12 Eylül'e Doğru Ankara Kafkas Derneği: Bazı Notlar ve Belgeler

Çarşamba, 07 Kasım 2012 14:44

Modern Türkiye'nin tecrübe ettiği siyasi gelişim artık daha detaylı ve derinlikli olarak analize tabi tutulmakta, hâkim ideolojik aygıtların ürettiği bilgiler haricinde fikriyata sahip siyaset analizcileri ve entelektüeller tarafından eleştirel bir bakış açısıyla incelenebilmektedir. Bu 'harici' yaklaşımların günümüz siyasi gelişmeleriyle alaka kurularak irdelenmesi ayrıca dikkate değer hale geldi. Bu şekilde ülke tarihinin dönüm noktaları, özellikle askeri ve sivil siyasi mekanizmalar etrafındaki çekişme ve çatışmalar farklı bakış açılarıyla tenkit edilerek tarih başka saiklerle yeniden yazılmaktadır.(1)

Yakın tarih analizlerinde en fazla yer bulan olayların başında belki de günümüz orta yaş kesiminin şu veya bu şekilde etkilendiği 12 Eylül askeri darbesi geliyor. Ülkenin içinde bulunduğu bu çalkantılı zamanlardan, her kurum ve örgüt gibi 70'lerden itibaren sürekli artan bir ivmeyle düşünsel manada gelişim gösteren ve ileriki yıllarda da kullanılacak fikirler, jargonlar üreten Kafkas dernekleri de (özellikle Ankara Derneği) etkilendi. Fakat bu yazının odak noktası, geniş araştırmalar isteyen bu yılların derinlikli analizini yapıp harici bir ses olmaktan ziyade, ekteki belgeler ışığında döneme genel bir bakış sunma ve bu çetrefilli yıllarda Ankara Kafkas Derneği etrafında gerçekleşen Tsey Mahmut Özden'in katledilmesi olayını bu genel bakışla değerlendirmekle sınırlıdır.

Çalkantılı Yıllarda Ankara Kafkas Derneği

1923'den 1950'ye kadar olan zaman zarfında Çerkes kimliğine referans verecek bir örgütlenmeye gidemeyen Çerkes diasporası, II. Dünya Savaşı sonrasında gerek ülkenin demokrasi yolunda adımlar atarak sivil topluma nefes aldıracak uygulamalara müsaade etmesi gerekse de soğuk savaş döneminin getirdiği anti-Sovyet havanın etkisiyle örgütlenme yolunda adımlar attı. Önce Azeriler gibi gruplarla 'Kafkas Türkleri' adı etrafında dernekleşen Çerkesler ve bu derneklerdeki yayınlarla başlayan Çerkeslik bilinci, özellikle 1961 Anayasası'nın sağladığı imkanlarla tamamen Çerkes etnik grubunu temsil eden ör­gütlenmeler kurulmasını beraberinde getirdi.(2)  Bu örgüt­lenmelerin en başında, Çerkes diaspora ta­rihinde birçok yeni fikir ileri sürerek üretici pozisyon alan Ankara Kafkas Derneği gelmektedir. Ankara Kafkas Derneği'nin bu denli etkili olmasında, baş­kentte bulunması hasebiyle parlamento ve askeri-bürokratik kurumlarla ilişkisi ve Ankara'da İstanbul'un aksine ulaşım ve iletişimin daha kolay ve hızlı şekilde gerçekleştirilmesi önemli rol oynar.

Ankara Kafkas Derneği'nin fikri manada kuvvetli olmasının en önemli sebeplerinden biri, dernek çevresinde çıkarılan yayınlarla entellektüel gelişim ve üretim yolunun açık olmasıdır. İzzet Aydemir tarafından 1964-1975 yılları arasında yayımlanan Kafkasya Kültürel Dergi bu yeni atmosferin sunduğu ortamı farklı noktalarda yorumlayabildi. Ankara Kafkas Derneği'nin başkanlığı da yapmış olan Aydemir, Türkiye'deki Çerkesler arasında ilk defa Kafkasya'yı ziyaret eden bir aktivist olmakla beraber, bundan sonra artacak olan anavatanla ilişkiler sürecinin de kapısını araladı. 1970'lerin ilk yıllarında İstanbul'da Fahri Huvaj önderliğinde Kamçı gaze­tesinin yayımlanması ve Fahri Huvaj'ın Ankara'ya yerleşip orada Özdemir Özbay, Nihat Bidanuk, Süleyman Yançatoral, Necdet Hatam gibi aktivistlere katılması Ankara grubunu güçlendirdi. Bu kadro gerek yönetimde yer alarak, gerekse de yayın ve toplantılar yoluyla Çerkeslerin bilinçlenmesi yolunda önemli çalışmalar gerçekleştirdi. Yamçı ve Nartların Sesi'nin başını çektiği yayınlar asimilasyondan, Kafkasya'ya geri dönüşe kadar ortalama bir Çerkesin o zamana kadar duymadığı birçok 'radikal' fikri yayma faaliyetine girişti. (3)

