Küçük Karikatürist Ödüle Doymuyor

Çarşamba, 15 Haziran 2005 12:00

O, henüz 12 yaşında ama Karikatürde bugüne kadar sekiz tane ödül kazanmış. Üstelik ödüllerinin pek çoğunu yaşıtları, akranları ile yarışarak değil; ağabeyi, amcası hatta dedesi taşındakilerle girdiği yarışmalarda elde etmiş. O'nun için herşey Karikatür. Halen Samsun Gazi İlköğretim Okulu 6. Sınıfında okuyor. Diğer derslerinde de başarılı. Öğretmenleri tarafından takdire değer bir öğrenci. Turhan Selçuk, Bedri Koraman, Semih Balcıoğlu ve Necmi Rıza Ayça gibi Türkiye Karikatürünün duayenlerince de "çok yetenekli bir çizer".

Aslen Sinoplu Beçiyko Aytek Yıldırım'dan kendisini tanıtmasını istedik ve Karikatür üzerine konuştuk.


Aytek Yıldırım

Sevgili Aytek, öncelikle seni başarıların nedeniyle kutluyoruz. Peki, Aytek Yıldırım kimdir dersek bize neler söylersin?

Ben 9 aralık 1989'da Samsun'da dünyaya gelmişim. Sinop'un Bektaşağa Köyü nüfusuna kayıtlıyım. Çok küçükken çizmeye başlamışım. Babamın eve getirdiği günlük gazetelerde boş bulduğum yerlere çizmekle başladı benim Karikatürcülüğüm. 1994 yılı yazında Sinop'ta tatilde iken bir vesile ile babam beni ünlü karikatürcülerden Necmi Rıza Ayça ve Muhittin Köroğlu ile tanıştırdı. Onlar benim çizgilerimi çok beğendiler ve beni Karikatürcüler Derneğine "en küçük torun" diye kaydettiler. Ondan sonra bana düzenli olarak derneğin bültenlerini, yayınlarını gönderdiler. Açılan Karikatür Yarışmalarına katılmam için teşvik ettiler. Derken ben 6 yaşımdayken katıldığım bir yarışmada 236 karikatürcü arasında Jüri Özel Ödülüne değer görüldüm. Yarışmanın konusunu da hiç unutmuyorum "Sigara ve Sağlık" idi. Toraks Derneği düzenlemişti. O yarışmadan bana 5 milyon para ödülü ve plaket geldi. Derken yarışmalar birbiri peşi sıra devam etti.

Peki sevgili Aytek, seni Karikatür çizmeye iten şeyler neler oluyor, neleri çiziyor , neleri çizmekten hoşlanıyorsun mesela?



Şimdi bunu söylediğim zaman bazılarına garip gelebiliyor, ama ben her şeyi karikatür görüyorum dersem inanır mısınız? İnsanların tuhaflıkları, çevreye saygısızlıkları, kurallara uymayıp uymayanlardan şikayet etmeleri, ne bilim sigara içmeleri, içki içmeleri, TBMM'de kavga etmeleri, televizyonlarımızdaki programlar, velhasıl yaşamımızın her bir parçasından mutlaka çizilecek bir şeyler görüyorum. Hayvanları çizip konuşturuyorum. Karikatür sanatçılarının çıkarttıkları albümleri ediniyorum. Onların neleri nasıl çizdiklerini takip ediyorum ben suç işleyip yargı tarafından suçlu oldukları kanıtlanan kişilerin affedilmelerini istemiyorum mesela. Sanata ve sanatçıya değer verilmediğini görüyorum ve onun için de üzülüyorum.

Sevgili Aytek, senin çizimlerinden etkilendiğin usta karikatürcüler vardır mutlaka. Bundan söz edebilir misin biraz da?

Elbette. Benim Necmi Rıza Dede, Muhittin Köroğlu Amcalar ile tanışmamın ardından çok büyük bir güven duydum. Turhan Selçuk'a mektup yazdım. Semih Balcıoğlu'na mektup yazdım. Sağ olsunlar, onlar benim mektuplarıma cevap verme büyüklüğünü gösterdiler. Dedim ki o zaman kendi kendime, " Aytek, büyük sanatçı demek böyle oluyor". Onların bu incelikleri ve bana verdikleri güveni asla unutamam. Sonra Semih Poroy gibi çok değerli karikatürcü amcam. Bedri Koraman'ın sıcak ilgisini unutamıyorum. Ben daha çizgilerimde kimin etkisinde kalıyorum bilmiyorum. Karikatür Sanatçılarının tümünü beğeniyor ve seviyorum. Tan Oral, Oğuz Aral, Salih Memecan, Ferruh Doğan var mesela.



Sekiz ödül kazandığını söylemiştin. Bunları nerelerden kazandığını da biliyor musun? Çünkü yaşına göre oldukça çok sayılabilecek ödüller kazanmışsın.

Evet ben de zaman zaman bu yaşta bu kadar ödül kazanmama hayret ediyorum aslında ben yarışmacı bir ruha sahibim ama ödül alabilmek düşüncesiyle bu yarışmalara katılmış değilim. Kendimi geliştirmek, yeni ufuklar bulmak istiyorum. Benim ikinci ödülüm Bursa Rotary Kulübü'nün düzenlediği Cemal Nadir Güler "Amcabey" yarışması. Sonra Türk Standartları Enstitüsü'nün bir yarışması. Daha sonra Olimpiyat Komitesi'nin Fair Play yarışması, Diş Hekimleri Odası'nın Diş Sağlığı yarışması, Arhavi Belediyesi'nin düzenlediği Yöremiz yarışması, Gazi Belediyesi'nce düzenlenen Çevre konulu yarışmalar ile bir kurum tarafından etkinlikte Samsun'da Karikatür'ün 2000 Yılı Sanatçısı ödülünü aldım. Benim bir de şiir yarışmalarında birincilik ödülüm var. Öğretmenler için bir şiir yazmıştım. Yarışmak niyetim yoktu. Şiirimi yayınlayan gazetede birinci olduğumu öğrendim. Siz sormadan ben söyleyeyim; Karikatür Oskarı denen Nasreddin Hoca Yarışmaları'nda ödül almayı, uluslararası yarışmalarda iyi işler yapmayı isterim tabi. Ben Nart Dergisi'ni Kafkas Derneği'ne gittiğim zamanlar okuma imkanı bulabiliyorum. Derneğin Sinop Şubesi'nde çocuk ekibinde çalıştım.




Seni yeterince tanıdık sevgili Aytek, bundan sonraki amaçların, hedeflerin neler?

Ben öncelikle iyi bir öğrencilik yaparak mimar olmayı, sonra da ünlü bir karikatürcü olmayı düşünüyorum, ama gerçekleştirebilecek miyim zaman gösterecek. Bunun için çok çalışmam gerektiğini de biliyorum. Karikatür çizerken dinleniyorum. Sponsor bulabilirsem bir albüm çıkartmayı çok istiyorum. Kısa vadedeki arzum albüm çıkartabilmek. 500'ü aşan karikatürlerimden oluşacak bir sergi açmak da başka bir arzum.

Aytek Yıldırım ile söyleşimiz böyle noktalandı. Kendisine başarılarının artarak sürmesi dileklerimizi söyledik. Gurur duyduk.



BİLGİ / BELGE

  • Son Eklenenler
  • Çok Okunanlar
  • Rastgele