Suriye Çerkesleri

Çarşamba, 15 Haziran 2005 12:00

Nart: Sayın Widad Tayyar, kendinizi kısaca tanıtır mısınız?

Suriye'de Halep'e yakın olan Hanasır Köyü'nde doğdum. Adığelerin Kabardey boyundan Vındıj ailesindenim. 1969'dan sonra evlilik nedeniyle Türkiye'ye yerleştim.

Bize Suriye'deki Çerkes nüfusundan bahseder misiniz? Ne kadar köy var ve hangi boylardan?

Suriye'de kesin olmasa da 30000 civarında Çerkes olduğu tahmin ediliyor. Halep'te iki, Hama'da üç, Humus'ta altı, Colan'da (Golan Tepeleri) onbir köy vardı. Yalnız 1967'de İsrail-Suriye savaşında Colan'daki köyler İsrail tarafından işgal edilmiştir. Köylerdeki Çerkesler ikinci bir göç dramı yaşayarak Şam'a yerleşmişlerdir. Halep'teki iki köyden biri Abzah, diğeri Khbardey'dir (Hanasir).

Raka şehrinde, Rasulayn ve Kamışlı civarında Çeçenler de bulunmaktadır. Suriye'deki Adığelerin çoğu Abzah olmakla birlikte, Bjeduğ, Şapsığ, Hatıkuay da bulunmaktadır. Az miktarda olan Abhazlar dillerini unutmuş, Adığeleşmişlerdir. Bu köyler dışında da çok eskilerde göç etmiş ve asimile olmuş, Çerkes olduklarını bilen fakat tamamen Araplaşmış birkaç köy de vardır.

Sizin köyünüzün kuruluşundan ve tarihinden bahseder misiniz?

Hanasir Köyü, Kafkasya'dan 1902 yılında göç eden Çerkesler tarafından kurulmuştur. Köyün kurulduğu bölgede Aneze denilen bir Bedevi Aşireti yaşamaktaydı. Osmanlı Devleti'ni tanımayan bu aşirete karşı karakol olarak yerleştirilen Çerkesler sık sık savaşmak durumunda kalmıştı. O dönemlerde yapılan demiryolu (Hicaz) hattını korumak için Halep Valiliği'nce Hanasir'lilerden bir Çerkes birliği kurulmuştu. Daha sonra I. Dünya Savaşı'nın çıkmasıyla köyden 20 civarında genç, askere alınmış ve sadece biri dönebilmişti. I. Dünya Savaşı sonrası Osmanlı İmparatorluğu'ndan ayrılan Suriye bir süre Fransız sömürgesi olmuştur. Bu dönemde Çerkesler'den bir alay kurulmuş daha sonra dağıtılmıştır. Köy gençleri toprak verimsiz olduğundan okumaya yönelmiş, çoğu üniversiteyi bitirmiş, bir kısmı ise subay olmuştur.

Suriye'deki Çerkeslerin Kafkasya ile ilişkileri tarih boyunca nasıl olmuştur?

Suriye Arap Cumhuriyeti'nin Sovyetler Birliği ile ilişkileri olmasından dolayı Çerkeslerin Kafkasya ile ilişkisi 1960'lı yıllarda artmıştır. O dönemlerde anayurttan çok sayıda kitap, sürekli yayın ve kaset gelmişti. Hatta Khabardey Balkar Cumhuriyeti'nden devlet yetkilileri de Suriye'yi ziyaret etmiş, Çerkeslerle görüşmüşlerdir. Ben de gelen bazı gruplarla görüşmüştüm. Gruplardan birinde Nalçık Üniversitesi Rektörü Keref Kanbolat da vardı. 1970'li yıllarda öğrenci grupları de gelmişti. Ayrıca Suriyeli gençlerden Nalçık'ta gidip okuyanlar da vardı.

O dönemlerde Kafkasya'dan gelip Suriye'deki Çerkesleri ziyaret edenlerin amacı neydi?

1960'lı yıllarda Çerkesler dışında da çok miktarda Sovyet Devlet Adamı Suriye'yi ziyaret etmişti. Önceleri, Suriye'deki Çerkesler gelenlerle diyalog kurarak Çerkes olanlara ulaşmışlar, iletişimi bu şekilde sağlamışlardı. Daha sonra gelen gruplarda Çerkeslerin sayısı artmıştı. Gelen her grupta örneğin dört kişi ise bir tanesi başka milletten oluyordu (Gürcü, Rus...). Gözlemlediğim kadarıyla, gelen insanlar konuşmalarında hiçbir zaman Çerkes ulusunun anayurtta ya da muhaceretteki sorunlarına, büyük göçün nedenlerine değinmediler. Sadece Kafkasya'nın doğal güzelliklerinden, yeraltı zenginliklerinden, havasından ve suyundan konuştular. Sorulan soruları da zekice ve yuvarlayarak cevapladılar. Sovyetlerin kendilerine verdiği yetki dışında tek bir söz sarfetmediler.

Suriye'deki Çerkeslerin bugünkü durumu nedir?

Ne yazık ki, Çerkesler için asimilasyon her yerde olduğu gibi Suriye'de de geçerlidir. Yalnız, 1950'li yıllardan başlayan diyaloglardan dolayı Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra çok sayıda Suriyeli Çerkes Kafkasya'ya yerleşti. Oradan evlenenler oldu. Benim yeğenim de Nalçık'lı bir kızla evlendi. Yakında, oraya yerleşecek. Suriye'deki Çerkeslerin genelinin durumu ise Çerkes diyasporasıyla aynı. Anayurda dönmeyenler ileride kimliklerini yitirecekler. Benim temennim, bütün Çerkeslerin anayurtlarına dönmesi, dönemeyenlerin de kültürel çalışmalara ağırlık vererek benliklerini koruması ve gelecek kuşakların anayurda dönmesini sağlamasıdır.

BİLGİ / BELGE

  • Son Eklenenler
  • Çok Okunanlar
  • Rastgele