12 Eylül'e Yaklaşırken Birlik Toplantıları

6 Kasım 1977 günü Ankara Kuzey Kafkasya Kültür Derneği adına başkan Fahri Huvaj imzasıyla dönemin İçişleri Bakanı Korkut Özal'a bir mektup yollandı.(4) "İşbaşına geldiğiniz günden bu yana yeni bir ciddiyet ve tarafsızlık kazandığını gördüğümüz emniyet teşkilatının bu olayın faillerini yakalayıp adalete teslim etmesi konusunda özel ilginizi ve yardımlarınızı bekler, saygılarımızı sunarız" şeklinde son bulan bu mektup, aşağıda özet­leyeceğimiz Tsey Mahmut Özden'in öldürülmesi olayının detaylarını vererek bu saldırıda gizli güçlerin parmağı olduğu yolunda imada bulunuyordu.

5 Kasım 1977 günü Ankara Kuzey Kafkasya Kültür Derneği Türkiye'deki tüm dernekleri Ankara'ya davet etmiş, bir federasyon çatısı altında birleşme konusunun görüşüldüğü toplantıya ev sahipliği yapıyordu. Fakat bu toplantı, dönemin Ankara Kafkas Derneği arşiv belgelerinden tespit edebildiğimiz kadarıyla ilk değildi. Daha önce, 5-6 Haziran 1976 tarihinde 'Birinci Kafkas Dernekleri Ortak Toplantısı' adıyla Ankara'da bir buluşma gerçekleşmiş ve bu toplantıya Ankara'dan (Bislan Hurmi), Kayseri'den (Seyfettin Diyner), Düzce'den (Yaşar Batu, Kırıkkale'den Cemalettin Otman), Kütahya'dan (Ahmet Çetin), Antalya'dan (Güner Özdemir), İstanbul'dan (Tarık Kutlu), İzmir'den (Ayhan Bağ), Tokat'tan (Bekir Demirel), Adapazarı'ndan (Gündüz Deniz), Eskişehir'den (Abdürrahim Kunduk), Erzurum'dan (Refik Özkan), Sivas'tan (Nezir Özdemir), Balıkesir'den (Galip Arslan) ve Bursa'dan (İrfan Nevruzaçar) temsilciler katılmıştı.(5)  Bu tarihte Ankara Derneği başkanı olan Kemal Cankat toplantıda tartışılan konuları daha sonra 19 başlık halinde kaleme aldı. Burada dikkati çeken husus Türkiye'deki Çerkeslerin ortak bir platformda buluşması olup listenin ilk maddesi "Kafkas dernekleri arasında bir federasyon teşkili" şeklindedir. Yine bu toplantıların ara vermeden devam etmesi gerektiği belirtilerek bir sonraki toplantının 29 Ekim 1976 günü Kayseri'de yapılmasına karar verilmiştir.(6) Hemen sonrasında Tsey Mahmut Özden'in öldürüldüğü 5 Kasım 1977'deki toplantı da birleşme arayışlarının sürdüğü buluşmalardan biridir.

Bu dönemde derneğin etki alanında bulunan genç neslin milli bir bilinç oluşturmak için siyasi grupların kullandığı jargonları sıkça kullandığı göze çarpar. Özellikle demokratik toplum, halkların kardeşliği, eşitlik gibi daha çok o dönemin sol gruplarının sloganlarının 1980'e giden yolda derneklerdeki gençlik tarafından benimsendiğini belirtmek gerektir. Bu konuda kanaatimiz, Ankara dernek çevresinin Marksist-sol jargonların tümüne iman etmek yerine, bunlardan Çerkes toplumunun ihtiyaçlarına cevap verenleri seçerek Çerkes kim­liğini güçlendirmek amacıyla kullandığı yönündedir. Çünkü o dönemde dernek çevresinde, Çerkeslik bilinci uyandırma çabasında olan yönetimdeki grup yanında, sosyalist devrimi daha fazla önemseyen bir grupla, sayısı ve etkisi az olmakla beraber Türkçü-milliyetçi bir kesim de bulunuyordu. Fakat ana eksenini Çerkes sorunları doğrultusunda belirleyen grubun etkisi her zaman en fazla olmuştur.

