21 Mayıs Anma Etkinlikleri

Çarşamba, 15 Haziran 2005 12:00

21 Mayıs 1864; yaklaşık 300 yıl süren Kafkas - Rus savaşlarının sona ermesi ve Kuzey Kafkas halklarının sürgüne zorlanmasının başlangıç tarihidir. Bu tarihten sonra Çerkes halkları dünyanın çeşitli ülkelerine dağılmışlardır. Sürgün süreci içerisinde birçok insan hayatını kaybetmiş, sürüldükleri topraklarda ise hastalık, açlık ve yoksulluk gibi problemlerle karşı karşıya kalmışlardır.


Sürgün

Çerkesler tarihleri boyunca yaşadıkları coğrafyanın da etkisi ile pek çok saldırıya maruz kalmışlardır. (Moğol, Pers istilaları gibi...) Ama Çarlık tehlikesi uzun yıllar sürecek çatışmalara gebe olmuş, Rus Çarlığının sıcak denizlere inme politikası sebebiyle bu tehlike büyük bir savaşa dönüşmüştür. Çerkeslerin, bulundukları jeopolitik konum nedeniyle ortaya çıkan bu savaşlar yıllar boyunca Çerkes halkının kaderi olmuştur. Bu savaşlarda Çerkes halkının büyük bir kısmı yok olmuş, kalanlar ise kendi topraklarından sürülmeye zorlanarak yok olmaya mahkûm edilmişlerdir.

İnsanlık Tarihi bir çok savaş ve soykırımla doludur. Tarihte bilinen ilk soykırım ve bunun sonucunda yaşanan sürgün olayı Firavun II.Ramses zamanında Yahudiler'in Mısır topraklarından sürülmesi ile meydana gelmiştir. Bu olay yaklaşık bir milyon insanın yaşadıkları topraklardan zorla göç ettirilmesi ile ortaya çıkmıştır. Yaşanan sürgün - o zamanki şartlar ele alındığında - güç koşullarda yayan olarak ve birçok insanın hayatına mal olarak gerçekleşmiştir. Günümüze doğru gelindiğinde Filistin halkının sürgün ile karşı karşıya kalması da buna örnek olarak gösterilebilir.

21 Mayıs sadece Çerkes tarihinin değil, insanlık tarihinin de en büyük trajedilerinden biridir. Çerkesler'in Anayurtlarından sürgün edilmesi, sistematiği, kapsamı ve kayıpları açısından modern tarihin belki de en büyük soykırımıdır. Bu trajedi, büyüklüğüne karşın, maalesef uluslararası kamuoyunda yeterince bilinmemekte ve tanınmamaktadır. Bunun bir nedeni de, 21 Mayıs'ın bizim tarih bilgimiz ve bilincimizde yeni yer edinmesidir. Bunun bir göstergesi de, yakın tarihimize kadar geniş katılımlı organizasyonların düzenlenememesidir.

Türkiye diasporasında düzenlenen ilk geniş çaplı anma etkinliği 1989 yılında Ankara'da düzenlenen "125.yıl sürgün Anma Törenleri"dir. Daha önceki yıllarda gerek 21 Mayıs'ın anlam ve önemi ile ilgili bilgilerimizin yetersiz oluşu ve gerekse Türkiye'nin siyasal durumu nedeniyle anma etkinlikleri geniş katılımlı olarak organize edilememiştir. 1989 yılında düzenlenen bu anma töreninde Anavatanla koordinasyon sağlanarak, Anavatandan gelen katılımcılarla gerçekleştirilen bu tören büyük yankılar uyandırmşıtır.

Bu tarihten sonra da Türkiye'nin çeşitli yerlerinde 21 Mayıs, Çerkesler'in Anavatanlarından sürülmelerinin yıldönümü olarak anılmaya başlanmştır.

Geçtiğimiz senelerde Anavatanda yapılan törenlere bakacak olursak; 21 Mayıs günü Adıge ve Rus bayraklarının üzerlerine birer siyah bant takılır ve bayraklar yarıya indirilir. O gün Alkollü içki satışı yasaktır, hükümet tarafından düzenlenen törenlerde sürgün anıtına konulan çelenk ile etkinlikler başlar, bunu takiben 21 Mayıs gününün anlamı, savaşın sonuçları, tarihimizdeki önemi, bugün gelinen nokta çeşitli konuşmalar ve paneller ile ortaya konur. Katılan kadınların başları kapalı vaziyette ve koyu renk elbiseleriyle, erkekler ise kalpakları ile, günün anlam ve önemini ifade eden bir matem havasında törende yerlerini alırlar.

