Gökören Köyü / Bzagokıt

Pazartesi, 04 May 2015 21:05

Gökören köyünün Kafkasya’nın bugün Karaçay-Çerkes bölgesinde yer alan Abaza bölgesinden sürgünde gelen Aşkaruva Abazaları tarafından 1859 yılında kurulduğu tahmin edilmektedir.

Hazırlayan: İsmail Seçer

Nart Dergisi 87. sayı



Çerkesler köyün adını Göğren olarak teleffuz ederler. Köy silme Abazadır. Birkaç Kabardey ailenin dışında dışarıdan yerleşmeye olanak verilmemiştir. Bir zamanlar kırları koyun, kuzu, sığır sürüleri ile doluydu. Akşam üzeri köy toz bulutu içinde kalırdı. Meleşen kuzuları enleri ile ayırır, evlerimize götürürdük. Sütü, yoğurdu, yağı bol bir köy idi.

Kışın yaşlılar haçeşlerde toplanır; askerlik anılarını, göçle ilgili duyduklarını anlatırlardı. Gençler kendi aralarında toplanır, kızlarla ‘semerko’ yaparlardı. Evlerden mızıka sesleri yükselirdi. Düğünleri çevre Çerkes köylerin de katılımı ile çok görkemli olurdu. 200-300 atlının katıldığı olurdu. Kız almaya gelenlere ağır işkenceler yapılırdı. Gelinin indirilmesinden sonra üç gün samanlıkta cegu yapılırdı. Müşterek kültür doya doya yaşanırdı.

Sonra hızlı kentleşme sürecine girildi. Gökören’de diğer köyler gibi süratle boşaldı. Köylerdeki üretim yetmez oldu, araziler satıldı, köyler ıssızlaştı, söndü. Çorum’da, Ankara’da, İstanbul’da, Almanya’da Gökörenler oluştu. Şimdi köye yeniden itibar edilmektedir. Artık köyde elektrik, su şebekesi, kanalizasyon, göletler, asfalt yolları bulunmakta, köy içi yolları ve meydanları kilit taşlarla örülmüş durumdadır.

Artık dönüş emareleri görülmektedir. Müşterek kültürün yaşandığı eski günlere dönebilmesi için yorgun insanlarını beklemektedir.”

Türkiye’de Çerkes Yerleşimi

Büyük Çerkes Sürgünü ile Osmanlı ülkesine ulaşan Çerkesleri zamanın yöneticileri ince bir plan dahilinde ülke sathına yerleştirdikleri ve bu şekilde saraya Çerkeslerden bir set oluşturarak güvenlik çemberine alındığı hep söylene gelmiştir.

Yoğun Çerkes yerleşiminin ilk ana arteri Uzunyayla platosundadır. Burası Karadeniz’in altında Sivas’ın kuzeyinde başlar. Pınarbaşı-Göksun çizgisinden Hatay’dan Reyhanlı’ya yönelerek Akdeniz’e ulaşır. Burada merkez Pınarbaşı’dır.

İkinci büyük Çerkes yerleşimi Kocaeli’nin Karadeniz çizgisinden başlayıp Sakarya, Düzce, Bursa, Bilecik çizgisinde Balıkesir’i içine alarak Marmara’yı dolayısıyla İstanbul’u ve sarayı çevreleyen bir set oluşturan yaydır. Burada merkez yoğunluğu Düzce ve çevresidir.

Bunların dışında Osmanlı ülkesindeki Çerkes yerleşimleri bu ana arterlere bağlı daha küçük kümelenmelerdir. Bunlardan birisi de Çorum-Yozgat-Tokat kırsalındaki Çerkes kümelenmesidir. Bu üç ildeki Çerkesler mülki sınırları aşarak, geçmişte müşterek kültürün yaşandığı geniş bir alan oluşturmuşlardır. Oluşturulan bu Çerkes interlandı neredeyse Uzunyayla cesametindedir. Cenaze, düğün, kutlama gibi sosyal etkinlikler bu alanda birlikte gerçekleştirilmiştir. Buradan karşılıklı yakınlaşmalar, dostluklar gelişmiş, evlenmelerle sihri hısımlıklar doğmuş, bağlar kuvvetlenmiştir.

Gökören köyü, bu alanın içinde yer almıştır. Bu köyler; beyaz badanalı evleri, bakımlı bahçeleri ile fiziki bir estetik yaratmanın yanında, yüzlerce atlının iştirakı ile yapılan düğünleri, farklı çalgı ve müzikleri, daha modern tarz ve giyimleri, misafir anlayışları, farklı yemek ve tüm örf ve adetleri ile değişik, özgün ve dominant bir kültürün farkındalığını yaratmışlar. Güvenilen, imrenilen bir toplum olarak yaşamlarını sürdürmüşlerdir.

1955 yılından itibaren Türkiye’de köyler ekonomik yetmezlik içine düşmüş ve tüm dünyada yaşanan hızlı kentleşme sürecine girilmiştir. Çerkes köyleri bu süreci genlerindeki göç virüsünden olsa gerek daha hızlı, daha çalkantılı ve daha vahşi yaşamışlardır.