Tsey Mahmut Özden'in Öldürülmesi

Tsey Mahmut Öz­den 5 - 6 Kasım 1977 tarih­lerine denk düşen hafta gerçek­leştirilen birleşme toplantılarının ilk ge­ce­sinde düzenlenen eğlenceye misafir o­la­rak katılan 27 ya­şında Balıkesirli bir gençti.(7) 5 Kasım gecesi saat 23.50 sularında, dernekteki eğlenceden çıkan ve grup halinde otobüs durağında bekleyen gençlerin üzerine bir cipten ateş açıldı; kurşunlar 5 kişiye isabet etti.(8)  Ciptekiler durakta bekleyenlerin bacaklarına ateş açtığından dördü bacaklarından yaralandı, fakat bu sırada yerde çömelmiş vaziyette olan Tsey Mahmut Özden göğsünden vuruldu ve birkaç saat sonra da öldü.

Bu olayın Kafkas Derneği'ni hemen harekete geçirdiği ilişikteki belgelerden anlaşılıyor. Ertesi gün, yani 6 Kasım'da dönemin İçişleri Bakanı Korkut Özal'a yazılan dilekçede saldırıyı gerçekleştiren kişi veya kişileri taşıyan aracın kolayca olay yerinden uzaklaştığı, o sırada yakında bulunan ve hemen olay yerine gelen polis minibüsünün ise cipi takip etmek ye­rine saldırıya uğrayan grubu karakola gö­tür­dü­ğün­den bahisle olayın aydınlatılması talep edil­mek­te­dir.(9)  6 Kasım'da toplanan dernek yönetim kurulu 'Halkımıza' başlıklı bir deklarasyon yayımlayarak Tsey Mahmut Özden'in ölümünün "faşist baskı ve saldırılar zincirinin bir halkası" olduğunu ilan etti.(10)

Hacettepe Üniversitesi Hastanesi Başhekimliği'ne yazılan mektupta Tsey Mahmut Özden'in 6 Kasım 1977 Pazar gece yarısı vefat ettiği, hastane masraflarına dair düzenlenen senedin dernek tarafından ödenmesinin olanaksız olduğu belirtilerek bu borcun ortadan kaldırılması istenmektedir.(11)  Bu senedin akıbetinin ne olduğuna dair bir belgeye rastlayamadık, fakat yine dernek yönetim kurulunun Tsey Mahmut Özden'in babası Mustafa Özden'e 18 Kasım 1977 tarihinde yolladığı mektupta, babasının bu olay karşısında gösterdiği sabır ve tahammülün şayan-ı takdir ve örnek olduğu belirtiliyor; olay son paragrafta 'acılı bay­ram' olarak nitelen­diriliyordu.(12)

Yayına başlama tarihini bu olayın birinci yıldönümüne rast ge­tiren 'Nartların Sesi' bülteni "5 Kasım 1977 Sal­dırısını Lanetle Anı­yoruz" manşetiyle çıktı.(13)  Olayın ikinci yıldönümünde de bültenin "5 Kasım Unutulmadı" manşetini taşıdığı görülüyor.(14)  Yalnız bu defa Tsey Mahmut Özden'in fotoğrafının yanında, 5 Temmuz 1979 ve 14 Haziran 1979 tarihlerinde öldürülen Fahri Doğan ve Ali Öğe'ye de yer verilmektedir. (15)

1980 darbesiyle Ankara Derneği kapatıldı ve Fahri Huvaj, Özdemir Özbay ve Nihat Bidanuk gibi derneğin ileri gelenleri gözaltına alındı. 1984 yılında tekrar açılan Ankara Derneği, 70'lerdeki hareketliliğinin uzağında tekrar o ivmeyi yakalama çabasına girdi. Tsey Mahmut Özden ise sonraki yıllarda Kafkas Derneği yayınlarında ve derneklerde düzenlenen etkinliklerde anılmaya devam etti.

Sonuçta, Tsey Mahmut Özden'in canına mal olan bu faili meçhul  saldırıyla, Çerkes örgütlenmesini bir üst seviyeye taşıyacak olan girişim baltalandı ve federasyonlaşmayı on yıllarca geciktirdi.         