Geçmişteki savaşlarda yitirilen insanların ardından yapılan törenler ve anma etkinliklerinin nasıl yapıldığını ancak yazılı olmayan kaynaklardan yani ağıtlar ve söylencelerden çıkarabiliriz. Mesela yitirilen bir savaşçının ardından o kişinin öldüğü/savaştığı yerden geçen bir kimsenin onun için yazılmış bir ağıtı söylediği ve onun anısına saygısını bu şekilde gösterdiğine dair bulgularımız vardır. Eğer o bölgeden geçen; bir topluluk ise, atlarından inerek kalpaklarını çıkararak hep bir ağızdan ağıtlar söyleyerek anma törenini gerçekleştirirlerdi.

Başka milletlerin anma törenlerine bakıldığında da benzer örneklerle karşılaşılabilir. Bask bölgesinde yaşayan halkın uğramış olduğu saldırılar ve yapılan savaşlar sonucu kaybettikleri insanları anma törenleri, önceleri Gernika ağacının (Bask dilinde: Gernikako Argola) altında, şimdilerde ise Anayasa Meydanında yapılıyor. Bu törenlerde geleneksel kıyafetler giyiliyor. Toplanan grup, saygı duruşunda bulunuyor ve günün anlam ve önemini belirten konuşmalar yapılıyor.



Bir başka örnek de Hiroşima'dır. 6 Ağustos 1945' te Hiroşima'ya atılan atom bombasının yıkıcı etkileri nedeniyle çok sayıda insan yaşamını kaybetmiştir. Bu yüzden bu günde anma törenleri yapılmaktadır. Bu törenlerde; bombanın atılmış olduğu yere yapılan Barış Parkında toplanılarak, ölenlerin sayısınca mum yakılır ve gruplar halinde, parkın tam karşısındaki "Mozo

le" nin önüne kadar yürünüp saygı duruşunda bulunulur. Bu günde, dünyanın çeşitli bölgelerinden çocuklar, özel bir tarzda katlanarak yapılan kağıt kuşları, Hiroşima Barşı Parkında bulunan "Çocukların Barşı Anıtı" na konmak üzere, buraya gönderir.

Halkların tarihlerinde yer alan bu tip özel ve anlamlı günlerin anılması gerekliliği tartışılmaz bir gerçektir. Fakat bu gereklilik gençlere yeterince anlatılamamaktadır. Bunun kanıtı olarak Çerkes gençlerinin durumu örnek gösterilebilir. Gerek içinde bulunduğumuz ülkenin siyasi koşulları, gerekse günümüz gençliğinin bilinçsizliği 21 Mayıs'ın anlamından bihaber olunmasında etkin olmuştur.

Yaşadığımız ülkede kendi kimliğimizin bile, yeterince bilinmeyişi büyük bir sorundur. 21 Mayıs anma etkinlikleri bulunduğumuz ülkeler tarafından daha iyi anlaşılmamızı, tanınmamızı sağlamakta önemli rol oynayabilirler. Dolayısıyla bu güne gereken önemi vermek hepimizin toplumsal sorumluluğudur.

Bu günü hem daha iyi kavrayabilmek, hem de kavratabilmek için yapılacak olan etkinliklerde azami katılımı sağlamak, bu yolda kendi insanımızı bilinçlendirmek şarttır. Bu yolla, yapılacak olan etkinliklerin kitle iletişim araçları kullanılarak daha geniş katılımı sağlamak amacıyla tanıtılması ve 21 Mayıs'ın anlam ve öneminin vurgulanması, kendimizi ifade edebilmemizin en önemli yollarındandır. Aynı zamanda, yapılacak olan paneller ve konferanslar ile 21 Mayıs hakkında insanlarımızı daha çok bilgilendirmek de bu yolda atılacak büyük bir adım olacaktır. Bu yolla, insanlarımızın kendilerini sorgulamalarını, tarihimizde yaşanan olayları daha iyi değerlendirmelerini sağlamak ve her geçen yıl, bir önceki yıla oranla daha çok bilinçlenmek, daha çok okumak ve bilgi edinmek, bilmeyenlere bildiklerimizi aktarmak hedef olmalıdır.

Etkinliklerimizi, geleneklerimizin gerekleri çerçevesinde düzenlemek de önemli bir noktadır. Tarihimize ve kültürel kimliğimize sahip çıkmanın temeli, halkımız için önemli olan bu ve bunun gibi özel günlerimize, gereken önemi vermekten geçer.

Çerkes sürgünün bu 138. yılında, tüm insanlarımızı bilinçlenmeye ve bu günün kederini paylaşmaya çağırıyoruz.

BİLGİ / BELGE

  • Son Eklenenler
  • Çok Okunanlar
  • Rastgele