Köyler süratle boşalmış, araziler satılmış, hayvan varlıkları sona ermiş, köy canlılığı bitmiş, gerçekleşen göçlerle büyük kentlerin varoşlarına dolmuşlardır. Bir kısmı da yurt dışına açılmıştır. Çerkes köyleri de diğer komşu köyler gibi sessizleşmiş bir çoğu birkaç yaşlının bulunduğu viraneliklere dönüşmeye başlamıştır.

2000’li yıllarda köyler yeniden önemsenmeye başlamıştır. Köylerin ekonomik yetmezliği devam etmekle birlikte Çerkeslerde müşterek kültürü yaşama arzusu uç vermeye başlamıştır. Bu nedenle yeniden bir canlanma başlamış olup yorgun dönüşçüler görülmektedir. Birçok Çerkes köyü Çorum yörelerinde yeniden inşa edilmektedir. Bu amaçla bir çok yapı kooperatifleri kurulmuştur. Köylerin alt yapıları sağlanmıştır. Konumuz olan Gökören köyü de tüm bu süreçleri yaşamıştır. Şimdi kısmi bir dönüş hareketi içindedir.

Köy Tarihçesi

Köy Kafkasya’nın bugün Karaçay-Çerkes bölgesinde yer alan Abaza bölgesinden sürgünde gelen Aşkarava Abazaları tarafından 1859 yılında kurulduğu tahmin edilmektedir.

Köyün kuruluşu ve ilk gelenleri ile ilgili ciddi bir arşiv çalışmasına başlanmış olup elde edilen bilgiler tamamlandığında toplumla paylaşılacaktır.

Söylenceye göre ilk defa önden gelen yedi aile tarafından kurulmuş, daha sonra aynı yöreden gelen diğer ailelerin iltihalarıyla hane sayısı 65-70, nüfus sayısı da 300-350 ye kadar çıkmıştır. Bir başka söylenceye göre ise bu yedi anaç aile Kafkasya’dan gelerek önce Uzunyayla’nın Abaza-Aşkarava köyüne (Kazancık köyü) yerleşmişler, bir süre sonra buradan ayrılarak Çorum sancağına bağlı Hüseyin Abat (Alaca) bucağına gelerek bugünkü yerlerinde köy kurarak yerleşmişlerdir. Bunun delili olarak halen Kazancık köyünde Bzekho sülalesinin yerinin muhafaza edildiği; ayrıca, Kazancık köyünden ayrılanların Karacaören, Demirboğa, Tavladere, Potuklu, Aşağı ve Yukarı Borandere köylerini kurduklarını, Gökören’in de bu aşamada aynı zamanda kurulduğu araştırmacı ve yönetici Sn. Muhittin Ünal tarafından ifade edilmektedir.

Köyün ilk ismi Gökviran’dır. Sonraları Güveren ismi kullanılmış, daha sonra resmi olarak Gökören ismini almıştır. Çerkesler köyün ismini ‘Ö’ harfini uzatarak Göğren demeyi tercih etmekteler. Köy silme Abaza-Aşkaravadır. Geçmişte birkaç Kabardey aile dışında başkalarına yerleşme olanağı verilmemiştir.

Köyün Coğrafi Yeri ve Hali hazır Altyapısı

Gökören köyü Anadolu’da Kafkas kavmi olduğu bilim çevrelerince kabul edilen Hatti ve Hitit uygarlıklarının merkezi olan Çorum ili Alaca ilçesi mülki sınırları içindedir. Alaca ilçesinin doğusunda (Zile-Tokat yönü) bulunmakta olup ilçeye uzaklığı 14 km’dir. 3 km doğusunda Abaza Sultan köyü, 5 km batısında Kabardey Kapaklı köyü bulunmaktadır. İl merkezi Çorum’a Alaca ilçesinden gidildiği takdirde 64 km, Ortaköy yolundan direk gidildiğinde 46 km’dir. Bu yol dağ yolu olup, oldukça manzaralıdır. Bu yol Yeşilyayla, Ballıyakup, Ölköy ve Oruçpınarı isimli Çerkes köylerinden teğet geçerek, ünlü şampiyon Mahmut Atalay’ın köyü Cemilbey’in içinden geçerek Çorum’a ulaşır. Gökören köyünün çevresinde bulunan, yakın ilişkileri olan diğer Çerkes köyleri Alacahöyük kalıntıları içinde bulunan Abzeh - Mahmudiye, Şapsığ - Seyitnizem, Kabardey - Altıntaş, Abaza - Çerkes Bakır, Abaza - Çayırözü, Abaza - Ağıllı, Abaza - Fuadiye, Abaza - Osmaniye (Burunören), Abzeh - Sulucalan, Şapsığ-Körpınar köyleri yer almaktadır. Bu köylerle ilişkiler sıcak ve canlıdır. Kız alıp vermeler yoğundur.