 

(1) 'Harici' seslere örnek olarak: Murat Belge, 12 Yıl Sonra 12 Eylül (İstanbul:2000); Halil Berktay, Şu Yaşadığımız Korkunç 30 Yıl (İstanbul:2009); Yüksel Taşkın, "12 Eylül Atatürkçülüğü ya da Bir Kemalist Restorasyon Teşebbüsü Olarak 12 Eylül", Modern Türkiye'de Siyasi Düşünce: Kemalizm (İstanbul:2001).

(2) Lowell Bezanis, Lazare of the Levant, A Study of North Caucasus Organizing and Publishing Outside the USSR (Yayımlanmamış Makale: 1990), s. 99.

(3) Erol Taymaz, "Kuzey Kafkas Dernekleri", Türkiye'de Sivil Toplum ve Milliyetçilik (İstanbul:2001), s. 455.

(4) Ankara Kafkas Derneği Arşivi Belgeleri, Sayı: 311, Üyelerimize Yapılan Saldırı Hakkında (06.11.1977).

(5) Ankara Kafkas Derneği Arşivi Belgeleri, Sayı: 271 (15.06.1976).

(6) Ankara Kafkas Derneği Arşivi Belgeleri, Sayı: 275 (13.07.1976).

(7) "5 Kasım 1977 Saldırısını Lanetle Anıyoruz", Nartların Sesi (5 Kasım 1978), Sayı:1.

(8) Ankara Kafkas Derneği Arşivi Belgeleri, Sayı: 14, Halkımıza (07.11.1977).

(9) Ankara Kafkas Derneği Arşivi Belgeleri, Sayı: 311, Üyelerimize Yapılan Saldırı Hakkında (06.11.1977).

Ankara Kafkas Derneği Arşivi Belgeleri, Sayı: 14, Halkımıza (07.11.1977).

(10)  Ankara Kafkas Derneği Arşivi Belgeleri, Sayı: 326, Mahmut Özden'in Hastane Borcu Hakkında.

(11) Ankara Kafkas Derneği Arşivi Belgeleri, Sayı: 314 (18.11.1977).

(12) "5 Kasım 1977 Saldırısını Lanetle Anıyoruz", Nartların Sesi (5 Kasım 1978), Sayı:1.

(13) "5 Kasım Unutulmadı", Nartların Sesi (Kasım 1979), Sayı:11-12.

 (14) Nartların Sesi bülteni 1979 ve 1980 senelerinde neredeyse her sayıda bir olayı manşetine taşımıştır.

(15) Mesela, "İçel Derneği'ne Silahlı Saldırı" (Haziran 1979), Sayı: 8.

 

[Bu yazı Nart Dergisi'inde (Sayı 68, 2009) yayımlanmıştır].

 


 

Karar tarih ve no: 6.11.977/14

                      Bildiri no:  I                                                                         7.11.1977

HALKIMIZA...

5 Kasım 1977 Cumartesi akşamı, derneğimizden çıkıp evlerine dönmekte olan kızlı erkekli bir grup arkadaşımıza saat 23.50'de otobüs beklemekte oldukları Emek Mahallesi  Pazar mevkiindeki durakta resmi plakalı bir jipten yaylım ateşi açılmış biri ağır olmak üzere 5 arkadaşımız çeşitli yerlerinden yaralanmıştır.

 

Yaralılar henüz ayağa kalkmadan ve saldırganların arabası henüz görünür mesafede iken bir polis arabası olay yerine gelmiş ancak, saldırganları takip edeceğine, yaralanan ve yaralılarla ilgilenmekte olan arkadaşlarınızın üstlerini aramakla yetinmiş, saldırganları yakalamak için herhangi bir çaba göstermemiştir.

Ankara Kuzey Kafkasya Kültür Demeği, genel olarak üyelerinin kültür düzeylerini yükseltmek ve Kafkas kültürünü yaşatmak amacı ile faaliyet gösteren yasal bir kuruluştur. Halkımızın demokratik ve sosyal doğal hak ve talepleri doğrultusunda demokratikleşme çabası içindedir. Bu güne kadar hiçbir siyasal çatışmaya katılmamış olup, temel hak ve özgürlüklerden, barış ve demokrasiden yana, yasalara saygılı bir kuruluştur.      

