüydü ancak o ince eliyor sık dokuyordu. Seçimini sonunda yapmış General Şeremetev Petro ile evlenmişti. Ç.Aleksy'den sonra o büyük serveti ressamı Arguvon Yivan ile damadına kalmıştı. XVII. y.y da dürüstlüğü ile, aklıyla, cesaretiyle gerek Adıge halkına gerekse Rus halkına büyük hizmetler yapmış olan büyük İlhan Kazbolat. O, Temriko'nun kardeşi Jıleghot'ın oğuldan torunu Senceley'in de oğuldan torunudur. Kazbolat'ın babası Muselim'dir. Dedesi ise yukarıda belirttiğimiz gibi Senceley'dir. Kazbolat Adıge Rus ilişkilerinin dostça devamını iki halkın iyi komşuluk içinde yaşamasını sağlamış, iki halkada büyük hizmetler yapmış Rusya tarihinde unutulmaz güzel izler bırakmış bir liderdi. Kazbolat 1648 de babası Muselim ile beraber Moskova'ya gitmişlerdi. Çar Aleksy onlara büyük ilgi göstermiş misafir etmiş günlerce ağırlamıştı. O günden başlayarak Kazbolat ile Çar iyi birer dost olmuştu. Birbirlerine güven duyuyorlardı. Çar o kadar güven duyuyordu ki Kazbolat Adıgey'de bile olsa haber gönderir dış işleri ile ilgili konuları hal ettirirdi. Ruslar Kırım Hanlığı ile girişecekleri savaşta bir çok halklardan meydana gelen büyük bir Rus ordusunun komutanlığına Kazbolat'ı getirdi. Korku nedir bilmeyen bu cesur kumandanın Rus tarihindeki ismi Çerkaskiy Kazbolat Muçaloviç'tir. Onun cesareti, aklı, dürüstlüğü, yiğitliği Rusya'da o kadar yayılmıştı ki onun ismini duymayan bilmeyen kalmamış yiğitliği dilden dile dolaşır olmuştu koca Rusya'da.

Emrinde Kazak Atamanları, Ukrayna getmanları, Kalmuk prensleri ve bir çok meşhur Rus generalleri olduğu halde çok sayıda savaşta ordu komutanlığı yapmış, bunlardan biri de 1679'da Kırım Hanlığı ile yaptığı savaşta hanın kuvvetlerini büyük bozguna uğratmıştı.

Çerkaskiy lakabı ile anılan aslen Adıge kökenli olan çok sayıda değerli insan Rusya imparatorluğuna büyük hizmetler yapmışlar akıllarıyla cesaretleriyle dürüstlükleri ile yiğitlikleri ile iki halkın iyi komşuluk içinde dostça yaşamalarını sağlamışlar, Rusya tarihinde unutulmaz güzel izler bırakmışlardır. Bunlardan bir tanesi de I.Petro'nun en çok güvendiği Bekovic Çerkaskiy Aleksandır. O kendi döneminde Rusya'da yetişmiş en büyük ilim adamlarından biriydi. 1715 de Bekovic Ç.A. Hazar denizi ile ilgili çizdiği haritalarda bu gün bile bir hata bulunmamaktadır. O, bu eseri hazırlarken bir çok zorluklarla karşılaşmıştı. Bu başarılarından dolayı I.Petro'dan büyük ilgi ve takdir görmüştü. Bu büyük bilim adamı ne yazık ki arkadaşı Rus subayının hatası yüzünden Türkmenler tarafından öldürüldü. Çar I.Petro hayatında en çok pişmanlık duyduğu konuların başında Bekoviç Çerkaskiy'yi öldürenlerin gerekli cezaya çaptırılmamasının geldiğini söyler. Aradaki samimiyeti dostluğu kanıtlayan bu sözler o dönem için büyük önem taşıyordu.

14 Aralık 1695'te Çerkaskiy Mihail Alegukoviç Rus ordusunda Genel Kurmay başkanı olmuştu. O Senceley'in oğlu Grigori'nin kardeşinin oğluydu. Musal'ın oğlu Kazbolat ile Ç. Mihail.A. iki kardeşin çocuklarıydı. Mihail soyca Besleney prensi Konoko'nın soyundandı.