Köyün okulu oldukça geç 1960 yılında açılmıştır. Ancak eğitime, okumaya olan aşırı istek bu açığı kapatmıştır. Bugün okuma yazma oranı %100’dür. Köyden yetişmiş hukukçular, mühendisler, ordu mensupları, emniyet görevlileri, öğretmenler, idareciler bulunmaktadır. Yurt dışında işçileri ve işverenleri bulunmakta, ilçenin ilk yargıtay üyesi, ilk F-16 pilotu, ilk kara helikopter pilotu köyümüzden çıkmıştır.

Köyün camisi 1970 yılında özel taşlarla yeniden yapılmıştır. Köye asfalt yollardan girilmektedir. Köy içi yolları, meydanları, ve çeşme başları özel idare müdürlüğü yapan aynı köyden Yakup Keleş’in katkıları ile tamamen kilit taşından yapılmıştır. Şebeke suyu, kanalizasyonu, elektriği muntazam çalışmaktadır. Ayrıca köy içinde birisi büyük pınar (zı-du) diğeri şeker su olmak üzere iki çeşme bulunmaktadır. Çeşmelerin özel estetik yapıları çevrede ilgi çekmektedir. Şeker su damacanalarla dışarıdan gelenler tarafından taşınmaktadır. Köy çevresi içinde de dört adet çeşme bulunmaktadır. Su bolluğu bahçe tarımını geliştirmiştir. Her evin önü çevrilmiş bahçeler halindedir. Bunlar güller ve çimlerle estetik bir görünüm yarattıkları gibi sebze ve meyve yetiştiriciliğinde de ciddi gelişmeler göstermektedir.

Coğrafya ve Tarım

Köyün bağlı olduğu Çorum; Orta Karadeniz Bölgesi’nde yer almakla birlikte İç Anadolu ile sınırdaştır. Bu nedenle bu yörede her iki iklimin varlığı hissedilmektedir. Alaca ilçesinin rakımı 1000 m civarındadır. Köyün yeri bundan 200-250 m daha yüksektir. Köyde yayla görünümü ve havası vardır.

Arazi düz alan ve dalgasızdır. Killi, tınlı bir toprak yapısına sahiptir. İyi kalite buğday hasadı yapılmaktadır. Bunun dışında arpa, pancar, nohut, ayçiçeği tarımı yaygındır. Son yıllarda sulama imkanlarının artmasıyla bahçe meyve sebzeciliği gelişme göstermektedir. Kiraz, vişne, kayısı, şeftali, elma kaliteli olarak yetiştirilmekte; sebze olarak da domates, salatalık, patates, patlıcan, fasulye ev ihtiyaçlarını giderecek şekilde doğal tarım yapılmaktadır.

Köyün kuzey batısında Kılavuz ve Akpınar köyleri arasında orta boy bir gölet bulunmakta, yeni yapılan büyük ölçekli Koçhisar barajı ile arazinin sulanabileceği ön görülmektedir.

Köyde Yaşayan Sülaleler ve Türkçe Soyadları

Köyde tespit edilebilen sülaleler aşağıda bugünkü soyadları ile gösterilmiştir. Ölüm veya terk nedeniyle bazı sülalelerin tespit edilememesi olasıdır. Örneğin; Denef, Yaş gibi sülalelerin geçmişte var oldukları bahsedilmektedir. Bu ailelerden kimse kalmamış görünmektedir. Bu konu araştırılmaktadır. Yeni elde edilecek bilgiler toplumla paylaşılacaktır.

Bızago (Aydoğan, Görür), Cadır (Keleş), Öhbet (Demirci), Halbad (Görgü), Zecekho (Seçer, Atalay), Jiy (Gündoğan, Korkmaz, Gören), Dırbaş-Ardzınba (Kuyumcu, Güngör), Öğza-Öğuzba (Karataş), Dibap (Peker), Lidze (Erdoğan), Akhı (Ergören), Hüşt (Çayar), Akua (Taşdan)

Köyde Abaza lisanına uygun olarak Telesten (Mehmet), Pıya (Feyzullah), Husa (Sadık) Tüfye (Fevzi), Huya, Zağbey, Daduk ve Nanu isimlerinin sık kullanıldığı görülmektedir.

Her ailenin ilk gelenlerinin ve secerenin tespiti ile ilgili bir soy ağacı oluşturulması önemli bir talep olarak görünmektedir. Bu nedenle örnek olmak üzere Zecekho ailesinin Mehmet (Telesten) kolu hane sıralaması aşağıda konulmuştur. Bu çizelgeden Kafkasya’dan gelen aile reisi olarak Hacı İshak’ın diğer çocukları yanında 1262 (1846) doğumlu Mehmet’in ve Mehmet’in eşi 1255 (1839) doğumlu Tahiye’nin de Kafkasya’dan birlikte geldiği ailenin bu kanaldan devam ettiği görülmektedir. Bu bilgiler talep edenlerin kendi aileleri yönünden İçişleri Bakanlığı Nüfus İşleri Genel Müdürlüğü’ne başvurarak veya internet üzerinden Mernis kayıtlarına başvurularak temin edilebilir.

Gökören köyünün geleceği ve var olması, gelecek kuşakların ilgi ve kararlılığına kalmış olduğu görülmektedir.

BİLGİ / BELGE

  • Son Eklenenler
  • Çok Okunanlar
  • Rastgele