Daha önce Adana ve Konya-Ereğli'deki derneklerimize de yöneltilen bu saldırılar, yüz yıldır halkımız  üzerinde uygulanan kasıtlı asimilasyon politikalarının bir uzantısı, tüm ülke düzeyindeki genel faşist baskı ve saldırılar zincirinin bir halkasıdır. Bu açıdan saldırının, derneklerimizin, halkımızın sorunlarına daha ciddi olarak sahip çıkmaya başladıkları, olumlu bir demokratikleşme sürecine girdikleri bir döneme rastlaması ayrı bir anlam ve önem taşmaktadır.       

Ağır yaralı olan arkadaşımız dün gece yarısı hayatını kaybetmiştir. Bu gün Mahmut Özden arkadaşımızın acı kaybı ile sonuçlanan bu saldırı, özünde, halkımızın etnik varlığına, sosyal ve demokratik hak ve taleplerine yöneltilmiş bir saldırıdır. Ama bu tür saldırılar halkımızı yıldırmayacaktır.

Mahmut Özden ölmemiştir, ölmeyecektir. Tersine halkımızın demokratik mücadele azmini yükselten bir meş'ale olarak aramızda yaşayacak ve bizlere ışık tutacaktır.

Kimden ve nereden gelmiş olursa olsun, bu ve benzeri tüm saldırıları şiddet ve nefretle kınar, tel'in ederiz.

KAHROLSUN HER TÜRLÜ MİLLİ BASKI !

YAŞASIN HALKLARIN DEMOKRASİ MÜCADELESİ !

 


 

Kuzey Kafkas Kültür Derneği / ANKARA

SAYI: 326   KONU: Mahmut ÖZDEN'in hastane borcu hk.

 

HACETTEPE HASTANESİ BAŞHEKİMLİĞİ'NE / ANKARA

5 Kasım 1977 Cumartesi akşamı otobüs durağında kimliği bilinmeyen kişilerce bir jeep içinden açılan ateş sonucu ağır yaralanan Mahmut ÖZDEN Derneğimizce hastanenize kaldırılmış, 13172 H.Kab.no ve 906380 dosya no ile yatırılmıştı. Ancak yapılan bütün operasyonlara rağmen kurtarılamayarak 6 Kasım 1977 Pazar günü gece yarısı vefat etmişti. Cenazenin hastaneden çıkarılabilmesi için gerekli formaliteler meyanında düzenlenen senet Derneğimiz adına başkan Fahri Huvaj tarafından imzalanmıştı. Zira ailesinin böyle bir borcu ödemesi olanaksızdı.      

 

Bilindiği gibi Dernekler yasalara uygun olarak faaliyet gösteren ve gelir kaynakları kısıtla olan kuruluşlardır. Üyelerden alınan ödentiler, pek verimli olmayan bağışlar ve yapılan faaliyetlerden sağlanan küçük karlar derneklerin başlıca gelir kaynaklarını oluşturmaktadır. Derneğimiz ise daha çok,  dar gelirli kişilerden ve öğrencilerden oluşmakta olup ödenti ve bağış gelirleri  son derece düşük düzeydedir. Eskiden zaman zaman yapılan folklor gösterilerinden sağlanan gelirler kendi günlük gereksinmelerini karşılamaktan bile uzak olmaktadır. Kaldı ki folklor hocamızın ölümü ile bu olanak da kalmamıştır. Belirtilen nedenlerle gerek ailesi,  gerekse Derneğimizce ödenmesi olanaksız bulunan söz konusu borcun, demokratikleşme çabasındaki  derneğimizin durumu da göz  önünde bulundurularak,  hastaneniz döner sermayesince veya başka bir formülle kaldırılması konusunda ilgilerinizi ve yardımlarınıza diler, saygılarımızı sunarız.

Kuzey Kafkasya Kültür Derneği 
Yönetim Kurulu a. 
Başkan Fahri Huvaj

 


 

Sayı: 311

Konu: Üyelerimize yapılan Saldırı hak.     6.11.1977

      Sayın Korkut ÖZAL 
      İçişleri Bakanı ANKARA

5.11.1977 Cumartesi aksamı derneğimizden ayrılıp evlerine dönmekte olan kızlı erkekli bir grup arkadaşımıza saat:   23.50 de otobüs beklemekte oldukları Emek mahallesi Pazar mevkiindeki otobüs durağında resmi plakalı bir jeepten yaylım ateşi açılmış, ateş sonucu biri ağır olmak üzere 5 arkadaşımız çeşitli yerlerinden yaralanmıştır.