Adıgelerde meşhur sanatçılar da çıktı. Bunlardan biri de meşhur opera sanatçısı Çerkaskiy Mariye'dir. O, Rusça şarkılar söylüyordu. Dünyaca meşhur İtalya'nın Milano kentindeki La Skala tiyatrosunda ilk defa Rusça şarkılar söylemiş 1909'da İtalyanların davetiyle uzunca süre bu tiyatroda çalışmıştı. Dünyada meşhur artistlerden Şalyapın Fedor ve Sobinov Leonid Mariye'nin arkadaşlarıydı. 1940'ta yayınlanan "Petersburg'un Operaları ve Onun Sanatçıları" adlı kitapta şöyle denmekte: "1909 da Milano'nun meşhur La Skala tiyatrosunda yapılan yarışmada Çerkaskiy Mariye opera sanatçısı olarak birinciliği kazanmıştır. Ondan sonra Mariye Avrupa'nın meşhur sanatçıları arasına girmiştir".

1915 yılında Mariye kırk yaşına girmişti. Kırkıncı yaş gününde ona çok değerli bir hediye verilmişti. O hediye 1789 yılında Çarın imzaladığı Çerkaskiy'lerin soyunu, kökenini gösteren bir armaydı. Arma dört bölümden oluşuyordu. 1. bölümde Kıratın üzerinde ve elinde mızrak Adıge süvarisi, 2. bölümde Kabardey halkının arması vardı, 3. bölümde birbirine sarılmış iki yılan figürü, 4. bölümde ise iki ayağı üzerine kalkmış ok tutan aslan figürü vardı. Armanın ortasında yer alan damgada ise Çerkaskiy'lerin Kabardey halkının meşhur prenslerinin soyundan geldiğini göstermekteydi. O arma açıkça gösteriyordu ve ispatlıyordu ki Çerkaskiylerin Adıge halkından oldukları, köklerinin Adıge yurdu olduğunu, Çarın imzası ise bunu ispatlıyor ve şahitlik ediyordu. Ayrıca Rusların ilahi sayılan Çarlar bile Çerkaskiylerin imparatorluğa yaptıkları unutulmaz hizmetlerini asla unutmadıklarını onlara gereken değeri verdiklerini.

Atalarımız başka halkların tarihinde de silinmez unutulmaz güzel izler bırakmışlar, bu gün bile bu güzel izlere hep rastlamaktayız. Adıgeler hep verdiği söze sadık kalmış, antlaşmaları hiç bozmamış hep barıştan yana olmuştur. IV. Yıvan ile yaptıkları antlaşmada antlaşmayı bozan taraf olmamıştır. Çarlık döneminde de S.S.C.B döneminde de ilimde, fende, sanatta, siyasette hep yapıcı olmuşlardır. Meşhur ressam Şemyakın (Karden) Mihail dünyaca meşhur orkestra şefi Temrikan Yura, adalet bakanlığı yapmış Kalmık Yura, Sovyet döneminde parlamento başkan yardımcılığı yapan Degujiy Valeniy, bilim adamları, sanatkarlar, generaller, politikacılar bunlar ve daha bir çokları örnek olarak gösterilebilir.

XVII. yy dan itibaren Rusya'nın sanayide, ekonomide, kültürde kalkınmasında zamanla dünyada söz ve güç sahibi olmasında Adıgelerin bir çok faydalı katkıları olmuştur. Gerek kadın gerekse erkek bu hizmete katılan Adıgelerin layık olduğu makama mevkiye gelemedikleri de olmuştur. İstisnalar dışında. Çerkaskiy lakabıyla bilinen bu insanlar kendi öz soylarına ve vatanlarına hiç ihanet etmediler. Onları hiç unutmadılar. Ancak son dönemde ilişkiler azalmış, bağlar zayıflamıştı.

Çarın toprak verip Adıge yurduna yakın yerleştirilenler müstesna.

BİLGİ / BELGE

  • Son Eklenenler
  • Çok Okunanlar
  • Rastgele