Adığey'de 21 Mayıs

Çarşamba, 15 Haziran 2005 12:00

Başbakan Muharbi Tharkaho ile röportaj

21 Mayıs Ulusal Yas ve Anma günü nedeniyle Adığey Başbakanı Muharbi Tharkaho ile yapılan röportajı okuyucularımızın dikkatine sunuyoruz.

Sizce bu günü ne şekilde anmak daha yararlıdır?

Anma ve yaş gününün gerekliliğine şüphe yoktur. Ulusumuz nüfus olarak büyük kayba uğramış, yok olmanın eşiğine gelmiştir. Yaban topraklarda ve denizde ölen insanların gerçek sayısını dahi bilmek zordur ve onları unutmamız imkansızdır. Acılarımızı bir nebze olsun hafifleten, Rus Çarının bu suçunun Rusya tarafından kabul edilmiş olmasıdır. Rusya Devlet Başkanı Boris Yeltsin altı yıl önce Kafkas Halklarına yayınladığı mesajında Rus Çarının Kafkasya halklarına uyguladığı zulüm politikasının bir hata olduğunu kabul etmiştir. Bunu Sovyet düzeni ve komünistler söyleyememişlerdir. Bu çağrıyı iyi anlamamız gereklidir. Bu çağrı bugüne kadar Rus-Kafkas savaşları üzerine yapılan tartışmaları da sona erdirmiştir. Birlikte yaşadığımız halkların da tarihimizi iyi bilmeleri için bugüne gereken önem daima verilecektir. Hakkımızda iyi düşünmeyen güçlerin olduklarını biliyoruz. Onların eline koz vermemek için bugünde tüm Adığey halkları olarak birlikte vatanları uğruna can verenleri yadetmeliyiz. Hangi halktan olursa olsun kalbi temiz olan herkesin bugünün önemini anlayacağına inanıyorum. Amaç sizin de söylediğiniz gibi Çarın zulmünü yeniden anılarda canlandırıp birlikte yaşadığımız halka karşı kin ve nefret duyguları yaratmak değildir. Gazete, radyo ve televizyonlarımız yukarıda sözünü ettiğim Rusya Devlet Başkanı'nın çağrısını esas alarak bu savaşta halkımızın uğramış olduğu büyük kayıpları kitlelere iyice anlatmalıdır. Rusya'ya karşı intikam almak gibi bir düşüncemizin bulunmadığı, amacın bu tarihi olaydan gerekli dersleri çıkarmak olduğu bu programların temel fikri olmalıdır. İhtiyacımız olan insanlarımızı birbirlerine daha çok yaklaştırmak ve birbirlerini sevdirmektir. Bu tarihi olaya doğru bir yaklaşım tarzı bulamazsak kendimizden sonraki nesillere de zarar veririz. Buna çok büyük dikkat göstermemiz gerekmektedir. Ayrıca Sovyet düzeninin küçük halklara getirdiği yararları da gençlerimize iyi anlatmalıyız. Kısacası tarihimizi tüm iyi ve kötü yönleri ile gerçeklere uygun olarak öğrenmeliyiz. Kimse bunlara kendince ilaveler yapmamalıdır.

Bu savaşta ölenlerin anısına dikilecek olan anıt hala yapılmadı. Neden gecikiyor? Bunu yapmakla kim yükümlü?

Başta Bakanlar Kurulu bu işle uğraşmalıdır. Buna harcanacak olan parayı da bulabiliriz. Ancak bana göre Cumhuriyetimizde yaşayan herkes bir ruble dahi olsa katkıda bulunmazsa insanlarımız tarafından anıta vermek istediğimiz anlam yeterince anlaşılmaz. Tüm dünyada üç milyon Adığe bulunduğu söyleniyor. Kişi başına yarım dolar dahi olsa ulusal harcamalar için toplanabilirse yapabileceğimiz şeyleri siz düşünün. Dünyanın her yerindeki Adığeler şunu iyi anlamalıdırlar ki, biz vatan toprağını bu güne değin koruduk. Hiçbir Adığe'yi "sen nereden geldin?, vatanın var mı?" sorusunu cevaplayamayacak durumda bırakmadık. "Adığe'yim" diyen herkes ulusal çalışmalara gücü oranında katılırsa gücümüz artar ve yaptığımız her işin değerini daha iyi anlarız. Söylediğim bu nedenlerden dolayı anıt işini organize etmek Adığe Xase'nin görevi olmalıdır.

Kanaatimizce Rus-Kafkas savaşları hakkında gençlerimizin bilgileri yetersizdir. Bu alanda ne yapılmalıdır?

On, on beş yıl öncesine kadar bu savaş hakkında konuşamadığımız herkesin malumudur. Bugün şartlar değişmiş olup tarihimizi doğru olarak öğrenme imkanına sahip olmuş bulunuyoruz. Eğitim müdürlüklerimize ve öğretmenlerimize büyük iş düşmektedir. Ekonomik sıkıntılarımızın bu konudaki çalışmalarımızı da aksattığını biliyorum. Ancak şu bir gerçektir ki, ne ekersen onu biçersin derler. Bugün çocuklarımıza vereceğimiz ulusal bilinç, yarın biçeceğimiz ekin olacaktır. Buna maddi olarak değer biçmek mümkün değildir. Tarihimizi iyi öğrenmek amacıyla daha fazla kitap yayınlamalıyız. Gençlerimiz bilim adamları ile bu konuda televizyon programlarında buluşturulmalıdır. Örneğin Abu Shalaho gibi yetişmiş ve alim bir insanla yapılacak olan programlardan gençlerimizin öğreneceği çok şeyler olacaktır. Ben de bu konuda Radyo Televizyon Kurumu ile işbirliği yapmayı düşünüyorum. Gençlerimizi ulusumuzun yüz akı olacak şekilde eğitebilmek için elimizden geleni yapmalıyız.

[ Röportaj: Aminat Jacemıko, Adığe Mak 20 Mayıs, Çev: İ. Çetao ]

BİLGİ / BELGE

  • Son Eklenenler
  • Çok Okunanlar
  • Rastgele