 

Yaralılar henüz ayağa kalkmadan ve saldırganların arabası henüz görünür mesafede iken bir polis minibüsü olay yerine doğru gelmiş ise de saldırganları takip edeceğine, hemen karşıdaki sokağa sapıp gözden kaybolmuştur. O sırada olay yerine gelen iki polis memuru da görgü tanıklarını karakola götürmekten öte bir şey yapmamıştır.  

Derneğimiz, üyelerinin genel olarak kültürel düzeylerini yükseltme, Kafkas kültürünü, örf ve adetlerimizi yaşatma amacıyla mütevazi imkanlarıyla kültürel çalışmalar yapmakta olup bugüne kadar hiçbir siyasi eyleme, çatışmaya karışmamış, bu tür çatışmalarda doğrudan veya dolaylı olarak herhangi bir tarafı tutmamıştır. Halen derneğimiz toplumsal barıştan, demokratik anayasal hak ve özgürlüklerden yana bir dernek olup yasalara kesinlikle saygılıdır.

Hacettepe Hastanesi'nde ameliyat edilmiş ve halen komadan çıkamamış arkadaşımızın durumu endişe vericidir. Nereden gelirse gelsin bu türlü saldırıların karşısında olduğumuzu bu türlü saldırıları şiddetle ve nefretle kınadığımızı bildirmek isteriz.

İşbaşına geldiğiniz günden bu yana yeni bir ciddiyet ve tarafsızlık kazandığını gördüğümüz emniyet teşkilatının olayın faillerini yakalayıp adalete teslim etmesi konusunda özel ilginizi ve yardımlarınızı bekler saygılarımızı sunarız.

Yönetim Kurulu adına 
Başkan Fahri Huvaj

 


 

Sayı: 314                                                                                     18 Kasım 1977

Sayın Mustafa  ÖZDEN
Aygören Mah. Pınarlı Sk. No:11 BALIKESİR

 

Muhterem Büyüğümüz

Sevgili oğlunuz ve değerli kardeşimiz Mahmut'un insanlık dışı vahşi  bir saldırı sonucu aramızdan ayrılması, ailesi olarak yalnız sizler için değil, tümüyle derneklerimiz ve halkımız için de çok acı, üzücü ve büyük bir kayıptır. Böylesi acı bir olay karşısında bile bir Adıge büyüğü olarak sizin gösterdiğiniz sabır,  tahammül ve metanet ise hepimiz için şayan-ı takdir ve örnek olmuştur.

 

Bu insanlık dışı saldırı, aslında yalnızca Mahmut kardeşimizi hedef alan bir saldırı olarak değil, tümüyle halkımıza yöneltilmiş bir saldırı olarak değerlendirilmelidir. Derneğimizin tüm üyeleri ve ilişki kurabildiğimiz kadarıyla olaydan haberdar olan herkes bu konuda birleşmektedir. Maddi varlığı itibariyle aramızdan ayrılmış olsa bile Mahmut kardeşimiz kalplerimizde daima yaşayacak, muhacerette her geçen gün biraz daha hızla yok olan halkımızın var olma mücadelesinde bayraklaşacak ve katilleri de elbet bir gün cezalarını bulacaklardır.

Hiç beklenmedik bir anda başımıza gelen bu olayın üzüntüsü içinde, tecrübesizliğimiz ve iyimserliğimiz yüzünden cenaze töreninde inisiyatifi elimizde tutamadık. Arzu ettiğimiz gibi ağırbaşlı, kararlı ve atalarımıza layık olabilecek bir tören yapamadık. Örf ve adetlerimizin gerektirdiği bazı görevlerimizi de yeterince yerine getiremedik. Üzüntümüz ve mahcubiyetimiz sonsuzdur. Kusurlarımızı bağışlayacağınız umuduyla affınızı dileriz.

Bu acılı bayramınızda yanınızda bulunamamış olmaktan dolayı üzüntümüzü ayrıca belirtir, tüm acılardan uzak olarak sağlık ve saadetle nice bayramlar idrak etmenizi temenni eder saygı ile ellerinizden öperiz.   

Ankara Kuzey Kafkas Kültür Derneği’nin Tüm Mensupları Adına

Başkan Fahri Huvaj

BİLGİ / BELGE

  • Son Eklenenler
  • Çok Okunanlar
  • Rastgele